Sabahın ilk ışıkları malikânenin pencerelerinden içeri süzülürken Mira çoktan uyanmıştı.
Kapısı sertçe çalındı.
"Yeni kız!"
Mira hemen doğruldu.
Kapıyı açtığında karşısında kendi yaşlarında, kısa kahverengi saçlı bir kız duruyordu. Elinde bir kova ve birkaç temizlik bezi vardı.
"Ben Lena."
Kız gülümsedi.
"Artık birlikte çalışacağız."
Mira şaşkınlıkla başını salladı.
"Ben Mira."
Lena, koridor boyunca yürürken fısıldadı:
"Burada fazla konuşma. Duvarların bile kulağı vardır."
Mira bunun bir şaka olduğunu sandı.
Lena'nın yüzündeki ciddiyeti görünce gülümsemesi kayboldu.
İlk görevleri yemek salonunu temizlemekti.
Salon yine dün olduğu gibi devasa sofralarla doluydu.
Ancak Mira'nın dikkatini bu kez yemeklerden çok soylular çekti.
Kadınlar ipek elbiseler içinde kahkahalar atıyor, erkekler en pahalı şarapları tadıyordu.
Masadaki tabakların çoğuna ise neredeyse hiç dokunulmamıştı.
Bir lokma alıyor...
Sonra yenisini istiyorlardı.
Lena, Mira'nın bakışlarını fark etti.
"Bakma."
"Neden?"
"Çünkü ne kadar bakarsan o kadar acıkırsın."
Mira sessizce başını çevirdi.
Tam o sırada genç bir soylu ayağa kalktı.
Üzerinde lacivert işlemeli bir ceket vardı. Yaşı Mira'dan birkaç yaş büyük görünüyordu.
Elindeki kadehi masaya bıraktı.
"Bu çorba soğuk."
Aşçı hemen diz çöktü.
"Affedersiniz efendim. Hemen yenisini hazırlayacağım."
Genç soylu hiçbir şey söylemeden arkasını döndü.
Dolu çorba kasesi olduğu gibi masada kaldı.
Mira'nın gözleri istemsizce kaseye kaydı.
Lena usulca kolunu tuttu.
"Sakın."
"Neden?"
"O çorbaya dokunursan açlıktan değil, cezadan ölürsün."
Mira derin bir nefes aldı.
İçinde yükselen öfkeyi bastırmaya çalıştı.
O sırada genç soylu bir an durdu.
Başını çevirip Mira'ya baktı.
İkisi birkaç saniye boyunca göz göze kaldı.
Ne Mira başını eğdi...
Ne de genç adam bakışlarını kaçırdı.
Sonunda soylu sessizce uzaklaştı.
Lena şaşkınlıkla fısıldadı.
"Ne yaptın sen?"
"Hiç."
"Hayır... Bir soylunun gözlerinin içine baktın."
Mira kaşlarını çattı.
"Bunda yanlış olan ne?"
Lena acı bir gülümsemeyle cevap verdi.
"Burada yanlış olmayan çok az şey var."
Akşam olduğunda iki kız mutfağı temizliyordu.
Lena sessizliği bozdu.
"Az önce gördüğün kişi..."
Mira başını kaldırdı.
"Kimdi?"
"Lord Aldren'in yeğeni."
"Kendisi de bir soylu."
Kısa bir duraksamadan sonra ekledi:
"Adı Cassian."
Mira bu ismi sessizce aklında tekrarladı.
Cassian...
O anda bunun hayatını değiştirecek ilk karşılaşmaları olduğundan habersizdi.