Saatlerdir kafes benzeri şeyin içinde oturmuş duruyordum. Bende aptal gibi onu yakalayabileceğimi düşünmüştüm ama tam tersi olmuş onun olması gereken yerde ben duruyordum beni tuzağa düşürmüştü. Sessizliği bozmak için konuştum.
'' – bir gün seni yakaladığım da sen de parmaklıklar arasın da olacaksın. ''
'' – bu ancak ben istersem olur'' dedi. Onu kandırabilir miydim ki acaba
'' – bence senle anlaşma yapalım , ben buradan çıkayım ama seni kimselere anlatmayayım'' ondan ses gelmediğin de kandırmanın mümkün olmadığını gördüm.
Sıkılmış ve bunalmıştım kim bilir kaç saattir buradaydım küçük pencereden sızan ışıkla sabaha karşı olduğunu anlamıştım.
Kafesi incelediğim de yukarı da anahtarlık asılı ve üzerinde anahtar vardı ben de bunu görmemiştim!!!
Ama nasıl alacaktım boyum yetmezdi ki yere oturup düşünmeye başladım. Arada zıplıyor uzanmaya çalışıyordum. Zıplayacaktım..
Anahtarı alıp kafesi açtığım da camın önün de merdiven vardı onla çıkabilirdim. Belki benle oynuyor , izliyor , eğleniyor olabilirdi ama denemekten zarar gelmezdi.
Merdivene çıktığım da camı açtım. Resmen kaçmama izin vermişti. Altta tümseklik vardı ona basarak aşağıya indim.
Etrafıma baktığım da ormanlık alana çıkmıştım ama bir sorunumuz vardı.



