تخطٍ إلى المحتوى

Flörtöz

الفصل 4 · قراءة 2 دقيقة

Flörtöz

الفصل 4

0.4

"Oğuzların başındaki kişi kimdir?"

Kendimden emin gülümsememle parmak kaldırdım. Biliyordum bunun cevabını. Amcam öğretmişti.

"Söyle Ceylin."

"Oğuz Atay hocam." Bütün sınıf gülmeye başladı. Nası yani Oğuz Atay değil miydi?

"Dersi kaynatma çabaların bir son bulsun artık Ceylin! Doğru Akın hocanın odasına. Senin hakkından ancak o gelir."

Hocam yapmayın. Hocam yumurtalıklarınızı yiyim yapmayın.

"Hocam valla bir daha olmaz özür dilerim." Sandalyede kıvranırken kendimi affettirmek için şirince sırıttım. Sert bakışlarını görünce ayağa kalktım. Sınıftan çıktığımda yanına gitmek yerine boş boş koridorlarda dolaşma fikri geldi aklıma.

"Nereye böyle Ceylin? Odama geliyor olman lazımdı." Arkamdan Akın hocanın sesini duymamla kaskatı kesildim. Yavaşça arkamı döndüm.

"Hocam ben de tam size geliyordum ama gelmeden önce size böyle tavşan kanı çay getireyim dedim. İyi düşünmüş müyüm?"

Gözlerini kıstı. Kaşlarıyla odasına geçmemi işaret etti. Paşa paşa odasına girdim. Kapıyı kapatıp yerine oturduğunda sakince parkenin desenlerini inceliyordum.

"Neden dersten atıldın?" Sesi yumuşaktı. Şaşkınlıkla suratına çevirdim bakışlarımı. Bu mahzun halimi komik bulmuş olacak ki hafifçe gülümsedi.

"Hocam size söylesem de inanmazsınız."

Güldü.

Yemin ederim bana karşı her daim sinirli olan bu adam bu mızmız hallerime güldü. E ben hep böyle olurum ki, yeter ki gülüşünü duyayım. Çok güzel gülüyordu. Öğretmenim oluşunu unutup arsızca incelemeye başladım.

Mankenlere taş çıkaracak bir boyu vardı. Hafif sakalı, biraz daha uzarsa ülkücü bıyığı olacak bıyıkları vardı. Şu bıyık bir Kenan İmirzalıoğlu'na bir sana yakışıyor be aslanım...

"Ceylin?" Gözümün önünde parmak şıklattı. Kurduğum hayallerden düşüş yaşayarak çıktım.

"Ayşe hoca Oğuz boyunun kurucusunu sordu... Oğuz Atay dedim. Ama yemin ederim bilerek söylemedim, amcam beni kandırmış!"

Yüzüme baktı. Ciddi olup olmadığımı ölçmeye çalışıyordu. Ciddiydim.

Arkasına yaslandı ve elini yeni çıkmış sakallarında gezdirdi. Eline batıyor muydu acaba?

"Ben seninle ne yapacağım Ceylin..." Düşünceli görünüyordu.

Beni evlendirin gitsin hocam okumam ben gibi.

"Hocam atmayın beni dershaneden. Amc- pardon babam beni evlendirir valla."

Yalandı.

Da

Yalandan kim ölmüş canım?

"Demek öyle... O zaman seni hiç mezun etmemem lazım..." Düşünceli bir şekilde mırıldandı. Ne dediğini anlamadım bu yüzden bir şey diyemedim.

"Bu derslerin hali ne Ceylin? Hâlâ düşüştesin."

Ofladım. Ardından aklıma gelen fikirle heyecanla yerimden kalktım ve parmak şıklattım.

"Buldum! Hocam okulda dereceye girersem beni yemeğe götüreceğinize söz verirseniz it gibi çalışırım. Ay çok pardon, köpekler gibi çalışırım diyecektim."

Hafifçe kaşlarını çattı.

Ben dereceye girerdim, Akın hoca da bana olan nefretini bir kenara bırakır beni etli ekmek yemeye götürürdü. Allah'ım rüya gibi.

"Benimle pazarlık mı yapıyorsun?"

Evet başka soru?

"Öyle demeyelim de. Karşılıklı alışveriş diyelim."

Güldü.

"Benim ne gibi bir çıkarım olacak bu işten?"

Gülümsedim. Bu sorudan kolayı mı vardı?

"Emeklerinizin karşılığını alacaksınız hocam daha ne olsun."

Gözlerini kıstı. Birkaç dakikalık düşünme süresinden sonra elini uzattı.

"Önümüzdeki ay olacak denemede ilk üçe gireceksin." dedi. Kafamı salladım.

"Anlaştık."

"Anlaştık."

نهاية الفصل

14 تعليق