Motelin tüm ışıkları sönmüştü.
Koridor artık zifiri karanlıktı.
Sadece üçüncü kattan gelen eski kapının gıcırtısı duyuluyordu.
Gıcır...
Gıcır...
Kimse konuşmuyordu.
Bir anda resepsiyondan yaşlı adamın bağırışı duyuldu.
— Odalarınızdan çıkmayın! Sakın üçüncü kata çıkmayın!
Ama çok geçti.
Koridordan bir çığlık yükseldi.
— Aaaaaa! Yardım edin!
Bu ses Nihat'ın sesiydi.
Altı arkadaş kapıyı açıp dışarı fırladı.
Koridor bomboştu.
Yerde sadece Nihat'ın telefonu vardı.
Telefonun ekranı hâlâ açıktı.
Mert telefonu eline aldı.
Ekranda açık olan kamera uygulamasında son çekilen video görünüyordu.
Titreyen parmağıyla videoyu oynattı.
Videoda Nihat, korkuyla üçüncü kata çıkan merdivenleri çekiyordu.
Nefes nefeseydi.
— "Orada biri var... Beni izliyor..."
Tam merdivenin başına geldiğinde kamera, 13 numaralı odanın kapısını gösterdi.
Kapı yavaşça kendi kendine açıldı.
İçerisi tamamen karanlıktı.
Sonra kamerada uzun, siyah bir el belirdi.
El, Nihat'ın omzunu tuttu.
Kamera yere düştü.
Videoda son görünen şey...
Kapının içinden çıkan iki kırmızı gözdü.
Video aniden sona erdi.
O sırada...
Üçüncü kattan tekrar bir ses geldi.
Bu kez çok netti.
— Nihat... Yukarı gelin...
Ses, Nihat'ın kendi sesiydi.
Ama Nihat ortada yoktu.
Aslı korkuyla geri çekildi.
— Bu... imkânsız...
Tam o anda yaşlı adam merdivenlerin önüne geçti.
Elindeki eski av tüfeğini yukarı doğrulttu.
Yüzü bembeyazdı.
Sessizce fısıldadı:
— Uyandı... 13 numaralı odadaki şey sonunda uyandı...
Ve tam o anda...
Üçüncü katın karanlığından yavaşça bir çift ayak görünmeye başladı.
Ama bu ayaklar...
Tavana basarak aşağı doğru yürüyordu.
4. Bölüm Sonu...
