İçeriğe geç

AÇLIK

Bölüm 5 · 2 dk okuma

AÇLIK

Bölüm 5

Kırık Zincir

Malikânedeki ilk gecesinden sonra Mira, güneş doğmadan uyandırıldı.

Kapısının önünde siyah üniformalı bir hizmetkâr bekliyordu.

"Benimle gel."

Mira sessizce peşinden yürüdü.

Koridorlar sabahın ilk ışıklarıyla aydınlanıyordu. Pencerelerden içeri giren güneş, altın süslemeleri parlatıyordu. Dışarıdaki aç dünyanın aksine burada hayat normal görünüyordu.

Hatta fazla normal...

Mutfaktan yine ekmek kokusu geliyordu.

Bir hizmetkâr büyük bir sepet dolusu taze ekmeği taşıyordu.

Mira gözlerini ayıramadı.

Hizmetkâr bunu fark etti.

"Böyle bakma."

Mira irkildi.

"Efendiler masaya oturmadan hiçbir şeye dokunamazsın."

Mira başını eğdi.

"Özür dilerim."

Adam iç çekti.

"Özür dileme... Ben de bir zamanlar senin gibiydim."

Mira şaşkınlıkla başını kaldırdı.

"Ne?"

Adam hemen sustu.

"Eğer yaşamak istiyorsan bunu unut."

Tam o sırada koridorun sonunda bağırışlar yükseldi.

İki muhafız genç bir köleyi sürüklüyordu.

Çocuğun elleri titriyordu.

"Lütfen! Ben sadece yere düşen ekmeği aldım!"

Muhafızlardan biri hiç duraksamadan sopasını savurdu.

Çocuk yere yığıldı.

"Efendilerin izni olmadan yiyeceğe dokunmanın cezasını biliyorsun."

"Ben... sadece israf olmasın diye..."

Sözünü bitiremeden yeniden darbe aldı.

Mira'nın elleri yumruk oldu.

Ama kıpırdayamadı.

Koridordaki herkes başını eğmişti.

Hiç kimse yardım etmiyordu.

Çocuk bayıldıktan sonra muhafızlar onu sürükleyerek götürdü.

Yerde ise yarım parça ekmek kalmıştı.

Muhafızlardan biri ekmeği aldı.

Tozunu silkeledi.

Sonra pencereyi açıp dışarı attı.

Mira'nın boğazı düğümlendi.

Bir lokma ekmek...

Yine çöpe gitmişti.

"Burada kurallar açlıktan daha acımasızdır."

Bu sesi tanıyordu.

Arkasını döndü.

Lord Aldren koridorun diğer ucunda duruyordu.

Ne öfkeliydi...

Ne de üzgün.

Sadece sessizce olanları izliyordu.

Bakışları kısa süreliğine Mira'nın gözleriyle buluştu.

"Benimle gel."

Mira, Lord Aldren'i malikânenin sessiz bir bölümüne kadar takip etti.

Büyük bir kapının önünde durdular.

Kapının üzerinde paslanmış demirden bir zincir asılıydı.

Diğer zincirlerden farklı olarak ortasından ikiye ayrılmıştı.

Lord Aldren, kırık zincire birkaç saniye baktı.

"Bu zinciri görüyor musun?"

"Evet, efendim."

"Bir zamanlar buradan biri kaçmaya çalıştı."

Mira sessizce dinledi.

"Herkes onun başarısız olduğunu sanıyor."

Aldren'in sesi ilk kez değişmişti.

"Dünyadaki en tehlikeli şey açlık değildir, Mira."

"Kırılmış bir zincirdir."

Lord Aldren arkasını dönüp uzaklaştı.

Mira ise zincire bakakaldı.

Tam ayrılacakken kırık halkaların arasına sıkışmış küçük, katlanmış bir kâğıt fark etti.

Kimsenin görmediğinden emin olduktan sonra usulca aldı.

Kâğıtta tek satır yazıyordu.

"Bahçeye giden kapı zincirin başladığı yerde değil... bittiği yerdedir."

Mira'nın kalbi hızlandı.

Bu, şimdiye kadar bulduğu ikinci ipucuydu.

Ve ikisi de aynı yere işaret ediyordu.

Gizli Bahçe.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.