تخطٍ إلى المحتوى

Tatlı Kan

الفصل 2 · قراءة 7 دقيقة

Tatlı Kan

الفصل 2

2. Bölüm:garip tanışma

2. Bölüm: Garip tanışma

Bugün güne içimde garip bir sıkıntı ile uyandım. Sanki kötü bir şey olacakmış gibi kara bulutlar kalbimi istila etmiş durumda. Kötü bir şey olmaması umudu ile yataktan doğruldum ve annemin hala uyuyor olduğunu görünce şoka girdim. Çok mu erken uyanmıştım? Hemen telefondan saate baktım ve saatin 4.30 olduğunu görmem ile gözlerimin fal taşı gibi açılması bir oldu. Bu kadar erken uyanmam normal değil. Kesin bir şey olacak. İçimdeki sıkıntıyı atmak için anneme yemek hazırlamaya karar verdim. Annemin yemeğini hazırlayıp çantasına koyduktan sonra biraz instagram da dolaşma kararı ile yatağıma geri döndüm. Hep aynı şeyler can sıkıcı. Biraz daha instagramda takıldıktan sonra saate baktım saat 6.00 olmuştu annemi uyandırdım ve ona hazırlanmasında yardımcı oldum. Kıyafetlerini ütüledikten sonra ona verince annemin ne kadar zayıfladığını fark ettim. Ben 16 yaşımdayım ve 57 kiloyum ama annem 33 yaşında ve 50 kilonun altında bu hiç adil değil. Allah biliyor ya neler yaşadı annem. Öldükten sonra da cennetlik olur inşallah. Annem işe gittikten sonra çocuklar ile kahvaltı yapıp eve biraz çeki düzen verdikten sonra spor salonunun yolunu tuttum. Umarım tanıdık biri ile karşılaşmazdım. Yeni bir uğraşı kafam kaldıramayacak durumda. Derken birinin bana çarpması bir oldu. Millet bunu alışkanlık haline getirmiş resmen gelen giden bana çarpıyor. Ama garip belimdeki kollar düşmemi engellemişti. Gözümü açmaya korkuyordum kime çarptığımı bilmek istemiyordum. Allah bilir baykanın hangi kaçık erkeğine çarptım. Gözlerimi açtığımda karşımdaki kişiye küfür mü etsem yoksa dua mın kabul olmama hızına mı hayıflansam bilemedim. En sonunda karşımdaki aptala küfür ettim zira kendisi bana takıntılı bir manyaktır da.

"Gerizekalı bırak sokağın ortasında ne yaptığını zannediyorsun sen"

Ben onu ittirmeye çalıştıkça o daha çok kendisine bastırıyor ve benim daha çok sinirlenmeme yol açıyor. Halbuki sırf onlar ile uğraşmak istemediğimden hep sakın kalmaya çalışıyordum taki bu son dediği şeye kadar.

"Seni her gördüğümde küçüğümün kalkması normal mi sence"

O an bu kelimeler dudağından dökülür dökülmez nefes alma fırsatı vermeden indirdim tekmeyi "o küçüğüne" sonra bir tane kafa ve yere yığılıp kıvranmaya başlarken bir de tekme indirmiş olabilirim. O an Mehmet abi gelmeseydi valla bu sakat çocuk elimde kalacaktı. Artık gerçek yüzümü gördüğüne göre kalkıp Bir daha benimle uğraşma zahmetine de girmez yani umarım.

"Mehmet abi bu murat denen aptal beni orda taciz ediyor siz de bakmış izliyorsunuz ben size ne diyeyim"

"Valla abicim müşteri ile ilgileniyorudum bir anda bağırma sesi ile geldim zaten hayırdır yine mi rahat bırakmıyor."

"Evet ve bu böyle devam ederse bu yeri ona mezar belleyeceğim haberiniz olsun."

"Ben bu saatten sonra istesem de karışmam yeğenim senin bu kadar hırçın olduğunu bilmiyorduk jsjsjjsjss"

"Allah razı olsun be abim yaa çok yardımcı oldun."

"Takılıyorum yeğenim seni sevdiğim için böyle yapıyorum. Sor mahalledeki çocuklara hangisine sana takıldığım kadar takılıyorum."

"Aman kalsın işim var spor salonuna gidicem."

"Ne zaman katilacaksın seçmeler belki 1 ya da 2 ay sonra katılırım abi."

"İyi o zaman ben seni tutmayayım hadi iyi çalışmalar"

"Sağol abi sana da kolay gelsin."

Dedikten sonra kulağıma kulaklığımı takıp spor salonuna gidiyordum. Kulağımda yine yaşlı amcanın bir şarkısı. Söyleye söyleye giderken yine onu gördüm. O yabancı adamı. Bir an kulağımda çalan şarkının ona ne kadar da yakıştığını düşündüm. Şarkı resmen bu yabancı adam için yazılmıştı. Sözler şöyle diyordu.

"Ve onla bakıştıktan sonra ben kesildim

Ne Roma,

Ne Londra,

Ne Madrid,

Ne Viyana

Bir İstanbul beyefendisi gibi

Bir İstanbul beyefendisi

Agresif ama oldukça nazik

Bir İstanbul beyefendisi

Ve paylaşmıyor sevgisini

Bir İstanbul beyefendisi

Ve centilmenlik akıyor her yanından

Bu aşkın hanfendisi"

İnsanlara şarkı adamak bende çok küçük yaştan beri var olan bir şey benim isteğim dışında oluyor. Mesela birini ilk defa gördüğümde aha bu şarkı onun için yazılmış diyebiliyorum. Ama bazı kişiler de bu zaman alabiliyor aradan bir iki gün ya da bir iki ay geçmesi gerekiyor.bu adamı ilk gördüğümde ona şarkı adayamayacak kadar rezil etmiştim kendimi. Ona fazla bakmış olmalıyım ki bana bakıp gülümsedi ve bana doğru gelmeye başladı ben de onun tarafına doğru gidiyordum. Spor salonun. Olduğu sokakta durduğu için ona doğru gidiyormuşum gibi gözükebilir ama ona doğru gitmiyordum. Baykan halkı her şeyi kendi kafasına göre kurmayı severler bir şeyi yapmamışsan bile yapmışsındır bu kaderden kurtulamazsın. Tam önümde durdu ve onun önüme geçmesi ile otomatikman bende durmak zorunda kaldım. Adamın boyu iki metre mübarek gökyüzüne bakar gibi bakıyorum adama.

"Şansa bak tekrar karşılaştık."

Bu adam benimle dalga mı geçiyordu yoksa blöf mü yapıyordu. Baykan o kadar küçük bir yerki bir kişiyi 5 dakika içinde 20 defa görebilirsiniz. Sağınız solunuz aynı yollara çıkıyor ve bu karşımdaki tanımadığım yabancı gelmiş bana şans diyor. Gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım ve olağan dışı bir kahkaha patlattım eminim şu anda herkes bize bakıyor. Gözlerimi açtığım an kahvedeki amcaların bize baktığını ve aralarında fısıldaştıklarını gördüm ve ikinci bir sinir dalgası bütün vücudumu sardı aniden onlara bağırmamla önümdeki yabancı da irkildi. Normal tabi böyle biri günde kaç defa benim gibi bir kaçık kızın bağırdığını gördü bence hiçbir zaman.

"Alooo dayı hayırdır aranızda fısır fısır konuşuyorsunuz. Kızlar sizin kadar dedikodu yapmıyor. Elinize malzeme geçti tabi değil mi haklısınız ben olsam ben de benim hakkımda konuşurdum. Oğullariniza gelin diye aday yapacaksınız her halde"

Dememle bu defa önümdeki yabancı adam kahkahayı patlattı. Onun kahkasına takılı kalırken yanağında oluşan gamzelerin bir kez daha ne kadar güzel olduğunun gerçeğine tanıklık ettim. Kıskandım da. Benim neden gamzelerim yok bile dedim kendime bir an. Aman saçma sapan konuştum yine dış dünyaya dön zehra dış dünyaya dön!

"Adım zehra peki ya seninki"

"Bertuğ"

"Peki bertuğ abi senin gibi birinin böyle bir yerde ne işi var?"

Sorduğum soru sanki ahiret sorusuymuş gibi bir anda dona kaldı. Ne diyeceğini bilemedi. Tam cevap verecekti ki telefonu çaldı ve özür dileklerini iletip gitti yeminle yüzünde oluşan gülümsemeyi gördüm. Kim aradı acaba sevgilisimi. Eğer sevgilisiyse yüzünde oluşan gülümsemeden anlaşılıyor ki kızı çok seviyor. Kıskanmadım değil. Benim sevdiğim kişi beni bütün okulda ondan hoşlandığım için rezil etti. O zamandan beri aşka inancım sıfır en azından kendimi aşık olabilecek potansiyele sahip biri olarak görmüyorum. Aşk bana ben aşka haramım. İşte bu beni diğer insanlardan ayıran bir özellik daha. Kulaklığımı takıp spor salonuna doğru gitmeye devam ettim.

...

Bertuğdan...

Bana çarpan kızı bir haftadır bulamadım ve onu bu iğrenç yerde nasıl bulacağımı hiç bilmiyordum. Onu ancak bir mucize şans tekrar karşıma çıkarabilir. Derken şarkı söyleye söyleye benim tarafıma doğru geldiğini gördüm. Onu hiç görmemiş gibi yapıp önüme baka baka yürüdüm ve onun durduğunu fark edince ben de durdum. Şok içinde bana bakıyordu. O an aklından geçenleri okuyabilmeyi çok isterdim. Dayanamayıp ona gülümsedim ve yanına gitmeye başladım o da bana doğru gelmeye başladı. Tam önünde durunca kafasını kaldırıp bana baktı o an aklımdan geçen ilk şey ne kadar kısa olduğuydu. Ama yaşı küçük bu normal umarım uzar. Uzamazsa ileride bende çok çekeceği var jsjsjsjsjjs ve aklıma gelen ilk şeyi düşünmeden direk söyleyiverdim.

"Şansa bak tekrar karşılaştık"

O birden kahkaha atınca söylediğim şeyin saçmalığını yeni idrak ettim. Bu iğrenç yer o kadar küçük ki herkes herkesi tanıyor. Yarım saat içinde aynı kişinin yüzünü bin defa görme ihtimali %90 olan bir yerdi burası. Kendimi el kadar kıza rezil ettiğime inanamıyorum. Kız birden kahkaha atmaya başlayınca kahvedeki erkekler bize baktı ve bu kız hiç beklemediğim bir şekilde bağırmaya başladı o kadar komikti ki bu defa da ben gülmeye başladım. Ondan beklemediğim bir şekilde bana adını söyledi ve adımı sordu ciddiyetimi tekrar toplayıp cevap verdim;

"Adım zehra seninki?"

"Bertuğ"

Ve benim tıkanması yol açacak soruyu sordu

"Peki bertuğ abi senin gibi birinin burda ne işi var?"

Aha şimdi b*ku yedim ne cevap vericem tam saçmalayacakken telefonum çaldı. Arayan kişi her kimse bilmeden hayatımı kurtardı. Ona milyonlarca kez teşekkür edeceğimi aklımın bir köşesine yazıp kıza gitmem gerektiğini söyleyip telefonu cevapladım. Aynı zamanda oradan uzaklaşıyordum.

📞...

" Efendim beni nasıl bir durumdan kurtardınız bilemezsiniz size milyonlarca kez teşekkür ederim."

...

"Evet Efendim kızı buldum hatta az önce onun yanındaydım. Şimdiki adı zehra' ymış"

...

"Peki efendim siz nasıl isterseniz."

...

Merhaba aşklarım ben namı değer yazarınız kitty. Uzun zaman oldu farkındayım. Ama sonunda geri dönebilidim. Kitabın 2. Bölümü için 2 gündür uğraşıyorum. Yeni bölümler için o kadar heyecanlıyım ki anlatamam. Acaba bertuğun konuştuğu kişi kimdi? Bertuğ gerçekte kim? Zehranın başına neler gelecek acaba artık 3. Bölümü bekleyeceksiniz jsjjsjsjss sizi çok seviyorum umarım kitabımı beğenirsiniz. Yazar tarafından çokça öpüldünüzzzz💋💋💋💋💋

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.