تخطٍ إلى المحتوى

Hacker

الفصل 48 · قراءة 8 دقيقة

Hacker

الفصل 48

Puan

"Orası belli olmaz."

Tam ağzımı açmışken kapı çalındı.

"Gel!"

İçeriye bir kadın girdi. Çalışanlardan biriydi.

"Barlas Bey, yemek hazır."

"Tamam, teşekkürler."

Kadın gülümseyip kapıyı kapatarak odadan çıktı.

"Bu konuştuklarımız aramızda kalacak. Kimseye bir şey belli etme, anlatma. Özellikle de Berfin'e!"

Göz devirdim.

"Sakin ol. Tamam, arkadaşım olabilir ama konuştuklarımızı gidip anlatacak değilim."

"Sana belli olmaz."

"Aman, sanki senin sağın solun belli!"

Sırıtarak yüzüme baktı.

"Kendimden bildiğim için uyarıyorum zaten seni."

Deyip yanımdan geçip gitti. Arkasından sinirle bakıp ilerledim. Odadan ilk o, sonra da ben çıktım. Kapıyı kapatıp merdivenlere yöneldik. Merdivenlerden inerken Barlas'ın konuşmasıyla kafamı ona doğru çevirdim.

"Akşam, Berfin uyuduktan sonra çalışma odama gel."

Kaşlarımı çatarak konuştum.

"Niye?"

Ben niye her şeyi fesat anlıyorum ya!? Gerçi nedenini az çok tahmin de ediyorum. Şerefsiz it! O Savaş bir elime geçsin, diriltip diriltip öldüreceğim!

"Şu Maske için bazı planlarım var. Sadece o not değil."

"Umarım yine rica etmem gerekmez!"

İmayla dediğim şeyle güldü. Yemek yeme odasının önüne geldiğimizde kapıyı açıp içeri girdik.

"Sonunda! Sizden sonra gelmemize rağmen geç kaldınız ya! İnanılır gibi değil!"

Talya'nın isyanı ile güldüm. Bu kız her zaman açtı ama bir türlü de kilo almıyordu. Hayat ona güzel!

Hepimiz masaya oturduğumuzda yemeğe başladık.

"Kız sen n'aptın evde tek başına?"

Abimin sorduğu soruyla ağzımı açtım.

"Kitap okudum."

"Çok sıkıcı!"

Dediğine gülerek cevap verdim.

"Öyle deme. Okuduğum kitap çok heyecanlıydı."

"Hangi kitap o?"

Bakışlarımı bu sefer Tuna'ya çevirdim.

"İnternetten okudum."

"Hee."

Kafasını sallayıp önüne döndü. Daha sonra Talya konuştu.

"Ayy neler neler aldık görmen lazım! Sana da bir sürü şey aldık Havin!"

"Gerek yoktu."

"Sus be! Çok biliyorsun!"

Berfin'in dediği şeyle güldüm.

"Evet, çok biliyorum."

"Pek de mütevazidir!"

"Tabi."

Gülerek önüme döndüm. Nedendir bilinmez canım çok sıkkındı. Hiçbir şey yapasım gelmiyordu. Yemeği bile zorla yiyordum.

"Ay bir canlanın! Haydi hareket!"

Abimin bağırarak dediği şeye Tuna cevap verdi.

"Yemek yiyoruz geri zekalı! Ne hareketinden bahsediyorsun?"

"E yemek yerken konuşmayalım mı?"

"Konuşmayalım Kaan!"

"Ama ben seninle konuşmadan duramam ki!"

O sırada gözüm Barlas'a takıldı. Sofrada herkesin iyi kötü sesi çıkıyordu. Bir tek Barlas konuşmuyordu. Bir şey mi oldu lan acaba? Zaten bir şeyler düşünüyormuş gibi bir hali vardı.

"Kaan, sesini duymaya katlanamıyorum resmen!"

"Sen benim sesime kurban ol be!"

"O ses tellerini çamaşır ipi yapacağım Kaan!"

"İğrenç."

Berfin'in neredeyse fısıldayarak dediği şeyle Tuna ona baktı. Daha doğrusu hepimiz ona bakmıştık. Berfin yüzünü buruşturmuş bir şekilde bize bakıyordu.

"Pardon."

Tuna da Berfin'in ses tonundan farksız bir şekilde dediği şeyle Berfin umursamadan yemeğe devam etti. Tuna'nın üzüldüğü belliydi. Berfin'e kaçamak bakışlar atıp duruyordu. Berfin ise kafasını tabaktan kaldırmıyordu.

Böyle böyle herkes sessizce yemeğini yedikten sonra Talya kalkıp kolumdan çekiştirmeye başladı.

"Sana harika şeyler aldık! Hepsini denemen lazım!"

"Ay evet!"

İkisi de kolumdan çekiştirmeye başlamış iken konuştum.

"Lan bir durun! Tamam tamam geldim!"

"Aa şey yapalım mı, biz Havin'i giydirelim siz de puanlayın nasıl olduğunu? Hatta sadece o değil, biz de giyinelim. Hepimizi puanlayın!"

Talya'nın dediği şeyle konuştum.

"Gerek yok ya."

"Kız nasıl gerek yok!? Delirtme beni! Kızlar, kardeşim size emanet. Gidin istediğiniz gibi giydirin, süsleyin. Siz zaten süslenirsiniz. Sonra da bize gelin puanlayalım!"

Abimin dediğine Tuna da katılmıştı.

"Az eğleniriz fena mı? Siz salona gelirsiniz."

"Ya ben sürekli merdiven inip çıkayım mı? Boş verin, gerek yok. Ben hepsini deneyemem zaten."

"Oy çokluğu ile kabul edilmiştir!"

Deyip kolumdan tutarak koşmaya başladı. Mecbur arkasından ben de koşuyordum.

"Yavaş yavaş!"

Bu kızdaki enerji bende olsa, hey yavrum hey!

Odaya geldiğimizde hızlıca kapıyı kapattık. Odaya baktığımda her yerde kıyafet vardı.

"Oha, ne aldınız bu kadar?"

"Yok kız böyle göründüğüne bakma. Az bir şey."

"Buradan AVM'yi almışsınız gibi duruyor."

Dediğim şeye ikisi de kahkaha attı.

"Gel gel, azıcık süsleyelim seni."

"Ben halimden gayet memnunum."

"Biz memnun değiliz!"

Kıyafetlerin arasından kafasını çıkartan Berfin ile Talya kahkaha attı.

"Şuan nasıl göründüğünü görmen lazım!"

Berfin gülerek kıyafet yığınının arasından çıktı.

"Önce Havin'i giydirelim."

"Bana uyar."

"Off!"

İkisi de kolumdan çekip yatağa oturttu. Daha sonra kıyafetlere bakmaya başladılar.

"Oha, bak bu sana mükemmel olur!"

Talya'nın gösterdiği elbiseye baktığımda şarap kırmızısı, mini bir elbise olduğunu gördüm.

"Bence de harika olur!"

"Bilemedim."

Dediğim şeye ikisi de göz devirdi.

"Git giy şunu!"

Elbiseyi zorla elime tutuşturup banyoya doğru itelediler. Oflayarak kapıyı kapatıp kilitledim.

"Ben istemiyorum ya!"

Söve söve üstümdeki kıyafetleri çıkarıp elbiseyi üstüme geçirdim. Gösterdiklerinde fark etmemiştim ama derin bir göğüs dekoltesinin olduğunu gördüm. Sadece göğüsünde değil sırtında da derin bir dekolte vardı. Dar olduğu için bütün hatlarım ortadaydı. Çok güzel elbiseydi aslında her şeyiyle. Tabi bana yakıştı mı bilemem.

Banyodan çıktığımda Talya ve Berfin'in bakışları beni buldu. İkisi de şok olmuş bir şekilde bana bakmaya başladı.

"Oha!"

"Çüş!"

Kaşlarımı çattım.

"N'oluyor be?"

"Çok güzel olmuşsun! Elbise aşırı yakışmış!"

"Aynen! Harika görünüyorsun! Elbise zaten güzel bir model, bir de sen giyince daha da güzel durmuş!"

İkisi de beğenilerini sunarken gülümsedim. Talya tekrar konuştu.

"Kız bak senin belin çok güzel, incecik. Biraz böyle giyin de belinin güzelliği ortaya çıksın."

Dediğine gülerek cevap verdim.

"Belimin güzelliğini kim görecek?"

Sırıtarak konuştu.

"Orası belli olmaz."

Deyip göz kırptı. Yaptığı imaya karşılık gözlerimi kısarak ona baktım.

O değilde, bunlar abi kardeş 'Orası belli olmaz.' yutmuşlar. Ne desem bunu diyorlar arkadaş!

"Hadi hadi, biz de giyinelim de inelim aşağıya!"

İkisi de elindeki elbiseleri alıp banyoya yöneldi.

"Talya sen gir istersen banyoya. Ben Havin'den rahatsız olmuyorum zaten."

"Tamam."

Talya banyoya girip kapıyı kapattı. Berfin de elbisesini giymeye başladı. Birkaç dakika sonra Talya banyodan çıktı.

"Nasıl olmuş?"

"Müthiş!"

"Çok güzel olmuş!"

Üstünde saten, beyaz uzun bir elbise vardı. Göğüsünde hafif, sırtında ise derin bir dekoltesi vardı. Bacağına doğru da derin bir yırtmacı. Beyaz ona yakışıyordu.

"Berfin seninki de çok güzel!"

Bakışlarımı Berfin'e yönelttim. Onun üstünde pudra pembesi mini bir elbise vardı. Derin göğüs dekoltesi vardı.

"Gerçekten çok güzel olmuş!"

"Hadi inelim o zaman!"

Hızlı hızlı ikisi de kapıya yöneldi.

"Haydi haydi! Kaan abinin de dediği gibi, azıcık hareket!"

İstemeye istemeye odadan çıktım. Arkamdan kapıyı kapatıp merdivenlere yöneldik. İkisi de hızlı hızlı basamakları inerken bende yavaş yavaş, sanki hiç bitmeyecekmiş gibi iniyordum. En sonunda basamaklar bitince salona doğru ilerledik. Karnım ağrıyordu. Niyeyse gerilmiştim.

En sonunda maalesef kapının önüne geldiğimizde Talya kapıyı açtı.

"Biz geldik!"

Deyip içeri girdi. Sonra Berfin en sonda ben. Odada abim, Tuna ve Barlas vardı. Biz önlerinde sıralanırken abim konuştu.

"Siz bu kadar güzel miydiniz lan!?"

Dediğine ben sırıtırken Berfin ile Talya kahkaha atmıştı.

"10 üzerinden puanlayın."

Hepsi bizi süzerken bir şey fark etmiştim. Abimin gözleri en çok Talya'da, Tuna'nın gözleri ise en çok Berfin'de dolanmıştı. Ulan eğer bunlar birbirlerinden hoşlanmıyorsa bende Havin değilim!

"Hadi ya, puanlayın artık!"

Talya'nın isyanı üzerine abim konuştu.

"Havin 10 puan, Talya 10 puan, Berfin 9 puan!"

"1 puanımı nereden kırdın yav?"

"Elbisenin rengi azıcık daha koyu olabilirdi bence Berfin aşkom. Yoksa çok güzel!"

Berfin gülümsedi. Daha sonra Tuna konuştu.

"Havin 9, Berfin 10, Talya 8 puan."

Zilli, bir Berfin'den puan kırmadı! Bilerek yapmadıysa neyim!?

"Aşk olsun Tuna abi! Niye iki puan kırdın benden?"

"Elbise çok uzun geldi."

Dediğine göz devirdim. Sırf Berfin'e yaranmak için kırmıştı. Lakin bilmiyordu ki Berfin bunları yemez.

"Hadi abi sen puanla!"

Talya'nın dediğiyle bakışlarım Barlas'a kaydı.

"Havin 7, Talya 10, Berfin 9."

Talya ona şok olmuş bir şekilde baktı.

"7 mi!? Abi gözün mü kör!? Havin böyle dışarı çıksa yavşamayan erkek kalmaz! Ki şuan yüzünde gram makyaj yok, buna rağmen! Nereden kırdın o 3 puanı!?"

"Harbi olum, nereden kırdın lan?"

Abimin dediği şeyle ağzımı açtım.

"Ne var yav, beğenmemiş olabilir. Herkesin zevki farklıdır sonuçta."

Barlas bana tek kaşını kaldırmış bir şekilde baktı. Salak, beni bu şekilde sinirlendirebileceğini sanıyor.

"Hadi hadi, gidin yeni şeyler giyip gelin!"

Bunun üzerine odadan çıktık. Çıkarken Talya, Barlas'a kötü kötü bakmıştı. Kapıyı kapattığımızda Talya elini omzuma attı.

"Sen abime bakma! O sana 7 dedi ama sen odaya girdiğinden beri gözlerini senden çekmedi. Hatta çekemedi! Sana çok ciddi söylüyorum Berfin ile bana göz ucuyla bile bakmadı. Sırf pisliğine 7 dedi!"

Dediği şeyle gülerek konuştum.

"Onu mu kafaya takacağım ya! Boş ver."

Böyle diyordum fakat içten içe sevinmiştim. Beğenilme hissi kim olursa olsun herkesin az çok hoşuna giderdi.

°°°

"Kızlar, tamam yeter!"

"Ya daha doğru düzgün hiçbir şey denemedik ki!"

Neredeyse iki saattir kıyafet deneyip duruyorduk. Buna rağmen daha denenecek bir sürü kıyafet vardı.

"Gerçekten halim yok. Başka zaman tekrar deneriz."

Sesim o kadar bitkin çıkmıştı ki!

"İyi peki tamam. O zaman şuraları toparlayalım. Ben kendi kıyafetlerimi alıp Kaan abilere haber vereyim."

"Ben bir lavaboya gireceğim."

Deyip hızlıca lavaboya doğru ilerledim. İçeri girip kapıyı kapatarak kilitledim. Daha sonrada yere oturup sırtımı kapıya yasladım. Aşırı yorulmuştum. Deli gibi uykum vardı.

"Daha Barlas'ın yanına gideceğim!"

Oflayarak gözlerimi kapattım. Şurada şöyle uyusam ne olurdu ki? Tam uyumalık havadaydım şuan. Buradan kalkacak halim yoktu. Zaten keyifsizdim.

"Off!"

Bir beş dakika falan uyusam mı acaba ya? Gerçi kesin o beş dakikayla kalmazdı!

Oflayarak zar zor yerimden kalktım. Lavaboda yüzüme su çarpıp banyodan çıktım.

"Azıcık daha orada dursaydın!"

Berfin'in sitemli sesine aldırmadım. Zaten çoğunu halletmişlerdi. Birkaç dakika sonra tamamen ortalığı toplamıştık.

"Hadi size iyi geceler!"

"Sana da!"

"Teşekkürler, sana da."

Talya odadan çıkarken Berfin kendini yatağa attı.

"Uykum var!"

"Uyu o zaman! Ben dişimi fırçalayacağım."

"Benim o kadar halim yok."

"Sen bilirsin."

Normalde ısrar ederdim fakat erkenden uyuması işime gelirdi. O yüzden hızlıca banyoya girip dişlerimi fırçaladım. Birkaç dakika daha oyalandıktan sonra da banyodan çıktım.

"Berfin?"

Uyumuşutu. İyi bari! Of, keşke bende uyuyabilsem!

Üzgün bir şekilde odadan çıkıp kapıyı ardımdan kapattım. Merdivenlere yönelip basamakları olabildiğince hızlı hızlı çıktım. Acaba bugün değilde başka zaman mı konuşsak? Yok ya, bir an önce şu Maske denen itin foyasını ortaya çıkarmak lazım. Sonrasında istediğim kadar uyurdum zaten.

Barlas'ın çalışma odasının önüne geldiğimde kapıyı çalıp içeriden gelecek sesi bekledim.

"Gel!"

𓆝 𓆟 𓆞

نهاية الفصل

2 تعليق