Feyza: HASSIKTIR!
Tuğra; Noldu amk defterinin sayfası mı bitti?
Feyza: ARKANIZA BAKIN!
Herkes birden arkasına döner ve arkalarındaki mağaradan Yağmur, Esila ve Minel çıkar.
Sunaz: YAĞMUR SENIN NE IŞIN VAR BURADA?
Yağmur: O iblis bozuntusu bana sizin burada olduğunu söyledi.
Feyza: Ne iblisi ya baştan anlat.
Yağmur: Of tamam toplanın.
Herkes Yağmur'un bulunduğu mağaranın etrafında toplanır.
Yağmur: Bu sabah... Ben ve Berin okuldan çıktıktan sonra benim evime gitmeye karar verdik.
Yağmurun gözünden:
Yağmur: Bana mı gitsek ya annem çalışıyor sanırım.
Berin: Hmm bilemedim gelebilirim ne yapicaz ki?
Yağmur: Takılırız sen nasıl istersen.
Berin: Iyi gidelim o zaman.
Yağmur: Bir şartla.
Berin: Ne şartı?
Yağmur: Sunaz'a yasanacaklari söyleme.
Berin: Sunaz kimdi ya? He pardon evet tamam söylemem o eziğe.
Yağmur ile Berin Yağmur'un evine gittikten sonra Yağmur Berin'e iyice sokulup film izlerler fakat filmin ortasında:
Yağmur: Of klima kesmiyor üstümü çıkaracağım sorun yok değil mi?
Berin: Ne sorunu çıkar.
Yağmur: Sende çıkarsana ya çok sıcak hava.
Berin: Ben iyiyim böyle
Yağmur: Olmaz öyle gel ben çıkarıyım seninkini.
Berin: Ay bırak beni.
Yağmur Berin'in gömleğinin düğmelerini açar fakat Berin durdurmaya çalışır. Tam o sırada Yağmur gömleği çıkartır fakat gördükleri içini karartır.
Yağmur: I-iblis?!
Iblis Berin: Merak etme hızlıca işini bitireceğim.
Iblis hızlıca koltuktan zıplayıp odanın bir köşesine gider. Yaptığı büyü ile duvarlarda bazı semboller oluşur ve her semboldeki çizgiler Yağmur'un etrafını sarar. Bu bir işarettir. Yağmur bunu hemen anlayıp koşar ve çizgilerin sardığı yerde delici bir ışık patlaması oluşur. Yağmur ölümden ucuz kurtulmuştu.
Ölümle burun buruna gelmenin verildiği korku ve dehşet ile Yağmur uzun süre kipirdayamadı ve iblis ise bunu bir avantaja çevirdi. Hemen yeni bir büyü yapıp ellerine ışık alır. Işıkları birleştirip büyük bir ışık patlaması yapar fakat Yağmur fark edip eğilir.
Iblis Berin'in yaptığı ışık patlaması sonucu Yağmur'un sitesindeki çoğu apartman ikiye bölünür. Yağmurun apartmanı da ikiye bölünür ve yukarıda kalan kısmı hızlıca yere doğru düşmeye başlar.
Iblis Berin: Ikimizde olucez. Lucifer'ın görevini yerine getirdim...
Yağmur: Hayır Orospu sen oluceksin ben değil.
Yağmur hemen gitarını kapıp üzerine düşen enkaz parçalarını ortadan ikiye ayırır. Sağına soluna önüne ve arkasına enkaz parçaları düşer fakat Yağmur'a değmez. Iblis ise enkaz altında kalır. Enkazların altından eli sarkar. Ve fark eder ki Eli hala hareket ediyordur.
Yağmur hemen Iblisin üzerindeki enkazları kaldırıp iblisi bir sandalyeye bağlar.
Yağmur: Gerçek Berin nerede. Bana doğruyu söyle.
Berin: Efendi Lucifer için hiç bir şey söylemem.
Yağmur: Efendi Lucifer'ın seni şuan ölmekten kurtaramayacak.
Berin: O zaman seve seve ölürüm.
Iblis Berin fedakarlık büyüsü ile kendi ruhunu öldürür fakat bedeni hala duruyordur. Iblis Berin'in cebinden ise bir kağıt sarkiyordur. Yağmur bu kağıdı alır.
Kağıtta bir harita bulunuyordur fakat bu harita hiç gerçek haritaya benzemiyordur. Arkasında ise anlam verilemeyen yazılar vardır. Yağmur ise haritada kırmızı ile karalanmis bir yer fark eder. Giant ormanı..
Şimdiki Zaman:
Yağmur: Sonra burada sizi buldum.
Uzun süreli sessizlik sonunda Esila konuşmaya başlar.
Esila: Yani herkesi bulduğumuza göre artık eve gitsek?
Minel: Saçmalama Esila şu an eve gitsekte bir şey değişmez.
Berin: Esila demisken siz neden Yağmurla geldiniz?
Yağmur konuşmaya başlar:
Yağmur: Esila ve Minellerin evi yıkıldığı için dışarı çıkmışlardı o sırada beni telaşla kosarken görünce yanıma gelip soru sordular sonra her şeyi öğrenince bize katılmaya karar verdiler.
Tuğra: Peki şimdi ne yapicaz? Bana sorarsanız eve gidelim çünkü bu artık bizim savaşımız olmaktan çıktı.
Deniz: Nasıl yani?
Tuğra: Yiğit'i öldürdüğümüz için bunların olduğunu düşünüyorduk fakat bence Lucifer daha büyük bir şey planlıyor çünkü Bir iblis Tanrısının kalbinde sevgi olamaz yani Yiğit'in ölümüne üzülmüş olamaz. Eğer daha büyük bir planı var ise bu bizim değil Tanrılar ve gezegendeki seçkin kişilerin meselesidir.
Feyza: Öyleyse ne bekliyoruz yola koyulalım.
Deniz: Olmaz!
Sunaz: Neden ne oldu?
Deniz: Lucifer'ın kıyamet gününün üzerinden kaç gün geçti farkında mısınız? Bu gün 10. Gün oluyor yani Iblis yağmuru..
Esila: Burada iblisler bizi öldürür..
Herkes telaşla çözüm yolu aramaya başlar fakat hava kararmaya başlamıştır bile. Panikle ağaçların altına geçip yağmurun başlamasını beklerler.
Tuğra: BULDUM! HAPİSHANEYE GERİ GİTMELİYİZ EN AZINDAN DAHA GÜVENLİ.
Minel: Burada hapishane mi vardı?
Esila: Boş konuşma Minel hadi gidelim.
Herkes koşarak hapishaneye gitmeye başlar fakat Yağmur çoktan başlamıştır. Gökte süzülen iblisler hızlıca yere düşmeye başlar. Önüne gelen herkesi öldürmeye çalışan bu iblisler hızlıca etrafa yayılır.
Yağmur: HADİ HIZLI OLUN!
Herkes olabildigince hızlı koşar ve çoğu ulaşır fakat Iblis yağmurunun yanında normal yağmur da yağdığı için yerler çamur olur ve Minel yere düşer.
Esila: MINEL HADI KALK!
Iblisler Minel'in etrafını sarar. Minel ayağa kalkar fakat bir iblis Minel'i ayağından tutup yere geri düşürür.
Deniz: YARDIMA GITMELIYIZ
Minel: HAYIR BENI BIRAKIN!
Esila: SENI BIRAKAMAM!
Esila hemen kapıdan geri çıkmak için koşar fakat Minel Esilayi geriye doğru püskürtüp kapıyı telekinezi ile kapatır. Herkes göz yaşları ile birlikte Minel'in iblisler tarafından yenilmesini izler.
Sunaz: Olayın ciddiyetinin şimdi farkına vardım.. ölüm kalım meselesi içindeyiz.
Tuğra: Fakat daha büyük bir sorunumuz var..
Azra: Minel'in ölümünden daha büyük nasıl bir sorun olabilir.
Azra hıçkıra hıçkıra ağlar.
Tuğra: Ölenle ölünmüyor fakat şu an ölebiliriz çünkü bu hapishanenin sanırım arka kapısı da var ve o şuan açık..
Berin: Ve içeride bir güvenlik daha var.
Feyza: Çatıdan ve pencereden de içeri girebilirler.
Feyza ve Tuğra çatıya doğru koşarken Azra ve Sunaz arka kapıya doğru koşar. O sırada Berin ve Deniz ise güvenliği bulup öldürmeye gider. Esila da pencereleri kapamaya gider. Yağmur ise yalnız kalır.
Feyza Ve Tugra'nin gözünden:
Tuğra: Merdivenler kırılmış dikkat et.
Feyza: Söylenene gerek yok.
Feyza defterine çizim yaparak kendine dokunduğu yerleri geri yaratma gücü verir.
Tuğra: Bende yaparım ki.
Tuğra büyü gücü sayesinde dokunduğu yerleri buza çevirir ve merdivenlerin çoğu donar.
Feyza: Zaman kaybediyoruz.
Feyza Ve Tuğra merdivenlerden çıktıktan sonra sonunda çatıya varırlar fakat çatıda Yüzlerce iblis vardır.
Feyza: Yağmur yağmaya devam ediyor buradakileri oldursekte bir şey değişmez.
Tuğra: Yağmuru durduramayacağımıza göre bizde buraya gelmesini önleriz.
Tuğra buzdan oluşan ve hapishanenin etrafını kaplayan bir küre oluşturur ve yağan iblisler hapishaneye gelmez.
Feyza: Şimdi buradakileri halledelim.
Feyza ve Tuğra birbirine bakar.
Tuğra: Hallet artık.
Feyza: Sen halletsene ben nasıl halledicem illüzyonla.
Tuğra: Salak gücüm nasıl yetsin yarısını bu küre için harcadım zaten.
Feyza: Of yine ben günü kurtarıcam.
Tuğra: Yine sen günü kurtaricaksin?
Feyza: Arkamda kal.
Feyza defterini iblislerin ortasına atar. Defter hemen açılır ve içindeki mızraklar iblislere saplanır. Defterini kendisine doğru çeker ve mizrakları deftere geri sokar.
Tuğra: Vay mommy big boss.
Feyza bu sefer defterini kendi elinde açar ve iblislere doğrultur. defter açıldığında içinden delici bir ışık patlaması çıkar ve çoğu iblisi ikiye böler fakat küreye de geldiği için küre çatlar. Iblislerin kürenin üstünde birikmesinden dolayı kürenin tepesinde büyük bir basınç oluşur ve çatlama ile birlikte küre kırılır. Havadan çatıya doğru yüzlerce iblis düşmeye başlar.
Tuğra: YANIMA GEL!
Tuğra, yerde devasa bir kar tanesi yaratır ve bu kar tanesi yerden havaya doğru kar yağdırır. Bu kar tanesi sayesinde gökteki iblisler havada donar.
Feyza: Götüm dondu yeter artık.
Feyza ve Tuğra daha fazla denemeden çatıdan ayrılırlar çünkü her ne kadar iblisleri oldurselerde Yağmur bitmediği için yenileri geliyordur. Merdivenlerden inerken Yağmur'u tek başına iblis ile savaştığını görürler fakat Yağmur'a yardım etmezler çünkü iblis tektir. Amaçları Sunaz ve Azra'yı bulmaktır.
Sunaz Ve Azra'nın gözünden:
Arka kapıya varan Sunaz ve Azra, kapının gerçekten açık olduğunu fark ederler ve daha kötüsü ise içeride yüzlerce iblis vardır. İblisler Sunaz ve Azra'yı fark etmezler fakat kulakları çok iyi duyar.
Azra: Nefesini kaç saniye tutabilirsin..
Sunaz: Yeteri kadar uzun şarkıcıyım ben.
Azra: Güzel çünkü ses çıkarmamamız gerek en ufak sesi duyabilirler.
Sunaz: Ve şuan konuşuyoruz...
Azra: sıçtık..
Iblisler Azra ve Sunaz'ın arkasındadır ve Biri Azra'nın saçından tutup duvara fırlatır.
Sunaz: AZRA!
Azra yerde sürünerek bir köşeye geçer ve Sunaz'a seslenir.
Azra: Hızlı koşabilir misin *öksürerek*
Sunaz: Seni bırakamam!
Sunaz Azra'nın yanına koşup Azra'yı kucaklamaya çalışır fakat Iblisler Feyza'nın Sunaz için çizdiği mikrofon silahını alıp Sunaz'ı kendi silahı ile boğmaya başlarlar.
Sunaz öksürür fakat hamle yapamaz. Azra ise kalkıp yerdeki demiri alır ve iblisin kafasının ortasına saplar. Kafasının ortasından geçen demir duvara saplanır ve ibliste duvara asılı kalır.
Fakat Azra'nın akıl edemediği şeylerden biri ise Iblis Sunaz'ın boynuna mikrofon geçirdiğinde duvara astı ve bu yüzden Iblis mikrofon ile Sunaz'ın boynunu kesti. Sunaz'ın boynundan kanlar şelale gibi akıyordu.
Azra: Sunaz...
Azra fark ettiği gibi Sunaz'ın yanına gitti ve kan kaybını önlemek için üstünü çıkarıp Sunaz'ın boynuna koydu.
Azra: BIRI YARDIM ETSIN!
Tuğra ve Feyza sesin duyulduğu yere doğru yol aldı ve Sunaz ile Azra'yı gördüler.
Azra: BIR ŞEY YAPIN!
Tuğra: Beni kan tutuyor salak ben napiyim Deniz'i çağıralım şifa gücü var.
Feyza: NE BEKLIYOSUN ÇAĞIRSANA.
Tuğra: Sen benim klonlarımı yaratıp Deniz'i çağırmaya git. Ben şuan senden daha işlevliyim.
Feyza oylanmadan Denizlerin yanına doğru yol aldı. O sırada Tuğra, Azra ve Sunaz'ı korumak için yelpazesini çıkardı(Feyza herkesin kendi silahının kopyasını çizdi).
Azra: Binlerce yüz iblis var!
Tuğra: Binlerce yüz ne gerizekalı sen Sunaz ile ilgilen.
Tuğra tüm iblislerin etraflarını sarmasından dolayı pek bir şey yapamadı fakat yelpazesini parçalara ayırıp her birini topluca ok şeklinde iblislere fırlatıp öldürdü. Parçaları geri çekip yelpazesini birleştirip bu sefer ileri doğru koşarak etrafındaki iblisleri ortadan ikiye kesmeye başladı.
Bu sırada Feyza Deniz ve Berin'in yanına gelmişti.
Deniz ve Berin'in gözünden:
Deniz: Berin.. Güvenlikler normal iblislere göre daha güçlü oluyor biliyorsun değil mi?
Berin: Evet neden ki?
Deniz: Şey.. eğer ikimizden birisi ölürse... Herkesi çok sevdiğimi söyler misin??
Berin'in gözü dolar.
Berin: Merak etme, sen olduğun sürece kimseye bir şey olmaz Deniz.
Aradan bir süre geçer.
Berin: Güvenlik orada. Arkamda dur Deniz.
Güvenlik sesi duyduğu gibi arkasını döner ve Berinleri fark eder.
Güvenlik Fred: Vay. Hapishaneden kaçıp geri dönmek ha? Enteresan. Her yerde sizi arıyorlar bu arada.
Berin: Sadece iblisler bizi arıyor.
Fred: Ve şu an dünyanın her tarafında iblisler var.
Deniz: Ama iblisler 1 gün sonra devlet tarafından öldürülüyor.
Fred: Bu yıl iblis yağmuru neden oldu biliyor musunuz?
Deniz: Her sene oluyor çünkü.
Fred: Ama bu sene farklı. Bu sene Lucifer tüm iblisleri örgütleyip ordu haline getirecek. Size karşı.
Berin ve Deniz korkudan nefes alamaz hale gelir.
Deniz: Seni öldürdükten sonra Lucifer'a bizim burada olduğumuzu haber verebilecek kimse kalmayacak. Guvendeyiz yani.
Fred: Hayır şu an bu hapishanede 2. Düzeyde bir iblis bulunuyor.
Berin ve Deniz daha da korkar.
Berin: 2. Düzey mi..
Fred: Evet ve neydi o arkadaşınızın ismi? Hani buraya bugün yeni gelen.
Deniz: Yağmur mu? Onunla ne alakası var?
Fred: Yağmur iblis olan Berin'i öldürdü ve Yağmur buraya gelene kadar gizlice takip edildi aslında. Hemde Yağmur'un öldürdüğü iblisin ablası tarafından. Öldürdüğü iblisin ışık yaratma gücü vardı yani 6. Düzeyde bir iblisti. Güçsüzdü diyebilirim fakat bu iblis karanlıktan besleniyor. Ve eğer yanlış hesaplamadıysam yakında etraftaki tüm karanlığı emicek. Daha da korkutucu olucak.
Berin korkudan silahını yere düşürür. Hızlıca kendini toparlar ve silahını yerden geri alır ve tam eğildiğinde güvenliğe çelme takıp yere düşürür. Silahını güvenliğe doğrultur fakat gücü saplamaya yetmez.
Tam bu sırada etraftaki ışıklar patlar, her yer zifiri karanlık olur.
Fred: Tam zamanı..
Fred etraftaki ışığın kesilmesi ile büyük bir yaratığa dönüşür. Bunu fark eden Deniz hemen Berin'in önüne geçer.
Deniz: BERIN KAÇ!
Fred Deniz'e pençelerini sokup köşeye fırlatır. Berin sesi duyunca hemen koridorda koşmaya başlar fakat etraf karanlık olduğu için koşarken bir eşyaya çarpıp yere düşer.
Deniz bir köşede zor nefes alır. Berin yerde sürünür.. Ve Berin şunu hatırlar: "Sen olduğun sürece kimseye bir şey olmaz Deniz."
Deniz şu an savaşta aktif halde yoktu. Berin ise yaratığı oyalamaya çalışıyordu.
Fred: Seni öldürmeden önce bana bir soru sormanı istiyorum küçük kız.
Berin bu fırsatı değerlendirip çok uzun bir soru düşünür.
Berin: Sen 1. Düzeyde iblis misin 2. Düzeyde iblis misin 3. Düzeyde iblis misin 4. Düzeyde ibli-
Fred: Yeter, 3. Düzeyde iblisim ben. Şimdi en sevdiğim kısıma geçelim.
Berin çok önemli bir detay fark eder. Etrafın karanlık olmasından etkilenen tek kişi o değildi. Bu yüzden ses çıkarmadan ayağa kalkar ve.. HIZLICA KOŞMAYA BAŞLAR.
Fred: NEREYE GIDIYORSUN! BENI SINIRLENDIRME.
Fred hızlıca koşmaya başlar fakat o da etraftaki eşyalara çarpar. Bu yüzden kısayol amaçlı duvarları kırıp duvarlar arasından geçiş yapar.
Kırdığı duvarlardan birisi ise Feyza'nın bulunduğu odanın alt katındaki duvardır. Feyza sarsıntıyı hissettiği gibi bir aşağı kata iner. Fakat Önünü Tuğra keser.
Feyza: Burada ne işin var Sunazları koruyor olmalıydın.
Tuğra: Merak etme aklımda çok iyi bir fikir var. Ayrıca bu karanlıkta nasıl koruyabilirim. Klonlarım onları korurken ben senden bir şey rica edicem.
Feyza: Hızlı ol Berin ve Deniz'in bulunduğu katta sanırım olaylar oluyor.
Tuğra: Bana bir portal çizmeni Istiyorum. Fakat illüzyon değil. Tamamen gerçek ve Isinlanabilecegim bir portal.
Feyza başta tereddüt eder.
Feyza: Bunu yapabilir miyim bilmiyorum ama denerim.
Feyza bir portal çizer. Portal gelir ama illüzyon şeklinde.
Tuğra: Bir daha dene.
Feyza bir kaç kez dener ama olmaz.
Feyza: Olmuyor işte.
Tuğra: Bunu yapamazsak hepimiz öleceğiz! Sana yalvarırım şu an ne olursa olsun bu portalı yaratmalısın.
Feyza hepimizin ölmesini düşünür.. aklına bir şey gelir. Çocukken sürekli dışlandığı. Çocuklara ayak uyduramadığı için sürekli zorbalandığı.. Ama bizim onu asla farklı gibi görmediğimizi hatırlar. Bizim onun için her ne kadar o fark etmese de değerli bir noktamız olduğunu hatırlar. Arkadaşları için bir fedakarlık yapar. Bu kadar güçlü bir büyü için bir fedakarlık yapar.. Feyza bizim için kendi öz ailesinin gözünden silinir. Feyzanın ailesi Feyza'yı tamamen unutur. Feyza şu an bilmese de feda ettiği şey ailesinin onunla olan anılarıdır...
Portal açılır.
Feyza: Eğer sen hızlı olmazsan hepimiz yine ölebiliriz.
Tuğra: Bu savaşın kahramanı sen olacaksın Feyza.
Tuğra portaldan içeri girer. Feyza Tuğra'yı beklemenin kötü olacağını düşünür ve hemen olay yerinden ayrılıp bir alt kata iner.
Tuğra portaldan çıkar ama yanında birisi daha vardır. Yanındaki kişi Boradır çünkü Bora Işık yaratabilir. Ve bu işlerine çok yarar.
Tuğra: Seni bu tehlikenin içine attığım için üzgünüm ama şu an tüm bu binayı kaplayacak bir ışık yaratman gerek.
Bora: Sonunda heyecanlı bir savaş.
Bora bunu dedikten sonra güçlü bir ışık yaratır ve ortam aydınlanınca savaşın hiç te heyecanlı olmadığını fark eder. Savaşın kan dondurucu olduğunu fark eder çünkü yerlerde kanlı ayak izleri vardır. Bora her ne kadar korksada elindeki ışık küresini havaya fırlatıp patlatır. Artık etraf aydınlıktır.
Bu sırada Feyza Berin'in kaçış sesini ve kükreyişleri duyar ve hemen sese doğru koşar. Tam koşarken etraf aydınlanır.
Feyza: BERIN SANA YARDIMA GELIYORUM.
Bölüm 6 Kısım 1 Sonu.