تخطٍ إلى المحتوى

ANLAŞMA

الفصل 2 · قراءة 2 دقيقة

ANLAŞMA

الفصل 2

Bölüm 2

POYRAZ KARAHAN

Düğün sabahı

Sabah… Gri bir soğuk çökmüştü odaya. Perdenin arasından sızan ışık ne sıcak ne de umut doluydu. Aksine, insanın içini ürperten bir beyazlıktı. Uyandığımda boğazım düğüm düğümdü, uykum yüzeyde gezinmiş, derinlere hiç inmemişti. Kalbimde bir ağırlık vardı — yük müydü, yoksa direnç mi bilmiyorum. Gömleğimin ilk düğmesini iliklerken aynadaki adamla göz göze geldim. Sertti bakışları, kırılmış ama hâlâ ayakta… Sanki bu sabah onun da elinden bir şeyler alınmıştı.Tam o sırada kapı çalındı. Babam girdi içeri. Yüzünde her zamanki soğuk ifade, gözlerinde ise alıştığım ama bir türlü hazmedemediğim o baskıcı kararlılık “Bugün bizim için önemli bir gün. Aileni, adını, soyadını düşün. O salonda tek bir yanlış hareket istemiyorum. Sakın… ama sakın, bana sorun çıkarma Poyraz.”Sesi tok ve buyurgandı. Gözümün içine bakarak söyledi bunları. Beni değil, taşıdığım soyadını gördüğünü bir kez daha anladım. Bir an sustum. Yutkundum. Sonra dudaklarımı araladım, gözlerim nefretle doluydu :“Bana sürekli kendimi kontrol etmemi söyleyen bir adamın, kendi hayatını nasıl bu kadar dağıttığını düşünmüyor musun hiç?”Sözlerim balyoz gibi indi odaya. Omuzları gerildi ama hiçbir şey demedi. Sadece gözlerini kaçırarak arkasını döndü ve çıktı. Ardında bıraktığı o sessizlik, tüm sabahın ağırlığını katladı sanki.Arkamdan bir ses geldi, tanıdık, yumuşak bir ses.“Sen de sabah sabah hararetli başlamışsın güne…”Engin’di. Çocukluk arkadaşım. En kirli işlerimi gören, en karanlık anlarımı bilen tek adam .“Bıktım, Engin,” dedim. “Birinin kuklası gibi yaşamaktan, adımı taş gibi taşımaktan. Bugün de evleniyorum, güya sevdiğim kadına değil… bir anlaşmaya.”Engin yaklaştı, ceketini düzeltti, pencereye yöneldi .“Biliyorsun… bazı kadınlar var ya hani… İnsan bir kere sever. Kalbinin içine gömer. Ama sonra da unutur gibi olur. Hatırlatmazsan yaşamaya devam edersin…”Sustu. Söylediği cümle havada asılı kaldı. Ben ise o cümlenin içinde boğuldum “Açık konuşsana,” dedim. “Ne demek istiyorsun?”Gözlerini benden kaçırarak, sanki başka bir zamana yürür gibi devam etti:“Biliyorsun işte… O kadın. O zamanlar gözlerin daha parlaktı. Onun adını duyduğunda nefesin değişirdi. Ama şimdi… gözlerin boş. Tuhaf değil mi? En çok sevdiğin kişi artık senin için sadece… geçmiş.”O an içimde bir şey kıpırdadı. Acı mıydı, öfke mi? Karışıktı. Ama emin olduğum tek bir şey vardı “O benim için öldü,” dedim. “Toprağa gömmedim belki ama içimdeki yerini kapattım. Ne aşk kaldı, ne umut. Şimdi sadece bu düğün var. Bu lanetli oyun.”Engin bana baktı. Bir şey demedi. Ne teselli etti ne de karşı çıktı. Sadece yanımda durdu. Belki de en çok ihtiyacım olan şey buydu: Sessiz bir tanıklık.Sonra saate baktım. Düğün saatine iki saat vardı. Aynaya döndüm. Kravatımı düzelttim. Kendi yüzümle son bir kez daha yüzleştim.Bugün Poyraz Karahan ölecek. Ve yerini, başkalarının istediği o sahte adam alacak. Gelinle birlikte gülümseyecek, şampanya kaldıracak, fotoğraf çektirecek. Ama içindeki adam — o çoktan gitmiş olacak.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.