Skip to content

6. Ev

Chapter 1 · 4 min read

6. Ev

Chapter 1

1. Bölüm- Olayların başı

𝑏𝑎𝑑𝑒𝑚-𝑠𝑒𝑛 𝑎ğ𝑙𝑎𝑚𝑎

𝑇𝑎𝑟𝑖ℎ: 11 ℎ𝑎𝑧𝑖𝑟𝑎𝑛, Ç𝑎𝑟ş𝑎𝑚𝑏𝑎

Hilal gece su almak için uyandı alt kata inmek için uzun merdivenlere yaklaştı. Her adımında düşecek gibiydi, her adımında çıtırdama sesleri geliyordu. Hilal mutfağa ulaştığında bir bardak su aldı içti. Ardından merdivenlere geri döndü. Merdivenlerden çıkarken büyük bir çıtırdama sesi ardından düşüş hissi.

Hilal panikle yatağında doğruldu. "Rüya mıydı? Çok gerçekçiydi" Eliyle gözlerini ovşturdu, sehpada duran saç tokasını alıp havucu andıran turuncu saçlarını bağladı saçlarını bağladı. Telefonunu aldı, gruptan mesaj geldiğini görünce mesajlara baktı.

Doruk: LAN NERDE KALDINIZ İKİ SAATTİR SİZİ BEKLİYORUM.

Elis: Eren' le geliyoruz. Efsun teyze bize kahvaltıya geldi. (Eren' in annesi)

Doruk: Ayp beni neden çağırmadınız

Eren: Gelmek istemedin. Neyse biz seni gördük geliyoruz.

Hilal mesajları okuduktan sonra söylene söylene yatağında dan çıktı. Hilal, Japonya doksanlar ı andıran bir kombin hazırladı ve giyindi. Heykelcilik kursu için hazırladığı kuş heykelini bir kutuya koydu, ardından kutuyla beraber evden çıktı. Yolda yürürken telefonunu eline aldı, uygulamalara girip gezinmeye başladı. Huzurlu bir şekilde yürürken birine çarptı, ne olduğunu anlayamadan kendisini yerde buldu.

-Ben çok özür dilerim, dedi karşıdaki ses. Hilal kafasını kaldırdığında esmer, uzun boylu bir çocuğun ona elini uzattığını gördü, elinden destek alıp ayağa kalktı.

-Asıl ben özür dilerim önüme bakmıyorudum yardımınız için teşekkürler ama kursta geç kalacağım, dedi Hilal. Karşıdaki çocuk gülümsedi

-Sanırım aynı yere gidiyoruz, dedi

Hilal' in elindeki kutuyu göstererek. Hilal' in gittiği kursun özel bir kutusu vardı, bu kutu öğrencilerin heykeli getirip götürmeleri ni sağlıyordu.

-Ben Anıl, memnun oldum, diyip elini uzattı. Hilal, Anıl' ın içi ısıtan güzel gülümsemesine daldı. Uzun süre daldığını fark edince hemen konuyu değiştirdi

-Bende senden Enes vibe ı almıştım, bende Hilal memnun oldum Anıl, dedi ve Anıl' ın elini sıktı.

Beraber sohbet ederek kursa doğru yürüdüler, yolda çok fazla ortak yönleri olduğunu öğrendiler. Yürürken Anıl bir anda anlamaz gözlerle ileriye baktı. Hilal ne olduğunu anlamak için Anıl' a bakmayı bıraktı, karşısında Doruk ve Eren sinirli bir şekilde yaklaşıyordu.

- Arkadaşınız sanırım?, dedi Doruk. Eren' de sinirli bir şekilde Anıl' a bakıyordu. Eren genellikle çok kibar ve iyi bir insandı, ama bu tavırları? Hilal ne olduğunu anlayamadan Anıl veda edip ayrıldı. Doruk, Hilal' i soru yağmuruna tutuyordu ama Hilal oralı olmadı. Eren' e yaklaştı "Eren iyi misin?" Dedi. Eren her zamanki o güzel gülüşünü yaptı. "Evet her zamanki gibiyim. Zil çalmak üzere gel sınıfa gidelim Elis sınıfta" Eren bu cümleleri kurarken Hilal' in elindeki kutuyu aldı.

Hep birlikte sınıfa gittiler, sınıfa gelince Hilal heykelin olduğu kutuyu açtı.

Eren sınıftaki erkeklerle konuşurken Hilal gözüne çarptı. Hilal çok paniklemiş bir şekilde gördü. Eren ayağa kalkıp Hilal' in yanına gitti. "Hilal? Sorun ne?" Biraz daha yaklaşınca Hilal' in yaptığı kelebek heykelini gördü. Heykel bir çiçeğin üstünde duruyordu. Çiçek bile o kadar ayrıntılı yapılmıştı ki Eren hayranlıkla bakıyordu. "Alt kanatları kırılmış" ardından Kafasını hızlı bir şekilde masaya vurdu, geri kaldırmadı biraz bekledi. Eren masanın yanına çömeldi, Hilal' in saçlarıyla oynamaya başladı. Hilal, kafasını Eren' e doğru çevirdi, yüzleri çok yakındı. Eren bir anda ayağa kalktı, hiç bir şey demeden sınıftan çıktı. Ardından Hilal heykeli yapıştırdı ve kurumaya bıraktı.

Hilal utançtan ölürken geri geldi ve masasına bir yapıştırıcı koydu. "Umarım bu yardımcı olur, olmazsa benim heykelimi alabilirsin. Öğretmenden boş yere azar işitmek istemezsin, ve bende istemiyorum." Hilal teşekkür etti, Eren bir şey demeden Dorukların yanına gitti.

"Ay içim ısındı sabah sabah, sizden 6 sezonluk dizi çıkar." Elis arkadan gelip Hilal' in kulağına fısıldadı, Hilal hızlıca arkasını dönmeye çalışırken yeri boyladı. "BENDE KIZ OLMAK İSTİYORUM!" diyerek geldi Doruk. Elis anlamamış bir bakışla baktı. "Anlıyorum Doruk, neyse ben diyeceğim ki bu gün okul çıkışı bir kafede buluşalım. Önce eve heykelleri koyarız sonra buluşuruz." Doruk; Hilal ve Eren' e baktı, ikiside gelicem işareti yapınca "E o zaman bende geleyim Eren yalnız kalmasın." Dedi kolunu Eren' e atıp. Öğretmen gelince herkez masalarına geçti. Öğretmen teker teker heykelleri inceledi, Hilal' in heykeline geldiğinde çatlaklar dışında harkulade olduğunu bir dahakine daha dikkatli getirmesini söyledi. Dersin ilerleyen saatlerinde heykelleri boyamaya geçtiler. Doruk; Eren, Hilal ve Elis' e not gönderdi. Notların hepsinde 'Ben sıkıldım şov yapalım azıcık' yazıyordu. Diğerleri daha ne olduğunu kavrayamadan Doruk elini kaldırdı.

-Evet Doruk?

-Hocam bizim arkadaşlarla erken çıkmamız lazım

-noldu hayırdır

-Hocam Hilal' in babası Murat Amca doğum yapacaktı. Geç kalmayalım üzülmesin adamcağız, dedi ciddi bir sesle. Sınıfta bir kargaşa ortamı oldu herkes gülüyor, öğretmen herkesi susturmaya çalışıyordu.

-HİLAL VE DORUK CEZA SINIFINA, eğer başka gitmek isteyen varsa söylesin.

-HOCAM BEN NE ALAKA? YÜRÜ GİT, dedi Hilal. Kısa bir bakışmanın ardından Doruk ve Hilal eşyalarını toplayıp ceza sınıfına gitti. Doruk, Hilal' in koluna girdi "Paşam küstün mü bana?" Dedi kısık bir ses tonuyla. "Doruk yürü git yılışma hemen" dedi Hilal. Doruk elini cebine attı, cebinden çikolatalı gofret çıkartıp Hilal' in önünde tuttu. Hilal hızlı bir haraketle gofreti aldı. "Barıştım" dedi ve gofreti yemeye başladı. "Dersin bitmesine daha var... Ne yapalım?"

Doruk ve Hilal ders bitene kadar kantinde oturdular. Eren ve Elis' e kantinde olduklarını belli eden bir mesaj atıp beklemeye başladılar.

Zil çaldıktan sonra Elis uzun sarı saçlarını sallayarak geldi, şakacı bir ses tonuyla

"Naber, dersten atılmak nasıldı?

"dedi. "İyiydi, ceza odasına gitmedik" dedi Hilal. Doruk kızlara baktı sonra ayağa kalkıp Elis için bir sandalye çekti

"Buyur aşko, ayakta kaldın" dedi. Kızlar kahkaha atarken Eren geldi, bir sandalye çekip oturdu. "Size bir şey söylemem lazım, dedem beni İstanbul' a çağırdı, istersem yanımda arkadaş grtirebileceğimi söyledi. Gelmek ister misiniz?

End of chapter

6 comments