تخطٍ إلى المحتوى

ACKERMANS

الفصل 1 · قراءة 7 دقيقة

ACKERMANS

الفصل 1

1. Bölüm ~ İkinci Şans ~

" Beceriksizler!"

Oldukça öfkeli görünen Kenny Ackerman, yumruğunu sertçe masaya vurdu. Boynundaki atardamar her geçen saniye biraz daha morarıyordu. Karşında kaskatı yüz ifadeleriyle dikilen diğer iki Ackerman dan ise çıt çıkmadı. Biri diğerine göre daha umursamaz görünüyordu. Ondan daha genç görünen siyah saçlı kızın bakışları ise yerdeydi.

"Size bir avuç inciri berbat edesiniz diye para ödemiyorum! Yapmanız gereken tek şey yetmiş yaşındaki lanet olası bir herifi öldürmekti." diye tısladı Kenny. Tehdikar bakışları Mikasa ve Levi arasında gidip geldi. "Bu hanginizin hatası?"

Hemen cevap gelmedi. Bu Kenny i daha da kızdırdı. " Ben kiminle konuşuyorum? Cevap verin dedim size!"

Mikasa sonunda bakışlarını yerden kaldırmaya cesaret etti. Her ne kadar belli etmemeye çalışsa da koyu gözleri endişe içindeydi. Kafasını biraz daha dikleştirdi. " Aslında-"

" Bendim."

Levi kızın sözünü kesti, ifadesiz bakışlarını Kenny e çevirdi. " Herifin otoparktan daha erken çıkacağını hesap edemedim. Mikasa ya yanlış zamanda işaret verdim. Çatıdaki silahı fark edince kaçtı."

Kenny tek kaşını kaldırdı. " Yani senin
batırdığın iş yüzünden müşteri bize para ödemeyecek? Öyle mi?"

Levi ellerini cebine soktu. "Kaybın neyse maaşımdan kesersin."

"Senin üç kuruşluk maaşınla ilgilenen yok." diye homurdandı Kenny. Sandalyesine oturdu, sapkasını çıkarıp masaya fırlattı. "Herneyse, neyseki müşteriyi bize ikinci şans vermesi için ikna ettim. Bugüne kadar benden hiçbir şey öğrenemediysen benim için çalışmanın bir anlamı yok. Bunu da batırırsan defolup gidersin."

Levi cevap vermedi.

" Şimdi kaybolun gözümün önünden!" diye hırladı Kenny.

Levi ve Mikasa, başka bir şey söylemeden Kenny nin çalışma odasından dışarı çıktılar. Merdivenlerden alt kata inerken Mikasa "Neden ona yalan söyledin?" dedi sessizce. " Benim yüzümden işi batırdık, senin bir suçun yoktu."

"Eğer senin hatan olduğunu anlasaydı birkaç azarla kurtulamayacağını ikimiz de gayet iyi biliyoruz." diye homurdandı Levi. Mikasa karşılık vermek istedi faakt koridora Caven nin girdiğini görünce sustu.

"Demek döndünüz." sarışın kadın onları fark edince kollarını göğsünde kavuşturdu. "Dur tahmin edeyim, yine Ackerman hakları yüzünden affedildiniz?"

"Kendi işine bak." dedi Mikasa.

" Kenny yıllardır size boş yere para döküyor." dedi Caven. " Neyseki bunu fark etmesi için özel bir çaba göstermeme gerek yok. Ne de olsa kendi kendinizi batırmakta üzerinize yok."

Mikasa kaşlarını çatmasına rağmen bir parça kızardı. Tüm bu lafları onun hatası yüzünden işitiyorlardı. En kötüsü de onun yüzünden Levi ın başı da belaya giriyordu.

Levi, Caven e tek kaşını kaldırdı, yanından geçerken omzunun üzerinden alaylı bir bakış attı. "Bu hala Kenny nin gözünde senden daha değerli olduğumuz gerçeğini değiştirmiyor. Onunla yatarak Ackerman olamazsın."

Başka bir şey söylemeden Mikasa nın kolunu yakalayıp peşinden zorla sürükledi. Öfkeden kuduran kadını koridorda tek başına bıraktılar. Levi mutfaktan içeri girdi, arkasından kapıyı kapattı. Yüzünü Mikasa ya döndüğünde kızgın görünüyordu.

"Sana çatıda beklemeni söylemiştim Mikasa. Hangi lanet olası sebep yüzünden görev yerini terk ettin? Kimlerle uğraşmak zorunda kaldığımızı görüyor musun?"

Mikasa sessizleşti. Masanın yanına yürüdü. "Senden beni korumanı istemedim-"

"Çünkü lanet olası arkanı toplamak zorundayım." diye tısladı Levi. "Kendin bunu beceremediğin için günün birinde ölüp gideceksin."

Siyah saçlı kız omuz silkti, bakışlarını yere indirdi. " Böyle yaşamaktan daha iyidir..."

Levi sinirle iç çekti. Mikasa nın yüzündeki o intihara meyilli bakışı görmekten nefret ediyordu. Mutsuzdu. Haksız da sayılmazdı. Onun yaşındakilerin suikast düzenlemekten daha önemsiz işleri vardı. Ders çalışmak, arkadaş edinmek veya sinemaya gitmek gibi... Levi ın bunların hiçbirini yapma şansı olmamıştı. Kenny, Mikasa yı yanına aldıgında henüz on yaşındaydı. Tüm ailesi bir araba kazasında hayatını kaybetmişti. O günden beri yanlarında büyüyordu. Kızın da kendisi gibi benzer bir hayata sahip olmaması için elinden geleni yapıyordu fakat başarılı olduğu söylenemezdi.

Levi yorgunca iç çekti. Mikasa gibi kendine bir sandalye çekip karsısına oturdu." Sakın bana bütün olanların o veletle ilgisi olduğunu söyleme."

Mikasa nın omuzları çöktü, zavallıca başını salladı. " AVM de karşılaştık. Benimle sohbet etmek isteyince çatıya çıkamadım... Özür dilerim."

" Iki hayatı birlikte yürütemezsin Mikasa." dedi Levi, cebinden çıkardığı silahı masanın üzerine koydu, tek bir hareketle kızın önüne itti. " Ya aşk ya da silah. Ikisiden birini tercih etmek zorundasın."

Mikasa başını iki yana salladı. "Gerek yok. Eninde sonunda Eren kim olduğumu öğrenecek. Ne iş yaptığımı ve..." sustu, gözleri doldu. " Iki tercihin sonunda da her şeyi kaybediyorum."

Levi gözlerini devirdi. "Aptalca konuşmayı kes. Ben yanındayken hiçbir şey kaybedemezsin."

" Sonsuza kadar arkamı toplayamazsın Levi."

Levi omuz silkti. Kollarını göğsünde kavuşturup sandalyede arkaya yaslandı. " En azından birimizin lanet olası bir hayatı olur."

Mikasa ona tebessüm etti. "Teşekkürler Levi."

"Teşekkür için erken." dedi Levi, yüzüne her zamanki duygusuz maskeyi oturttu. Ayağa kalktı, silahı cebine geri kaldırdı. " Simdi kaldır o tembel kıçını. Izini sürmemiz gereken lanet olası bir bunak var."

Mikasa başını salladı. O da ayaga kalkınca Levi kızın önünü kesti, lavobaya işaret etti. " Önce bulaşıkları yıka."

Mikasa kaşlarını büzdü. "Iyi ama hepsi temiz, kirli tabak yok."

Levi omuzlarını silkti." Öyleyse çekmeceleri boşaltıp hepsini tekrar yıka." dedi. " Kenny den kurtulmuş olman yaptığın sorumsuzlugun cezasız kalacağı anlamına gelmiyor."

Mikasa somurttu. " Eminin Kenny daha insaflı davranırdı."

......................................................................

Ertesi gün Kenny nin istediği gibi iş yerine getirildi. Müşterisi mutlu olduğu için şişkin bir ödenek alan Kenny ondan daha da memnun oldu. Herkesin payına düşenler zarf içinde dağıtılırken Levi'nkini yanlışlıkla görmezden geldi.

Levi ın umurunda değildi. Zaten kasasında kimsenin bilmediği - Kenny de dahil - küçük bir servet yatıyordu. Sadece Kenny için çalışmıyordu, bireysel olarak çalıştığı özel müşterileri de vardı. Bunlar sadece kendisinin seçtiği seçkin müşterilerdi, herkes Levi ile iş için aynı masaya oturamazdı. Kumaşını beğendiği insanlar için adam öldürürdü, kenar mahalleden çıkmış adamlar için değil.

Fakat tüm olanlardan dolayı kendini suçlu hisseden Mikasa, kendi zarfını onun önüne bıraktı. Levi, beyaz zarfa bakmadı bile, önündeki dosyayı okumaya devam etti. " Kaldır onu."

" Ama-"

" Kaldır şunu gözümün önünden." yineledi Levi, bu kez kıza sıkılmış bir bakış attı. " Bu mesele kapandı. Bir daha açma."

Mikasa başını salladı, zarfı masadan alıp cebine kaldırdı. Levi ın omzunun üstünden önündeki beyaz kağıtlara göz attı. Üstünde ne yazdığını anlamayınca " Ne okuyorsun? Bu farklı bir dil."

" Fransızca." dedi Levi. " Yeni müşteri."

" Ah. Peki ne istiyormuş?"

Levi cevap vermek yerine kağıtlarını dikkatlice yerlerine kaldırmayı tercih. Mikasa bu hareketine içerledi.

" Doğru... Yine her şeyi batırabilirim. Ben de olsam artık bana güvenmezdim."

Levi gözlerini devirdi. " Bunun seninle bir ilgisi yok." dosyaları masadan alıp çekmeceye kaldırdı. Kilitledikten sonra " Benim müşterim. Kenny nin haberi yok. Olmasa iyi olur." son kısmı uyarı dolu bir tonla ekledi.

Mikasa ellerini cebine sokup masanın diğer ucuna yaslandı. " Tehlikeli sularda yüzüyorsun Levi. Kenny onun haberi olmadan müşteri aldığını öğrenirse başın belaya girer. Er ya da geç kulağına gidecek-"

" Öğrenmeyecek." dedi Levi. Konuyu değiştirdi, çenesiyle Mikasa nın boynunda duran kırmızı atliya işaret etti. " O boynundaki de neyin nesi? Cehennem bile bu evden daha soğuktur."

Mikasa atkıya sanki orada olduğunu yeni fark etmiş gibi baktı. Ağzına doğru bir kat daha doladı. " Doğum günü hediyem."

Levi tek kaşını kaldırdı fakat bir şey söylemedi. Hediyenin kimden olduğunu sormasına gerek yoktu. Kesin Eren nin hediyesiydi. " Lanet olası velet bu yüzden mi AVM ye gitmiş?"

Mikasa nın yanakları al al oldu. Başını olumlu anlamda salladı.

"Berbat bir hediye."

Mikasa huysuzca dudağını büktü.
"Ben sevdim."

" Bir şey oldu mu bari?" dedi Levi. Ilkokuldan beri Mikasa nın ağzından düşürmediği bu oğlanın kim olduğunu merak ediyordu. Birkaç kez uzaktan görmüştü ama neyin nesi olduğunu bilmiyordu. Mikasa kız kardeşi değildi, uzaktan akraba sayılırlardı ancak Levi ın yanında büyümüştü. Doğal olarak kendini kıza karşı sorumlu hissediyordu.

Mikasa bu soruya afalladı. " Biz- bilmiyorum... Henüz değil. Hakkımda ne düşündüğünü anlayamıyorum."

" O salakla boşuna zaman kaybediyorsun, önüne bak." dedi Levi, " Senden hoşlansaydı sekiz yılda bir şeyler olurdu. "

Mikasa " Sen ne anlarsın ki?" dedi kızgınca. " Daha önce kimseye aşık olmadın."

Levi omuz silkti. " Aşk diye bir şey yoktur. Bu sadece insanların birbiriyle sevişmek istemesine neden olan kimyasal bir dürtü. Iş bitince ortada aşk falan da kalmaz."

Mikasa kollarını göğsünde kavuşturdu. " Aşkın sadece seks yapmaktan ibaret olduğunu mu sanıyorsun?" alayla güldü.

" Değil mi?"

Mikasa başını iki yana salladı. " Bir gün karşına öyle bir kadın çıkacak ki dünyan tepe taklak olacak. O gün geldiğinde ne demek istediğimi anlayacaksın."

Levi " Tabii," dedi alayla. " On üç yaşına kadar noel babanın gerçek olduğunu sanan bir veletten başka ne söylemesini beklersin?"

" Hey!"

......................................................................

Devam Edecek...

Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın ❤

Ilk bölüm nasıldı?

Konu genel hatlarıyla kafamda ancak olay sırası için biraz zamana ihtiyacım var, yeni bölüm ne zaman gelir bilmiyorum.

O zaman kadar ne diyoruz?

Kalplerinizi adayın ve güvende kalın!

نهاية الفصل

7 تعليق