Skip to content

Programda Aşk Yoktu

Chapter 15 · 4 min read

Programda Aşk Yoktu

Chapter 15

•14

Bölüm Şarkısı Chase Atlantic_>Right Here<

Arabada sessizdik. Yolu tarif etmedim navigasyondan şirkete doğru sürdü. Ne olduğunu sormamıştı. Sadece “ben burdayım” demiş ve saçımı öpmüştü. Bu bile yeterliydi. Beni iyi hissetirmeye zorlanmamıştı. Bir şey olursa burdayim demişti sadece.

Ki benim şu anda en çok ihtiyacım olan şey de buydu.

Şirketin otoparkına girdiğimizde içim bir huzursuz oldu. Ya Emirhan haklıysa diye düşünmeden edemiyordum. Ya Tanerin tek amacı içeri sızıp para edecek tüm bilgileri rakiplere satmaksa. Ya bu zamana kadar yaşadığımız her şey onun ve arkasındaki kalın enseli adamların bir oyunuysa.

“Evime gidelim” dedim sessizce. Sesim tahmin ettiğimden çok daha dramatik çıkmıştı. Arabada da “Like Crazy” çalıyordu zaten. Hiçbir şey demeden hedefteki konumu değiştirip yeniden yola koyuldu.

“Seni seviyorum” dedi sessizce. Aynı dramatiklikte…O an tüm dürüstlüğümle ona “Ben de seni seviyorum sevgilim.” demeyi çok isterdim. Diyemedim. İçimde Emrihanın ektiği şüphe tohumu filizlenmişti bir kere. En çok da ne koymuştu biliyor musunuz? "Herkes seni tebrik eder ben seni tanırım.” demişti. O kadar haklıydı ki size anlatamam. bundan bir iki yıl önce aynı Taner gibi ciddi düşündüğüm çaktıramadan evlilik hayalleri kurduğum bir çocuk vardı. Emirhanın bu kadar panaroyak davranmasının sebebi de o piçti zaten. Odamda birlikte olduğumuz zamanlarda bizi kayda alıyomuş çaktırmadan. Hadi bu bir şey değil ben siyasi bir figür falan değilim internete kasetim düşse max grurum incinir dava açar sağlam bir tazminat alırım. Yüzmü tanıyan eden yok ünlü değilim dergilerde çıkmışklığım da yok. Adam benim ofisime girip piyasaya sürmek için beklettiğimiz tüm ptototipleri fotoğraflayıp devasa ARGE şirketlerine gönderiyormuş. Şirket hakkında ne kladar Top Secret bilgi varsa hepsi koca koca firmaların eline geçmişti onun yüzünden. Piç kurtusunun yaptığını ne ben ne Emirhan ne o dönemki asistanım fark etmişti. Patentinin bizde olduğunu düşündüğmüz ürünleri piyasaya sürdükten haftalar sonra kapımıza bu büyük şirketlerin avukatları dayanınca öğrendik kimin ne olduğunu. O zaman çoktan benden ayrılıp yurt dışına kaçmıştı tabi orospu çocuğu. Ne izini bulabildik ne hesap sorabildik ama koca koca arge şirketlerinin koca koca avukatlarının bize açtığı davada fikir hırsızlığı suçlaması yüzünden kol gibi bir ceza ödedik. şirket o dönemde batmanın eşiğine geldi zaten birçok insanı işten çıkarmak zorunda kaldık. Çünkü iki üç yıldır biz bu prototipler üzerinde uğraşıyorduk ve piyasaya sürmek için argesine tonla masraf yapmıştık. Bu kadar yatırım yaptığım bir ürüne bu piçlerin beni kandırıp bedavaya sahip olması sinirimi bozmuştu. Yıllarca uğraşıp emek verdiğim ürünü satmaya kalktığı için kredi çekip tazminat ödemek zorunda kalmak çok koymuştu bana. Bu olanları da ne Selin ne de şirketteki diğer insanlar biliyordu. O olaydan sonra şirketteki tüm kadroyu değiştirmiştik zaten. Sadece Emirhan biliyordu iki üç yıl önce olanları. Bu da dediği şeyi daha mantıklı kılıyordu. Herkes sevgilin olduğu için seni tebrik eder iyi bir ilişkin olduğunu düşündükleri için gönülden kutlarlar seni. Ama ben seni tanıyorum. Ben iki üç yıl önce batmaya yakınken senin yanındayım diyordu bana.

Çok küçükken bir kitapta şöyle bir söz duymuştum. Kalbini dinle zihnini aç. O günden sonra kalbimin ve aklımın sesinin kavga etmesini hep bu şekilde engellemiştim. Duygularımı dinlemiş ve yola zihnimle koyulmuştum. Fakat şu an ne duygularımı dinleyebiliyordum ne de endişeden kayışları kopmak üzere olan zihnimi dizginleyebiliyordum. Taner in iyi biri olduğunun farkındaydım. Bana iyi geldiğini de biliyordum. Bunu hissediyordum. Ama bir önceki çocuk için de aynısını düşünmüştüm. Belki de söz konusu erkekler olunca ben bana faydalı olanı seçemiyordum.

Eve geldiğimizde yine birbirimizle konuşmadan arabadan inip yukarıya çıktık. Taner ile iki yabancı gibi olmak çok canımı sıkmıştı.

Taner anahtarla kapiyi acti ve içeri girmemi bekledi. O kadar yorgundum ki üstümdeklileri bile çıkarmadan salondaki koltuğa attım kendimi.

Gözlerim kapandı kapanacaktı. Yumuşacık koltuğuma kıvrılıp uyuma hayalleri kurmaya başlamıştım bile. Holden biricik sevgilimin siyah paltosunu çıkarıp askılığa asmasını ve anahtarları portmantoya koymasını dinledim.

Yanima salona geldiğinde gözümü açacak halim yoktu. Tek istedigim uyumakti. Taner çoktan üstündeki şık takımı çıkarıp rahat pijamalarını giymişti. Benim de pijamalarımı getirip bana giydirdi. Mızmızlanıp beni rahat bırakmasını söylesem de uyurken daha rahat kıyafetler giymemi istediğini söylediği için daha fazla sabrını zorlamadım. Yorgunluktan kolumu bile kaldıramadığım için beni yatak odasına kadar götürdü. Bu adam çok iyiydi bu adamın beni arkamdan bıçaklayacağın ainanmak istemiyordum. Ama diğer orospu çocuğu da böyle davranıyordu.. O beni hiç taşımış mıydı yatağıma gerçi? Hatırlamıyordum ki çok kötü silmişim hayatımın o dönemini aklımdan. Halbuki insan en çok yediği kazıkları aklında tutar di mi? Benim canımı çok yakıyordu her halde. Unutmuşum gitmiş. İsmi bile aklımda değil.

Taner dişlerini fırçalayıp yanıma geldi. Geldiğinde uyuyormuş gibi gözlerimi kapadım. Saçlarimi sevip yanima yatti. Kafamı mis gibi yasemin kokan göğüsüne çekip öpücükler kondurdu tüm yüzüme.

Seni seviyorum.

Yüzüme kondurduğu buseler bana kendimi bebek gibi hissetirdi. Ağlamaya başladım. Bu kadar kararsızlık bünyeme fazla geliyordu. Emirhan çok haklıydı. Tanere bu kadar güvenmemem gerekiyordu. Emirhan çok haksızdı. Taner asla böyle bir şey yapmazdı. O beni çok seviyordu.

Kendimi aptal gibi hissediyordum.

Taner bana daha sıkı sarılıp sırtımı sıvazladı. Tüm bedenimin onun tarafından sarılması muazzam bir histi. Pijamaları kaz tüyü yastık kadar yumuşaktı. Yüzümü tamamen yasemin kokulu göğüsüne gömdüm. Çaktırmadan gözyaşlarımı pijamasına sildim. "Bir şey yok geçti hepsi" diye mırıldandı. Daha ne olduğunu bile bilmeden beni sakinleştirmeye çalışıyordu. Onunla ne yapacaktım ben?

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.