Bazı masallara inanmasak da, bazen merak ederiz...
Sunazdan hâlâ, haber yok du. Nerede olduğu hakta kimsenin fikri yoktu...
Murkov krallığına bile gelmemişdi. Acaba, Sofia nın dediği gibi mi, başka bir tarihe mi gitdi. Ama nereye giderdi ki.
Murkov krallığı nof 10
Yine sade bir gündü krallık da. Kimse konuşmuyor her kes, köşkün kenarında bekliyor. Bir ümitdi işte, belki, kral çıkar. Belki bizim için yine çalışır, didinir,bizim için...belki, bizim için uyanırdı, o uzun, uykudan... yine uyanıp, "sizin için varım, ahalim". "Sadece sizin için dese"... ah, bir dese. 40 gün, 40 gece düğün yapardık. Ahali sadece bunu düşünüyordu. Kral uyansa, her şey daha iyi olacağını düşünüyordular.
Hekim, odada kralın başında bekliyordu. Nabzını ölçüyordu. Bartu ise hekimden, iyi bir haber almak için saniyeleri sayıyordu. Az geçtikden sonra, hekim elini çekib." Hayır..hayır bu normal kalp krizi değil" Dedi. Bartu dikkatle, hekimd bakıp ne olduğunu anlamak istiyordu." Nasıl? Nasıl kalp krizi değil?" Hekim derin nefes alıp, "Bu bir zehirlenme... rengi bembeyaz, bu normal bir kalp krizi değil" Bartu dikkatlice bakıyordu. Gözüne,hekimin gözlerinden almıyordu. Hekim kralın parmağını, küçük çizib kan aldı. Kanı şişe ye koyub, sakin sakin baktı. Şişeyi kaldırıp yukarı yine baktı. Sırtına dokundu. Şaşkın bir şekilde, bakarak konuşmaya başladı. "Sitriknin zehri" "Nasıl yani" "Sırt sertleşir, kaslarda seğirme görülür Ve kusma meydana gelir. Ölüm çok kusma ve yorgun düşmek nedeniyle olur." " yani babam, Ö..ölücekmi" "Kusması çok, sırtı hiç iyi değil. Tam bir cevap veremem ama kurtarmak için midesini yıkayalım. Bu iyi gelicektir...gelicektir ama zehri bitiremez. Daha iyi tedavi yapalım" " Peki bu zehir nasıl geldi." " Enjeksiyon yoluyla gelir ama, meyveden, yemekten, hatta sudan bile gele bilir. Kim yaptıysa eyer bu onun içinde iyi olmaz, onunda bedenine yayılacaktır. Çünki meyveye dokundu. Eline, eldiven takıp yaptıysada çok akıllıdır demektir."
Bartu, göz yaşını silerek. " ben onun aklını ne yapacağımı çok iyi biliyorum. Tüfenkle beynini dağıtacağım" Hekim gözlüğünü takarak şişeye bakmaya devam etdi.
Bartu, bir az dışarı çıkıp hava aldı. Gezerken yanına Ears geldi. Dalgın olan Bartuya bakıp ah çekti. "Kral mı?"
Bartu, Earsa bakıp dudağını ısırarak."kalp krizi değilmiş" " nasıl değilmiş?" " nasıl bilmiyorum ama zehirlenmeymiş" " ne zehri" " sitriknin di neyse o işte" " b..biliyorum o zehri, ama çok zor bulanan zehrdir. Kim bulduysa bunun iyi, bir tanıdığı var demektir" "Ears bütün hizmetçileri, sarayda çalışan kim varsa, topla hepsini." "Emredersin prensim" Ears sessice, gitdi. Bartu Kenarda kendi başına oturan, Sofia yı gördü. Ve yanına gitdi. " Komutan!" Sofia korkusundan sertçe kalkdı "b...buyrun efendim". " korkmana gerek yok" Prens gülümsedi." Napıyorsun yanlız başına" "Laia yı bekliyorum". " Sen bir komutansın. Oturmamalısın bak Earsa" "Tabii efendim... de napayım" " sana zırh verilmedi mi?" " Hayır?" Bartu arkaya bakıp Amestanın geldiğini gördü. " ben dün Amestaya vermesini söyledim. Kadın zırhlarına o bakıyordu." Amesta geldi. Sofia ya taraf göz süzerek, bartuya döndü. Elinde de zırhla. " üzgünüm prensim, yeni hazır oldu. Şimdi verecektim." Zırhı Sofia ya uzatdı. " elbisenin üzerinden giyme, burda kiyafet de var giyersin."tamam efen..." Amesta, Sofianın sözünü kesib.
" Tamam değil. Baş üstüne." Bartu Amestaya bakıp. " Önemli değil.." " Ama başka biri derse önemli olur" " Amesta saçmalama" " baş üstüne prensim" Amesta diyerek gitdi.
Hizmetçiler toplanmışıtı. 30 a yakın, insan vardı. Uşak dan tutmuş, Kahyaya kadar. Sofia kiyafetini giyib gelmişdi. Tam bir savaşçı olmuşdu. Her kes Sofia ya bakıyordu. Sanki bir şey olmuş gibi. Toplanan hizmetçilerin içinde Laia da vardı. Sofia, Laia ya kaş göz işaresi yapıyordu. Laia da sadece Omzunu silkiyordu. Sofia, Ears'ın yanına gelip, koluna yavaş bir şekilde vurdu. "Noluyor?" "Bartu topladı hepsini... kral zehirlenmiş onu bulmak için" Sofia geriyr çekildi. Derin nefesler alıp veriyordu. Laia ya göz belertdi. Tam bu anda Bartu geldi. Pelerinini kenara iterek, konuşmaya başladı. "KRALINIZ KALP KRİZİ GEÇİRMEMİŞ... AKSİNE ZEHİRLRNMİŞ... BUNU KİM YAPTI, KİM KIYDI KRALA" her kes sinirden kafası dönmüş prense bakıyordular. Bir taraftanda pıçıldaşıyor, buni kimin yaptığını anlamaya çalışıyordular. Laia ise, çok soğukkanlı davranıyordu. Sanki o yapmamış gibi, belkide o yapmadı. Onu kimse mecbur etmişdi. Ama kimdi. Ona bu acımasızlığı yapan zalim kimdi? Bartu derin nefes alıp. " Evet şimdi söyleyin. Krala hizmet eden 3 kişi kim." Kenardan Kahya öne gelip, tezim etdi. " Efendim, Aşçı Kalya bey, hizmetçiler, Zeyru, Vanely, Ve Laia efendim. Ama ben hepsine şahitim. Biliyorsunuz ki, yemek yapılırkende, bişirilirken de, götürülürken de yanındaydım." Bartu kaşlarını kaldırıb. " peki 2 gün önce, Krala yemek götüren kimdi?" Laia sanki, ölecekti. Ne kadar soğukkanlılığını korusada, kalbi sanki göğsünden çıkacakdı. Kahya tezim edip. "Sırasına göre efendim. Laiaydı" Sofia gözlerini kapatıp " Lanet olsun" dedi sesini alçaltarak. Laia öne gelerek tezim etdi. " Efendim, bildiyiniz gibi 4 yaşımdan beri burdayım bir yanlışımı bile görmediniz, Kralıma ve sizlere sadık bir hizmetkarım. Eğer benden şüpheleniyorsanız, kellem uərunuzda fedadır. Bilmenizi isterim ki, eyer ben böyle bir şey yapsam bile, kendimi o sırada öldürürüm. Hiç bir zaman kralıma ihanet etmem."Laia Bartunun ayakları altına serildi. "Ben yapmadığıma emin olun prensim" Bartu kafadı karışık bir şekilde, "Bilmiyorum, ama içimdeki ses senin yapmadığını söylüyor, ama ilk şüpheli sensin. Dua et ki Kral uyansın" " inanın efendim, içinizde ki, sese inanın"
hizmetçiler dağıldılar. Bartuda saraya doğru gitdi. Ama Görevliler, prensin emri olduğu için Laia yı bırakmadı. Bu akşam sarayda kalacakmış. Sofia ne yapacağını anlamadı."Laia, ben de kalayım, ya sana bir şey yaparlarsa." "Hayır sen eve git. Yemek ye. Sabah erken gelirsin. Yolu biliyorsun zaten."
"Ama.." " hadi Sofia"
Görevliler, Laia yı hizmetçi odasına götürdüler. Sofia ise, yavaş yavaş eve doğru adım atdı. Ben napacağım diye düşünüp durdu, Laia yı kurtarmam gerek. Diye yol boyu kendisini yedi. Birdrn kimsenin onu takip etdiyini hiss etdi. Ve yavaşladı,arakasını dönüp baktığında kimse yoktu. Ve hızlıca gitdi. Birdrn kimse, onun ağzından tutdu. Siyah pelerinli bir kişiydi. Sofia çırpınçaya başladı. Şapkasını indirip "şşşşş sakin ol korkma" elini yavaşca çekti. Bir yakışıklı. Uzun boy. Saçları sarı, kıvırcık, sesi kalın bir erkekdi. Sofia sesizleşti. Dikkatlice baktı, bu Laia nın tarif etdiyi adamdı. Boryeydi. Prens Borye...
《Bölümün sonuuu.....
Son hız devam... nasıl buldunuz. Sizce merak doluydu değil mi. Sizce Laia mı zehirledi? Yoksa ona kimse zorlamı yaptırdı?... soruların cevabı bir az uzun sürecek.inşAllah beyenmişsizindir... byeeeee....♥︎♥︎♡♡♥︎♥︎》