تخطٍ إلى المحتوى

Yalancı Aşk

الفصل 18 · قراءة 3 دقيقة

Yalancı Aşk

الفصل 18

FOTOĞRAFTAKİ ÇOCUK

  1. BÖLÜM-FOTOĞRAFTAKİ ÇOCUK

Defne, fotoğrafı elinde tutarken uzun süre konuşamadı.

Gözleri üçüncü çocuğun üzerindeydi.

Çocuk gülümsüyordu.

Ama Defne'nin içini açıklayamadığı bir korku kaplamıştı.

“Aras…”

Aras ona döndü.

“Ne oldu?”

Defne fotoğrafı ona uzattı.

“Bu çocuğu daha önce gördüm.”

Aras'ın yüzü gerildi.

“Nerede?”

“Hatırlamıyorum.”

“Emin misin?”

Defne cevap vermek yerine fotoğrafın arkasını çevirdi.

Tarih hâlâ oradaydı.

17 Haziran 2011.

Altındaki yazının son kelimesi ise silinmişti.

Aras fotoğrafı eline aldı.

“Burada başka bir şey yazıyordu.”

“Evet.”

“Ne?”

Defne başını salladı.

“Bilmiyorum.”

Tam o sırada üst kattan bir gürültü geldi.

İkisi de sustu.

Aras başını kaldırdı.

“Sen burada bekle.”

Defne kolunu tuttu.

“Hayır.”

“Defne…”

“Tek başına gitmeyeceksin.”

Aras merdivenlere yöneldi.

Her basamakta ev biraz daha sessizleşiyordu.

Üst kata çıktıklarında koridor bomboştu.

Aras sağa baktı.

Sonra sola.

Hiçbir şey yoktu.

Defne fısıldadı:

“Az önce ses buradan geldi.”

Koridorun sonunda yarı açık bir kapı vardı.

Aras kapıya yaklaştı.

İçerisi karanlıktı.

Elini kapının üzerine koydu.

Tam açacakken Defne'nin telefonu çaldı.

İkisi de irkildi.

Ekranda bilinmeyen numara vardı.

Defne açtı.

Karşıdan hiçbir ses gelmedi.

“Kim bu?”

Sessizlik.

Sonra çok hafif bir nefes sesi.

Defne'nin yüzü değişti.

“Biri bizi dinliyor.”

Telefon bir anda kapandı.

Aras kapıyı hızla açtı.

Oda boştu.

Ama masanın üzerinde yeni bırakılmış bir şey vardı.

Bir zarf.

Üzerinde tek bir isim:

DEFNE.

Defne geri çekildi.

“Bunu açmak istemiyorum.”

Aras zarfı aldı.

“Ben açarım.”

“Hayır.”

Defne elini tuttu.

“Birlikte.”

Zarf açıldı.

İçinden küçük, eski bir kaset çıktı.

Ve bir not.

“Gerçeği hatırlamak istiyorsanız, bunu gece yarısından önce dinleyin.”

Aras notu okudu.

“Burada kasetçalar yok.”

Defne odanın köşesine baktı.

“Var.”

Eski bir kasetçaları masanın altında buldu.

Aras kaseti yerleştirdi.

Düğmeye bastı.

Önce cızırtı duyuldu.

Sonra bir kadın sesi.

Defne'nin yüzü bembeyaz oldu.

“Bu…”

“Annen mi?”

Defne başını salladı.

Kayıttaki kadın konuşmaya başladı.

“Eğer bu kaydı bir gün Defne dinliyorsa…”

Kayıt birkaç saniye kesildi.

Sonra ses yeniden geldi.

“...o geceyi unutmasını istemiştim.”

Defne'nin gözleri doldu.

Aras ona baktı.

Kayıt devam etti.

“Çünkü çocuklardan biri gerçeği görmüştü.”

Aras'ın nefesi kesildi.

“Kim?”

Kadının sesi titredi.

“Aras.”

Aras dondu.

Defne ona döndü.

Kayıt devam etti:

“Aras gördüğü şeyi hatırlarsa, Mert'in neden kaybolduğunu da hatırlayacak.”

Bir anda kasetten yüksek bir cızırtı geldi.

Kayıt kesildi.

Defne kasetçaları kapattı.

“Aras…”

Aras hiçbir şey söylemedi.

Gözleri odanın içindeydi.

Sonra duvarda asılı küçük bir aynaya baktı.

Aynanın kenarında kırmızı bir çizik vardı.

Yaklaştı.

Çizik değildi.

Bir cümleydi.

“HÂLÂ HATIRLAMIYORSUN.”

Defne geri çekildi.

“Buradan gitmeliyiz.”

Aras başını salladı.

Tam kapıya yöneldikleri anda evin bütün ışıkları söndü.

Karanlık.

Defne'nin sesi duyuldu.

“Aras?”

“Buradayım.”

Bir saniye sonra başka bir ses geldi.

Koridorun sonundan.

“Aras…”

Aras olduğu yerde kaldı.

Defne onun elini tuttu.

“Bu kim?”

Ses tekrar duyuldu.

Bu kez daha yakından.

“Beni gerçekten unuttun mu?”

Aras'ın yüzü değişti.

Çünkü o sesi tanıyordu.

Çocukluğundan beri rüyalarında duyduğu sesti.

“Hayır…”

Defne fısıldadı:

“Aras?”

Aras karanlığa baktı.

“Bu ses…”

Koridorun sonunda bir gölge belirdi.

Aras bir adım attı.

“Sen öldün.”

Gölge durdu.

Sonra cevap verdi:

“Öyle sanmıştın.”

Defne'nin eli Aras'ın elini daha sıkı kavradı.

Gölge geri çekildi.

Aras peşinden koştu.

Merdivenleri indi.

Kapıyı açtı.

Ama dışarıda kimse yoktu.

Yalnızca arabanın ön camına bırakılmış başka bir zarf vardı.

Aras zarfı aldı.

Üzerinde bu kez tek bir cümle yazıyordu:

“Üçüncü çocuğu bulursanız, Mert'in neden geri döndüğünü de öğrenirsiniz.”

Aras zarfı açtı.

İçinden yeni bir fotoğraf çıktı.

Defne fotoğrafa baktı.

Ve bir anda nefesi kesildi.

Fotoğrafta üç çocuk vardı.

Aras.

Mert.

Ve üçüncü çocuk.

Fakat fotoğrafın arkasında yazan tarih bu kez farklıydı.

18 Haziran 2011.

Yani herkesin Mert'in kaybolduğunu düşündüğü günün ertesi.

Defne titreyen bir sesle konuştu:

“Aras…”

Aras fotoğrafı çevirdi.

Arkasında tek bir cümle daha vardı:

“Mert o gece kaybolmadı.”

Aras'ın yüzü gerildi.

Defne devamını okumaya çalıştı.

Ama cümlenin altında daha küçük bir yazı vardı.

Aras onu görünce olduğu yerde dondu.

Çünkü yazı şuydu:

“Onu saklayan kişi hâlâ sizin yanınızda.”

نهاية الفصل

1 تعليق