Sabah uyandım saat 5.30'du . Bugün maç günü. Oyüzden erken kalktım. Hemen kendime bir kahve hazırlayıp kendime geldim. Annemle babam işteydiler o yüzden evde tektim. Telefonumu elime aldım ve biraz sosyal medyada dolaştım. Sonra kendime kahvaltı hazırlamak için mutfağa doğru ilerledim. Kahvaltı yapmaktan pek hoşlanmıyorum ama bugün maç olduğu için antrenörümün attığı yemek listesindeki kahvaltıyı hazırlamaya başladım. En az üç tane haşlanmış yumurta diyordu. Cüşşş kıtlıktanmı çıktık sanki. Kahvaltıyı hazırladım ve yemek masasına oturup yemeye başladım. İlerde sporcu olma hayalim vardı. İnşallah başarıcam. Bir anda dalmış ve sporcu olduğum zamanın hayallerini kurmaya başlamıştım. Bir anda telefonuma gelen bildirimin ardından irkildim ve telefonu elime alıp bildirime baktım. Bildirim yağızdandı.
Yağız:
10 dk ya hazır ol.
Kumsal:
Neden???
Yağız:
Görüldü
Hem nedenini söylemedi hemde görüldü attı. Neyse gelince anlaşılır derdi.
Üzerime siyah crop onun altına siyah kargo pantolon giydim. Bugün derslere girmicektik. Çantama parfüm toka maç kıyafetleri yedek kıyafet ıslak medil vb şeyler aldım. Hazırlandıktan sonra çıktım. Kıyafetlerimin altına siyah Converse giydim. Kapıyı açtım ve dışarı çıktım. Dışarda arabanın önünde yağız vardı. Beni almaya gelmişti.
Yağız :
E hadi be kızım ağaç olduk burda nerde kaldın.
Kumsal:
Özür dilerim hazırlanmak uzun sürdü .
Yagiz:
Kural 1:Hiçbir suçun olmadığı halde kimseden özür dileme.
Kumsal:
N-ne anlamadım
Yağız hafif yandan bir sırıtış bıraktı . Arabaya bindik ve ilerlemeye başladık hafif yağmur yağıyordu. Ben üzerime ceket almayı unutmuştum biraz üşümeye başlamıştım. Yağız bunu anlamış olmalı ki arabanın klimasını açtı.
Yağız:
Üşütüp hasta olmanı istemem. Sonra maçlara falan katılamazsın.
Bende hafif sırıttım. Okulun önüne gelmiştik bile. Hemen az ileride can ve Aleyna vardı.
Aleyna:
Ooo hoşgeldiniz.
Kumsal:
Hoşbulduk.
Aleyna :
Kuzum sen böyle üşümüyonmu
Kumsal:
Ay üşüdüm aslında.
Yağız hemen ceketini çıkarıp bana uzattı. Ona doğru baktım. 3-4 saniye göz göze geldik. Gözleri çok güzeldi. Toprak gibi. Ben ise onun toprak gözlerinde yeşeren bir fidan...
Evet ondan hoşlanıyorum...
Bir ders geçmişti bile. Çok heyecanlıydım. İkinci dersin yarısına gelmiştik son 19 dk falan vardı. Karnım açıkmıştı ama maçtan önce ağır şeyler yemem yasaktı. Oyüzden yanımda getirdiğim elmadan yedim. Dördümüzde derse girmemiştik.
Ders bitmişti. Hemen arabaya binip maçın yapılacağı alana doğru yol aldık. Bütün takım bir otobüsteydik . Can , Aleyna ve yağız arkadan geliceklerdi.
Bir süre sonra maç yapılacak salonu gördük ve iki dakika sonra indik. Hemen soyunma odasına gidip takımdakılerle giyindik ve resim çekindik.
Daha sonra antrenörümüzün yanın yani tribüne gittik başka bir okulun maçı vardı son birkaç sayı kalmıştı. Heyecanım kat kat artmıştı. Bir kaç dakika sonra aleynalarda geldi. Diğer okulun maçı bitmişti. Hemen geçip maç öncesi ısınma hareketlerini yaptık. Maçın başlamasına dakikalar vardı.
Veee hakemin düdüğü çalması ile maç başladı. Arkadan gelen tezahüratların sesi ile düdük bir kez daha çaldı. İlk sayıyı biz almıştık. 1-0 öndeydik.
Bir düdük daha çaldı. O an skora baktım ve...ve ilk seti biz kazanmıştık.
Arkadan can ın sesini duydum
"Yürü be aslanım" "helal lan Yusuf'i"
Sevinçle antrenörümün yanına gittik. Bize hatalarımızı söyledi ve tebrik etti. Sıra ikinci setteydi.
Düdüğün çalması ile maç başladı. Top karşı taraftaydı. Servisi kullandı ve top filede kaldı. Sayı bizdeydi. Servisi ben kullanıcaktım. Çok gergin bir andı. Elimle topu yukarı attım ve sanki topa Osmanlı tokadı vurur gibi vurdum. Top karşı tarafa doğru gitti. Kız topu karşılamak için öne geldi. Topa vurdu ve top dışarda. Tam tekrardan servis kullanacağım sırada seyircilerden 3'ünün kapıdan içeri doğru girdiğini gördüm. Ama hiç iyi değillerdi. Çok gariplerdi. Ve arkasından onlarca insan daha girdi içeri. Bu bir facia idi. Kolumdan birinin beni çekip bir yere götürmesi ile sadece koşar adımlarla yürüyebilmiştim. Ve bir odaya gelince beni buraya getiren kişilerin can Aleyna ve yağız olduğunu anlamıştım. Ne olduğunu sorar gibi bir yüz ifadesi bırakmıştım .
Yağız:
Evet şuan şoktasın ve ne olduğunu anlamaya çalışıyorsun. En son aldığımız habere göre dünyada bir zombi salgını çıkmış. Şuan en güvenli yer burası. O yüzden burda kalmamız lazım.
Kumsal:
Nasıl yani herşey şuan mı gerçekleşti.
Aleyna:
Hayır herşey birkaç gün önce oluştu ama kimse fark etmedi sadece.
Korkuyorum, korkuyordum,korkuyorlardı. Hepimiz korkuyorduk. Bu pislik virüsten nasıl kurtulucaktık. Ne kadar burda ka
lıcaktık. Ölücekmiydik. Yada hangimiz ölücekti. Düşüncesi bile çok kötü.