Skip to content

Daddy

Chapter 40 · 5 min read

Daddy

Chapter 40

Namjoon tüm vücudunu esir alan bir ağrıyla gözlerini araladı ama her taraf karanlıktı elini kaldırmak istedi ama mümkün olmadı acıyla inledi

"Sevgilim iyimisin?" Bu ses en güçlü morfinden daha güçlüydü en azından Namjoon öyle düşünüyordu gülümsemek istedi ama bu da mümkün olmadı "Namjoon beni duyuyor musun? Ne olur birşey söyle "

Namjoon duyuyordu ama hareket edemiyordu kendini zorluyor ama gözlerini açamıyordu Jin 'dur doktoru çağırayım "dedi

Bir süre sonra yabancı bir ses duydu "Bay Kim beni duyuyor musunuz? Duyuyorsanız işaret parmağınızı oynatın" Namjoon parmağını oynattı Jin tanrıya şükür dedi sesinden bile ne kadar rahatladığı anlaşılıyordu

"Bay Kim bir saldırıya uğradınuz hatırlıyor musunuz?" Namjoon parmağını oynattı evet hatırlıyordu Yoongi'nin vahşi bir hayvan gibi üstüne atladığını, yüzüne yediği sayısız yumruğu hatırlıyordu yaşadığı için kendini şanslı saydı

Doktor "gözleriniz şiştiği için önünüzü göremiyorsunuz birkaç gün içinde büyük olasılıkla şişlikler iner ancak o zaman gözde hasar varmı diye bakabileceğiz şu anda vücudunuzda herhangi bir kırık yok dudağınız patladığı için konuşamıyorsunuz, oda birkaç gün içinde büyük oranda iyileşir ağrınız varmı evetse tek hayırda çift parmağınızı kaldırın" Namjoon tek parmağını kaldırdı doktor hemen bir ağrı kesici yapalım diye birine seslendi sonra sesler kesildi

Jin" lanet olasıca herif şeytan diyor çık yukarı al yastığı boğ öldür seni ne hale getirdi" Namjoon sormak istiyordu kimden bahsediyorsun demek istiyordu ama konuşamıyordu.

Günler geçmişti olayın üstünden bir hafta geçmişti Namjoon artık ayağa kalkabiliyor zorda olsa konuşabiliryordu

Şu anda hastane koridorunda yürüyüş yapıyorlardı Jin yoruldunmu diye sordu

Namjoon " iyiyim ben, merak etme zaten yürümeye gerek yok dudağım ve gözüm iyileşse birşeyim yok benim "dedi

Jin "doktor sürüsün dedi yürüyeceğiz" dedi

Namjoon "hayatım bende doktorum biliyorsun değil mi bu yürüyüş hastaları oyalamak için uydurduğumuz birşey o kadarda önemli değil yani" dedi

Jin derin bir nefes aldı "bunu bilmesemde olurdu neyse hadi odaya dönelim" dedi

Namjoon oda burdamı diye sordu artık adını anmaya bile korkuyorlardı

Jin "evet burda VİP de son katı onun için boşaltmışlar,doktoruna durumunu sordum sinir krizi geçirmiş uyutuyorlarnış tanrı aşkına o odada ne oldu da Bay Min bu kadar delirdi ne yaptın ona neden sana bu kadar sinirlendi"

Namjoon yatağa uzanırken" birşey yapmadım sadece konuştuğumuz gibi planı uyguladım aslında harika gidiyordu plan kusursuzdu ,Jimin'i benden kıskanmıştı hatta yanına çağırdı Hoseok ve bana odadan çıkın bile demişti aslında çok az kalmıştı az kalsın barışacaklardı ama jimin'in telefonu çaldı oda yani gıcıklığına yapar gibi tatlım diyerek telefonu açtı konuştu sonrada çıkıp gitti "

Jin "tabi Yoongi'de derlirdi peki tatlım dediği kimmiş "

Namjoon "ben nerden bileyim sevgilisi yok onu biliyorum sürekli takip ettiriyoruz ama neden tatlım dedi belkide Yoongi'yi kıskandırmak istedi kim bilir "

Jin sinirle" iyi halt etti" dedi" olan yine bize oldu her haltı jimin yapıyor cezasını biz çekiyoruz çok sinirliyim ona çok" dedi

Namjoon "keşke barışsalardı ben bıktım artık en sonunda bu adam hepimizi öldürecek her gecen gün dahada kötü oluyor zamanla düzelir demiştim ama düzelen hiçbirşey yok" dedi

Jimin kucağında kocaman bir buket kır çiçeği ile hastanenin kapsından girdi danışmadaki kız hemen onu tanımıştı "Bay park hoşgeldiniz efendim Bay Min son katta" dedi

Jimin gülümseyerek "yanlış anladınız ben Bay Kim Namjoon'u ziyarete gelmiştim burada değil mi?"

" Evet burada birici kat 119 nolu oda" dedi

Hoseok her pazartesi yaptığı gibi Yoongi'nin takımının provası için şirkete gitmiş ve Yoongi'nin sekreterinden tüm olanları öğrenmiş modaevine gelir gelmez herşeyi Jimin'e anlatmıştı

Jimin Namjoon'u aramış ama telefonu açan olmamıştı oda mecburen hastaneye ziyarete gelmişti

Odanın kapısını çalıp kafasını içeri uzattı "huyung gelebilirmiyim" diye seslendi

Jin ayağa kalkıp teleşla " jimin burda ne işin var hemen git burdan "dedi

"Namjoon huyungu ziyarete geldim ? O iyimi?" diye sordu

Jin" sen aklına koydum hepimizi öldürteceksin ne olur git, Namjoon senin yüzünden bu halde geçen sefer kurtuldu ama Yoongi buraya geldiğini duyarsa bu sefer kesin onu öldürür" dedi

Jimin "benimle ne alakası var neler oldu anlatsana şunu" dedi

Jin kollarını göğsünde bağladı ağırlığını tek ayağıjın üstüne verip Jimin'e baktı "hoşuna gidiyor değilmi? takıntılı aşık olması hoşuna gidiyor ilişkinize böylemi heyecan katıyorsunuz? Lütfen jimin bizimle konuşma bizi arama yok say öldü say bizi, zaten seninle görüşmeye devam edersek olacağı da o" dedi

Namjoon "Jin yeter artık üstüne gitme çocuğun "dedi

Jin "asıl size yeter ne olduğunu görmüyor musunuz ?"

Jimin "tamam benim yüzümden kavga etmeyin ben gidiyorum geçmiş olsun huyung" dedi çüçekleri yatağın üstüne öylesine bırakıp odadan çıktı

Asansöre bindi gözyaşları gözlerinden süzülüyordu bunları hak etmemişti ben ne yaptım ki dedi tam sıfıra basacaktı ki vazgeçti son katın düğmesine bastı artık yeter dedi ne olacaksa olsun artık bu işkence bitsin istiyordu

Asansör son katta durduğunda jimin boş koridora baktı bir odadan hemşire çıkmıştı kesin orası Yoongi'nin odasıydı Yoongi'nin olduğu katta başka hasta olmazdı jimin bunu çok iyi biliyordu

Odanın kapısını açıp içeri girdi Yoongi uyuyordu bir sandalye çekip karşısına oturdu uyanmasını bekledi o uyanana kadar bekleyecek ve onunla açıkça konuşacaktı ne kadar zaman geçti jimin bilmiyordu ama en sonunda Yoongi uyanmıştı

"Günaydın "

"Sen senin burda ne işin var neden geldin tatlının yanına gitsene "

"Tatlımdan sana ne hem ben sana gelmedim Namjoon huyungu ziyarete geldim ama beni görmek istemiyorlar vebalı gibiyim herkes benden kaçıyor bil bakalım neden dur ben söyleyeyim hepsi senin yüzünden ne istiyorsun benden "

"Hiçbir şey istemiyorum"

"Neden o zaman bana yaklaşan herkese zarar veriyorsun seni tanıdığım günden beridir normal bir günüm geçmedi her gün bir olay bana yaklaşan herkese zarar veriyorsun dur artık yapma"dedi

Yoongi "ne olmasını bekliyordun benim olana kimse yaklaşamaz, dokunamaz, konuşamaz, tatlım falanda diyemez " sesi sonlara doğru öfkeli çıkmıştı

"Öldür o zaman ,öldür benide kurtulayım, yeter artık bıktım ben"

Yoongi yatağında doğruldu "bana geldiğin ilk günde sana söylemiştim benim olmazsan seni değil seni tanıyan herkesi yok ederşm demiştim ben sözünü tutan dürüst bir adamım "

"Bence sen hastalıklı bir adamsın seni sevdiğim için artık bende kendimden neferet ediyorum lütfen sende birazcık hatırım varsa dur atık tamam söz veriyorum kimseyle görüşmeyeceğim işten eve evden işe ama sende insanlara zarar verme" diyerek ayağa kalktı tam kapıyı açacakken

"Tatlınamı gidiyorsun?" diye bir ses duydu

Jimin geri döndü kendisene öfkeyle bakan Yoongi'nin gözlerine baktı bu gözlerdeki öfkeyi sevmesi, özlemesi normal miydi yoksa onunda mı tedaviye ihtiyacı vardı

"Peki git nasılsa onu da bulurum" dedi

Jimin öfkeyle Yoongi'ye döndü tam önünde durdu" sakın ona dokunmayı aklının ucundan bile geçirme eğer ona birşey yaparsan yemin ederim seni ben kendi ellerimle öldürürüm"

"Neden bu kadar mı değerli senin için aşkından gözün mü kör oldu?"

"Evet çok değerli o daha beş yaşında küçük bir kız üstelik ailesi yok kimsesizler yurdunda, bu da yetmezmiş gibi kanser hastası ona birşey yapma zaten zamanı çok az hiç olmazsa son günlerini mutlu geçirsin" dedi

Yoongi başını öne eğdi " bilmiyordum" dedi "ben farklı sanmıştım"

End of chapter

2 comments