Yağmur: BENIM NELER CEKTIGIMDEN HABERINIZ VAR MI? SUNAZIN YERI BENDE COK AYRIYDI SIMDI ISE ÖLDÜ...
Feyza: Sunaz öldü mü?
Yağmur: GUNAYDIN
Tuğra: Yok ya ne ölmesi kanka arkana bak
Yağmur arkasını döndüğü anda Sunaz'ı görür.
Yağmur: N-NASIL?!
Feyza: O illüzyondu kanka biz plan yapmıştık.
Yağmur ve Sunaz tekrar birbirine kavuşunca sarıldılar. O sırada Berin daha fazla dayanamayıp eve gideceğini söyledi.
Yağmur: Berin nereye?
Berin: Benim.. annem çağırdı.
Yağmur: Seni ben bırakabilirim.
Berin: Gerçekten mi??
Yağmur: Gel birlikte gidelim.
Yağmurla Berin yola çıkmak üzere okuldan gittiler. Tam o sırada Sunaz'ın gözleri doldu ve o da eve gideceğini söyledi.
Sunaz: Bende eve gideyim. Zaten bugün yeterince kötü bir gün geçirdik..
Feyza: Herkes gidiyorsa bizde gidelim o zaman amk.
Tuğra: O zaman hep beraber birimizin evine gidelim.
Azra: Bize gidebiliriz ama önce meydan pazarına ugramamamız lazım.
Tam Sunaz sınıftan çıkarken pencerelerden sınıfa doğru giren üst düzey polisleri görürüz ve bizi savunmasız bırakacak bir büyü yapıp yere yatırırlar.
Polis Harbour: Cana kastetmekten ve yardımcı olmaktan hepiniz tutuklusunuz. Evrensel teraziye varana kadar sorulan sorulara cevapsız kalma hakkınız. Daha çocuk olduğunuz için sizi savunmaları için babanızı ya da gönüllü çalışan bir avukatı çağırabilirsiniz.
Tuğra: N-ne?NE OLUYOR BIZ BIR SEY YAPMADIK.
Azra: HAYIR YANLIŞ ANLADINIZ EGER BIZ OLDURMESEYDIK O BIZI OLDURECEKTI.
Polis Harbour: Yalan söylemenin faydası yok. Evrensel terazide her şey ortaya çıkacaktır.
Herkesi unicorna bindirip evrensel teraziye doğru yol alırlar. Hiç bir şeyden haberleri olmayan Berin ile Yağmur ise meydanda geziyorlardı. Onlar yakakanmadigi için herhangi bir suçlamayla karşılaşmamışlardı.
Sonunda yolculuk bitip evrensel teraziye geliriz. Önümüzde adalet tanrıçası olan Mel, etrafımızda ise mahkemeyi izleyen stajyerler vardı.
Mahkeme salonunun kuşbakışı görüntüsü:

Mel: Buraya neden geldiğinizi biliyor musunuz. Daha iyi bir soru sorayım. Buraya geleceğinizi bildiğiniz halde neden böyle bir suça karıştınız daha çok Küçük olduğunuzu bilmiyor musunuz.
Tuğra: Efendim biz gerçekten böyle bir suça karışmadık kendimizi savunmak amaçlı yaptık.
Mel: Bir dediğin diğerini tutmuyor, böyle bir suça karışmadığını söylüyorsun ama kendini korumak amaçlı yaptığını söylüyorsun. Ilginç
Yaklaşık 30 dakikalık bir mahkeme sonucunda hepimize kişi başı 2 yıl hapis verildi. Ceza indirimi ile 1,5 yıla düşen bu ceza tam bu gün başlıyordu. Cezamızın başlaması için unicornlarla Giant ormanındaki hapishaneye götürüldük. Giant ormanındaki hapishane daha masum suçlar için kullanılırken vampirlerin ormanındaki hapishane üst düzey suçlular için kullanılıyor hatta efsanelere göre Lucifer Dünyays gönderilmek yerine Vampirlerin hapishanesine gönderilecekmiş fakat Vampirlerin ona itaat etmesi sonucunda Oradan kaçmanın kolaylaşacağı için Dünyaya gönderilmiş.
Uzunl bir yolculuk sonucu sonunda hanelere yerleştik. Daha çocuk olduğumuz için ve sosyal gelişimin engellenmesinin bir suç olmasından dolayı hepimizi ve diğer suçlu çocukları olmak üzere aynı haneye koydular.
Hanede bizim dışımızda şu çocuklar bulunuyordu:
Ömer Efe: Silah taşımak ve Tehditten dolayı 1 yıl içeride.
Hira: Başarısız cinayete teşebbüsten dolayı 1 yıl içeride.
Beyazıt: Yasaklı madde kullandığından dolayı 6 ay içeride.
Şaşırmıştık çünkü Ömer efe ile Beyazıt'ı daha geçen hafta görmüştük.
Azra: Siz nasıl buradasınız derslere giriyorsunuz?
Ömer Efe: Evet şey onlar bizim klonlarimiz kimse bizim burada olduğumuzu bilmiyor. Sizin içinde dahil bu arada.
Feyza: NE?! KLONLARIMIZ MI VAR.
Tuğra: Siz... Ne zamandan beri buradasınız.
Ömer Efe: 5 ay.
Hira: Ben 1 aydır buradayım yeni geldim.
Beyazıt: Benim neredeyse 3 ay olucak.
Azra: Arkadaşlar dert etmeyin biz buraya silahlarımız ile geldik. Feyza illuzyonlarimizi yaratır, Sunaz Şarkı söyleyerek dikkat dağıtır bizde bir çıkış yolu ararız.
Feyza:...
Azra: Noldu??
Tuğra: Silahlarımız.. onları aldılar.
Azra: N-ne.
Hepinizin umudu kaybolmuştu. Ailelerimiz burada olduğumuzu bile bilmiyordu. En kötüsü silahlarımız bizden kalıcı olarak alınmıştı. Tam o sırada içeri polis Harbour gelir.
Tuğra: BIZE YALAN SOYLEDINIZ!
Harbour: Ne yalanı?
Tuğra: BABAMIZI BIZI SAVUNMALARI IÇIN SECEBILECEGIMIZI SOYLEDINIZ AMA BABALARIMIZIN SUAN BURADA OLDUGUMUZDAN HABERI BILE YOK.
Harbour: Yanlış anladın beni herhalde. Size babanızı çağırabilirsiniz dedim ama hangi babanızı söylemedim. Gerçek babamız Lucifer'dır.
Deniz: Bu gezegende adalet için çalışan herkesin tarafsız tutum sergilemesi gerekir ama siz öyle değilsiniz. Belli ki siz adalet için çalışmıyorsunuz.. belli ki siz İblissiniz..
Harbour: Bu kız çok zeki. Sevdim bu kızı.
Deniz: Ama neden?
Harbour: Hiç zeki değilmissin çok aptalmissin. Bir düşün bakalım Lucifer neden beni yönlendirdi.
Sunaz: Çünkü biz Lucifer'ın hediye olarak getirdiği Çocuğu. Yiğit'i öldürdük...
Harbour: Aferin sana..
Tam o sırada Harbour bir hamle yaparak cebindeki bıçağı çıkarır ve Sunaz'a doğru savurur.
Sunaz hemen refleks sonucu geri çekilir ve diğer savuruslardan da kaçar.
Sunaz: Birisi yardım etsin silahım yokken bir şey yapamıyorum.
Tuğra hemen Sunaz'ın önüne geçip savunma büyüsü ile Harbour denen iblisi oyalar. Tam o an aklına bir şey gelir.
Tuğra: Cricia.
Harbour ve Tuğra uzun süre boyunca hiç hareket etmez. Tuğra odaklanmış iken harbour boğuluyor gibi olur.
Feyza gelip harbourun sırtına hapishanede bulunan demirliklerden birini sokup öldürür.
Feyza: Bu is fazla sürdü.
Tuğra: Tamda beynini patlatıcaktım.
Deniz: Bana aptal diyen birisinin beyni var mıdır sence.
Sunaz: Askimm ne kadar zekisin sen öyle.
Harbourun ölmesi ile Tuğra yok etme büyüsü ile demirlikleri kırar. Bu hapishane zararsızlar için tasarlandığından sadece 3 polis tarafından gözetleniyor. Herkes yavaşça koridordan inerken yan haneden bir kız belirir. Bu kız...
! Reklamlar!
Bu bölüm yayında iken karakterlerin ve evrenin hayatı ile ilgili daha fazla bilgi öğrendiğimiz kitabın 1. Bölümü yayında olacaktır. Her bölüm 3 günde 1, her bölümde ise 1 karakter ve evren ile ilgili bilgi verilecektir.
Okumak için Eserin Adı: Hex Günlüğü.
Bu kız BERINDI.
Feyza: BERIN! Senin ne işin var burada?
Berin: Beni buraya iblisler getirdi.. en son tatilden gelmiştik ve gemiye binmeden once gözlerim karardı...
Deniz: Yani günlerdir Berin yanımızda değil miydi??
Sunaz: En kötüsü ise Yağmur Su an iblis olan Berin ile baş başa! Buradan hemen çıkmalıyız.
Deniz: Demek bu yüzden geçen gün Berin Sunaz'ı denize itti. Sunaz'ı öldürmek için..
Berin: Öyle bir şey mi yaptı beni kopyalayan bir iblis?
Sunaz: Evet..
Azra: Buradan hemen çıkmamız gerek. Koridorun sonunda bir çıkış olabilir. Yürümeye devam edelim.
Koridorun sonuna gelince bizi bir bekçi fark eder.
Tuğra: Siz çıkış arayın ben oyalarım.
Azra: Tamam(nefes nefese)
Azralar gittikten sonra bekçi cebinden bir bıçak çıkarır ve savurmaya başlar. Tuğra iyice geriye çekilir ve sonunda duvara sıkışır. O sırada bekçi tam bıçağı saplayacakken tuğra eğilip bekçinin beşiğinden kaçar.
Tuğra: Benimle zamanını harcıyorsun.
Bekçi: Hepinizi tek başıma yenemeyecegimi biliyorum çünkü.
Tam o esnada bekçi Tugra'nin üzerine doğru koşar fakat Tuğra kalkan büyüsü yaparak engeller. Bıçak kalkana değip kalkanı kırar ve kalkandaki kırıklar etrafa saçılır.
Bekçi: Yanında silahın yok elinde sonunda kaybedeceksin.
Tuğra: Benim silaha ihtiyacım olduğunu kim söyledi büyüm yeter.
Bekçi Tugra'nin üzerine doğru kosarken tuğra kalkan büyüyü basamaklara dönüştürüp bekçinin üzerinden atlayıp basamaklara dönüşen büyüyü geri kendisine çeker. Bıçağı duvara sıkışan bekçi en sonunda bıçağını bırakıp kendi büyüsüne güvenir.
Bekçi iblislerin kanında olan ateş büyüsü sanatını kullanırken Tuğra buz büyüsü sanatını kullanıyor. Büyü sanatları ve nasıl çalıştığı yeni kitapta detaylı işlendi.
Bekçi ateş büyüsündeki karanlık enerjiyi ateşten ejderhalar çevirirken tuğra ise buzdan oluşan kalkana çevirdi.
Tuğra: biraz hızlı olsalar keşke..
Bekçi ateşten ejderhaları geri çekip zincirlere çevirip Tugra'nin bileklerine dogru yonlendirdi. Tugra ise yerdeki buzları çekip buzdan kalkan yaratır fakat zincirler buzu eritmeye başlar. Tam kalkan erirken içeri Sunaz girer ve Zincirleri koparmak için mikrofonunu fırlatır.
Sunaz: Geç kaldım mı?
Tuğra: Evet.
Sunaz ve Tugra koridorda kostuktan sonra sonunda kapıya varırlar. Fakat yeni bir problem vardır. Kaçış.
Azra: Peki.. şimdi ne yapicaz?? Etrafımız sular ile kaplı *1. Bölümdeki haritaya geri dönün ve giant ormanını dikkatlice gözden geçirin*
Tuğra: Buradan kaçış yok..
Deniz: Ben olmasam yok.
Berin: Ne demek istiyorsun?
Deniz: Siz Emir'in geçen gün tatile gittiğimizde verdiği haritaya hiç mi bakmadınız?
Herkes: Hayır.
Feyza: Öyle kötü huylarimiz yok şekerim.
Deniz: Neyseki ben varım da size hem yön tarifi yapıp hem ablalik yapıp hem de sizi koruyabilirim.
Sunaz: Ne?
Deniz: HALA ANLAMADINIZ MI? KARSIDA BIR MAGARA VAR TEK HUCRELI AMIPLER VE EĞER HARITAYA BAKSAYDINIZ BU MAGARANIN SONUNUN VAMPAN LIMANINA AÇILDIĞINI GORURDUNUZ.
Azra: Ah evet simdi fark ettim canim sagol bilgilendirme için.
Deniz: beni takip edin size bir şey anlaticam diye rahmim daraldı.
Berin: Bora açar.
Deniz: Benim gucumun insanları birbirine aşık etmek olduğunu unuttun mu Berin?
Berin: Anlamadım.
Tuğra: Seni Ömer Efeyle sevgili yaparım demek istiyor.
Deniz: Muhammed Ali diye düşünmüştüm ama o da olur.
Berin: urspu. (Berin'in orospu deme şekli)
Azra: Ömer Efe demisken Hira ve Ömer Efe nerede biz onları bırakıp kaçtık?
Sunaz: Öğrenip napicaz gotumuze mi sokucaz yola devam edelim Yağmur şuan bir iblisle baş başa.
Herkes yola devam ederken birden bir şey fark ederler. Mağaranın girişinde silahlı askerler bekliyordu.
Sunaz: Ay şimdi napicaz.
Feyza: Illüzyon yaratıp dikkat dagitsam?
Tuğra: Ben onları oldursem?
Deniz: Feyza boşuna defter sayfalarını bitirme ben hallederim.
Deniz ileri adım atar ve bize saklanmamamızı söyler. Deniz ise hemen askerlerin önüne çıkar.
Deniz: Merhaba asker amcalar. Şey.. ben kayboldum da, acaba bana yardım eder misinizzz??
Asker Jimmy: Senin burada olmaman gerekiyor nasıl burada kayboldun?
Deniz: Boşver sen orayı bana yardım ett.
Asker Hilgred: Sorularımıza cevap ver!
Deniz sonunda aşık etme gücünü kullanıp askerleri kendine aşık eder.
Deniz: Şimdi yolumdan çekilin ezikler.
Asker Jimmy: Salak kız senin büyünün bize işleyeceğini mi sandın biz üst düzey kurmay askerleriz senin o salak kontrol büyü gücüne karşı koruyucu tilsimimiz var.
Deniz: N-nasıl?
Asker Hilgred: Bizimle gel
Askerler Deniz'in koluna sıkışıp hemen Deniz'i cekistirmeye çalışır tam o sırada ise Azra gelir.
Azra hemen yerden sarmaşıklar çıkarıp askerlerin bacaklarına sarar. Dengelerini kaybeden askerler yere yığılır ve Deniz kurtulur.
Deniz: 1-2-3-4...5!
Deniz her askere 5 kez kalp atıp beyinlerini patlatır.
Deniz: Haydi gidelim.
Sunaz: Bir dakika...
Tuğra:ne??
Sunaz: Eğer beni denize iten kişi Berin değilde bir iblis ise Berin'in Yağmurdan hoşlandığını fakat benim yağmurla daha yakın oldugumu Nereden biliyor?
Berin: şey.. büyük ihtimal Iblis sadece şekil değiştirmek yerine o kişinin her şeyini öğreniyordur.. değil mi?
Azra: Hiç öyle düşünmüyorum.
Sunaz: BERIN! BENIMLE BURADA HEMEN BÜYÜ DUELLOSU YAPIYORSUN.
Berin: Pardonda sen benim sevgilimi çalmaya çalışıyorsan ben ne yapabilirim bu iç güdüsel bir sevdiğini koruma protokolü.
Sunaz: Bende şimdi senin gibi cadidan yağmuru korumak için koruma protokolu diye seni bu ucurumdan itsem. Gerçi yağmur yok.
Berin: Iyi gel bakalim düelloya.
Herkes bir kenara oturup sunaz ile Berin'in kavgasını izler.
Round 1)Sunaz savunma:
Feyza herkesin silahının kopyasını yaratır(Deniz bilekliği olmadan da aşık edebiliyor yani kitapta bir mantık hatası yok.)
Herkesin silahını çizip gerçeğe dönüştürünce herkes yerini alır.
Uzun süre herkes susar fakat Feyzanin gazı ile Berin ilk adımı atar. Kılıcını savurarak Sunaz'ın üzerine doğru koşar fakat Kılıç sanki Berin'i istemiyor gibidir.
Her savurusunda çıkan balonları zor da olsa şekillendirmeyi başaran Berin baloncukları Sunaz'a doğru fırlatır. Sunaz hepsini mikrofonu ile patlatır fakat tam o anda Berin arkasına geçip Sunazi baloncuğa hapseder. Baloncuğa hapsedilince hiç bir şekilde kipirdanamaz fakat sunaz kipirdamak yerine sakin kalmış, sesini kullanarak baloncuğu patlamıştı. Aynı zamanda sesini kullanınca mikrofonu tarafından havaya uçan sunaz baloncuğun patlaması sonucu ortaya çıkan savrulma büyüsü ile geriye doğru fırlayıp bir kayaya çarpar.
Round 1 Sonucu: Berin:1 Sunaz:0
Round 2) Berin Savunma.
Bu sefer sunaz hiç düşünmeden saldırıya başlar. Berin'in aksine rakibine doğru koşmak yerine geri çekilir. Geri çekilir çünkü mikrofonun başı çıkabiliyordur. Sunaz geri çekilip mikrofonu savurunca mikrofon Berin'e takılır. Sunaz ise o sırada mikrofonun başını kendine doğru çekince Berin ileri doğru savrulur ve Sunaz'ın kollarına gelir. Mikrofonun başı geri dönünce hemen berin'e doğru savurur fakat bu sefer Berin baloncuk ile önler. Her savurusunu baloncuk ile önleyen Berin en sonunda kılıcının yere düşmesi sonucu geri düşer. Tam o sırada sunaz şarkı söyleyip havaya doğru uçar ve mikrofonunun kafasını dağa doğru savurur. Mikrofonunu tıpkı merdiven gibi kullanan Sunaz, dağın en tepesine çıktıktan sonra havadan Berin'in tam üstüne doğru zıplar. fakat amacı Berin'in üstüne basmak değildir. Havadayken mikrofonunun ucunu geri Berin'e takıp Berin'i havaya doğru çekip zemine düşerken güçlü bir kuvvet ile zemine doğru düşürür. Berin'in zemine düşmesi sonucu kaburgaları kırılır fakat Deniz hemen müdahale eder.
Round 2: Berin:1 Sunaz:1
Round Final) ikili saldırı.
Ikisi de birbirine saldırır. Bu sefer Berin baloncukları yaratıp üstlerine basıp havaya uçar fakat sunaz ise şarkı söyleyerek uçar. Havada ikiside birbirini sabote eder. İlk sunaz Berin'i yere yatırır. Daha sonra Berin Sunaz'ı yener. Ikiside baygın düşünce, son hamleyi yapmaya hazırlanıyorlardı. Fakat tam o anda beklenmedik bir şey oldu.
Feyza: HASSIKTIR!
Bölüm 5 Sonu.