Murkov krallığı nof 10
Yaşamak kolaydı sanki, gözlerine bakana kadar...
Kapı yerinde değildi artık. Sabah oldu, Sofia uyanıp, elini yüzünü yıkadı. Yemek hazırdı artık. Laia gülümseyip. " Günaydın canım" "günaydın" " bu gün sana kral köşkünü gezdireceğim" "Gerçekten mi?" " istesen tabii ki" "neden mutsuzsun" Laia, Sofia ya taraf dönüm anlamsızca, baktı" Sofia, derin iç çekip, " Arkadaşım... Sunaz, şu an merede bilmiyorum. Oda benimle geldi, ama bdn buraya tek başıma düştüm" ağzına zeytin atarak dedi. " Çok mu seviyordun onu?" " Hemde çok. O ısrar etdi, diye geldim, zaten gelmeyecektim." " iyi oldu ama, yanlız hissetmiyorum artık"
Sofia, laia bakıb gülümsedi.
Uzun konuşmanın ardından, kızlar kalkıb, sofrayı topladılar. Laia kiyafetini giyip, Sofia yı bekledi. Sofia hazırlandıktan sonra çıktılar. Artık köşke gelmişdiler. " buraya rahat girib çıkıyor musun?" Sofia, köşke bakarak dedi. " hıhım, burda hizmetçiyim... yani annem, öyleydi... bende işte bir gün intikam alacağım hissiyle, geliyorum."
" Ama intikam almak iyi bir şey değil"
" hadi küçük şey iyi değilsede, ailen olunca iş deyişiyor." " küçük şey mi?"
" neyse hadi gidelim Kral zaten hasta... bekletmeyelim değil mi? Ayıp" Sofia, Laia nın dalga geçişine baktı..." yoksa... sen mi?... sen mi yaptın?" " evet neyse sus! Biri geliyor"
Önden, bir kız geliyordu. Bu kralın yeğeni Amesta'ydı. Zarif bir prenses kiyafeti, uzun boyu, ve dalgalı saçları. Uzaktan sadece o görünüyordu. Saçı çok sarıydı. Gözü yakıyordu. Kızlara taraf gülümseyerek geldi." Laia, canım nasılsın? Gözüm yollarda kaldı" " iyiyim, prenses siz nasılsınız?" " İyiyim canım teşekkürler" " iyi olun efendim" Amesta, kaşlarını gerip , sofia ya taraf baktı." Bu Hanfendi de kim? " " Kuzenim efendim" "saçlarının rengi kızıl mı" " evet efendim" Amesta, Sofia ya tip tip bakıyordu. " Neyse, amacam odasında ilacını bekliyor." " tabii efendim gidiyorum." Laia, giderken Sofia da peşine takılıyordu ama, Amesta, Sofia yı eliylr durdurup. " dur bakalım küçük, bayan , siz dışarda bekleyeceksiniz.bir kralliyete böyle, dik başlı girmek, bir hizmetçi, kuzenine yakışırmı?" Sofia dişlerini qıcırdadıb bir şey demeden ilerledi. Bir kuyunun başında oturdu. Amestada şatoya girdi. Birden iki kişi kılınclarını alıp, dövüşüyorlardı. Biri diğerinin kılıncını fırlatdı.
Dövüşenlerden biri Amestanın kardeşi, Zera' ydı. Zera çok iyi dövüşüyordu. Kılıncı mahir kullanıyordu. Ama, bu Sofia için basit di. Hemde çok basitdi. Güneş işığı bile yoktu havadı. Kararmıştı. İnsan bu kadar ürperirdi. Kılınç sesleri beyine vuruyordu. Diğer dövüşen ise Komutan Ears dı. En yakın arkadaşdılar Zera bir az dik başlıydı, ama bu onu kötü kılmazdı. İkiside çok iyiydiler, bu konuda. Ama Sofia, kılıncsızda onları yere sererdi. Birden Ears, Zera nın kılıncını yere atdı. Kılınc Sofia nın ayağının altına düştü. Bir az sonra Amestada geldi. Bu sese prens Bartu da geldi. Ama o pek takmadı, hep yaptıkları şeyi yapıyorlardı. Bartu kenardan izliyordu.
Sofia, kılınca baka kaldı. Zera bağıtmaya başladı. " Ne bakıyorsun, atsana kılıncı" Bartu kıza dikkatle baktı kime benzetiyorum diye düşündüğünde, yolda çarptığı kızmıydı yoksa? Düşünerek yakına geldi. Evet oydu, Prensi görüp hiç bir tepki vermeyen kızdı. Yine göremeyeceğini sandı, o kızıl saçları, ama gördüyü için mutlu olmuşdu.
Sofia, ayağa kalkıb, " Nasıl?" Sofia kimsenin ona emr vermesini, sevmezdi. Annesi bile ona emr veremezdi." " duyduğun dedim, kılıncı at" "atdığın gibide gel al" "sen kimsin?" Zera, işaret parmağını uzatarak, dedi."Kimsem, kimim bana emr veremezsin!" Sofia sesini çok az kaldırıb, dedi. Onun Kralın yeğeni olduğunu bilmiyordu. Amesta kaşlarını çatdı. "Hadsiz" " sabr" Sofia yebiden oturdu. Ears da bu asi kızın haraketlerine bakıyordu. " Rica ediyoruz kılıncı verir misin?" " Veririm" Sofia, kılıncı götürüb Ears'a verdi. " Noldu şimdi ne değişti?" " Rica etdi verdim" " Öyle mi?" "Hıhım" " sen benim kim olduğumi biliyor musun?!" Amesta sinirli, gözlerle baktı. Omuzlarını dikleşdirdi. " Kral Valens in yeğeni, ve benim kardeşim Zera" Sofia
İçinden ay sanki çok umrumda dedi. Bartu yaklaşıb konuşdu." Bu bir asilikdir" Sofia dikkatle baktı, tanımaya çalışıyordu. Evet bu çarpdığı yakışıklı çocuktu. Bartu kafasını dikelderek. " Şimdi, babam hasta olduğu için, bir şey demiyorum. Sana ölmemek için şans veriyorum şimdi Zerayla savaşacaksın. Eğer Zera kazanırsa o seni öldürecek. Eyer sen kazanırsan. En iyi savaşçılarımızdan biri olursun, komutan bile olursun" "Nasıl y-yani" Zera piç gibi gülüyordu. " çocuk oyuncağı, şıiçdiden korkdu bu su falan getirin. " Sofia gülerek. "Ben korkmam canım benim, kılınca ihtiyacım yok kılıncsız dövüşerim" "öyle mi?" " öyle" Sofia belindeki kılıncı açıb, dikkatlice kuyunun kenarına bırakdı. Bartu kaşlarını çatıp."Emin misin? Gerçekten"
" Hiç olmadığım kadar "
Sofia, karşısında güçlü bir rakip görünce içinden acaba anlarlarmı? Gelecekten geldiğimi diye düşündü.
Zera tam karşısındaydı. Korkak gibi, kılınçla durmuşdu. Sofia kafasını bulayarak yaklaşdı. Saçlarının tokasını açıb, savurdu." Hadi" Zera kılıncını savurdu. Sofia nın üzerine geldi. Sofia tekme atıb, geri çekti. Her kes şaşkınlıkla bakıyordu. Zera kılıncı ona savurdu, ama Sofia, eyilerek , karnına yumruk atdı. Yere düşen Zera anında kalkdı. Kılıncını, elinde döndürdü. Sofia sağ taraftan yumruk atdı. Sofia, Zeranın elindeki kılıncına tekme atarak yere atdı. Zera, yaklaşarak boğazından tutdu. Sofia çırpındı. O sırada Laia, geldi. Koşarak geldi. " Napıyorsunuz?" Zeranın, kafasının karışdığını gören, Sofia elini ısırdı. Zera, geri çekilib elini tutdu. Fırsatı kullanan Sofia, hemen tekme atdı. Zera yere düştü. Hem karnı acıyor, hemde eli. Bu kenardan ince olan kız, her yerini kırmışdı. Sofia yere oturub yumruk vurdu. Yakasından, tutub ayağa kaldırdı. Kafasını sertçe Zera ya vurduş Zeranın burnunda kan geliyordu. Sofia çekildi. Amesta koşarak yere yığıldı. Abisinin burnunu peçeteyle sildi. Hemşireleri çağırdı, odasına götürmeleri için emr etdi.
Amesta kalkarak, Prens Bartunun yanına geldi. Kafasını dikleşdirerek. " Yazıklar olsun prensim size" "esas abine yazıklar olsun. Böyle bir kıza yenildi. Uyanınca onu komutanlıktan aldığımı söyle. Artık komutan..." Bartu Sofia ya bakarak "isminiz ne?" " S..sofia" " Evet, Zera nın komutanlık yaptığı orduya, artık Sofia komutanlık yapacak"
Her kes dağıldıktan sonra, Laia, Sofia nın yanına gelip." Aferin! Komutan Sofia" " naptım ben ya" " nasıl yani naptın?" " ben iki güne dönerim" Laia gülerek. " anla artık dönemessin"
" neden öyle söylüyorsun" " gerçekleri kabullenmen için" " gerçek bu gideceğim" "gidemezsin, istediyin şey olmaz burda, kapı bir daha açılmayacak." Laia, bunu diyerek içeri gitdi. Sofia ise kılıncını yerden alıp beline taktı." Hadi bakalım, komutan Sofia" diye sesli konuşdu. "Yaparsınız en iyi şekilde" birden arkadan Bartu belirdi. Sofia ayağa kalkdı. "Oturun komutan Sofia" ikiside kuyunun başında oturdular. Bartu sessizliği böldü. " Laia nın neyi oluyorsunuz" " k..kuzeni." " babamı, annemi" "b..baba..baba taraftan" " lütfen rahat konuşun" "ben, utancağım biraz o yüzden kekeliyorum" Sofia durumu kurtardı. " utanmaya gerek yokki hemde benim yanımdayken" Sofia dikkatli baktı. Çok yakın durmuşlardı.
" neden" " ç..çünki ben komutanlarımla rahat konuşurum mesala k..komutan Ears... bak geliyor"
Ears, elini sallayarak. " nasılsın prensim" "iyiyim canım sen... bak böyle işte yakın konuşurum." Sofia dikkatle bakıp "neden panik oldun ki?" "Ben yok canım" Ears buna dayanamayıp oturdu." Sofia, ilk kez Zeranı yenen birini görüyorum" "çok güçsüzdü" konuşmadan sonra, Laia geldi artık akşam olmuşdu. " hadi Sofia gel gidelim" Ears dikkatle bakıp " Nasılsınız ?" Laia dikkatle arkasın dönüp. Cilvelendi." İyoyom soz nasolsonoz?"Anladık bir az trip vardı ortada. Sofia, gülmekten nefes alamadı.
Kızlar kalkıp gitdikten sonra. Bartu dikkatle Earsa baktı. "Yakışıklı komutan noluyor?" Ears kızararak."ne noluyor? "
"Laia?" "Nolmuş?" " yok bir şey" Bartu kaçarak önde gitdi. "Noldu ki şimdi" Diyerek Ears da peşinden gitdi...
Bölümün sonu...
Evet arkadaşlarım beyendinizmi. Sizce hangi ikili güzeldi? Yorumlarda belirtin şimdiden 116 okunma için teşekkür ederim....sizleri çokkkkk seviyorummmmmmm♡♡♡♡♡♡♡♡♡♡
