Skip to content

Hex

Chapter 8 · 9 min read

Hex

Chapter 8

Bölüm VI: Kısım 2: Aranıyor...

Berin: SEN DENIZ'E YARDIM ET AĞIR YARALI!

Feyza etrafına bakıp Deniz'in yerini bulmaya çalışır ve koridordaki kanları takip ederek Deniz'i tuvalette bulur. Feyza da tuvalete girip güvenlik için kapıyı kilitler.

Deniz: F-feyza.. senin burada ne işin var.

Feyza: Merak etme seni kurtaracağız lütfen sabret.

Feyza'nın gözünden yaşlar akarken defterinden sayfalar kopartıp Deniz'in yaralı bölgesine bastırmaya başlar fakat çok büyük bir sorun vardır.

Deniz: Ne? Ne oldu neden endişelisin..

Feyza: Defterimin.. Sayfaları bitti.

Deniz çok üzülmüş olacak ki bastırdığı sayfaları Feyza'ya geri uzattı.

Deniz: Lütfen bunları kullan. Beni bırakıp başkalarına yardım et..

Feyza: Şu an yardıma ihtiyacı olan kimse yok. Sen ön planda tutulmalısın.

Deniz: Bunu duyduğuma sevindim..

Feyza Deniz'i endişelendirmemek için Sunaz'ın ağır yaralandığını söylemedi.. Söyleyemedi.

Tam bu sırada kapıyı tekmeleyip açmaya çalışan bir iblis belirir. Feyza dehşete kapılarak Deniz'i bir kabine sokup kapısını kilitler.

Feyza: Sen burada kal her şey güzel olacak sadece sabret.

Kapı daha fazla dayanamayacak hale gelir ve iblis bir tekme daha atınca kapı açılır..

Feyza defterini sıkıca tutup kapının tam önünde savurmaya hazır şekilde bekler.

Kapı yavaşça yere düşer ve... Feyza saldırır.

Feyza hızlıca defteri ile saldırır fakat kapıdakiler Tuğra ve Boradır. Feyza fark edince hemen durur.

Feyza: Ödüm koptu burada ne işiniz var?

Tuğra: Borayı tüm binaya ışık saçması için çatıya çıkardım ve yağmurun durduğunu fark ettim. Yaralıları dışarı çıkarabiliriz.

Deniz: Yaralılar mı? Sadece benim yaralı olduğumu sanıyordum.

Bora: Yukarı kat kan şelalesi olmuş..

Feyza: Sussanıza kız fenalaşacak.

Deniz: Kime ne oldu?

Tuğra: Dışarı çıkınca Feyza sana açıklar şu an zaman yok!

Feyza hemen Deniz'i kucaklayıp koridora çıkar.

Tuğra: En güvenli yol pencereden çıkmak. Gidin bir pencereden atlayın.

Bora: Ben onlara yol gösteririm sen git Berin'i kurtar Tuğra.

Tuğra hemen koşarak Berin'i bulmaya çalışır. Boralar ise zemin katta sessizce dolaşıp güvenli bir pencere bulmaya çalışır.

Kısa süre sonra Tuğra Berin'i bir yaratıktan kaçarken görür ve aklına bir fikir gelir.

Tuğra hemen bir Tabu büyüsü yapar. Tabu büyüsü ne diye sorarsanız tabu büyüsü kendi ismini lanetlediği bir büyüdür. Bu büyü sayesinde birisi büyü yapılan ismi söylerse büyü yapan kişi ismi söyleyen kişinin yanına gidebilir.

Tuğra: BERİN HEMEN ISMIMI SÖYLE!

Berin: IYI DE NEDEN?

Tuğra: SÖYLE SADECE HIZLI OL.

Berin: TUĞRA.

Tuğra hemen koşmakta olan Berin'in yanına ışınlanır.

Tuğra: tamam şimdi arkamda dur ve dinlen. Ben gerisini halledeceğim.

Fred: Yeni bir gerizekalı demek ha. Tabu büyüsü biliyor olacak kadar güçlüsün demek ki. Peki buna ne demeli?

Fred karanlık maddeye dönüşüp Yerde sürünerek Tuğra'nın arkasına geçer.

Tuğra: Berin bu kaçıncı düzeyden iblisti?

Berin: 3 olması lazım.

Fred: Neden soruyorsun yoksa korkuyor musun?

Tuğra: Hayır sadece seviyene göre fazla zayıfsın. 3. Düzey olmayı hak etmiyorsun.

Fred: Peki ya şimdi?

Fred eski insanı formuna dönüşüp ellerini yere temas ettirir. Elinden aksn karanlık sıvı yerde, duvarlarda ve hatta tavanda damar şeklinde yol alır. En sonunda tüm yer, duvar ve tavan kaplanınca elini kendine doğru çeker. Duvarlar damar yollarının bulunduğu yerler üzerinden kırılır ve Tuğra ile Berin bir alt kata düşer.

Tuğra ve Berin 1. Kattan zemin kata düşer. Berin, Tuğra ve kendini bir baloncuk içine alarak düşen enkaz parçalarından korur. Fred ise yukarıdan seyreder. Ellerinden çıkan karanlık maddeyi sarmaşık niyetine kullanarak olay yerine iner.

Fred: Düşündüğümden daha güçlüsünüz. Lucifer'ın sizi öldürmek istemesi çok doğal. Özellikle sen küçük kız. Benden çok iyi kaçtın.

Fred, Berin ve Tuğra cevap vermeyince sinirlenir ve sırtından, karanlık madde ile oluşmuş 7 adet kol çıkarıp Berin'e doğru yönlendirir. Kendisini bir baloncuk içine alan Berin saldırılardan kurtulur. Bir kaç enkaz parçasını baloncuk içine alan Berin, Enkaz parçalarını havada baloncuk sayesinde Fred'e doğru fırlatır. Fred ise enkaz parçalarını Tuğra'ya doğru fırlatır. Tuğra enkaz parçalarını havada dondurur ve yelpazesindeki parçalarla kendisine kanat oluşturup havadan Fred'e doğru buzdan oluşan sivri mızraklar yağdırır.

Berin: BİR FİKRİM VAR!

Tuğra: Ne fikri?

Berin: FRED'IN YARATIĞA DÖNÜŞMESI IÇIN IŞIKLARIN GITMESI GEREKIYORDU VE GITTI. FAKAT ŞUAN IŞIK OLDUĞU IÇIN DÖNÜŞEMIYOR. BIZE DAHA GÜÇLÜ BIR IŞIK GEREKLI.

Fred: Seni salak kız, yanımızda ışıktan beslenen bir iblis varken nasıl daha güçlü bir ışık kuvveti bulabilirsiniz.

Tuğra: Bora'yı çağırmaya gidiyoru-

Tuğra birden hiç bilmediği bir eve ışınlanır. Yatakta oturan Tuğra'ya yaşıt bir çocuk vardır. Tuğra tam çıkaramaz ama neler olup bittiğini anlar.

??: N-nasıl.. Buraya nasıl geldin?

Tuğra: Sanırım benim ismimi söyledin.. her neyse gitmem gerek.

Tuğra buraya tabu büyüsü sayesinde gelmişti. Bu çocuk Tuğra'nın ismini aklından geçirmişti. Peki bu çocuk kimdi?

Berin saniyeler içinde Tuğra'nın yokluğunu fark eder ve hemen Tuğra'yı geri çağırır.

Berin: TUĞRA!

Tuğra geri gelir ve Tabu büyüsünü geri çeker.

Tuğra: Pardon benim hatam.

Tuğra zaman kaybetmeden binadan dışarı, Bora'yı çağırmak için koridorlarda koşar fakat gözü bir şeye takılır. Koridorda koşarken ön kapıda Yağmur'u ve 2. Düzeyden iblis olan Elle'i görür. Yağmur'un durumu hiç iyi değildir. O kadar kötüdür ki Tuğra'nın midesi bulanır çünkü Yağmur'un bedeni ikiye bölünmüş halde yerde yatıyordur.

Tuğra: YAĞMUR!

Tuğra planı ihlal edip Bora'yı çağırmak yerine Yağmur'un yanına gider. Yağmur zorda olsa konuşmaya çalışır.

Yağmur: S-sen kendin... Ke-

Nefes almaya çalışır*

Yağmur: Kendini kurtar...

Tuğra: Seni bırakamam!

Tugra bir çözüm yolu arar fakat hiç bir şey bulamaz.

Elle: Hadi ama çok sıkılmaya başladım. Karma gerçektir tatlım kardeşimin sana selamı var.

Tuğra Yağmur'un boynuna elini koyduğunda nabzının olmadığını fark eder ve Yağmur'un gözlerini kapatır.

Tuğra: Huzur içinde uyu..

Elle: Of ne abarttınız alt tarafı kızı ikiye böldüm.

Tuğra: Beni de böl bakalım yiyorsa.

Elle: Seve seve.

Elle etraftaki ışığı sömürüp karanlığı eline alır ve elindeki kılıcı savurur. Elindeki kılıcın savurulması sonucu etrafta güçlü bir büyü dalgası olur fakat Tuğra bundan kaçar. Büyü dalgası sonucu Yağmur'un bacakları da kopar.

Elindeki yelpazeyi savurarak Elle'i ikiye böler fakat Elle tekrar karanlık tarafından onarılır.

Elle: Ölümsüz birisini nasıl öldürebilirsin?

Elle bu sefer ışık patlaması oluşturur ama siyah ışıktan. Üzerinden atlayan Tuğra ilk defa kara büyü kullanmayı deneyecektir. Kan ile yapılan kara büyü için Yağmur'un kanını kullanır. Yerde akan kanı elleri etrafında dolayan Tuğra, Kandan oluşan iki adet kol yapıp Elle'i her iki taraftan da tutar fakat kandan oluşan kol Elle'in vücuduna karışıp etkisiz hale gelir.

Elle: Hala hiç bir şey anlamadın mı? Ben karanlık bir sıvıdır. Tabii benim için bir sıvı normalde değil ama neyse. Sıvıya sıvı ile karşılık veremezsin.

Tuğra: Doğru fakat sıvıya ısı ile karşılık verebilirsin.

Elle: Beni buharlaştıracak mısın

Tuğra: Evet.

Elle: Onu nasıl yapicaksin ya sende o güç mü var salak.

Tuğra: Doğru.

Tuğra Elle'i yavaş yavaş dondurmaya başlar.

Elle: Siktir.

Ayaklarından donmaya başlayan Elle en sonunda kafası donar ve bir heykele dönüşür.

Tuğra: Karı ice latte oldu.

Hemen plana geri dönen Tuğra pencerelerden birisini kırıp dışarı çıkar. Feyza'nın elindeki yırtık kağıtlara Kalkan çizip yarattığını görünce rahatlar fakat Berin'in tek başına olduğunu hatırlar. Bu yüzden hemen Bora'yı çağırır.

Tuğra: Bora benimle gel o ikisi başlarının çaresine bakabilir.

Bora anlamasada Tuğra'nın peşine düşer ve Berin'in bulunduğu odaya gelirler. Berin hala tek parçadır.

Berin: Neden bu kadar geciktin çok yoruldum..

Tuğra bir yandan ağlarken bir yandan güler.

Tuğra: Yolda Yağmur'un katilini öldürdüm..

Berin bu sözleri duyduğu gibi dona kalır. Fred bu fırsattan yararlanıp Berin'in bacağını keser. Berinin kemiği görünüyordur.

Berin: AH!

Berin yere yığılır ve bir köşeye çekilir. Yarasına baktığında kemiği fark edince baygınlık geçirir.

Tuğra: BORA ORTAMI OLABILDIĞINCE AYDINLIK YAPMAN GEREK.

Bora elindeki bumeranglardan ışığı temsil edeni Fred'e doğru atar. Fred'i ortadan ikiye böler ve asit gibi yavaş yavaş eritmeye başlar.

Fred daha fazla dayanabilmek için bedenindeki bir kısmı keser ve ışığın yayılmasını engeller. Boşluk kısımı ise karanlık ile doldurmaya çalışır fakat çok uzun sürer. Bora bir kez daha ışığı temsil eden bumerangini atar ve bu sefer elini kopartır. Böylece artık kendini iyileştirebilecek bir eli kalmaz çünkü Fred'in zaten bir eli vardı diğer elini de Bora aldı.

Fred pamuk şeker gibi erimeye başlar. Bu sırada Bora ile Tuğra ise Berin'i dışarı çıkarmak için taşırız.

Berin'i dışarı çıkardıktan sonra Azra'nın zorlansa da Sunaz'ı sırtına alıp hapishaneden çıkardığını gorürüz.

Feyza: Azra, Sunaz... Nasıl hâlâ hayattasınız?

Azra: Sanırım değiliz.. Sunaz nefes almıyor..

Herkesin gözü dolar fakat Feyza bir şeyi fark eder.

Feyza: P-peki Yağmur ve Esila nerede?

Tuğra: Yağmur.. Yağmur cennette fakat Esila.. onu bilmiyorum.

Feyza: N-ne demek cennette. O iyi değil mi?

Aslında bu sorunun cevabını çok iyi biliyordu fakat yine de emin olmak için sormuştu.

Tuğra: Onu görmek ister misiniz..

Herkes ağlayarak evet der. Bora ile Tuğra geri içeri gider. Bora her ne kadar kusacak gibi olsada Yağmur'un üst vücudunu taşır. Tuğra ise bacaklarını.

Herkes Yağmur'un son halini görünce çok kötü olur. Yeni ayılan Berin Yağmur'un bu hâlini görünce tekrar bayılır.

Fakat kimse Esila'yı sormuyordur.

Tam bunu söylerken Esila binadan çıkar. Bir elinde Minel'in kafası, diğer elinde şemsiyesi ile Binadan yara almadan çıkmayı başarmış.

Deniz: Sana ne oldu Esila??

Esila'nın gözünden:

Esila pencereleri kontrol eder ve hepsini tek tek kapatır. Fakat dışarıda bir şeyi fark eder. Minel hala yaşıyordur. Bunu görünce halüsinasyon gördüğünü sanar fakat Minel gerçekten kolu ile camı kırıp içeri girmiştir.

Esila: Minel.. Nasıl hayattasın?

Minel sessiz kalır fakat Esila bu sessizliği bozup:

Esila: Şu an bunun önemi yok. Sen sapa sağlamsın..

Esila hemen Minel'e sarılır fakat Minel Esila'ya saldırmaya çalışır. Esila bunu hemen fark edip geri çekilir ve kendini savunmaya çalışır.

Şimdiki Zaman:

Berin sonunda ayrılır.

Esila: Sonra olanlar oldu işte..

Feyza: Mezar gömmeye başlasak iyi olur..

Deniz: D-durun.. Ben sanırım birisini iyileştirebilirim.. hayata geri döndürebilirim.

Berin: Lütfen Yağmur'u geri getir.. yalvarırım sana, eğer Sunaz yaşıyor olsaydı Sunaz da Yağmur'u isterdi.

Azra: Hayır Sunaz'ı iyileştir o benim için kendini feda etti..

Berin aşırı sinirlenir.

Berin: Belki sende şuan onun için kendini feda edebilirsin. Bırakta Yağmuru iyileştirsin işte!

Azra: Haklısın.. Kurutt-

Berin: BEKLE SADECE BIR ŞAKAYDI YAPMA LÜTFEN.

Azra: Kuruttu çıkı çıkı vattihe mını mını mını mını vattihe. اسمحوا لي أن أطرحها عليك vattihe.

Azra fedakarlık büyüsü ile kendi ruhunu Sunaz için feda eder. Azra ise yerde ölü bir şekilde yatar.

Herkes sessiz kalır fakat bir kişi konuşur. O da Sunazdır.

Deniz: SUNAZ İYİ MİSİN??

Sunaz boynuna dokunur ve iyi olduğunu fark eder.

Sunaz: en son.. boynumdan kan aktığını gördüm.

Deniz: Şu an her şey geçti merak etme.

Berin: Hayır geçmedi Yağmur'u geri getir.

Deniz hatırlar ve Yağmur'un uzuvlarını birleştirir. Yağmur yavaş havas iyileşirken sonunda konuşur.

Yağmur: Teşekkürler Tuğra..

Tuğra: HASSIKTIR!

Herkes anlam veremez ama korkar.

Feyza: Noldu??

Tuğra: iki şey oldu. Birincisi Elle şu an donmuş olabilir ama yarın güneş açtığında eriyecek..

Feyza: Elle kim ne oluyor.

Tuğra: Elle Yağmur'u öldüren iblis. Şu an onu dondurdum ama ilk iş bizim peşimize düşmek olacak. Yağmur, Kırmızı ile karalanmis harita nerede?

Yağmur haritayı cebinden çıkarıp verir.

Tuğra: Sabah anlam veremediğimiz yazılar sonunda anlam kazandı. Haritanın arkasında yazı vardı hatırlıyor musunuz? Işte bu yazı sanırım

bizim nerede olduğumuz görebilmek için.

Feyza: Ikincisi ne?

Tuğra: ikincisi ise sanırım bizi şuan tüm gezegende arıyorlar. En tehlikelisi ise bilgi almak için ailelerimiz rehin alınmış olabilir hemen ailelerimizin yanına gitmeliyiz!

Bölüm 6 Kısım 2 Sonu.

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.