تخطٍ إلى المحتوى

Yeni Başlangıç

الفصل 3 · قراءة 5 دقيقة

Yeni Başlangıç

الفصل 3

Düğün

Sabah bir heyecanla uyanmıştır Anessa prensesi. Gecelikleri ile cama çıkmış, bahçeyi, çiçekleri, Güneş'e bakmıştı.

Hızlıca elbiselerini giyip merdivene çıkmıştı. Yeni hayatı başlıyordu. Yeni hayatını çok merak ediyor, neler yaşıyacağını düşünüyordu. Merdivende Prens Austin ile karşılaştı.

"Prensesim, heyecanlı gözüküyorsunuz. Neye bu kadar heyecanlandınız acaba? "

"Neye olacak prensim. Yeni hayatım başlıyor. Üstelik abimsiz, güvenli bir ortamda, beni suçlamayan insanların yanında başlıyor bu hayat. O yüzden çok heyecanlıyım. Başarmış gibi hissediyorum. "

"Başardınız prensesim. "

Prens selamını verdi ve yukarı çıktı. Göründüğü üzere savaş için idman yapıyordu ve şuan oradan geliyordu.

Prenses aşağı indi. Senezi krallığını selamladı ve masaya oturdu.

Ardından prens Austin geldi ve o da prensesin yanına oturdu.

Hep beraber şen şekrak yemeklerini yediler. Yemekler bitti. Asin her zamanki gibi bahçeye çıktı. Denizi seyrediyordu. O sırada prensesin yanına hizmetli geldi.

"Prenses Asin, kraliçe Marry sizi toplantı odasında bekliyor. "

"Neden Jessica? "

"Bilmiyorum Prensesim. "

Jessica (hizmetli) ile prenses Kraliçe Marry'nin yanına gittiler. Marry ilk güne kıyasla bin kat mutluydu. Sanki yıllardır oğlunun evlenmesini beklemişti.

"Beni istemişsiniz Kraliçem? "

"Evet tatlım. Fark ettim de burada yaşayacaksan dört elbiseden farklı bir elbisen olmalı. Terzi ve kumaşçıyı çağırdım. Kendi zevkine göre bir sürü elbise diktirelim. Bir de gelinlik bakalım"

"Tamam, teşekkürler kraliçem"

Asin mahcup olmuştu. Nasıl oldu da prensesin dört elbisesi olduğu anlamışlardı. Bir turuncu,bir yeşil, bir siyah ve sürgünden kaçtığı elbisesi vardı. Aslına bakılırsa aslında sürgünde turuncu giyilirdi ama Asin bir prensesti ve istediği, rahat bulduğu kıyafeti giyebiliyordu. O da beyaz tercih etmişti. Kendine çok yakıştırırdı beyaz rengini. Bir de yeşil rengini çok severdi.

"Merhaba prensesim. Ben bu krallığın terzisi Enola. "

"Merhaba Enola hanım. "

"Tarzınıza bu kitaptan seçebilir ya da anlatabilirsiniz"

"Kitaba bakabilir miyim? "

"Tabiii"

Asin kitaptan beş tarz seçti ve bir kaç tane de sevdiği tarzları söyledi. Terzi de onu pür dikkat dinledi.

"Peri hangi renkler olsun? "

Kraliçe atladı lafa

"Her renkten olsun, ekstra bordo, beyaz ve yeşil ağırlıklı olsun"

"Anladım. Peki sizce Prenses Asin? "

"Kraliçeme katılıyorum, beyaz olabilir. Yeşilin her tonu olabilir. Siyah da olsun bolca. Bordo da bana uyar. Şimdiden teşekkürler Enola Hanım"

"Ne demek şimdi beden ölçülerinizi alıyım. "

Beden ölçüleri alındı. Daha sonra ise gelinlik seçimleri başladı.

"Burada daha önceden dikmiş olduğumuz gelinlik çeşitlerimiz var. Ayni şekilde kitaptan da seçebilirsiniz"

"Size kendi tarzımı anlatmak için bir örnek çizebilir miyim acaba? "

"Tabi ki. "

Asin terzinin verdiği kağıt ve kalemle çok güzel bir çizim yapar.

"Tamam, bu yapılır. Bu arada tarzınıza bayıldım prensesim"

"Teşekkür ederim,, bende sizin çizimlerinize bayıldım. Bu arada kaç güne hazır olur?

" Teşekkürler, üç güne hazır olur. Diğer elbiselerde her gün bir iki tane gelir. "

"Teşekkürler Enolacım"

"Ne demek kraliçem. Tanıştığımıza memnun oldum prensesim. "

"Bende Enola hanım. "

Düğün gelinlik hazır olsun diye üç gün sonraya ertelenir.. Önümüzdeki üç gün sarayda bir heyecan ve telaş hâkim olur.

Düğün sahile hazırlanıyor. Çeşit çeşit yemekler yapılıyor, kumaşlar, bayraklar asılıyordu.

İki gün sonra prenses ve prens gelinliği denemek için terzinin dükkanına gitti.

Prenses Asin gelinliği giyip Austin'e gösterdi.

Asin denerken dükkanı inceleyen Austin kapı sesini duyar duymaz kafasını Asin'e doğru çevirir. Çevirmesiyle "oooh" demesi bir olur.

"Nasıl yani? Kötü mü? Niye iç çektin Austin?! "

"Hayır, çok güzelsin, yani çok güzel olmuş, gelinlik"

"Dimi, bende çok beğendim. "

"Evet, çok güzel"

Austin prensesi görür görmez sarhoşa döner. Bir dondurma misali eridiğini hisseder. Gözünü prensesinden alamaz.

Prenses bir süre gelinliğin içinde kalır. Birkaç haraket dener. Daha sonra üstünü değiştirir. Gelinliği de alır ve saraya geri dönerler.

Saraya gelince akşam yemeği hazırlanmıştır. Ve yemeğe otururlar.

Akşam yemeği sırasında kral Joseph prensese önemi bir soru sorar.

"Düğüne kendi ailenden kişi çagırmayacak mısın? "

"Sadece Ann'i çağırmak istiyorum Kralım. Acaba uygun mudur?"

"Tabiki. Senin için bir mektup gönderirim"

"Yok kralım. Ann ile ben mektuplaşmak istiyorum. Birkaç özel isteğim daha olucaktı. "

"Anladım.o halde sana bırakıyorum. "

Tamamdır, teşekkürler kralım "

O akşam Asin kardeşi Ann'e mektup yazar ve gönderir. Ertesi gün öğleleyin düğünü vardır. Ve Ann'i görmeyi çok istiyordur.

Asin'in anlatımıyla

Sabah uyandığımda karşımda bana bakan bir gelinlik gördüm. O kadar güzel di ki adeta bir masaldan çıkmış gibiydi . Sanırım evlenmeyi istemesem bile bu elbiseyi giymek isterdim.

Kahvaltı için aşağı indim. Herkes bugün son olduğu için normal stres düzeyine gelmiş yaşamaya devam ediyordu. Ben ve sürekli olarak bacağını sallayan Austin ise bir o kadar stresliydik. Ben evlilik için değil de Ann gelicek mi diye çok stresliydim. Ta ki o sırada hizmetli girip "Anessa krallığı prensesi Ann geldi " Diyene kadar. Masadan kalkıp kapının eşiğini geçen kardeşime koşmam bir oldu.

Onu o kadar çok özlemiştim ki.

Kral Joseph'den müsaade istiyip misafir odasına çıktık.

Ann ile hasbihal yaptık .

"Buraya geliceğini tahmin ettim ama evleneceğini asla."

"Bende tahmin etmemiştim. Planım da bu değildi zaten"

"Öyle mi nasıl oldu da evleniyorsun o hâlde. Zaten zar zor çaktırmadan geldim. "

"Ne söyledin bizimkilere? "

"Senezi prensi Dustin benimle görüşmek istedi dedim. Abim bu aralar beni evlendirmeye meraklı da. Bir bakmışsın bende hep buradayım. Hahah"

"Çok komik. Aslında evlenmeden burada kalsan çok iyi olurdu. "

"Kimden çıktı bu evlilik teklifi? "

"Austinden*"

yazarın anlatımıyla

Düğün saatine az kalmışken kardeş prenseslerde hazırlanmaya başlamışlardı.

Ann ablasının saçını topuz yapıyordu. Asin elbisesini giymiş korsesini takıyordu.

Bir yandan da Austin ile Dustin hazırlanıyordu.

Austinin damatlık için aldığı takım giyilmişti. O da saçını tarıyor, şekil veriyordu.

Zaman geldi ve herkes sahile geldi. Asin ile Austin de beraber kırmızı halıdan yürüyerek sahile indiler.

Halk da katılmıştı düğünlerine ve herkes "çok tatlılar, kız da çok tatlıymış, ne güzel çiftler, çocukluk aşkları" Diyorlardı.

Nikahları kıyıldı. Evlendiklerini belli etmek için takılan kolye ve yüzük takıldı. Ardından da Austin Asini alnından öptü. Sonra herkes dans etmeye başladı. Şarkılar söylendi, yemekler yendi, içkiler içildi. Akşam oldu. Artık Asin misafir odasında kalmıyordu.

Austin ile aynı odada aynı yatakta yatmalıydı. İlk geceleri için odaya dönüldü. Austin üstünü değişti odanın bir ucunda. Asin değişti diğer ucunda.

Sonra yatağa girdiler. Asin korkuyordu istemsizce. Bunu fark eden Austin ona doğru dönüp "merak etme sen istemeden sana asla dokunma prensesim" diyerek yataktan kalktı.

"Siz uyuyun prensesim. Bugün çok yorulmuşsunuzudur. "

"Hayır siz yatın prensim. Siz de çok yorulmuşdunuzdur"

Bu tartışmadan sonra ikisi de yatağında bir ucunda uyuyakaldı.

Sabah uyandıklarında her ikiside birbirine doğru dönmüştü.

İlk Austin uyandı. Asin'e baktı. Asini içten içe seviyordu. Yüzüne düşen saçı aldı kulağının arkasına doğru yavaşça iteledi. Yüzüne dokundu. Sonra da gözlerini geri kapattı.

Sonra bir hizmetli tarafından kahvaltının hazır olduğunu duyarak ikisi birden kalktı.

Asin tam anlamıyla yeni hayatının ilk gününü yaşayacaktı. Bu sırada da kardeşi Ann de Dustin ile yakınlaşmaya başlamıştı.

Sanırım Dünya Asin'e yavaş yavaş gülüyordu.

༶•┈┈⛧┈♛

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.