تخطٍ إلى المحتوى

Kurpir

الفصل 5 · قراءة 3 دقيقة

Kurpir

الفصل 5

Sessizce gelen fırtına

Gece ilerlemişti.

Şehir ışıkları hâlâ yanıyordu ama çoğu insan çoktan uyumuştu. Sokaklar sessizdi.

Ama bu sessizlik… kısa sürecekti.

Lenora otel odasında yatağında yatıyordu.

Uyuyordu.

Ama uykusu derin değildi.

Vampir içgüdüleri her zaman tetikte olurdu.

Bir süre sonra kaşları hafifçe çatıldı.

Bir şey… yanlıştı.

Kapının önünde çok hafif bir ses duyulmuştu.

Normal bir insan bunu fark etmezdi.

Ama Lenora duydu.

Gözlerini açmaya çalıştı.

Ama tam o anda burnuna keskin bir koku geldi.

Bir bez…

Ve ağır bir kimyasal.

Lenora’nın bilinci bulanıklaştı.

Hareket etmeye çalıştı.

Ama vücudu ağırlaşmıştı.

“Hayır…”

Zihni uyanıktı ama bedeni cevap vermiyordu.

Gölgeler odaya girdi.

İki adam.

Sessizce hareket ediyorlardı.

Biri fısıldadı:

“Patron doğru söylemiş… burada.”

Diğeri Lenora’ya baktı.

“Gerçekten o mu?”

İlk adam başını salladı.

“Patron kokusunu almış.”

Lenora onları duyabiliyordu.

Ama hareket edemiyordu.

Parmaklarını oynatmaya çalıştı.

Olmadı.

Adamlar hızlıca hareket etti.

Lenora’yı battaniyeyle sardılar ve omuzlarına aldılar.

Lenora’nın gözleri yarı açıktı.

Bilinci gidip geliyordu.

İçinden tek bir düşünce geçti:

Tehlike.

Otelin önünde siyah bir araba bekliyordu.

Adamlar Lenora’yı arka koltuğa yerleştirdi.

Kapı kapandı.

Araba hareket etti.

Ama onları yalnızca sokak lambaları izlemiyordu.

Karşı binanın çatısında duran iki gölge hareketlendi.

Adam aşağıdaki arabaya baktı.

“Başladılar.”

Kadın gözlerini kısarak arabayı izledi.

“Beklediğimden erken.”

Adam hafifçe gülümsedi.

“Onu götürüyorlar.”

Kadın başını salladı.

“Evet.”

Adam kadına döndü.

“Takip edelim mi?”

Kadın kısa bir süre düşündü.

Sonra sessizce cevap verdi.

“Evet.”

İkisi de çatıdan kayboldu.

Şehrin diğer tarafında eski bir sanayi binasında ışıklar yanıyordu.

Burası Hector’un adamlarının sık sık kullandığı yerlerden biriydi.

Büyük ve boş bir yerdi.

Ama bu gece yalnız değildi.

Hector ortadaki masanın yanında duruyordu.

Saatine baktı.

“Geç kaldılar.”

Tam o sırada kapı açıldı.

İçeri iki adam girdi.

Ve onların arkasında…

Lenora.

Adamlar Lenora’yı sandalyeye oturttular.

Hector’un gözleri karardı.

“Uyanık mı?”

“Yarı yarıya,” dedi adamlardan biri.

“İlaç verdik.”

Hector birkaç saniye Lenora’ya baktı.

Sonra elini kaldırdı.

“Çıkın.”

Adamlar hemen dışarı çıktı.

Kapı kapandı.

Lenora’nın başı ağırdı.

Ama yavaş yavaş bilinci geri geliyordu.

Gözlerini açtı.

Işık gözlerini rahatsız etti.

Başını kaldırdı.

Karşısında biri duruyordu.

Uzun.

Sessiz.

Karanlık bakışlı.

O.

Lenora’nın kalbi hızlandı.

“Sen…”

Hector kollarını göğsünde bağladı.

“Sonunda uyandın.”

Lenora etrafına baktı.

Burası bir depo gibi görünüyordu.

Kapılar.

Demir duvarlar.

“Beni kaçırdın mı?” dedi Lenora sert bir sesle.

Hector hafifçe omuz silkti.

“Kaçırmak… güçlü bir kelime.”

Lenora sinirle ona baktı.

“Beni odamdan aldın.”

Hector’un yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

“Evet.”

Lenora dişlerini sıktı.

“Beni neden buraya getirdin?”

Hector birkaç adım yaklaştı.

“Çünkü merak ediyorum.”

Lenora kaşlarını çattı.

“Ne hakkında?”

Hector’un gözleri dikkatle Lenora’yı inceliyordu.

“Sen.”

Bir süre sessizlik oldu.

Lenora sonunda konuştu.

“Benimle ilgili merak edilecek bir şey yok.”

Hector başını hafifçe yana eğdi.

“Gerçekten mi?”

Sonra sakin bir sesle ekledi:

“Çünkü ben öyle düşünmüyorum… vampir.”

Lenora’nın gözleri bir an parladı.

Ama korku göstermedi.

“Ve sen de kurt,” dedi.

Hector hafifçe güldü.

“Demek fark ettin.”

Lenora sandalyede biraz doğruldu.

“Şimdi beni bırak.”

Hector başını salladı.

“Henüz değil.”

Lenora’nın sesi soğuktu.

“Ben kavga etmek istemiyorum.”

Hector birkaç saniye düşündü.

Sonra cevap verdi.

“Ben de.”

Ama gözlerinde başka bir şey vardı.

Merak.

Aynı anda binanın dışındaki karanlıkta iki kişi sessizce duruyordu.

Kadın yukarıdaki pencerelere baktı.

“Işıklar orada.”

Adam hafifçe gülümsedi.

“Demek vampir içeride.”

Kadın başını salladı.

“Ve kurt da.”

Adam duvara yaslandı.

“İlginç bir gece olacak.”

Kadın gözlerini binaya dikti.

“Henüz değil.”

Sonra yavaşça ekledi:

“Yarın gece.”

Adam kaşlarını kaldırdı.

“Dolunay.”

Kadının sesi karanlıkta kayboldu.

“Evet.”

İçeride Hector ve Lenora birbirlerine bakıyordu.

İkisi de dikkatliydi.

İkisi de güçlüydü.

Ama ikisi de bir şeyi bilmiyordu.

Yarın gece dolunaydı.

Ve o gece…

Her şey kontrolden çıkacaktı.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.