1.BÖLÜM
"Eflin..." diyen ses kulaklarında yankılanıyordu genç kızın, nefesi kesiliyor elleriyle boğazını yokluyor soluk almak için direniyordu. Ama bir türlü başaramıyordu.
"Maruf." Diye haykırdı canı yanarcasına çığlık çığlığaydı. Korkuyor, gözleri etrafı yokluyor, delicesine çırpınıyor bir sağa bir sola koşturuyordu.
"Nerdesin Maruf." diye haykırdı canı parçalanırcasına "Nerdesin." diye yakardı. Gücü tükenen kız dizleri üzerine çökerken canının acısını daha çok yüreğinde hissetti. "Nerdesin Maruf,nerdesin?" diyerek toprağı yumruklayan genç kız boğazından firar eden hıçkırıklara engel olamıyordu. İçi çıkarcasına ağlayan kızın gözlerinin görüş alanına bir çift rugan siyah ayakkabı girdi. Bin bir umutla başını gökyüzüne çevirdi. Güneş gözlerinin görüş alanını engellerken elleriyle yüzüne gölgelik yapmaya çalışıyordu. Görmeye çalıştığı gözler usulca yanı başına eğildi. Eflin gördükleri karşısında ne diyeceğini bilemedi. Nefesi kesildi, kalbi kuşlar gibi çırpınmaya başladı. Delicesine özlediği, hasret kaldığı adam karşısında gözlerinin içine aşkla bakıyordu.
"Maruf." dedi özlemini içercesine soluksuz kalmak pahasına nefesini sustu. Maruf anlamlı bir tebessüm ile baktı genç kızın suretine. Ellerinden tutarak ayağa kkalmasına yardımcı oldu. Eflin onun yönlendirmesine itaat ederek büyülenmişcesine gözlerinden ayırmadı bakışlarını. Ayağa kalktıklarında "Burdasın, geldin." dedi gözlerinden akıp giden yaşlara ve heyecanına engel olamıyordu. Maruf onun gözünden akıp giden tek bir damla yaş için dünyaları alevlere verecek bir sevdaya sahipti. Baş parmaklarının ucuyla yanaklarını silen adam "Geldim, senin için buradayım." diye karşılık verdi.
"Ben, ben özür dilerim. Sana onca şeyi yapmamalıydım. Benden vazgeç diye yapmamalıydım. Keşke..." dedi ama adam elleri ile dudaklarına dokunarak onun susmasını sağladı.
"Şiyt..." dedi gözleri emreden sessiz bir emir verir gibiydi.
"Yaşadığımız hiçbir şeyi keşkelere sığdırma, acımızı da mutluluğumıza da..." İtiraz kabul etmeyen bir tavır sergilemişti.
"Ben, eğer senden gidersem mutlu olacaksın zannetim. Ben seni mutlu edemezdim. Korktum. Seni yormaktan, canını yakmaktan korktum. Acılarımı sana yüklemekten korktum." dedi başını önüne eğen kız hıçkırarak ağlamaya devam etti.
Maruf kızın yüzünü avuçları içine aldı gözlerinin içine hapsetti.
"Neden yüklendin bu kadar kendine? Sırtına aldığın bu yükle hayat yolculuğunda sadece hamallık yaparsın. Neden paylaşmadın yükünü benimle, neden yüreğimin durağında nefeslenmek yerine benden kaçmayı seçtin? Neden beni yarım, kimsesiz, sensiz bıraktın? Neden bahar kokundan beni mahrum bıraktın Eflin? Ben bunu hak edecek ne yaptım sana? Biz böyle tükenecek kadar aciz bir sevdaya mı sahiptik?" dedi.
Eflin duydukları karşısında gözleri irileşti ve dehşetle irkildi. Maruf ile yüzleşmek için binlerce senaryo kafasında kurgulamış fakat böylesine sert bir karşılamayı asla onun seven yüreğine yakıştıramamıştı.
"Ben.." dedi kız kekeleyerek ne cevap vereceğini bilemez bir hale sürüklendi ruh hali.
"Sen yüreğime sapladığın tüm acıların elbet bedelini ödeyeceksin."
"Maruf..." dedi dillendiremediği ama yürekten hissettiği derin sarsıcı bir acıyla inledi. "Ben seni bensizliğe alıştırırken sensiz kalacağımı hiç düşünemedim, yokluğunun bu derece can yakacağını hayal edemedim.
"Ne demiş Hz. Ali -Gerçeği insanların ölçüleri değil, insanları gerçeğin ölçüsü ile tanı- Ben seni çok iyi tanıdım Eflin, işte bu yüzden artık tek bir kelime etmene müsade etmeyeceğim. Nasıl ki yıllar önce sen çekip gittin, bugün ise ben senden ebediyete kadar gidiyorum. Artık zamanı geldi. Artık her şey sonsuza kadar bugün gerçek anlmada bitti." dedi varlığını bir anda kızın bedeninden bıçak gibi kesip attı.
Eflin anlamsız ama büyük bir korkuyla Maruf'a bakıyordu.
"Bu da ne demek oluyor Maruf? Bugün her şey bitti demek ne demek oluyor?"
"Anlayacaksın Eflin, hem de çok yakın bir zamanda anlayacaksın." dedi anlamlı ve bir o kadar tehlikeli bir gülümsemesini ona gönderdi.
"Maruf bekle." dediği an adam durması için sertçe elini havaya kaldırdı ve genç kızı durdurdu.
"Sakın Eflin, sakın bir adım daha bana atma.Sen o hakkı yıllar önce geri adım atarak kaybettin." dedi itiraz kabul etmeyen sert bir tını yankılandı ses tonunda. Sırtını genç kıza dönen adam hızlı adımlarla ondan uzaklaşırken Eflin'in "Maruf" diyen acı çığlıkları etrafta yankılanıyor ama Eflin sevdiği adamın peşinden gidecek gücü kendisinde bir türlü bulamıyordu.
"Gitme Maruf." diye acı içinde yankılandı sesi ama ne adamı durdurabiliyor ne de sesini artık duyurabiliyordu. Bir anda kulaklarında keskin bir sesin yankısını hissetti.Ellerini kulaklarına kapatan kız "Maruf." diye çığlık atmaya devam ederken birden sarsıldığını fark etti. Gözlerini açtığında ise karşısında gördüğü gözler onun rahatlama ile korku arasında gidip gelmesine sebep oldu.
"Aytun." dedi hangisinin gerçek hangisinin rüya olduğunu ayırt etmekte güçlük çekiyordu. Aytun kuzeninin yeniden korku dolu kabuslarına geri döndüğünü gördüğü için tedirgindi.
"Eflin yine mi başladı kabuslar?" dedi endişeli bir sesle. Eflin gördüğü her şeyin bir kabus olduğu ve gerçek dışı durumlar olduğunu idrak ettiği an büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Derin bir soluk bıraktı ve elleriyle yüzünü sıvazladı.
"Çok mu kötüydü?" dedi Aytun, kuzeninin gördüğü kabusun boyutunu öğrenmek istiyordu.
"Gözümü açtığımda yüzleştiğim gerçek kadar değil." dedi Maruf'un yokluğunu derinden hissettiğini anlatmaktı niyeti. Aytun artık onun günden güne eriyip gitmesine dayanamıyordu.Kuzeninin karşısına geçti ve ona bakmasını sağladı.
"Ne zamana kadar devam edecek bu böyle Eflin?"
"Son nefesimi verene kadar?"
"Dalga mı geçiyorsun sen? Neden bu saçmalığa devam ediyorsun? Köpekler gibi seviyorsun adamı, çık karşısına konuş anlat. Ben Maruf'un seni anlayacağına eminim."
"Yapamam anlıyor musun beni? Benim yüzümden hayatı mahvoldu, çıkıp karşısına senin hayatının içine edenlerin sorumlulularından biri de benim diyemem. Yıllar geçti üstünden hayatımız da yollarımızda birbirinden ayrıldı.Bitti anlıyor musun? Sürekli aynı şeyleri söyleyip durma bana." diyerek hiddetle uyuyakaldığı kanepeden kalktı ve odasına doğru yöneldi. Aytun hızla koşarak onu kolundan tutup durdurdu.
"Böyle devam edemezsin Eflin, hayat böyle geçmez."
Genç kız derin bir soluk bıraktı alaycı bir gülümseme yerleştirdi suratına ve ona doğru döndü. Söyleyecekleri ile kuzeninin canını yakacağını çok iyi biliyordu.Ama onun ısrarını tüketmek için başka çaresi de yoktu.
"Peki senin için de geçerli mi Aytun? Sen bana diyorsun ki Maruf ile konuş seni anlar. Layla seni anladı mı? Maruf'un kız kardeşi sevdiği adamı anlamamışken, Maruf sevdiği kızı anlar mı? Affeder mi sorumlusu olmadığım ama sorumlu tutulduğum her şeyden beni. Söylesene, Layla anlamamışken abisi bizi kabul eder mi?"
Layla'nın adını duymak Aytun'da derin bir yaranın yeniden kanamasına sebep olmuştu. Kuzeninin tuttuğu kolunu geriye bırakırken onun mağlubiyetini hiç istemediği bir galibiyete dönüştürmüştü.
"Ben de öyle düşünmüştüm kuzen, işte bu yüzden bu kabuslara son nefesimi verene kadar dayanacağım. Maruf'un bana nefretle bakan gözlerini görmektense bu kabusları görmeyi tercih ederim. Bensiz hayata devam edebilme ihtimaline tutunur bir gün mutlu olma kırıntısı için binlerce dua ederim. Benim yapacak ,elimden gelen hiçbir şeyim yok kuzen. O yüzden bir daha bana onunla ilgili herhangi bir dayatma ile sakın gelme. Benim de senin de canı daha fazla yanmasın." dedi ve arkasını kuzenine dönerek odasına yöneldi. Ardında yıkılmış, geçmişin acıları ve sırları arasında kaybolmuş bir Aytun bıraktığının çok da bilincinde değildi.
Hayatlarımız bize dayatılan gerçekleri kabullenip teslimiyetimizle geçip gidiyor. Zamanla sesimizin kısıldığını, yörüngemizin şaştığı hedeflerimizin yok olduğunun farkına varmıyoruz.Unutuyoruz, unutturuluyoruz. Sessizliği kabul edip boyun eğmeyi öğreniyoruz.
HERKESE İYİ GECELER,
BÖLÜM HAKKINDA NELER DÜŞÜNÜYORSUNUZ?
SİZCE MARUF VE EFLİN NEDEN BİR ARADA DEĞİL?
PEKİ LAYLA VE AYTUN'U NASIL BİR HİKAYE BEKLİYOR?
YILDIZLARI YAKIP DESTEK OLABİRSENİZ ÇOK MUTLU OLURUM.
İNSTAGRAMDA ozlemugurluaydin YAZAR HESABIMDAN BÖLÜM YAZARKEN YAZIM AŞAMALARI VE ALINTILARI PAYLAŞIYORUM. DESTEKLERİNİZİ VE HİKAYEMİZ İLE İLGİLİ BEĞENDİĞİNİZZ ALINTI PAYLAŞIMLARINIZI BEKLİYORUM. BENİ ATİKTLEMEYİ UNUTMAYIN AMA ;)