Sabahın ilk ışıkları görünürken beni sıcak tutacak spor kıyafetler giyinip yola koyulmuştum. Bir süredir ihmal ettiğim babamın yanına geldiğimde yaşlı gözlerle gülümsedim.
Ah benim canım babam.
Keşke biraz daha ömrün olsaydı da birlikte mutlu olsaydık.
-"Gelemediğim için beni affet babam. Ama beni izlediğini gördüğünü biliyorum. Her seferinde sana ne kadar üzgün olduğumu anlatıp dururdum...artık Mirza var. Senin gibi koruyup kolluyor beni. Keşke sende tanışabilseydin." dedim ve kıvrılmış dudağımı ısırdım.
İç çeke çeke ağlamaya başlamadan önce soğuktan donmaya yüz tutmuş ellerimi yüzüme bastırdım.
Burası benim için içimi dökme yeriydi. Dolup dolup rahatlamaya geldiğim tek dayanağım babamdı. O neredeyse bende oradaydım.
-"Senin gibi güzel bir kız yalnız başına dışarı çıkmamalı diye düşünüyorum."
Yaşlarımı silmeme neden olan ses beni şaşırtırken aynı hızla arkama döndüm.
Demirhan abi ?
Kollarını geriye açınca burnumu çekerek ayağa kalktım ve sıkıca sarıldım. Göğsünde ağlamaya devam etmeme izin vermesi beni mutlu ediyordu. Sanırım şuan birinin şefkatine ihtiyacım vardı.
-"Nişanlın olacak gereksiz seni neden yalnız bırakmış merak ediyorum."
Mirza'ya söylediği kötü söz yüzünden kaşlarımı çatıp geri çekildim. Yaklaşık on dakikadır ona sarılmış ağlıyordum ve bu bana yetmişti.
-"Hey nişanlım hakkında öyle konuşma !" diyip göğsüne vurunca gülerek sarıldı.
-"Bana haber vermediğin için sana kızmaya gelmiştim. Evde bulamayınca burada olduğunu düşündüm."
Geri çekilip saçlarımı geriye attım ve gülümsemeye çalıştım.
-"Hoşgeldin Demirhan abi. İyi ki geldin. Çok özlemiştim." dedim.
-"Bende ufaklık bende. Hem seni hem buraları özlemişim. Bizim hayta benim yerimi iyi doldurunca gelmeyi bir süre ertelemiştim. Ama seninde benden izinsiz nişanlandığını duyunca hemen gelip görmek istedim."
Ah demek ki sırada Mirza'yı Demirhan abime sevdirmek var.
Demirhan abi , Alp'in abisi oluyor. Ondan daha çok bana abilik yapmıştı. Özellikle babamı kaybettiğim dönemlerde benden elini hiç çekmedi. Yalnızca uzun zamandır yurt dışında kurduğu şirketinin başındaydı ve işlerinden dolayı görüşemiyorduk.
-"İlk önce eve gidelim de şu kırmızı burnunu ısıtalım. Sonra karnımızı doyururuz." diyip kolunu omzuma attı ve mezarlığın çıkışına kadar çekmedi.
Aklıma Mirza'nın düşmesiyle elimi telefonuma attım.
Günaydın mesajına karşılık aynı şekilde mesaj atıp ekranı kitledim. Eve gittiğimizde annemle teyzem evde yoklardı. Demirhan abi geniş cüssesiyle koltuğumuzu kaplarken odamda hızlı bir duş almış eşofman takımımı giyinmiştim. Saçlarımı tepemde topuz yaptıktan sonra da telefonumla birlikte merdivenlerden indim.
-"Nerede kaldın prenses ? Bu gövde bu kadar süre aç kalamaz güzelim. "
Demirhan abiye gülerken yanıma gelip başımın üstünü öptü. Hilal teyzenin hazırladığı masaya yan yana otururken telefonum çalmaya başlayınca gözlerimi ekrana çevirdim.
Sesini özlediğim sevgilim arıyordu.
-"Mirza ?" diyerek açtım.
-"Bebeğim. Ne yapıyorsun ?"
Gözlerim beni dikkatle izleyen Demirhan abime kayınca tebessüm ettim.
-"Şimdi kahvaltı yapacağım. Sen şirkete mi gidiyorsun ?" diye sordum heyecanla.
-"Evet." dediği sırada kapı kapanma sesi gelmişti.
-"Seninle tanıştırmak istediğim birisi var. Ne zaman müsait olursun ?"
-"Kimmiş ?" dedi.
-"Benim için önemli birisi diyelim." derken Demirhan abi burnumu sıktı.
-"Öğleye kadar bir kaç işim var. 12 gibi müsait olurum."
-"Öyleyse bizim eve gelirsin." diyip vedalaştım ve Demirhan abiyle keyifli kahvaltımıza başladık. Kahvaltının sonlarında Alp de gelince ikisinin atışmaları beni oldukça eğlendiriyordu.
Sabahın erken saatlerinde ağlamak gözlerimi yormuş olsa da keyfim yeni yeni yerine gelmişti.
-"Abi geldiğin yere geri dönmeye ne dersin ?" Alp'e cevap olarak ensesine şaplak atınca kıkırdayıp başımı eğdim.
-"Yeter ama ha bu ne şamar oğlanı oldum !" En sonunda isyan edince Demirhan abinin yanından kalktı.
-"Nereye lan ?"
-"Gidiyorum ben abi bugün seni yeterince çektim. Gün boyunca yüz yüze gelmeyelim mümkünse." diyip kapıdan çıktı gitti.
-"Gitti gerçekten. " dedim ağzım şaşkınlıkla açılırken.
Demirhan abi kolunu koltuğun arkasına atıp omzunu silkti.
-"Gitsin boşver."
Yaklaşık on dakikanın sonrasında Demirhan abinin bağımlısı olduğu demli çayları içerken kapı çalmıştı. Oturduğum yerde başımı koridora doğru çevirdim.
Mirza'yı görür görmez iç çekip ayaklandım. Çay bardağını kenara bıraktığım gibi ilerleyip beline sarıldım. Elini enseme koymuş göğsüne bastırırken arkamızdan gelen öksürük sesiyle geri çekilmek durumunda kaldım.
Mirza ile Demirhan abi dik dik bakışıyorlardı. Mirza'nın elini tutup salonun ortasına kadar geldim.
-"Demirhan abi bu Mirza. Mirza , Demirhan abim Alp'in ve aynı zamanda benim abim sayılır."
Demirhan abi ayağa kalkıp Mirza'ya elini uzatınca Mirza elini sıktı.
-"Memnun oldum diyemiyorum zamanla olurum inşallah. " dedi Demirhan abi her zaman ki karakterini ortaya koyup.
Dudaklarımı birbirine bastırdım. Tek istediğim iyi anlaşmaları fakat ikisi de birbirine benzediği için bu çok zor olacaktı.
-"Bende öyle." dedi Mirza dişlerini sıkarak. Gözleriyle resmen dövüşüyorlardı.
-"Buyurmaz mısın? Hilal abla bir çay getir misafirimize." diye seslendi sesini yükselterek.
Mirza ters ters başını çevirip koltuğa oturdu. Otururken beni de yanına çekmişti. Gergin havada bir Demirhan abime bir de Mirza'ya bakıp duruyordum.
-"Neden her an kavga edecekmiş gibisiniz ?" diye sordum dayanamayınca.
Demirhan abi boğazını temizleyip çayına uzandı.
-"Yok güzelim ne kavgası sana öyle gelmiş."
Mirza yanımda an be an taş gibi gerilirken yumruk yaptığı elini tuttum.
-"Buyrun." Görüş açısına Hilal teyze girince uzattığı çayı Mirza aldı ve teşekkür etti.
-"Yiyecek bir şeyler hazırlamamı ister misiniz ?"
Hilal teyzenin sizli bizli konuşmasına her seferinde itiraz etsem bile evde birisi olunca bunu yapmayı bırakmıyordu.
-"Zahmet etme ablacım." dedi Demirhan abi.
Hilal teyze uzaklaşınca Demirhan abi eğilip dirseklerini dizlerine yasladı ve ellerini birleştirdi. Gözleri Mirza'da durmuştu.
-"Öncelikle nişandan haberim olmadığı için gelemedim. İkinizi tebrik ederim. Sana tek diyeceğim Duha'yı üzmemen. Benim için öz kardeşimden farksızdır ve kılına zarar gelmesine delirebilirim. Seni tanımasam da ona iyi bakacağını hissediyorum. Benim şimdi toparlamam gereken işlerim var. Sonra tekrar görüşürüz." dedi Demirhan abim uzun soluklu konuşmasının ardından.
Gülümseyerek kalktığımda Mirza biraz olsun gevşemişti ve benim gibi kalkmıştı.
-"Görüşürüz Demirhan abi." dedim. Uzun boyundan dolayı o eğilip yanağımı öptü.
-"Görüşürüz ufaklık."
Mirza ile tekrardan el sıkışıp evden ayrıldı. Baş başa kaldığım sevgili nişanlıma döndüğümde yüzü sert duruyordu.
-"Sevmedim bu adamı."
Gözlerimi büyüttüm.
-"Lütfen onunla görüşüyorum diye kızmaya kalkmışma. Alp de Demirhan abim de benim için çok önemliler." dedim çabucak.
Aldığı nefesi verirken elleriyle yüzümü kavradı ve dudaklarını dudaklarıma bastırdı.
-"Artık ufak detaylara takılmak istemiyorum. Evlenelim Duha. Bir an önce evlenelim ve benim ol."
'
Aylar sonra hayatımızın en heyecanlı gününde yalının güllerle çerçevelenmiş merdivenlerinden inerken düşmediğim için kendimi tebrik ettim.
İçime fazlasıyla sinen gelinliğimi aşık olarak giyinmiştim. Herkes aynı hayranlıkla bakarken gözleri gerçekten parıldayan tek kişi müstakbel eşimdi.
Bugünümüz kesinlikle rüya gibiydi. Sadece tanıdıklarımızın arasında gerçekleştirdiğimiz nikahımızda bütün sevdiklerimiz yanımızdaydı.
Mirza yine evliliğimizi aceleye getirmiş olsa bile her şey mükemmel şekilde ilerliyordu. Nikahımızın ardından kurulan kocaman masada çeşitli lezzetli yemekleri gülerek , eğlenerek yemiştik.
-"Canım kızım benim." Yalının girişinde artık ayrılmak üzere topladığımızda Reyhan anne omuzlarımı tutup yanaklarımı öptü.
Kendi annemden daha merhametliydi. Ve daha fazla sevgisini gösteriyordu.
-"Dikkat edin olur mu oğlum ?" Benden sonra Mirza'yı öpüp kenara çekildi.
Bütün aile bireylerimiz ve dostlarımızın tebriğini aldığımızda en sona kalan Demirhan abimle Alp'e tek tek sıkıca sarıldım.
-"Bir ömür boyu mutlu olun inşallah. "
İkisine mutlulukla teşekkür ettikten sonra Mirza'nın koluna elimi yerleştirdim.
-"Ya gitmeden çiçeğini at !" diye bağıran Rüya'ya gülerek onayladım. Defne , Rüya ve hala hoşlanmadığım Selin arkama geçerken çiçeğimi geriye doğru attım.
Dönüp baktığımda kahkahalara boğulan Defne tutmuştu. Mirza kaşlarını çatarken Alp ona inat yaparmış gibi sözlüsünün omzuna sarıldı.
Ah evet geçtiğimiz ay sözlenmişlerdi. Nihayet Defne ile birlikte Mirza'ya söylemiş ardından Acar ailesi öğrenmişti.
-"Görüşürüz !" Herkese el sallayıp Mirza'nın çekiştirmesiyle arabaya oturdum.
-"Sonunda bu da bitti." dedi kravatını gevşetirken.
Huzurla aldığım nefesi Mirza'nın göğsünde verdim. Ömrümü geçireceğim adam benim nefes alıp verme sebebim olmuştu.
-"Mutlu musun ?"
Göğsünden kalkıp yanağını uzun uzun öptüm.
-"Çok." diye fısıldadım.
Burnunu boynuma sürtüp minik bir öpücük bıraktı.
-"Bende çok."
Yolun sonunda tek tek özenle düzenlediğim evimize geldiğimizde Yavuz arabayı otoparka çekip kapımızı açtı.
-"Buyrun yardımcı olayım." Yavuz'un uzattığı elini tutarken gelinliğimi toparlayıp arabadan indim.
Yaz ayının sıcaklığından dolayı güzel gelinliğim beni birazcık bunaltmaya başlamıştı.
-"Sağol Yavuz. " dedim indikten sonra.
Beyaz taşlarla döşenmiş uzun yolda el ele yürüdüğüm Mirza'ya bakıp gülümsedim. Bir çok cephesi camdan yapılma olan evimize girerken görüntüsünün bile huzur verdiğini fark ettim.
Arabanın park edildiği yerden itibaren duvar olduğu için içerisi dışarıdakiler tarafından görünmüyordu. Diğer yüzü ise dışarıdan görünmeyen siyah bir camdan yapılmaydı.
-"Uzun bir süre yataktan çıkmayı planlamıyorum haberin olsun karıcım. Şu sıralar fazla yoruldum." dediği an bana dönmüş vücudumu havaya kaldırmıştı.
-"Ben yorulmadım mı ?" dedim kaşımı havaya kaldırıp.
Dolgun dudaklarıyla 'cık' sesini çıkarınca dayanamayıp dudağını usulca öptüm. Parmak izini okutup evin kapısını açtı ve ayağıyla kapattı.
-"Daha seni yormadım güzelim. " derken yatak odamızın yolunu tutmuştu bile.
En son nişan gecemizde seviştiğimizi düşününce aradan bayaa bir zaman geçmişti. Bunun için kalbim heyecanla çırpınmaya başladı. Titrek bir nefes alıp ellerimi ensesine getirdim ve başımı omzuna yasladım.
Yatak odamıza girer girmez beni yere indirmişti. Etrafta göz gezdirdim. Her şey benim istediğim gibiydi.
Özellikle odanın dışındaki minik çimli balkona bayılıyordum.
-"Yardım eder misin ?" diye sorarken sırtımı döndüm.
-"Zevkle." diyip sırtımdan kalçama kadar uzanan düğmeleri tek tek açtı. Parmak ucu tenime değdiği an tüylerim ürperdi.
Neden bu kadar heyecanlanmıştım ki ?
Elim ayağım hızla buz keserken Mirza beni kendine çevirmiş dudaklarımı esir almıştı.
Sonumuz yatakta bitti.
Ve çoğu gecemiz aynı şekilde...
Evliliğimizin ikinci ayı dolduğunda sabah kahvaltısını hazırlamış kocamı uyandırmaya gelmiştim. Hafta sonları erken uyanmayıp yatağımızda uyumayı seviyordu.
Çıplak sırtına gülümserken adımlarımı hızlandırıp sırtına atladım.
-"Ah...yavaş güzelim." Yüzü yastıkların arasında kaldığından sesi boğuk çıkmıştı.
-"Günaydın sevgilim !" diye bağırdım.
Dönerken düşmemek için kenara çekilip kalktım. Gözlerini ovuştururken çok tatlı görünüyordu.
-"Yanıma gel ve beni öp. Ayılamıyorum böyle." diyince içim kıpır kıpır oldu.
Üzerine eğilip yanağını öptüm.
-"Bu kadarcık mı ?" dedi kaşlarını çatıp.
-"Ama kahvaltımız soğuyor !" diyince oflayarak kalktı.
O elini yüzünü yıkamaya geçerken bende mutfağa girdim ve çaylarımızı doldurdum.
Her sabah olduğu gibi Mirza ilk önce benim tabağımı doldurup sonra kendi tabağına dönüyordu. Bunu yapması çok hoşuma gidiyor ve sesimi hiç çıkarmıyorum.
-"Akşama annemlere gideceğiz unutmadın değil mi ?" Sorusunu başımı sallayarak yanıtladım.
Evlendiğimizden beri iki kez gitmiştik. Reyhan anne Rıfat babayı ikna etmesinin tek şartı onlara aksatmadan gideceğimiz olduğunu söylemişti. Aksi halde onlarla yaşamamızı istiyorlardı ve ben bunu asla istemiyordum.
-"Yine çok güzel olmuştu. Ellerine sağlık ben biraz yüzeceğim." Birlikte topladığımız masadan sonra Mirza'nın gitmesiyle kendimi banyoya attım. Zor tuttuğum bünyem sallanırken lavaboya yapıştım.
Başım döndükçe midem ağzıma geliyordu ve Mirza anlamasın diye kendimi sıkınca daha kötü oldum.
Geçtiğimiz gün Defne'nin yanında midem çok bulandığı için bana ısrarla alıp getirdiği hamilelik testi çekmecede duruyordu. Aklımdan geçmiyordu fakat sanırım bir şekilde buna cesaret etmeliydim.
Titreyen ellerimle çekmeceyi açıp en geriye attığım küçük dikdörtgen kutuyu çıkarttım. İçerisinde nasıl yapacağını anlatan kağıda bakma gereği duymadan yüreğimdeki endişeyle testi yaptım. Beklerken kapıya yaslanmış tezgahta duran teste bakmadan gözlerimi yummuştum.
Bilmiyorum ama buna kendimi hazır hissetmiyordum. Geçen dakikaların ardından son kez aldığım derin nefesle gözlerimi araladım. Korka korka teste baktığım an elim ayağım boşaldı tutunacak yer aradım.
Çift çizgi.
Doğruluk payı ? Eminim vardır.
Zorlukla tuttuğum testi tuvalet kağıdına sarıp çöp kovasına attım. Soğuk terler dökerken musluğu açtım ve yüzüme tekrar tekrar su çarptım.
Hamileyim.
Daha doğrusu olabilirim.
Allah'ım sen bana güç ver lütfen.
-"Duha ? Neredesin? "
Mirza'nın sesiyle allak bullak olan aklımı toplayıp banyodan çıktım. Boğazımı temizledim ve seslendim.
-"Buradayım hayatım. " Koridoru yürüyüp yanına geldiğimde ıslak vücudundan sular süzüyordu.
-"Evi ıslatıyorsun kurulan." dedim bana sorular sormaması için.
Yanağımı öpüp dediğimi yaptı. Artık taşımaya gücü kalmayan dizlerimden dolayı koltuğa çöktüm. Oturduğum yerden havuzun başında şezlonga oturmuş Mirza'yı görebiliyordum. Salonun açılan camıyla bitişik yerdeydi.
Yaptığı el işaretiyle koltuktan kalkıp yanına gittim.
-"Sende gel birlikte yüzelim." dediğinde başımla onaylayıp yatak odamıza girdim. İçeriden açılan giysi odamızdan rastgele aldığım bikiniyi üzerime geçirir geçirmez Mirza'nın yanına gittim.
-"Neden yüzün asık ?" diye sorarken çıplak belime sarılmıştı.
Yüzümü görmemesi için göğsüne yaslandım. Aşık olduğum kalbi hızlı hızlı atıyordu.
-"Değil sevgilim." dedim sesimi normal tutmaya çabalayıp.
-"İnanmıyorum ama neyse öğrenirim. Gel bakalım." Bir hamlede havaya kaldırıp merdivenlerden havuza indi. Sıcacık su gevşememi sağlıyordu.
Mirza havuzun duvarına yaslanırken ona yaklaşıp boynuna sarıldım.
-"Seni çok seviyorum güzel ve minik karıcım." dedi yüzümün her yanını öperek.
Gülümsemeden edemedim. Ondan gelen toz kadar taneciğe hayır diyemezdim. Ve eğer kesinse buna en çok sevinecek olanın Mirza olacağına adım kadar eminim.
-"Seni çok seviyorum sevgilim." diyip dudağından öptüm.
Umarım her şey güzel olurdu.
•••
