Skip to content

MÜCADELE

Chapter 4 · 3 min read

MÜCADELE

Chapter 4

AVUTMA

- kızım ben geçebilir miyim? Bu arada iki tane çocuk sana baktılar sonra gittiler belki tanıyorsundur. Haber vereyim dedim.

Bir an gözlerim yaşardı ağlamamak için kendimi çok zor tuttum. Teyzeye zar zor "burası neresi? " Diye sormayı başardım. Teyze:

- burası lale sokağı, niye sordun yoksa kayıp mı oldun?

Ben " Hayır bazı pisler beni bırakıp gitti, geri dönerim çok sağolun" teyzenin içine hiç sinmemişti. O da benimle geldi geri dönüş yolunda ve bana bir nasiyatta bulundu "sen hızlı güvenmişsin senin gibilere SAF denir kullanmışlarki seni unut onları unut onlardan iyileri var. DOĞA" dedi bir anda şaştım. Kadın benim ısimimı nereden biliyordu? Beni nereden tanıyordu ki? Sonra eve gittim. Yarın tatilin gelmesine son gündü. Telefonuma bakabildim. Güneş yazmıştı " Sen uyuyordun, bu yüzden uyandırmadık.keşke gelebilseydin..." Yazmıştı. Ne istiyordu bu kız ya çok sinir olmuştum. Bende yazdım.

- Yok siz zaten eğlenmişsinizdir ben sizin eğlencenizi bozardım.

- ıııı saçmalama biz sen uyuyosun diyee

- ya siz ne diyorsunuz ya bir insan uyuyor diye otobüste bırakılır mı? Tabii ben sizin gibi değilim yaa

- bizim gibi olup olmaman önemsiz seni seviyoruz

- YETER! Ben size artık kanmayacağım benim arkadaşım filan değilsin! Bana iyi gelmiyorsun anla anla!

- a-ama doğa...

- ne doğa ne!? Ne diyeceksen de ve hayatımdan çık!

- Bilerek değil seni üzmek istemedik.

- biliyormusun bilmem ama ben bu yaptığınızın üzerine daha da üzüldüm ama sen ne anlarsın ki?

herneyse muhabbetimi kesiyorum. Kendine iyi bakma.

- Peki, sen kendine iyi bak...

Konuşmanın orada kesilmesini sağladım.

Şu kelimeler döküldü ağzımdan

Ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim.

niye bilmiyorum annem beni yemeğe çağırmadı.babam geldi yanıma " Kızım bu günün nasıl geçti? " Dedi tamda günüydü ha bunu sormanın. Bende "kötü" Dedim. Babam "niye pamuğum?" Dedi bende"Beni satanlar oldu da." Dedim:

- Kimmiş bakalım onlar.

- Güneş ile mert sen tanımazsın, boşver benle yorma kafanı, eee sen nasılsınn?

- iyi işte bildiğin gibi

-tamam eee noldu

- aslında ben sana bir şey söylemek için gelmiştim...

- buyur baba ne oldu?

- biz...

- ne siz?

- annenle boşanmak istiyoruz, biliyorsun durumu...

- biliyorum şey, bu aslında benim için iyi bişey.

- nasıl iyi, yani şu şekilde soracağım bende mi annende mi kal-

tam soracaktı ki ben sözünü kesip cevap verdim

- tabii ki de sen, bunu bir de soruyorsun. Peki nerede kalacağız.

- oh benim canım kızım. Yani ev bizim benim babamın yani benim. taşınmayacağız. Annen taşınacak.

- Peki abim?

- sormadım, şimdi sormaya gideceğim.

- tamam, ben sana haber veririm.

Abimin cevabını aşşırı aşşırı merak ediyordum. Ama büyük ihtimal o da babam diyecekti.

Babam;

- koray oğlum, müsaitsen seninle bir şey konuşacağım.

- buyur baba.

- biz... Biz annenle boşanma kararı aldık.

- ne? Ciddi misin?

- evet ciddiyim kardeşine sordum bende kalmayı tercih etti. Ya sen?

Korayın gözleri dolu olmuştu. Ağlamaya başladı o kadar sesli ağlıyordu ki benim odama kadar sesi geldi.

Merak edip gittim. Ağzından şunlar döküldü.

- bu bu hiç iyi değil siz nası kabulleniyorsunuz beni düşünmüyor musunuz halimi görmüyor musunuz? Ya kazanamazsam ya yapamazsam psikolojik desteğe ihtiyacım var ve siz bana bunu söylüyorsunuz.anlamıyorum anlaşamıyorsanız niye evlendiniz niye doğurdu nüz bizi üzmek için mi?

Dedi hıçkırıklarını tutamamışcasına. Sonra devam etti;

- illa bir karar mı vermem gerekli?

- evet... Ama 1 yıl sonra 18 olacağın için istediğini yapacaksın... Bizi istemezsen.

Dedi babam oğlunun durumuna çok üzülmüştü benim bu kadar rahat olmam onun için

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.