Skip to content

ZİNHAR

Chapter 23 · 11 min read

ZİNHAR

Chapter 23

23

•••

Uykuya dalacakken bir anda irkilip iç çekerek kıpırdandım. Bedenime sarılı kollar hafifçe bollaşınca başımı çektim ve ona baktım.

Gözleri gözlerime çevrilirken yaklaşıp alnıma dudaklarını bastırdı.

-"Üşüdün mü?"

Başımı iki yana salladım. Biraz daha göğsüne sokulup yüzümü boynuna gömdüm.

Avuç içini bel boşluğuma yerleştirdi ve okşayarak kalçama kadar indirdi. Diğer eliyle sıkı sıkı beni sarınca gülümseyip boynuna dudaklarımı değdirdim.

-"Tenine bayılıyorum."

Başımı kaldırıp dudağına öpücük kondurdum.

-"Bir tek tenime mi?" diye sordum kısık sesle.

-"Hayır her şeyine."diyerek yanağımı okşadı ve öptü.

Bakışlarının şefkati içimi ısıtıyordu. Sakin huzur dolu bakıyordu.

-"Niye öyle bakıyorsun?"diye sordum.

Derin bir soluk alıp belime kollarını sardı ve yatağa yatırdı. Ardından başını çıplak göğüslerime koydu.

-"Nasıl bakmam ki? Gözlerim senden daha güzel hiçbir şey görmedi."

Elimi kaldırıp saçlarının arasına daldırdım. Hafifçe okşadığımda mırıltılar çıkartmıştı.

Onu böyle çıplaklığıyla tenimde hissetmek içimi kıpır kıpır yapıyordu. Sadece farklı noktaları değiyordu ve bu biraz nefes kesiyordu.

-"Kalkıp duş alalım." dedi bir kaç dakika sonra.

Yavaşça göğsümden kalkınca örtüyü hızlıca üzerime çektim.

-"İlk sen gir."dedim.

Ona bakmak yerine tavana bakıyordum. Adam çıplak!

-"Hayır güzelim birlikte." diyerek beni kucakladı. Örtüyü ittirmesi ise cabası olmuştu.

Ancak vücuduma bakmadığı için rahatça boynuna sarıldım.

Duş kabinin içinde beni duvarla arasına aldıktan sonra suyu açtı. Soğuk sudan dolayı Demirhan'a kaçmak istediğimde gülerek bana siper oldu.

-"Gel bakalım buraya ufaklık."

Saçlarımı nazikçe şampuanla yıkarken gözlerim kapalı halde dudaklarımı araladım.

-"Önceden bana hep,ben senin abinim derdin şöyle bir hatırlatmak istedim."dediğim an elleri bir anlık durdu.

-"Ne alakası var kızım? Geçmiş geçmişte kaldı." diyip yıkamaya devam etti.

Gülümsedim ve akan suyun altına girdim.

-"Bu zamana kadar sana abi dedim. Şimdi bir anda nasıl biz evleniyoruz diyeceğiz?"

Saçlarımı geriye itip gözlerimi açtım. Aynı saniyede dudaklarımı öpmüştü.

-"Umurumuzda mı bebeğim?"

-"Değil mi Demirhan abi?"

Kaşlarını çatıp burnuma vurdu.

-"Seni var ya.." Omzumu ısırmasıyla çığlık atarak kaçmaya çalıştım ama zaten küçücük bir alandaydık. Belimden yakalayıp boynuma da ısırık attı.

-"Ya dur acıdı!" derken gülmekten konuşamıyordum.

-"Daha çok acıtacağım seni." Karnımdaki eliyle göğsümü kavrayıp sıkınca acıyla inledim. Arkadan dirseğimle vurma çabalarım boşa çıkmıştı çünkü aklım bulanmıştı. Sırtımdan sarıldığı için sertliği popoma dayalı haldeydi.

Sertçe yutkunup göğsümü kavrayan elini ittirdim.

-"Rahat dur."dedim kuru bir tonda.

Kolunun birini karnımdan diğerini göğüslerimden geçirerek sıkıca sarıldı. Çenesi başımın üstündeydi. Yüzümde beliren tebessümle başımı göğsüne doğru bıraktım.

-"Seni çok seviyorum."diye mırıldandı kulağıma.

Kollarının arasında ona dönüp boynuna uzandım.

-"Seni çok seviyorum!" dedim kocaman bir gülümsemeyle.

Burnunu burnuma sürtüp dudaklarımı öptü.

-"Nasıl güzel bir şeysin sen böyle?"

Ensesini okşarken gözlerimi gözlerine değdirdim.

-"Gerçekten onca yıl beni izledin mi?"diye sordum durgunlaşan tavrımla.

Biz nasıl ayrı kalabilmiştik?

Başını aşağı yukarı salladı.

Dudaklarımdan süzülen sularda dilimi gezdirip alnımı göğsüne yasladım.

-"Ben seni hiç görmedim."diye mırıldandım.

Yanaklarımı kavradı ve dudağımın kenarına öpücük kondurdu.

-"Görmek istemedin. En doğal hakkındı. Hasta olacaksın daha fazla oyalanmayalım." diyerek konuyu değiştirdi.

Bir şey söylemeden ona sırtımı dönerek vücudumu köpürttüm. Yan gözle baktığımda Demirhan saçlarını yıkıyordu.

Suyun altında köpükleri akıttıktan sonra Demirhan'ın çekilmesiyle yan yan kabinden çıktım. Çabucak havluya sarınıp küçük olanı saçlarıma sardım.

Ben saçımı kuruturken o da yeni çıkıyordu.

Odaya girmeden boynuma dudaklarını bastırıp öyle geçti. Kuruttuğum saçlarımı açık bırakarak içeri girdim.

-"Camı açsana çok sıcak olmuş."dediğim an dışarıdan sert bir kapı kapatma sesi geldi.

İrkilip Demirhan'a baktım. O da kaşlarını çatıp havlusunu düzeltti ve kapıyı araladı. Ev çok sessizdi bu yüzden net duyuluyordu.

Ahşap basamaklardan birisi öfkeyle iniyordu ki adım sesleri buraya kadar ulaşmıştı.

-"Ne oluyor?"diye fısıltıyla sordum.

Kapıyı kapatıp dudağını büktü.

-"Bakacağım şimdi." dedi ve çantasına eğildi.

İç çekerek yatağa oturdum. Onun giyinmesini bekleyip hareketini hissettiğimde başımı çevirmiştim. Siyah bir şort giyinmiş üzerine tişört geçiriyordu. Kaslarının büyüklüğü karşısında yine bir dil tutulması yaşarken yavaşça ayağa kalktım.

-"Geliyorum hemen sen yat güzelim." Saçlarımı okşayıp alnımı öperken rahatlamıştım.

Odadan çıkmasıyla çantamdan bir iç çamaşır takımı çıkarttım. Onları giyinip öylece yatağa girdim ve örtündüm.

Yatak hala bizim ısımızla sıcak duruyordu. Ortaya kıvrılıp dizlerimi karnıma çektim. Öyle rahattı ki özellikle Demirhan'ın eşsiz kokusu olunca çok keyifliydi.

Gelmesini beklerken farkına vardım ki çok fazla zaman geçmişti.

Meraklanarak yataktan kalktım. Perdeyi aralayıp bahçeye göz attığımda ikisini gördüm.

Soner abiyle birlikte bahçede sigara içiyorlardı. Daha çok hararetli bir konuşma içerisinde olduklarını tahmin ediyordum.

Demirhan'ın kenarda duran tişörtlerinden birini çabucak giyindim. Elime en kolay o geldiği için giyinmiştim. Odadan çıkıp Nesli'nin kaldığı odaya yöneldim. Bunları yaklaşık bir dakikada yapmıştım.

Kapıyı tıklatıp içeri girdim. Aslı camın önünde Nesli yatağın ucunda sessizce duruyorlardı.

-"Neler oluyor?"diye sordum.

Nesli şimdi fark ettiğim göz yaşlarını silerek bana baktı. Hemen yanına gittim.

-"Niye ağladın sen? Anlatsana."

Omuz silkti. Sustu.

-"Otur öyle sen mal gibi ağla." Aslı'nın söylenmesiyle kaşlarım havaya kalktı.

-"Kapat çeneni." dedi Nesli.

-"Hey bana da anlatır mısınız?" dedim şaşkınlık içerisinde.

Aslı oflayıp göğsünde bağladığı kollarını çözdü.

-"Yatacakken Soner abi geldi. Konuşmak istediğini söyledi. Bende odadan çıktım onları baş başa bıraktım. Açıkçası şaşırmadım hislerim kuvvetlidir. Ama sen şaşırabilirsin." dedi.

Nesli'nin titrek iç çekişlerine yan gözle baktı konuşmaya devam etti.

-"Soner abi Nesli'ye ona karşı hisler beslediğini itiraf etmiş. Baya baya uzun zamandır aklından çıkaramadığını anlatmış. Bizim geri zekalı arkadaşımız da Soner abiye onu abi gibi gördüğünü söyledi. İnanabiliyor musun?!"

Ağzım bir karış açıldı. Aynı oranda gözlerimi büyüttüm.

-"Sen salak mısın?!" diye hayretle kızdım.

Soner abiye onun da hisler beslediği çok açıktı. İtiraf etmese bile bunu artık biliyorduk.

Hıçkırıp yüzünü kapattı.

-"Beklemediğim anda oldu. Anlamıyorsunuz. Bunca yıl abimdi. Ben şimdi-"

-"Ya kızım annen mi doğurdu? Ne abisi? Eğer kalbinde bir şeyler varsa burada oturup ağlama! Git konuş. Hatta konuşma bile. Sadece yanında ol. Nesli pişmansın. Pişman olmasan sen asla ağlamazsın." dedim ve yanına oturup ellerini yüzünden çektim.

-"Hadi Nesli. Kaybetme. Zaman kaybetmeyin. Soner abi bütün cesaretini toplayıp geldiyse onun kalbini kırma." Aslı da gelip omzunu tuttuğunda derin bir nefes aldı.

Titreyen dudağını ısırdı ve omuzlarını dikleştirdi.

-"Demirhan'la bahçedeler. Hadi git."

Verdiğimiz güçle kendini kısacık sürede toparlamıştı. Resmen odadan koşarak çıkınca arkasından gülümsedik.

-"Kızlarım? Sorun ne?" Kapıda gözlerini ovuşturan Sedat'ı gördüğümde yataktan kalktım. Popomu ancak kapatan tişörte dikkat ederek kapıya yürüdüm.

-"Sabah dedikodu yaparız." dedim ve koluna girip onu odasına yönlendirdim.

Hiç itiraz etmeden uykusuna devam etmek için gitmişti. Uyku ince çizgisi.

Bende odaya geri çıkarken deli gibi merak içindeydim. Umarım mutlu olurlardı umarım diye içimden geçirmeyi ihmal etmedi.

Yatağa oturup başlığa yaslandım. Belime kadar sıyrılan tişörtü düzeltme gereği duymadan telefonumun kilidini açtım. Elime almayalı saatler olduğu için gruplarda uzun uzun sohbetler vardı. Okumaya üşenerek diğer mesajlara tıkladım.

Şirketten kızlar ve Erdem de mesaj atmıştı. Onlara geri döndüğümde yediğim tripleri düşünmemeye çalıştım. Son zamanlarda onları boşladığımın farkındaydım. Yıllardır ne zaman keyfim kaçmış olsa hep benim yanımdaydılar. Türlü türlü etkinliklerle beni eğlendirmeye çalışırlardı. Arkadaşlarımı gerçekten çok seviyordum. Gönüllerini alacağıma emin olarak telefonu komodine bıraktım. Aynı anda kapı açıldı.

Gülümseyerek içeri giren göz alıcı bedenini süzdüm. Karizmatik yüzünde düşünceli bir hal vardı. Sakalını kaşıyarak kapıyı kapattı. Gözleri bana döndüğünde kısa bir süre üzerimi inceledi. Ona ait parçayı giyinmiş olmam hoşuna gitmiş olmalı ki gözlerinden farklı bir bakış geçmişti.

-"Ne oldu?"diye sordum.

Tişörtünü çekip kenara attı. Aynı şekilde şortunu da yere bıraktıktan sonra ışığı kapatarak kendini yatağa attı.

-"Konuşuyorlar. Nesli ile birlikte."

-"Soner abiyle ne konuştun?" Başını kaldırıp göğsüme koyarken aynı anda karnıma sarılıp güzelce yerleşti.

Tebessüm ederek elimi başına koydum.

-"Sakinleştirdim sadece güzelim. Boşver sen uyuyalım."

Omzuna vurup kıpırdandım.

-"Uyuyamam böyle." diye mırıldandım.

-"Meraklı kedi. Çıkart şunu tenini istiyorum." Doğrulup tişörtün eteğinden çekiştirdi. Ona yardımcı olarak çıkarttım ve yatağın içine kaydım.

Göğsündeki tüylerin huylandıran tatlı hissiyle ona sarıldım. Birbirimize sokularak kısa sürede uyuya kalmıştık.

'

Ertesi gün kahvaltı masasında karşıya bakmaktan ağzıma lokma koyamaz olmuştum.

Nesli ile Soner abi yan yana oturuyor hiç çıtlarını çıkarmıyorlardı.

-"Lan!"

Yüreğim ağzıma gelirken refleksle Sedat'ın sırtına vurdum. Öksüre öksüre püskürdüğü suyun sularını ağzından sildi.

-"Ay ne oldu?!"

Benimle birlikte herkes ona bakarken yutkunup doğruldu.

-"O yüzük ne öyle?" demesiyle omuzlarımı düşürdüm. Haliyle herkesin dikkatini çekmişti.

-"Allah seni kahretmesin." diyerek sandalyeye geri oturdum.

Bu muydu yani? Boğulup ölecek diye ödüm kopmuştu.

-"Peri?" Kızların üçü de şok içinde baktılar. Herkesin dikkati şuana kadar Soner abi ve Nesli de olduğu için bunu fark etmemişlerdi.

-"Şey..." Nazikçe boğazımı temizleyip Demirhan'a baktım.

-"Biz..."

-"Evlenme teklifi mi geldi yoksa?" Aslı gözlerini büyüterek Demirhan'a bakarken o onu başıyla onaylamıştı. Dudaklarında belli belirsiz olan tebessüm karşısında gülümsedim.

-"Ya inanmıyorum. Çok sevindim."

Benzer cümleler hepsinden gelmişti. Tebrikler karşısında iyice mutlu olmuştum.

Kahvaltıdan sonra oyalanmadan arabalara geçtik. Demirhan arabayı çalıştırmadan Erdem aramıştı. Kemerimi takarken aramasını yanıtladım.

-"Aramayacaktım ama yine içim el vermedi." dedi açar açmaz.

Kıkırdayıp geriye yaslandım.

-"Demesene öyle. Hem bende şimdi seni arayacaktım."dedim.

-"Kesin canım kesin. Bu akşam alayım mı seni yemek yiyeceğiz?" diye sorarken arabayı çalıştıran Demirhan'ı inceledim. O da bana bakmıştı.

-"Kim kim?"

-"Seren geliyor. Sonra Yusuf'un yanına geçeriz diye konuştuk. Bayadır gidemedik malum sende bizimle takılmadığın için."

Dudaklarımı birbirine bastırıp tribine karşılık sessiz kaldım.

-"Haklısın susuyorum. Akşam 6 da hazır olurum gelirsin." dedim ve nefesimi üfledim.

-"Tamam bebek görüşürüz."

Telefonu kapatıp çantama attım. Sola doğru kaydım omzuna başımı yasladım.

-"Nereye?"diye sorarken o huysuz tavrı belirdi.

-"Arkadaşım Seren ve Erdem. Akşam onlarla olacağım. Sende gelmek ister misin?"diye teklifte bulundum.

Kaslarının gerilmesi sebebiyle başımı kaldırıp yalnızca koluna ellerimi sardım.

-"Ne işim var?"

Ruh hali yeterince güzel ve mutluyken bir anda suratı asılmıştı.

-"Arkadaşlarımla birlikte çoğunlukla vakit geçiriyorum. Senin de tanışmanı isterim. Neden kaşlarını çatıyorsun?"

Omuz silkti.

-"Araba kullanıyorum." dediğinde gözlerimi devirdim.

-"Kıskanıyor musun yoksa?"dedim alayla.

Göğsünü şişirip sigara paketine uzandı.

-"Rahatsız oluyorum."

Bu defa kaşlarını çatan ben oldum.

-"Neyden?"

Çenesini sıkarak yola bakmayı sürdürdü.

-"Giydiğin el kadar kıyafetlerinden...bu kadar güzel ve dikkat çekici olmandan. En önemlisi o şekilde bulunduğun ortamlardan."

Histerik bir gülüşle ellerimi kolundan çektim sırtımı koltuğa yasladım.

-"Yani hayatımdan bahsediyorsun. Demirhan...farkında değilsin galiba ama ben o lisede bıraktığın kız değilim."

Konunun ciddiyetiyle az önce olan huzurumuz dağılmıştı. Yüzüm ifadesizleşirken aynı yüz onda da belirdi.

-"Yerimde olsaydın belki hislerimi anlayabilirdin. Ama şimdi sadece sana karıştığımı seni kısıtladığımı düşünerek bana öfkeleneceksin. O yüzden bir şey söylemek istemiyorum."

Camını indirip dirseğini yasladı. Parmaklarının arasında tüten sigaradan bir nefes çekerek üfledi.

-"Çalışıyorum. Çalışma hayatım senin rahatsızlık duyduğun her ortamı barındırıyor. Kıyafetlerim ise beni mutlu ediyor ve...bunlara alışmalısın." dedim tek nefeste.

Başını salladı.

-"Boşver Peri."

Konuşmak yerine sorunların üstünü kapattığı için huzursuz oluyordum.

Uzanıp elimi eline koydum.

-"Öyle bakma." dedim kısık tonda.

-"Peri ben gevşek bir adam değilim. Hayatımda kendimden daha çok değer verdiğim bir kadın var. Ve bu kadına bakan o piçlerin göz seyri yapması ağrıma gidiyor! En azından biraz daha kapalı giyebilirsin. İkimiz için." Bariton ses tonundaki kızgınlık beni olduğum yere sindirdi.

Ne diyeceğimi bilemedim. Önüme döndüm.

Sonra içimde tutmak istemediğim cümleleri sarf etmek için derin bir nefes aldım.

-"Demirhan kıyafetime dikkat etsem bir sonraki takıldığın nokta iş hayatım olacak. Onu geçsek...ne bileyim Erdem'le konuştuğumda bile yüzün değişiyor. Bu yüzden alışmaya çalış diyorum. Yoksa...ikimiz de üzüleceğiz."

Yeni bir sigara yaktığında ellerimi kucağıma bıraktım. İçimi kaplayan huzursuzluk enerjimi almıştı.

-"Tamam Peri o zaman bana neyin var diye sorma. Neye sinirlendiğimi sorma. Çünkü ben sevdiği kadını hatta gelecekteki karısını yarı çıplak heriflerin içinde dolaştıran bir adam olarak fazlasıyla çekilmez olacağım."dedi ardından daha fazla konuşmak istemez gibi radyonun sesini yükseltti.

Belki de eğlenceli geçecek olan araba yolculuğumuz hem mutsuz hem de beklenmedik şekilde kısa gelmişti.

Mahalleye girerken gözlerime batan yaşlarla birlikte yanak içlerimi ısırdım. Böyle yanından ayrılmak istemiyordum.

Dudaklarımı konuşmak için araladığımda arabadan inmesiyle titrek bir soluk verdim. Kapı koluna uzanıp açtım ve dışarı çıktım. Bagaja koyduğu bavulumu çıkarttığı sırada diğerleri de arabaları durdurmuşlardı.

Bahçede Sevgi teyzeyle birlikte oturan annem ve Nigar teyze kalkmış bu yöne yürüyorlardı.

Yutkunarak saçımı düzelttim. Sonra beynime şimşekler çaktı. Hızlıca yüzüğü parmağımdan çıkartıp şortumun cebine koydum. Bu yaptığıma ruhsuz gözlerle bakan Demirhan'ı gördüm. Çenesini sıkarak başını çevirdi.

Başka ne yapacaktım ki?!

-"Annem yavrum hoşgeldiniz." Nigar teyze Demirhan'ın kolunu sıvazlayıp bana tebessüm etti.

-"Demirhan'la mı geldin?" diye sordu.

Başımı sallayarak onayladım.

Bavulu elinden almak için uzandığımda tepki vermeden ilerledi ve evin kapısına bıraktı. Sessizce ofladım.

-"Görüşürüz." Kızlar uzaktan bize el sallamış gitmişlerdi.

-"Aç mısınız?" diye soran annem oldu.

-"Ben değilim." dedim Demirhan'a döndüm.

-"Bende değilim. Eve uğrayıp çıkacağım işim var." dedi.

Nereye gideceğini merak etmeme rağmen elbette soramazdım.

-"İyi yavrum biz oturuyoruz. Gelirsin." dedi annem.

-"Olur." diyip eve yöneldim. Yaşadığım bütün heyecan mutluluk akıp gittiği için isteksizdim.

Yavaş adımlarla içeri girdim. Babam yoktu. Bu yüzden direkt odama yol aldım. Önce ufak bavulumu hallettim. Ardından duşa girdim.

Uzun uzun yıkanırken gözümün önünde dün gece belirdi. Artık her duş aldığımda Demirhan'la girmek istemem kasıklarımı sızlatmıştı.

Gözlerimi sıkıca kapatıp suyun altında hareketsiz kaldım.

Çıktığımda neredeyse yarım saat olmuştu. Saçlarımı kurutarak güzelce düzleştirdim. Banyodan odama geçtim ve yatağa oturarak telefonumu elime aldım.

Demirhan'ın numarasına tıkladım. Hiç düşünmeden aradım.

İkinci çalışında açılmıştı.

-"Efendim Peri?" dedi dümdüz tonda.

Omuzlarımı düşürdüm.

-"Küs müyüz?" derken dudağım büküldü.

Nefes aldığında geniş göğsünü hayal ettim.

-"Değiliz."

Belli canım.

-"Ama öyle hissediyorum." dedim.

-"Yanlış hissediyorsun demek."

Huysuz.

-"Üzülüyorum." dedim bir kaç saniye bekledikten sonra.

-"Seni üzecek bir şey yaptığımı sanmıyorum Peri." Anlıyorum ki biraz inadız.

-"Seni seviyorum." dedim dudağımı ısırıp.

-"Seni seviyorum." diye karşılık verince gülümsedim.

-"Daha sonra ararım olur mu?"

-"Olur." dedim hiç istemesem de.

Vedalaşıp kapattıktan sonra üzerime rastgele bir şeyler giyinip yatağıma uzandım.

Sanırım bu tip sorunları sık sık yaşayacaktık.

•••

Merhabaa

İyi geceler herkese 🙌

Hepiniz okula döndünüz buralar pek bir sessizleşti 🐥

Bölümü tamamlayınca bekletmek istemedim hemen yayınlıyoruum umarım beğenirsiniz ❤

Bu hikâye diğerleri gibi uzun uzun yazılan bir hikâye olmayacak yani fazla uzun tutmak istemiyorum. Şimdiden söyleyeyim dedim.

Aklımda farklı bir hikâye var. Eğer yazabilirsem bu son yazdığım karakterlerden farklı olacak. Yani düşünceli iyi kalpli erkek karakterlerimizin aksine farklı olmasını hayal ediyorum.

Zamanla göreceğiz görüşmek üzere❤

End of chapter

1 comments

  • Yanlış anlama ama Peri bana göre fazla ileri gidiyo yani Demirhan rahatsızlığını dile getirdiği halde alış diyo o zaman Demirhana niye soruyo böyle işte sinirlisin falan diye ayrıca betimlemeler

    1Answers