Skip to content

Yalancı Aşk

Chapter 23 · 2 min read

Yalancı Aşk

Chapter 23

LARA

  1. BÖLÜM-LARA

Defne telefon ekranına bakıyordu.

Mesaj hâlâ oradaydı.

“Ben Lara’yım.”

Altındaki ikinci mesaj ise her şeyi daha da karıştırmıştı.

“Ve Aras’a sakın güvenme.”

Defne başını kaldırıp Aras’a baktı.

Aras onun yüzündeki değişimi hemen fark etti.

“Ne oldu?”

Defne telefonu göstermedi.

“Hiç.”

Aras kaşlarını çattı.

“Defne, yüzün hiç ‘hiç’ demiyor.”

Selin de onlara bakıyordu.

“Mesaj geldi, değil mi?”

Defne şaşırdı.

“Sen nereden biliyorsun?”

Selin derin bir nefes aldı.

“Çünkü Lara'nın bunu yapacağını biliyordum.”

Aras bir anda Selin'e döndü.

“Lara gerçekten yaşıyor mu?”

Selin sustu.

Bu sessizlik cevap gibiydi.

Aras'ın sesi yükseldi.

“Yaşıyor mu?”

Selin sonunda:

“Evet.”

Defne'nin gözleri doldu.

“Yıllardır mı?”

Selin başını salladı.

“Evet.”

“Peki neden bana hiç ulaşmadı?”

Selin cevap vermedi.

Defne bu kez daha sert konuştu.

“Beni neden bıraktı?”

“Bırakmadı.”

“Öyleyse neden yıllardır yok?”

Selin gözlerini yere indirdi.

“Çünkü onu saklayan kişi bendim.”

Defne birkaç saniye konuşamadı.

Aras da şaşkındı.

“Sen mi?”

Selin başını salladı.

“Annen istedi.”

Defne'nin gözleri büyüdü.

“Annem mi?”

“Lara'nın varlığını herkesin bilmesini istemiyordu.”

“Kimden saklıyordu?”

Selin cevap vermeden önce dışarıdaki koridora baktı.

“Onlardan.”

Aras hemen sordu:

“Kim onlar?”

Selin:

“Bilmiyorum.”

Aras sinirlendi.

“Bilmiyorum diye bir şey yok.”

“Gerçekten bilmiyorum.”

Defne araya girdi.

“Peki Lara neden şimdi ortaya çıktı?”

Selin'in yüzü gerildi.

“Çünkü Mert geri döndü.”

Defne'nin kalbi hızlandı.

“Bunun Mert'le ne ilgisi var?”

Selin:

“Çünkü Mert'in geri dönmesi, yıllardır saklanan herkesin ortaya çıkması demek.”

Aras telefonu çıkardı.

“Az önce gerçek Mert beni aradı.”

Selin hemen ona baktı.

“Ne söyledi?”

“Eski hastanede olduğunu.”

Selin'in yüzü bir anda değişti.

“Eski hastane…”

Defne bunu fark etti.

“Orayı biliyor musun?”

Selin cevap vermedi.

Aras:

“Sen oraya daha önce gittin.”

“Hayır.”

“Yalan söylüyorsun.”

Selin sessiz kaldı.

Defne Aras'a baktı.

Sonra Selin'e.

“Artık kimse bize yarım gerçek anlatmasın.”

Selin gözlerini kapattı.

“Peki.”

Çantasından küçük, eski bir zarf çıkardı.

Zarfın üzerinde tek bir isim vardı:

LARA

Defne'nin elleri titredi.

“Bu ne?”

“Annenin bana bıraktığı son şey.”

Defne zarfı aldı.

Açmadan önce Selin son kez uyardı.

“Bunu okursan bazı şeyleri geri alamazsın.”

Defne:

“Zaten hiçbir şeyi geri alamıyoruz.”

Zarfı açtı.

İçinden tek bir fotoğraf çıktı.

Fotoğrafta dört çocuk vardı.

Ama bu kez çocuklar kuyunun önünde değildi.

Bir evin bahçesindeydiler.

Aras.

Mert.

Defne.

Lara.

Defne fotoğrafa biraz daha dikkatli baktı.

Sonra bir şey fark etti.

Fotoğrafın arkasında bir tarih vardı.

19 Haziran 2011.

Yani kuyudaki olaydan iki gün sonra.

Defne'nin yüzü değişti.

“Bu mümkün değil.”

Aras fotoğrafı aldı.

“Ne?”

Defne fısıldadı:

“Annem bana hep 17 Haziran'dan sonra Lara'nın olmadığını söylemişti.”

Selin başını kaldırdı.

“Çünkü 19 Haziran'da…”

Tam o anda Defne'nin telefonu yeniden titredi.

Yeni mesaj.

Lara:

“Fotoğrafa bakma. Arkana bak.”

Defne'nin kalbi hızlandı.

Yavaşça arkasını döndü.

Pencerenin önünde kimse yoktu.

Ama camın üzerinde buğuyla yazılmış tek bir kelime vardı:

“MERT.”

Aras pencereye koştu.

Dışarı baktı.

Sokak bomboştu.

Sonra Defne'nin telefonu tekrar titredi.

Bu kez mesaj çok daha uzundu:

“Gerçek Mert'i bulmak istiyorsanız, eski hastaneye gidin.”

Bir saniye sonra ikinci mesaj geldi.

“Ama Aras'ı yanınıza almayın.”

Defne telefonu yavaşça indirdi.

Aras ona baktı.

“Ne yazıyor?”

Defne cevap vermedi.

Çünkü artık aklındaki tek soru şuydu:

Lara neden Aras'ı istemiyordu?

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.