Üzerine bastığım toprakta sanki bir şey gömülmüş gibi sertti ve tümsek gibiydi etrafa baktığım da neredeyse her yer öyleydi.
Kenarda kürek vardı alıp toprağı kazmaya başladım , merak etmiştim yoksa içim rahat etmezdi.
Bulunduğum yeri kazdığım da ceset çıkmıştı. Birkaç yer daha kazmak istesem de eve gitmek zorundaydım bizimkilerle gelip bakabilirdim, onlara her şeyi anlatacaktım.
Eve geldiğim de saat daha sabah yediydi Ceren görmüş soru yağmuruna tutmuş , azarlamıştı.
'' – Ceren lütfen anlatacağım ama biraz dinlenmem lazım,
Ceren tamam anlamında başını salladığın da odama gittim banyoya girip üstümü değiştirip yattım.
8 saat sonra
Kalktığım da dinlenmiş ve bütün yorgunluğu atmıştım. Saate baktığım da öğlen olmuş üçü geçiyordu. Mutfağa geçtiğim de kendime sandviç hazırlamaya karar verdim acıkmıştım. Ceren'e
'' – Emre ve Gediz'i çağırır mısın'' diye seslendim
'' – tamam ''
Salona gittiğim de sandviç yemeğe başladım. Bulaşıkları yıkamayı bitirdiğim de kapı çalmıştı. Ceren kapıyı açtığın da Emre ve Gediz gelmişti. Hoş geldin faslını geçtiğimiz de salona geçip oturduğumuz da Gediz konuşmaya başladı.
''- evet Nehir ne anlatacaksın bize '' dediğinde anlatmaya başladım.
'' bir ihbar gelmişti ya bize bu çivili sandalye de ölmüştü kız '' evet anlamın da kafalarını salladılar.
'' eve geldiğimiz de not bulmuştuk onu zaten anlatmıştık size hatırlıyor musunuz ? '' hepsi bir ağızdan
'' evet '' dediklerin de konuşmaya devam ettim.
'' daha sonra emniyet yandı zaten ordayken telefona mesaj geldi, ondan emniyeti yaktığını kendi yazarak itiraf etti. Gediz konuşmaya başlayacakken müsaade etmeyip devam ettim.
'' – daha sonra farklı bir numaradan konum attı bende yakalarım belki diye gittim. Yıkık dökük bir eve yemek masası hazırlamıştı karşıma çıkmadı haporlörden konuştu hep, gitmek istediğimde de beni kafese hapis etti.'' Konuşmayı bitirdiğim de Emre ve Gediz hep bir ağızdan konuşuyor , kızıyorlardı.
'' sakin olun bana bir şey olmadı sonuçta ben oradan çıkmayı başardım. Daha önemli bir konu var kafesten çıktıktan sonra camdan kaçtım ormanlık alana çıkmıştı. Toprakta ise değişiklik vardı bir şey gömülmüş gibiydi bende kazdım ceset çıktı. Birkaç yer daha kazacaktım ama sizinle bakalım istiyorum.'' Konuşmayı bitirdiğimde
'' – bize söylememen hiç hoş olmasa da bunu büyütmenin bir anlamı yok gidip oraya bakmalıyız.'' Desteklemişti beni Gediz.
O yere geldiğimiz de neredeyse akşam olmuştu yağmur çiseliyordu. Arka bahçeye geçmek ne kadar zorlasa da başarmıştık. Hepimiz kürek alıp her bir taraftan kazmaya başladık.
5 saat sonra
Yağmur bardaktan boşalırcasına yağıyor , gökyüzü ise gök ile yer bir olmuşçasına gürlüyordu. Biz ise her tarafı kazmış öylece bakıyorduk. Burada sadece bir ceset yoktu binlerce ceset vardı ki burası mezarlığa dönmüştü.



