Skip to content

Kaien Protocol

Chapter 5 · 13 min read

Kaien Protocol

Chapter 5

Bölüm 5 — Şef Öldü, Sürü Kalmadı

[Sürü: 1/1]

Kaien dizlerinin üzerindeki gobline baktı.

Yaratığın sarı gözleri doğrudan ona çevrilmişti.

Bir dakika önce Hobgoblin Şefi'nin emri altında Ravelyn'e saldıran yaratıklardan biriydi.

Şimdi ise—

Kaien'in önünde diz çöküyordu.

Kendi isteğiyle değil.

Bunu hissedebiliyordu.

Zihninin arkasında ince, rahatsız edici bir baskı vardı.

Bir ip.

Hayır.

İpten daha fazlası.

Sanki karanlık bir odanın içerisinde başka bir varlığın nefes alışını duyabiliyordu.

Korku.

Öfke.

Kafa karışıklığı.

Hepsi goblinden geliyordu.

Kaien yavaşça nefes aldı.

Başını kaldır.

Goblin anında başını kaldırdı.

Kaien'in kalbi hızlandı.

Gerçekten çalışıyordu.

Hobgoblin Şefi'nin Sürü Hükümdarlığı artık ondaydı.

Eksik olsa bile.

Deren'in sesi geldi.

"Aren."

Kaien dönmedi.

"Hm?"

"Bu şeyi ne kadar süre öyle tutmayı düşünüyorsun?"

Kaien başını kaldırdı.

Deren yaklaşık dört metre ötede duruyordu.

Oduncu baltasının ağzı kan içindeydi.

Adam nefes nefese kalmış, kıyafetlerinin yarısı çamurla kaplanmıştı.

Yanında savaşa katılan iki köylü daha vardı.

Biri omzundan yaralanmıştı.

Diğeri Hobgoblin Şefi'nin daha önce fırlattığı adamı kontrol ediyordu.

Adam hâlâ yerdeydi.

Ama göğsü hareket ediyordu.

Yaşıyor.

Kaien bunu görünce biraz rahatladı.

Elira ise hemen yanındaydı.

Bakışları gobline kilitlenmişti.

Elinde artık taş yoktu.

Ama yerdeki kırık mızrağın bir parçasını almıştı.

Kaien nedense annesinin eline geçen her şeyi silaha çevirebildiğini düşünmeye başlamıştı.

"Emin değilim."

Deren kaşlarını çattı.

"Emin değil misin?"

"Yeni oldu."

Deren birkaç saniye ona baktı.

"Ne yeni oldu?"

Kaien cevap vermeden meydanın çevresinden hırıltılar yükseldi.

Hepsi aynı anda döndü.

Goblinler.

Kaien onları bir anlığına unutmuştu.

Büyük hata.

Hobgoblin Şefi'nin cesedinin çevresindeki meydanda hâlâ en az on beş goblin vardı.

Bir kısmı geri çekilmişti.

Ama kaçmamışlardı.

Bazıları yerde yatan şefe bakıyordu.

Bazıları Kaien'e.

Bazılarıysa onun önünde diz çöken gobline.

Silahlar tekrar kaldırıldı.

Deren öne geçti.

"Konuşmayı sonra yaparız."

Kaien'in önünde yeni bir pencere belirdi.

[Sürü bağlantısının kalıntıları hızla dağılmaktadır.]

[Tahmini kalan süre: 04:31]

Kaien gözlerini kıstı.

"Dört dakika ne için?"

Deren arkasına baktı.

"Ne?"

"Sen değil."

"Yine mi?"

Kaien pencereye odaklandı.

Dört dakika sonra ne olacak?

Bu kez cevap geldi.

[Hobgoblin Şefi'nin ölümünden kalan sürü bağı tamamen çökecektir.]

[Bağ çöktüğünde çevredeki goblinlerin davranışları bireysel içgüdülerine göre belirlenecektir.]

Kaien goblinlere baktı.

"Bu kötü."

Elira hemen sordu.

"Ne kötü?"

"Şef onları kontrol ediyordu."

"Bunu biliyoruz."

"Kontrol tamamen çözülmemiş."

Deren gözlerini goblinlere çevirdi.

"Ve çözülürse?"

Kaien omuz silkti.

"Kaçarlar."

"Kulağa kötü gelmiyor."

"Ya da saldırırlar."

Deren'in ifadesi değişti.

"İşte o kötü."

Goblinlerden biri bağırdı.

Başka biri cevap verdi.

Kaien anlamıyordu.

Ama önündeki goblin—

Birden gerildi.

Kaien bağı hissetti.

Korku.

Yoğun bir korku.

Goblin başını çevirdi.

Diğerlerine baktı.

Sonra geriye doğru gitmeye çalıştı.

Dur.

Anında dondu.

Kaien kaşlarını çattı.

Yaratık emre karşı koymaya çalışıyordu.

Bacakları hafifçe titredi.

Ama hareket edemedi.

[Bağlı hedef emre direniyor.]

[Geçici bağlantı gücü: %38]

"Yalnızca yüzde otuz sekiz mi?"

Deren sabrını kaybetmeye başladı.

"Aren, kiminle konuşuyorsun?"

"Uzun hikâye."

"Şu an kısa versiyonunu tercih ederim."

Kaien bir şey söyleyecekken goblinlerden biri ileri atıldı.

"Sağ!"

Deren bağırdı.

Goblin Kaien'e değil—

Önündeki bağlı gobline saldırıyordu.

Kaien düşünmeden emir verdi.

Kaç!

Goblin yana sıçradı.

Saldırganın paslı kılıcı boşluğu kesti.

Kaien'in gözleri büyüdü.

Emir neredeyse düşüncesiyle aynı anda gerçekleşmişti.

Soluna geç.

Bağlı goblin hareket etti.

Bıçağını al.

Yaratık yerde bıraktığı paslı bıçağa uzandı.

Diğer goblin tekrar saldırdı.

Eğil.

Bağlı goblin eğildi.

Kılıç başının üzerinden geçti.

Kaien artık ne yaptığını anlamaya başlamıştı.

Goblinin vücudunu doğrudan kontrol etmiyordu.

Daha çok—

Komut veriyordu.

Ve yaratık komutu nasıl gerçekleştireceğine kendisi karar veriyordu.

"Arkası!"

Elira bağırdı.

Başka bir goblin Kaien'e koşuyordu.

Kaien dönmeye çalıştı.

Yaralı bacağı yüzünden geç kaldı.

Elira önüne geçti.

Kırık mızrak parçasını iki eliyle tuttu.

"Anne!"

Goblin saldırdı.

Elira yana çekildi.

Paslı balta kolunu sıyırdı.

Kadın dişlerini sıktı.

Deren yetişti.

Oduncu baltasını goblinin omzuna indirdi.

Yaratık yere düştü.

Deren ikinci darbeyi vurdu.

Goblin hareketsiz kaldı.

Kaien'in önünde yazı belirdi.

[Goblin Yağmacı öldürüldü.]

[Öldürme katkınız: %0]

"Onu istemiyordum zaten."

Deren ona baktı.

"Ne istemiyordun?"

"Boş ver."

Kaien tekrar bağlı gobline döndü.

Yaratık hâlâ ilk saldırganla dövüşüyordu.

Daha küçüktü.

Zayıftı.

Ama Kaien'in emirleri sayesinde saldırıları önceden görmüş gibi hareket ediyordu.

Geri çekil.

Bir adım.

Sağa.

Kılıç boşa gitti.

Şimdi saldır.

Bağlı goblin bıçağını karşısındakinin karnına sapladı.

Goblin çığlık attı.

Ama ölmedi.

Bağlı goblin tekrar saldırmak istedi.

Kaien durdu.

Bir anlık tereddüt.

Sonra—

Bitir.

Bıçak yaratığın boğazına girdi.

Goblin çöktü.

Kaien'in önünde altın yazılar belirdi.

[Bağlı biriminiz Goblin Yağmacı öldürdü.]

[Sürü öldürmesi kaydedildi.]

Kaien'in dikkati tamamen pencereye kaydı.

Sürü öldürmesi?

Yeni satır açıldı.

[Efendi katkısı: %31]

Kaien'in gözleri büyüdü.

"Bu..."

Deren arkasından bağırdı.

"Aren!"

Kaien başını kaldırdı.

Diğer goblinler hareketleniyordu.

Üçü kaçıyordu.

Dördü ise onlara doğru gelmeye başlamıştı.

Kalanlar kararsızdı.

Kaien dişlerini sıktı.

Sonra inceleriz.

"Duvara çekilin!"

Deren tereddüt etmedi.

"Şuraya!"

Meydanın kenarındaki yarı yıkılmış taş eve doğru ilerlediler.

Açıkta kalırlarsa çevrelenebilirlerdi.

Kaien aksayarak Elira'nın yanında hareket etti.

Bağlı goblin de onları takip etti.

Kaien ona emir vermemişti.

Bu detayı fark etti.

Beni kendiliğinden takip ediyor.

Hayır.

Tam olarak değildi.

Bağdan gelen şeyi hissetti.

Goblin kaçmak istiyordu.

Ama bağ, Kaien'den belirli bir mesafeden fazla uzaklaşmasını engelliyordu.

[Geçici bağlı birim maksimum menzili: 34 metre]

"Çok kullanışlısın."

Deren yine duydu.

"Kime söylüyorsun?"

"Sorma."

"Artık sormuyorum."

Beşi—

Kaien.

Elira.

Deren.

Ayakta kalabilen iki köylü.

Ve bağlı goblin.

Yarı yıkılmış taş evin önünde toplandılar.

Yerde kalan yaralı köylüyü de diğer adam sürükleyerek getirmişti.

Yedi goblin karşılarında durdu.

Kaien hızlıca seviyelere baktı.

[Goblin Yağmacı — Seviye 2]

[Goblin Yağmacı — Seviye 2]

[Goblin Avcısı — Seviye 4]

[Goblin Yağmacı — Seviye 3]

Diğerleri bir ve iki seviyedeydi.

Bir saat önce bunları gördüğünde panikleyebilirdi.

Şimdi?

Hâlâ korkuyordu.

Ama artık neye baktığını biliyordu.

"Avcı olan arkada."

Deren kaşlarını çattı.

"Hangisi avcı?"

Kaien ortadaki ince goblini gösterdi.

"Yaylı olan."

"Onu önce mi?"

"Evet."

Deren başını salladı.

"Sen nereden biliyorsun?"

Kaien durdu.

"Sonra."

"Her şey sonra."

"Hayatta kalırsak anlatırım."

Bu cevap Deren'i tatmin etmemişti.

Ama yeterli olmuştu.

Goblin Avcısı yayını kaldırdı.

Kaien hemen:

"Kalkan!"

"Kalkanımız yok!"

"Fark ettim."

Ok fırladı.

Kaien yana çekildi.

Ama hedef o değildi.

Ok bağlı gobline doğru gidiyordu.

Yat!

Goblin kendini yere attı.

Ok arkasındaki taş duvara çarptı.

Kaien'in kaşları kalktı.

"Neden onu hedefliyorlar?"

Bağlı goblin yerden kalktı.

Diğer goblinlere baktı.

Hırladı.

Karşı taraftan daha yüksek bir bağırış geldi.

Kaien hiçbir kelimeyi anlamıyordu.

Ama bağ üzerinden—

Utanç.

Korku.

Öfke.

Bir şeyi kavradı.

"Onu hain olarak görüyorlar."

Elira ona baktı.

"Nereden biliyorsun?"

Kaien gobline baktı.

"Sanırım hissedebiliyorum."

Bu cevap sessizlik yarattı.

Elira'nın yüzü değişti.

Ama yine konuşacak zaman yoktu.

Goblinler hücum etti.

"Geliyorlar!"

Deren öne çıktı.

İlk goblin baltasını savurdu.

Deren darbeyi kendi baltasının sapıyla karşıladı.

İkinci goblin yan taraftan girmeye çalıştı.

Kaien bağlı gobline emir verdi.

Onu durdur.

Yaratık saldırdı.

İki bıçak çarpıştı.

Kaien'in yanında duran köylü elindeki küreği üçüncü goblinin yüzüne savurdu.

ÇAT!

Yaratık sendeledi.

Elira kırık mızrağı göğsüne sapladı.

Kaien annesine baktı.

Kadın mızrağı çekti.

Goblin yere düştü.

Elira'nın elleri titriyordu.

Ama geri çekilmedi.

Bir daha ona taş konusunda gülersem hak ediyorum.

Ok sesi.

Kaien başını çevirdi.

Avcı tekrar ateş etmişti.

Bu kez ok Deren'in omzuna saplandı.

"AH!"

Deren geriye sendeledi.

"Deren!"

"İyiyim!"

İyi görünmüyordu.

Kaien yere baktı.

Kırılmış Hobgoblin baltasının küçük metal parçalarından biri çamurdaydı.

Hayır.

Çok uzaktaydı.

Bir taş.

Elira'nın yöntemi.

Kaien yerden taş aldı.

"Şimdi seni daha iyi anlıyorum."

Elira nefes nefese baktı.

"Ne?"

Kaien taşı Avcı'ya fırlattı.

Yetişmedi.

Taş yaklaşık yarı yolda düştü.

Kaien bir an sessiz kaldı.

Elira bütün savaşın ortasında bile ona öyle bir baktı ki—

Kaien kendini savunmak zorunda hissetti.

"Sen nasıl vuruyordun?"

"Yakından!"

"Önemli bir ayrıntı."

Avcı üçüncü oku hazırladı.

Kaien çevreye baktı.

Bağlı goblin.

Avcı.

Yaratığa hedefi gösterdi.

Git.

Goblin tereddüt etti.

Önünde başka bir goblin vardı.

Kaien bağlantıyı zorladı.

Git!

[Emir baskısı yükseltildi.]

Bağlı goblin aniden yanındaki yaratığın saldırısının altından geçti.

Dört ayak üzerinde birkaç adım koştu.

Sonra ayağa kalktı.

Avcı bunu gördü.

Yayını ona çevirdi.

Sağ.

Ok uçtu.

Goblin yana sıçradı.

Ok kaçtı.

Yaklaş.

Avcı geri çekilmeye başladı.

Bağlı goblin hızlandı.

Aralarındaki mesafe kapandı.

Avcı yayı bırakıp kısa bıçağını çekti.

İkisi çarpıştı.

Kaien gözlerini onlardan ayırmadı.

Sol tarafı açık.

Goblin sola geçti.

Avcı döndü.

Bacağı.

Bıçak uyluğuna girdi.

Avcı çığlık attı.

Bağlı goblin üzerine çıktı.

Bir kez bıçakladı.

İki.

Üç.

Avcı hareketsiz kaldı.

[Bağlı biriminiz Goblin Avcısı öldürdü.]

[Efendi katkısı: %42]

[Miras elde etme ihtimali hesaplanıyor...]

Kaien'in nefesi kesildi.

Şimdi mi?

[Başarılı.]

Üç seçenek belirdi.

[Çeviklik +1 — Sıradan]

[Keskin Görüş — Yaygın]

[Kısa Yay Kullanımı — Yaygın]

Kaien savaşın ortasında birkaç saniyelik bir karar vermek zorundaydı.

Çeviklik.

İşine yarardı.

Özellikle yaralı bacağı iyileştiğinde.

Ama Keskin Görüş?

Avcı uzaktan hedef vurabiliyordu.

Kaien ileride sürüyü yönetecekse çevreyi daha iyi görebilmek önemli olabilirdi.

Kısa Yay Kullanımı ise doğrudan savaş yeteneğiydi.

Ama yay bile yoktu.

Keskin Görüş.

[Keskin Görüş seçildi.]

Kaien'in gözlerinin arkasında ani bir sıcaklık oluştu.

Gözlerini kapattı.

Tekrar açtığında—

Dünya biraz değişmişti.

Hayır.

Daha renkli değildi.

Ama detaylar...

Deren'in omzundaki okun tüylerini görebiliyordu.

Yaklaşık yirmi metre uzaktaki goblinin dudağındaki kesiği.

Yanmış evin çatısındaki çatlağı.

"Vay canına."

"Aren!"

Kaien tekrar savaşa döndü.

Kalan goblinlerden biri kaçmaya başlamıştı.

Bir başkası da onu takip etti.

İkisi öldürülmüştü.

Avcı ölmüştü.

Geriye—

Üç.

Üç goblin birbirine baktı.

Şefin emri yoktu.

Avcı ölmüştü.

Diğerleri kaçıyordu.

İçlerinden biri yavaşça geri çekildi.

Deren baltasını kaldırdı.

"Peşlerinden—"

"Hayır."

Kaien durdurdu.

Deren ona baktı.

"Ne?"

"Bırak."

"Niye?"

"Yorgunuz."

Bu yeterli sebepti.

Deren yaralıydı.

Elira tükenmişti.

İki köylüden biri ayakta zor duruyordu.

Kaien'in kendisi zaten mucizevi şekilde hâlâ bilinçliydi.

"Kaçıyorlarsa bırak."

Deren birkaç saniye tereddüt etti.

Sonunda baltasını indirdi.

Üç goblin yavaşça geri çekildi.

Sonra dönüp koşmaya başladı.

Kaien onları izledi.

Keskin Görüş sayesinde karanlığa yaklaşan sokakta eskisinden çok daha uzun süre seçebiliyordu.

Yaratıklar bir evin arkasında kayboldu.

Meydan sessizleşti.

Bu kez gerçek bir sessizlik değildi.

Uzakta hâlâ bağırışlar vardı.

Yangının çıtırtısı.

Bir yerlerde ağlayan insanlar.

Ve köyün başka taraflarında hâlâ goblin sesleri.

Savaş bitmemişti.

Sadece burada durmuştu.

Kaien bunu biliyordu.

"Ne kadar kaldı?"

Pencereye baktı.

[Sürü bağı tamamen çözülmesine kalan süre: 01:07]

Bir dakika.

Kaien önündeki bağlı gobline baktı.

Yaratık Avcı'nın cesedinin yanında duruyordu.

Omuzları inip kalkıyordu.

Kan içindeydi.

Kendi kanı mı, diğerlerinin mi Kaien bilmiyordu.

Buraya gel.

Goblin döndü.

Kaien'e doğru yürüdü.

Deren baltasını biraz kaldırdı.

"Rahat."

Kaien söyledi.

"Kontrolümde."

"Şu an."

Deren'in vurgusu Kaien'in dikkatini çekti.

"Haklısın."

Geçici bağlantıydı.

Ve sistem sürekli kalan süreden bahsediyordu.

Kaien zihninden sordu.

Bu goblinle bağlantım da mı bitecek?

[Hayır.]

Kaien rahatladı.

O zaman ne bitecek?

[Eski sürünün kolektif bağı.]

[Bundan sonra bağsız goblinler artık eski şefin sürüsüne ait kabul edilmeyecektir.]

Kaien düşündü.

Peki benim bağlı goblinim?

[Yeni sürünüzün ilk üyesidir.]

Kaien'in gözleri kısıldı.

Ama Sürü Hükümdarlığı tamamlanmadı.

[Doğru.]

O zaman benim sürüm nasıl var?

[Çekirdeksiz geçici sürü.]

Farkı?

Bir dizi yeni yazı açıldı.

[Çekirdeksiz sürü sınırlamaları:]

[Kapasite: 1]

[Bağ menzili düşük.]

[Emir direnci yüksek.]

[Gelişmiş sürü işlevleri kullanılamaz.]

[Yeni kalıcı birim eklenemez.]

Kaien son satıra baktı.

İşte sorun.

Tek goblin.

Bir tane.

Hobgoblin Şefi onlarcasını yönetebiliyordu.

Kaien'in kendi Hüküm Çekirdeğini oluşturması gerekiyordu.

"Kristal."

Deren sordu.

"Ne?"

"Şefin alnındaki kristal parçaları."

Kaien meydanın ortasını gösterdi.

"Onları toplamamız gerekiyor."

Deren'in yüzü şaşkınlığa döndü.

"Şimdi mi?"

"Şimdi."

"Başka goblinler hâlâ köyde."

"Tam da bu yüzden şimdi."

Kaien ayağa kalkmaya çalıştı.

Bacağına yük verdiği anda yüzü buruştu.

Elira kolundan tuttu.

"Sen hiçbir yere gitmiyorsun."

"Şurada."

Kaien yaklaşık on metre ilerideki cesedi gösterdi.

"Yalnızca şuraya."

"Yürüyemiyorsun."

"Tek ayakla yürüyebiliyorum."

"Bu yürümek sayılmaz."

Deren iç çekti.

"Ben alırım."

Kaien ona baktı.

"Kristalin hepsini."

"Ne işe yarıyor?"

"Bilmiyorum."

Deren durdu.

"Bilmediğin bir şey için mi?"

"Önemli olduğunu biliyorum."

"Nasıl?"

Kaien cevap vermedi.

Deren ellerini iki yana açtı.

"Tabii. Sonra."

Kaien hafifçe gülümsedi.

"Çabuk öğreniyorsun."

Deren Hobgoblin Şefi'nin cesedine yöneldi.

Kaien ise bağlı gobline baktı.

Yaratık kendisine bakıyordu.

Sarı gözlerinde korku hâlâ vardı.

Ama artık başka bir şey de bulunuyordu.

Yorgunluk.

Kaien ona baktığında sistem penceresi belirdi.

[Bağlı Birim]

[Goblin Yağmacı]

[Seviye: 2]

[Durum: Yaralı / Bitkin]

[Sadakat: —]

Kaien son satıra takıldı.

Sadakat neden boş?

[Geçici hüküm ile bağlanan birimlerde sadakat hesaplanamaz.]

Çünkü zorla kontrol ediyorum.

Sistem cevap vermedi.

Ama Kaien cevabı biliyordu.

Gobline baktı.

"Adın var mı?"

Yaratık tepki vermedi.

Kaien eliyle kendini gösterdi.

"Aren."

Bir an durdu.

Bu ismi söylerken hâlâ garip hissediyordu.

Sonra goblini gösterdi.

"Sen?"

Goblin anlamadı.

Kaien tekrar yaptı.

"Aren."

Göğsüne dokundu.

Sonra yaratığa işaret etti.

Goblin başını yana eğdi.

Kaien üçüncü kez denedi.

"Aren."

Kendisini işaret etti.

"Sen?"

Goblinin sarı gözlerinde belli belirsiz bir anlayış oluştu.

Göğsüne vurdu.

"Grik."

Kaien durdu.

"Grik?"

Goblin tekrar göğsüne vurdu.

"Grik."

Sistem penceresi değişti.

[Bağlı Birim: Grik]

Kaien istemsizce gülümsedi.

"Demek adın var."

Grik hiçbir şey söylemedi.

Ama bağlantıdan küçük bir şey geçti.

Korku hâlâ oradaydı.

Fakat yanında kısa bir merak dalgası vardı.

Kaien tam bir şey söyleyecekken—

[Eski sürü bağlantısı sona erdi.]

Bütün goblinlerin sesi aynı anda kesildi.

Kaien başını kaldırdı.

Köyün farklı noktalarından haykırışlar geldi.

Ama bu kez farklıydılar.

Düzensiz.

Birbirinden kopuk.

Bazıları öfkeliydi.

Bazıları korkmuş gibiydi.

Bir grup goblin kuzeye doğru koşmaya başladı.

İki tanesi meydanın uzak tarafında birbirine saldırdı.

Bir başkası tek başına ormana doğru kaçtı.

Şef gerçekten gitmişti.

Artık bir sürü değillerdi.

Kaien bunu ilk kez açıkça görebiliyordu.

Deren kristal parçalarını toplarken durdu.

"Ne oluyor?"

"Dağılıyorlar."

"Bu iyi mi?"

Kaien köye baktı.

"Sanırım."

Ama sonra Keskin Görüş sayesinde uzakta bir şey fark etti.

Kuzey yolunda.

Üç goblin yan yana koşuyordu.

Arkalarında dört tane daha.

Sonra iki tane.

Hepsi aynı yöne gidiyordu.

Kaien kaşlarını çattı.

Dağılmıyorlardı.

En azından hepsi değil.

Bir kısmı—

Bir yere gidiyordu.

Grik de onları gördü.

Bir anda vücudu gerildi.

Bağ üzerinden güçlü bir korku Kaien'e vurdu.

Kaien ona döndü.

"Ne?"

Grik kuzeyi gösterdi.

"Gra..."

Sesi titredi.

"Graakh."

Kaien anlamadı.

"Ne?"

Grik aynı kelimeyi daha yüksek söyledi.

"Graakh!"

Sonra boynunu eğdi.

Bir eliyle kafasının üzerinde bir şey taklit etti.

Boynuz mu?

Taç mı?

Kaien'in önünde sistem penceresi belirdi.

[Bilinmeyen goblin kelimesi tespit edildi.]

[Bağlam analizi yetersiz.]

"Çok yardımcı oldun."

Grik kuzeyi işaret etmeye devam ediyordu.

Ve korkuyordu.

Hobgoblin Şefi'nden daha mı çok?

Kaien'in yüzündeki gülümseme kayboldu.

Deren elinde kırmızı kristal parçalarıyla geri geldi.

"Tamam. Hepsi burada sanırım."

Kaien parçaları aldı.

Avucundaki kırmızı kristal çok hafif titreşti.

[Kırık Hüküm Kristali elde edildi.]

[Mana bütünlüğü: %34]

[Hüküm Çekirdeği oluşturmak için kullanılabilir.]

Kaien rahatlayacakken yeni bir bildirim çıktı.

[Uyarı.]

[Yakın çevrede ikinci bir sürü otoritesi tespit edildi.]

Kaien dondu.

Yavaşça kuzeye baktı.

Deren yüzündeki değişikliği gördü.

"Ne oldu?"

Kaien cevap vermedi.

Yeni satırlar açılıyordu.

[Kaynak mesafesi hesaplanıyor...]

[Yaklaşık 2,8 kilometre.]

[Otorite seviyesi: Bilinmiyor.]

[Mevcut Hüküm Çekirdeğiniz bulunmadığından temas önerilmez.]

Kaien'in bakışları Grik'e kaydı.

Goblin kuzeye bakarken titriyordu.

Kaien sonunda parçaları birleştirdi.

Ravelyn'e saldıran goblinler—

Belki de burada yaşayan tek sürü değildi.

Hatta Hobgoblin Şefi...

En güçlüleri bile olmayabilirdi.

Kaien sessizce sordu:

"Grik."

Goblin ona döndü.

Kaien kuzeyi işaret etti.

Sonra ölü Hobgoblin Şefi'ni.

Ardından tekrar kuzeyi.

"Daha büyük?"

Grik birkaç saniye anlamadı.

Kaien ellerini kullanarak şefi gösterdi.

Sonra ellerini daha da yukarı kaldırdı.

"Büyük."

Kuzeyi işaret etti.

"Daha büyük?"

Grik'in yüzü değişti.

Yavaşça başını salladı.

Kaien'in midesi düştü.

Deren de hareketi anlamıştı.

"Bu hiç hoşuma gitmedi."

Kaien de aynı fikirdeydi.

Bu dünyaya geleli yalnızca birkaç saat olmuştu.

Bir Hobgoblin Şefi öldürmüştü.

Bir goblini kendisine bağlamıştı.

Ve henüz Ravelyn'deki savaş bile tamamen sona ermemişti.

Ama görünüşe göre ormanın içerisinde—

Daha büyük bir şey onları bekliyordu.

Kaien avucundaki kırılmış Hüküm Kristali'ni sıktı.

[Yeni Öncelik Belirlendi.]

[Hüküm Çekirdeği oluştur.]

Altında ikinci bir satır belirdi.

[İkinci sürü otoritesiyle karşılaşmadan önce güçlen.]

Kaien kuzeydeki karanlık ağaçlara baktı.

"Tamam."

Deren ona baktı.

"Ne tamam?"

Kaien kırmızı kristali kaldırdı.

"Sanırım önce bunu nasıl kullanacağımızı öğrenmemiz gerekiyor."

Ardından meydandaki cesetlere, yaralılara ve uzakta hâlâ devam eden çatışmanın seslerine baktı.

"Ama önce..."

Bir insan çığlığı köyün doğusundan yükseldi.

Kaien'in yüzü sertleşti.

"...köyde hâlâ hayatta olanları bulacağız."

Grik'e baktı.

Benimle gel.

Goblin paslı bıçağını aldı.

Kaien'in yanına geçti.

Deren baltasını omzuna koydu.

Elira kırık mızrağı daha sıkı kavradı.

Ve dört insan ile bir goblin—

Henüz bitmemiş savaşın içine doğru yürümeye başladı.

[Bölüm Sonu]

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.