تخطٍ إلى المحتوى

-02-

الفصل 1 · قراءة 6 دقيقة

-02-

الفصل 1

-01-

Merhabalarr öncelikle okuyan arkadaşlarıma çok teşekkürlerimi sunuyorumm işk kez yazdım ve yayınladım acemice oldu biraz umarım beğenirsinizzz

Keyifli okumalar dilerimmmmm💗

İnsan bir şeyleri kaybettiğinin ne zaman farkına varır?

hayatında bazı şeylerin eksikliğini hissederekmi

yanlız kaldığında içindeki ses ona bir şeyler fısıldafığında mı

kaybetmek ne garip bir kelime neyi kaybederiz ki

sevdiğimiz birinimi duygularımızı mı yoksa en sevdiğimiz oyuncağımı kaybederiz

biz neyi yada neleri kaybettiğümizin asla farkına varamayız.

Gün gelir kaybettiğümiz ne varsa bir gün karşımıza çıkar ve bu belki çok yakındadır...

Ben herşeyimi kaybettiğimin farkına asla varamadım her şeyin bitmişlik hissi her şeyin kaybolmuşluk hissi duyguların yetersiz kalışı arkadaşlıkların bitişi 17 sene boyunca evin dediğin yuvan dediğin yerden ayrılmanın hissi ve daha bir çok şeyin bitmesi. Bumudur kaybetmek bence değil yada belkide budur anlayamıyorum...

Bu gün annemle geçirdiğim ve uzun süre onunla olamayacağım son gün evet taşınıyorum hemde hiç gitmediğim bir şehire İstanbul'a.

Babam ve annem ayrıldıktan sonra annem tekrar evlendi ve bende annemle kalıyordum ama semih abinin işi yurtdışında olduğu için annemde onunla gidecekti neredeyse beş yıl orda olacaklardı annemse babamla kalmamın daha iyi olacağını söyledi oradaki düzenini oturtur oturtmaz beni yanına alacaktı bense onun mutluluğuna engel olmak istemedim ve kabul ettim. Babamla en son 14. doğum günümde görüşmüştüm bu fikire nasıl evet dedi hala anlayamıyorum doğrusu her neyse gitmeme son 2 saat falan vardı toplanmıştım aslında ama bir şeyler eksik gibi hissediyordum sanki bir şeyimi en ihtiyacım olan şeyi burda unutacakmışım gibi hissediyordum.

Hayır ya anemin 12. doğum günümde aldığı yüzük parmağımda yoktu hiç çıkartmayacağıma söz vermiştim yatağımın yanında duran komidini karıştırmaya başlamıştım ki annem doğa diye seslenerek içeri girdi ona döndüğümde elinde bir kutu vardı yanına gittim kutuyu göstererek ne olduğunu sordum

- Sana aldığım yüzük parmağını sıkmaya başlamıştı bende biraz değişiklik yaptırdım deyince üzerime bir su serpildi gözlerim dolmaya başlamıştı kutuyu aldım ve açtım yüzüğün üzerinde küçük bir sayı vardı -02- anneme baktım ağlıyordu yüzüğü alıp anneme sarıldım.

-02- annemle benim sayımdı -0- annemi -2- beni temsil ediyordu annem bana sarılmayı bıraktı yüzüğü elimden aldı ve içini gösterdi yüzüğün iç kısmında benim adım yanında ise kalp vardı annem yüzümü ellerinin arasına aldı konuşmaya başladı.

-Ben beş yıl yokum ve bu demek oluyor ki sen 22 yaşında olacaksın o zaman inanıyorum ki kalbin birine ait olacak o kişin adını buraya yazdırmanı istiyorum.

Ağlamaya başlamıştım bile bunu annem ve babam da yapmışlardı.

- Doğa baban iyi bir insan onu seni ne kadar çok sevdiğini ve değer verdiğini anlaman için güzel bir fırsat.

-Teşekkür ederim anne izin verirsen son kalan eşyalarımı toplamak istiyorum.

-Tamam canım bir şeyler yemek istermisin?

-Hayır eşyalarımı toplayacağım sonra yanınıza inerim.

Annem başını onaylar anlamında salladı kapımı kapatıp odamdan çıktı tabi ya artık eski odam.

Elimde ki yüzüğe baktım ben daha önce hiç aşık olmamıştım ve aşık olduğumda sonumun annem ve babam gibi olmasını istemiyordum.

aşık olmaktan hep korktum çünkü birini seviyorsun herşeyini onun için feda ediyorsun ve bir çok şeyden onun için vazgeçiyorsun ama o sonunda seni bırakıp gidiyor ben babam gibi olmaktan değil annem gibi bir kadın olmaktan korktum.

Annem benim için herşey hayatımda onu hiç bir şeye değişmem ama aşk konularında annemden hep nefret ettim şimdi de bana babam la yaptıkları bir şeyi benimde yapmamı istiyor işte bu canımı çok yakıyor...

Elimin tersiyle gözümden akan yaşı sildim ve yüzüğü cebime atıp odamdan çıktım annemlerin yanına mutfağa doğru yürüdüm semih abi beni görünce sandalyesinden kalkıp yanıma geldi

-Doğacım nasılsın eşyalarını toparlayabildin mi?

-İyiyim semih abi evet topladım

-Bavullarını aşağı indirmek için birini yolluyorum o zaman dedi itici bir gülümsemeyle.

Semih abiyi hiç bu kadar mutlu görmemiştim bir gariplik vardı başımı onaylar anlamında sallayıp annemin karşısında ki sandalye ye oturdum.

Suyumu yudumlarken kapı çaldı anneme ben bakarım anlamında işaret verip kapıya doğru yöneldim.

Kapıyı açtığımda selini karşımda gördüm.

-Bana bu gün gideceğinden bahsetmemiştin.

-Özür dilerim toparlanmak biraz uzun sürdü.

Yüzümü ellerinin arasına aldı

-Seni çok özleyeceğim doğa

dedi ve sarıldı bana.

Selin benim tek arkadaşımdı neredeyse 9 yaşımdan beri aynı okullarda okuduk ve 12. sınıfın yarısını başka bir şehirde ve okulda bitirecektim.

Anılar hep insanın canını yakar keşkeler insanı hep çok üzer bizi bu hayatta ne mutlu edecek gerçekten merak ediyorum insan küçük şeylerde bile mutlu olabilirken daha fazlasını istemek neden hala anlayamıyorum.

Ben çok fazla bir şey istememiştim annem ve babam ayrıldıktan sonra annemle güzel bir hayatım olsun istedim hep huzur dolu onun mutlu olması için çok çabaladım ve sonunda yolumuz ayrılmak oldu ayrılıklar belki de son değildir yarım kalan bir şeyler var içimde.

Hemen umutsuzluğa kapılmak istemiyorum belki daha güzel şeylerin olabilmesi için üzülmek zorunluluktur...

Selin le sarılmamız bittikten sonra annemin yanına mutfağa geçtik annem selin le sohbet etmeye başladı güldük eğlendik ve o ana geldik Semih abi içeri girdiğinde kendimi o kadar kötü hissetmiştim ki burada herşeyin sonuna geldiğimi bilmek gerçekten canımı çok acıtıyordu.

-Evet doğacım hazırmısın gidelim mi?

Semih abinin bu sorusuyla sandalyemden kalktım anneme baktım yanına yaklaşıp ellerini tuttum seni özleyeceğim anne dedim kulağına fısıldayıp.

Seline yaklaştım yaklaşmam la bana sarıldı zaten hala aynı sıcaklıkla sarılıyordu bana bu o kadar güzeldi ki selinle vedalaşıp semih abiye döndüm.

-Hazırım gidebiliriz

-Arabaya eşyalarının hepsini koydurttum 2 saat havaalanına kadar yolumuz var daha sonra uçağa bineceksin canım.

-Teşekkürler

Evime son kez baktım arkamı döndüm arabaya doğru ilerledim..

-İstersen eşyalarını kontrol et Doğacım

-Gerek yok semih abi sağol

Arabaya bindim koltuğuma yerleştim kulaklığımı takarak en sevdiğim şarkıyı meyal- anlayamıyorum açtım camdan dışarı bakmak istemiyordum yoksa ağlayacaktım o yüzden semih abiye döndüm bana gülümsedi bende ona...

Araba haraket etmeye başlamıştı başımı geriye doğru yasladım gözlerimi kapatmıştım ki telefonumun çaldığını duydum telefonu elime aldığımda arayanın babam olduğunu gördüm heyecanlanmıştım babamın aramasını beklemiyordum çünkü kulaklığımı çıkarıp telefonu açtım.

-Alo Doğa nasılsın havaalanına gidiyormusun?

-Merhaba baba iyiyim sen nasılsın ve evet havaalanına gidiyoruz

-Bende iyiyim İstanbul havaalanından sabah seni ben alacağım ihtiyacın olan bir şey varmı?

-Tamam baba hayır ihtiyacım olan bir şey yok sağol.

-Tamam o zaman odan hazır ama beğenmediğin bir şey olursa yenisini alırız.

-Teşekkür ederim çok bir şey yapmana gerek yoktu.

-Doğa sen benim kızımsın elbette yapıcaktım iyi yolculuklar yarın görüşürüz.

-Yarın görüşürüz baba.

Telefonu kapattım cama başımı yasladım hala kulaklarımda meyal'ın şarkıları çalıyordu...

İnsan hep hayattan çok bir şey istemediğini düşünür ama aslında bizler hep hayattan çok şey isteriz her zaman olmaması gereken şeyler için çabalarız ve sonunda olmadı diye ağlarız fakat sonuç hep aynı olur ağlarız üzülürüz ve hayatımıza devam ederiz...

-Doğa hadi uyan geldik

Semih abinin sesiyle gözlerimi araladım havaalanına gelmiştik kulaklığımı çıkarttım saçlarımı hafif topuz yaptım semih abi arabanın kapısını açtı

-Uçağı kaçıracaksın Doğa

-Biraz yavaş olsan olmazmı semih abi görüyorsun uykudan kalktım

-Afedersin doğacım ama arabadan çıkmazsan uçağı kaçıracaksın

-Tamam tamam

önüme gelen saçlarımı kulağımın arkasına atıp arabadan çıktım semih abi bavullarımın yerleştirilmesinde yardımcı oluyordu çok meşgul gibi görünüyordu ama benim bir kahve içmem gerekiyordu semih abiyle bakışma fırsatı yakaladığımda elimle kahve almaya gidiyorum işareti yaptım saatini gösterip 5 dakikan var gibi bir şey söyledi elimle tamam işareti yaptım kahve satan yere doğru yürümeye başladım.

Telefonum çalmaya başladı annem arıyordu annemin telefonunu açabileceğimi pek sanmıyordum o yüzden sessize alıp çantama attım telefonu.

Kahvemi aldıktan sonra semih abinin yanına yürüyordum telefonu çantamdan aldım annem 3 kez aramıştı biraz düşündüm geri arayıp aramamayı arayacak durumda değildim daha sonra aramak umuduyla telefonu tekrar çantaya attım semih abinin yanına gelmiştim uçak kalkmak üzereydi son anonslar geçiliyordu.

-Doğa seni hep sevdim umarım burda yaşadığın hayatında seni mutlu edebilmişimdir

-Her şey için teşekkürler semih abi

-Artık gitmelisin

-Hoşçakal semih abi

-Hoşçakal doğa

Semih abiyle son konuşmamızı yapmıştık uçağa bindim ve koltuğumu bulmak için hostesten yardım istedim koltuğumu bulduktan sonra yerleştim bacaklarımı kendime çekip başımı aynı şekilde cama yasladım.

Beş saatlik yolum vardı istanbul a bu beş saatimi uyuyarak geçirmeyi planlıyordum ve öyle olucaktı.

Uçak kalkmaya yakındı telefonumu çıkarttım anneme mesaj atmak istedim.

GÖNDERİLEN KİŞİ *Annem 'e

-Her şey için teşekkür ederim anne hoşçakal.

Mesajı gönderdim kulaklığımı taktım ve şarkımı açtım bacaklarımı tekrar kendime çektim camdan dışarı bakmaya başladım.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.