Sabah yine alarmla uyandım. Hazırlandım. Kahvaltı yapmadım. Çünkü kantinden yiyecektim. Belki sizinde oluyordur, sabahları kahvaltı yapmak hiç istemiyorum. Okula erken gelmiştim.bu defa ben Güneş'i selamladım. Ona kantinde yiyeceğimi söyleyince
-aaa bu gün bende kahvaltı yapmadım.kantinden simit ayran peynir kombosu yapmaya var mısın?
Dedi serçe parmağını uzatarak. Bende elimi uzatarak
-VARIM!
Dedim sanırım biraz fazla bağırmıştım. Ellerimizi birleştirdik.kantine gittik.Bana demeyin ki peynirle ayran olur mu hiç? Aynı şey onlar. Bizim kombomuz bu. Sonuçta bunu her Denizlili yapıyordur bunu. Hemen aldık geçtik sıramıza muhabbet ederek. Yedik bi güzel. Sonra yanımıza Mert geldi
-Ş-şey merhaba
-merhaba mert
-selam mert!
-ıı benim sınıfa alışmam biraz zor oldu. O yüzden ilk sizinle konuşmak istedim. İyi insanlara benziyorsunuz yanımda oturan halil tam bir facia.
-mert sen onu eskiden görücektin.neyse tabiki arkadaş olalım. Güneş sen ne diyorsun?
-Tabii Mert yanlız kalmana izin vermeyiz. Gel bizimle takıl
Mert utanmıştı. Ben onun cesaretlenmesi için
-Hatta 3'lü grup olalım, çok iyi anlaşırız.
Dedim Güneş kulağıma fısırdadı:
-sanırım biraz utanıyor.
Dedi mert yanlış anlamış olmalı ki şöyle söyleyip gitti:
-tamam görüşürüz.
Dedi. Güneş bağırarak:
-hey nereye gidiyorsun, sadece utangaç olduğunu söyledim. Mert...
-Dur her zaman bana sakın davranmamı söylersin, illaki döner. Çaktın köfteyi?
-Çaktım köfteyi İİ
Dedik. Yine saçma salak ders işledik.2 tenefüs Mert'in yanına gittik ben konuşmaya başladım:
-mert niye yanımızdan öylece çekip gittin? Güneş sadece utangaç olduğunu söyledi. Değil mi Güneş?
-Evet mert niye yanlış anladın ki? Ben seni sevdim iyi çocuksun sen. İşte hep birlikte arkadaş olalım.
Mert kendini mutlu hissetmişti. Şöyle sordu
-gerçekten arkadaş mı olacağım sizinle? 3'lü grup mu olacağım? Size alıştım şimdiden.
Ben tüm sorularına cevap verdim:
-Mert bu kadar utangaç olma, cesur ol bende utangaçtım. Ama sonra Hayatıma neşe kaynağım olan Güneş girdi. Bak beni dinle sana da iyi gelecek.
Güneş bana gülümsedi:
Böyle olduğumu bilmiyordum. İnşallah sanada iyi gelirim mert. Tüm dertlerini tüm sıkıntılarını bana anlatabilirsin.her daim yanında olacağım. Dedi onada serçe parmağını uzattı mert karşılık verdi parmağını uzatarak:
-sonsuza dek...
Dedi.
O gün her tenefüste beraberdik üçümüz muhabbet ettik. Çıkışta mert lunaparka gitmeyi teklif etti. Ben
-hava biraz soğuk ama olsun.
güneş:
-olsun hem eğleniriz ben babama haber vereyim.
-bende anneme haber vereyim
Dedi. Güneş ve mert önden ben ise arkalarında durağa gidiyorduk. Biraz beni sattıklarını düşündüm. Ama öyle olamazdı. Güneş öyle bir insan değildi sonuçta, değilmi...
Durağa geldik oturduk. Otobüsü beklemeye başladık. İlk hangi oyuncağa bilsek diye tartışıyorlardı ONLAR.
Güneş sordu:
- sen niye bir şey söylemiyorsun doğa?
Ben ise "lunaparka hiç gitmedim o yüzden hiçbirini bilmiyorum" Demekle yetindim. Mert sordu:
- ne yani hiç mi gitmedin??
Dedi meraklı bir tavırla ben ise soluk bir sesle "hiç" Dedim mert şaşırmış görünüyordu. Onların güzel hayatları vardı benim ise tam bir facia. Aslında bilmiyordum, ne yapacağımı, gitmeli miydim, artık arkadaş olmayacağım ne olacaktı ki Diye geçirirken otobüs geldi mert ile güneş ikili bir koltuğa oturdular bende onların arkasında yaşlı bir teyzeyle oturdum. Kulaklığımı taktım şarkı dinlemeye başladım.
aklımdan ne geçti biliyor musunuz?
"keşke balık olsam his yok, acı yok, beyin yok, düşünce yok ,anca blup blup"
biran cidden balık olmak istedim🐟🐟
Gözlerim kapalıydı. Yanımdaki teyze beni uyandırmak için beni dürttü: