تخطٍ إلى المحتوى

Tek Yön

الفصل 2 · قراءة 5 دقيقة

Tek Yön

الفصل 2

Bölüm 2

Alarmın sesiyle uyandığımda sabah olmuştu. Artık okula gitmeliydim. Hemen kalkıp hazırlandım ve birşeyler atıştırıp dışarı çıktım. Telefondan haritaları açıp okulun yerini aradım. Okul bana pek uzak değildi. Yürüyüş mesafesiyle yirmi üç dakika kadar birşey sürebilirdi. Ama ben bu gün ilk olduğu için taksiyi tercih ettim. Taksiciye gideceğimiz yeri söyleyip yola çıktım. Okula vardığımda sadece on iki dakika sürmüştü. Kafamı kaldırıp okula baktığımda resmen büyülendim. Okul kocamandı eski görünümlü taş duvar okulu bir şato gibi gösteriyordu. Okulun içini görmek için sabırsızlanıyordum hemen içeri girip okulu gezdim. İçerisi de dışarısı gibi mükemmeldi. Artık okul sahibi ile görüşmeliydim. Bir öğrenciye sordum bana üçüncü katın sağ tarafında olduğunu söyledi. Hemen yukarı çıktım ve okul sahibinin odasının önüne gittim kapının üstünde"Okul Sahibi Andrew Garfield" yazıyordu. Kapıyı tıklatıp içeri girdim. Oda kocamandı, karşımda beklediğim tombul, kısa ve gözlüklü bir adam yerine onun tam tersi fit, uzun ve yakışıklı bir adam vardı. Adam bana çok kibar bir şekilde "Buyrun ne için gelmiştiniz? " diye sordu. İlk başta biraz heycanlandım, sonra hemen kendimi toparlayıp ne için geldiğimi anlatmaya başladım. Adam bana okulun özelliklerini anlattı. Okul anlatığına göre muhteşemdi. Sonra içeriye bir adam geldi. Okulun rehberlik öğretmeniymiş. Adı "Rian Bulue" muş. Çok iyi bir adama benziyordu. Beni tebrik edip yeni sınıfıma götürdü. İçeriye girdiğimde kocaman bir sınıfla karşılaştım çok güzeldi. Rehber hocası beni tanıtınca arkada bir gurup kız sırıtıp bana dik dik baktılar bu beni huzursuz etmişti. Sonra hoca beni önden üçüncü sıraya oturttu burası gayet rahat ve güzeldi. İçeriye başka bir hoca girdi. Uzun boylu ve siyah saçlı bir hocaydı. Masasına geçip kendini tanıttı adı"Genie Moly"di. Biyoloji hocasıydı biraz sinirliydi ama iyi birine benziyordu. Ben hocayı dinlerken arkadaki kız gurubu bana bakıp konuşuyolardı. Aralarında çok süslü bir kız vardı. Sakız çiğniyordu, bana doğru sakızı şişirip patlatıyordu. Bu sinir bozucuydu yanındakilerde buna gülüyolardı. Bu durum beni bunaltmıştı. Bian önce dışarı çıkıp hava almak istiyordum. Zilin çalmasını bekledim, bu biraz uzun sürsede sonunda zil çalmıştı. Kendimi hemen dışarı attım. Dışarıda çok güzel bir hava vardı. Ben dışarı çıktıktan bi kaç dakika sonra o kız gurubu dışarı çıktı. En önde iki tane kız vardı, biri sakız çiğneyen yanındaki de siyah saçlı iki topuz yapmış bir kızdı. Arkalarında onların peşinden gelen üç tane kız vardı. Beşide birbirinden gıcıktı. Dışarıda tek başına olmak biraz sıkıcıydı. Bir arkadaşa ihtiyacım vardı. Ama bu okulda bu biraz zor olabilirdi. Günüm hep böyle geçti. Taksiye bindim, eve geldiğimde kendimi hemen koltuğun üstüne attım. Çok yorgundum ama saat hâla çok erkendi. Biraz uzandıktan sonra kalkıp kıyafetlerimi değiştirdim. Rahat bir eşofman giydim ve bir şeyler atıştırdım. Sonra telefondan okulun hesabına girdim ordanda okul sahibinin hesabına girdim ve gözüme bir fotoraf çarptı o gıcık kız okul sahibinin kızıymış ve adıda"Chole Venesa" ymış, demek ki o yüzden böyle havalıydı fotoraflarda da gıcıktı öylece internette gezerken dalmıştım. Saate baktığımda geç olmuştu. Uyumam gerekiyordu nede olsa beni yeni bir gün bekliyordu.

.・。.・゜✭・

Alarmın sesiyle uyandım, tam vaktinde uyanmıştım. Yüz üstü uyuduğum için gözlerim bulanmıştı önümü göremiyodum. Sanki yorgan beni kendine çekiyordu. Tam yatağa uzanacaktım ki aklıma okul geldi. Hemen yataktan doğruldum terliklerimi giydim ve banyoya gittim. Elimi ve yüzümü yıkadım gözlerim anca açılmıştı. Haemen kıyafetlerimi değiştirip birşeyler atıştırmak için mutfağa gittim. Elimden geldiğince hızlı bir kahvaltı yaptım ve kendimi hemen dışarı attım. Şansa hemen bir taksi geldi gidip taksiye bindim, sonunda yola çıkmıştım. Okula girdiğim gibi sınıfa koştum yerime geçtiğimde fazla geç kalmadığımı farkettim. Nefes nefese kalmıştım bir yudum su içtim. Sonra nefes alışverişim düzelmişti, bu gün yani bir hocayla tanışacaktım ki düşünmemle hocanın gelmesi bir oldu. İçeriye uzun ve genç bir adam girdi. Elindeki kitaplardan anladığım kadarıyla geometri hocasıydı. Ama dikkatimi bir şey çekmişti hoca içeriye girdiğinden beri Clohe hep saçını ve kıyafetlerini düzeltiyordu. Diğer hocalar varken böyle değildi, hocanın konuşmasıyla birlikte hemen dikkatimi toparladım. Ve hocayı dinlemeye başladım adı"Peter Dety"di.Düşündüğüm gibi gençti yaşı otuz üç'tü buradaki diğer hocalara kıyasla baya genç bir adamdı komik ve saygılı birine benziyordu. Ben bunları düşünürken zaman hızla akıp geçmişti. Zil çalıyordu ayağa kalkıp dışarı çıktım bu uzun koridorda yürürken öğrencilerin bir yere toplandıklarını gördüm hızla yanlarına gittim. Bir afişe bakıyorlardı, afişi okudum. Yazanları görünce donup kaldım, tam bir sevinç çığlığı atıcakken ağzımı kapattım. Ama hâla çok heyecanlıydım afişte bir hafta sonra ilk dönemi kutlamak amacıyla Billie Eilish'ın konser vereceği yazıyordu. Benim hayran olduğum kadın buraya konser vermeye geliyordu. Hemen bilgileri alıp sınıfa geçtim yerimde duramayıp sırada sallanıyordum. Ben konserin hayallerini kurarken içeriye bir hoca girdi. Baya uzun boyu bir yana tarzı çok özgün ve şıktı. Giydiği ince deri iplerden oluşan bir kazak. Kazağın altında ise beyaz bir tişört vardı. Siyah ve beyaz olan ayakkabısının üzerindeki hafif dar kot onu çok çekici göstermişti. İlk defa bir erkekte böyle bir kombin görüyordum,tuhaf ama şıktı. Sıraların arasında dolaşarak kendini tanıtıyordu adı"Taylor Cray" dı. Tamda adı gibi çekiciydi kendimi hocaya öyle bir kaptırmış-

tım ki beni çağırdığını fark etmemiştim. Kafamı kaldırıp etrafıma baktığımda herkes bana bakıyordu. Hoca tekrar"Evet, küçük han- ım adınız neydi? "aman tanrım sesi çok iyidi. Hemenkendimi toplayıp bir defa öksürdüm. Bukadar hazırlanmama rahmen, sadece" Merhaba"diyebildim.Off çok utanç vericiydi, bana bakarak gülümsedi ve"Merhaba küçük hanım adınızı söylermisiniz"dedi.Israrla bana soruyordu bende hemen toparlayıp"Adım Emily Konva, buraya yeni geldim yani Londradan buraya yeni geldim"diyip bütün yükü üzerimden attım. O ise sadece bir gülümseme ile tamam diyip gitti. Gittiğinde derin bir nefes aldım ve yerime oturdum. Ama suç benimdi sanki karşımda bir hoca değilde komutan vardı. Zil çalana kadar başımı kaldırmadım çünkü hâla utanıyordum. Sonunda zil çaldı ve dışarı çıktım, tam derin bir nefes alıp heyecanımı götüriyim derken hoca yanımdan geçip bana gülümsedi. Sanki oracıkta kalbim duruverdi yerimde kıpırdamadan kaldım neredeyse bir dakika boyunca hep böyle kaldım ve o hayecanı anca atabildim bu gün kendimi fazla belli ediyordum. Hemen eşyalarımı toparlayıp taksiye bindim yol boyunca konseri hayal ettim. Eve vardığımda sokak biraz sessizdi. İçeri geçip biraz kitap okudum. Kitap okurken susadığım için mutfağa gittiğimde aşağıdan bir ses geliyordu. Balkona çıkıp aşağıya baktığımda soğuk krema satan bir araç gördüm. Bi an nedense canım çekti, hemen aşağıya koşup kendime bir kap krema aldım. Eve geçtiğimde dolaptan kurabiyeleri çıkartıp salona geçtim. Bir yandan tatlımı yiyip bir yandan telefona girdim, vakit geçtikçe bir şey fark ettim, yanlız olmak çok sıkıcıymış. Keşke bir ev arkadaşım olsaydı diye düşündüm. Tabaklarımı yıkayıp yerine koyduktan sonra yatağa girdim biraz kıvrandıktan sonra uyuya kaldım.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.