تخطٍ إلى المحتوى

Son mesaj

الفصل 4 · قراءة 4 دقيقة

Son mesaj

الفصل 4

Güvenemediğim çocuk

Duru'nun gösterdiği fotoğraf hâlâ aklımdan çıkmıyordu. Birimiz gerçeği biliyordu. Ama kim? Duru mu? Efe mi? Yoksa ben mi? Belki de yıllardır hatırlamadığım bir şey vardı ve cevap tam da benim zihnimin içinde saklıydı. Öğle arasının bitmesine birkaç dakika kala koridorun sonunda Efe'yi gördüm. Duvara yaslanmış, telefonuna bakıyordu. Beni görünce telefonunu cebine koydu. “Kütüphaneye gelmeyeceksin sandım.” Yanına yaklaştım. “Sana güvenmediğimi söylemiştim.” “Biliyorum.” “O zaman neden hâlâ benimle konuşuyorsun?” Efe birkaç saniye sustu. “Çünkü sana güvenmek zorunda olduğumu düşünüyorum.” Kaşlarımı çattım. “Neden?” “Çünkü Mina sana güvenmişti.” Bu cevabı beklemiyordum. Efe'nin gözlerinde ilk kez farklı bir şey gördüm. Sanki benimle konuşurken yalnızca bir sırrı değil, yıllardır taşıdığı bir yükü de anlatmaya çalışıyordu. “Kütüphaneye gidelim.” dedi. “Ama bir şartım var.” “Ne?” “Bana hiçbir şey saklamayacaksın.” Efe hafifçe gülümsedi. “Aynı şeyi sen de yapacaksın.” “Anlaştık.” Kütüphaneye doğru yürümeye başladık. Koridor kalabalıktı. Birkaç öğrenci yanımızdan geçerken bize baktı. Duru uzaktan bizi gördü ama hiçbir şey söylemedi. Kütüphanenin eski bölümüne geldiğimizde Efe kapıyı açtı. İçerisi diğer bölümlere göre çok daha sessizdi. Raflarda yıllardır açılmamış kitaplar vardı. Efe en arka tarafa yürüdü ve eski bir dolabın önünde durdu. “Bunu kimseye söylemedim.” dedi. “Neyi?” Cebinden küçük bir anahtar çıkardı. Dolabın kilidini açtı. İçinden siyah bir kutu çıkardı. Kutuyu masanın üzerine bıraktı. “Mina'nın.” Kutunun kapağını açtığımda eski fotoğraflar, birkaç kâğıt ve küçük bir kolye gördüm. Kolye tanıdıktı. “Bunu Mina takardı.” Efe başını salladı. “Kaybolmadan önce bana verdi.” Kolye elimdeyken boğazım düğümlendi. “Neden sana verdi?” “Bilmiyorum.” “Her şeyi bilmiyorsun yani?” “Hayır.” Bana baktı. “Ama öğrenmeye çalışıyorum.” Kutudaki fotoğrafları tek tek incelemeye başladım. Birinde Mina okul bahçesindeydi. Diğerinde ben vardım. Sonraki fotoğrafta ise Efe vardı. Bir başka fotoğrafı elime aldığımda donup kaldım. Fotoğrafın arkasında tarih vardı. 23 Ekim. Mina'nın kaybolduğu gece. “Bu fotoğraf ne zaman çekildi?” diye sordum. “O gece.” Fotoğrafı çevirdim. Üçümüz aynı karedeydik. Ben, Mina ve Efe. Ama ben Efe'yi daha önce hiç görmediğimi düşünüyordum. “Ben seni tanımıyordum.” dedim. “Biliyorum.” “O zaman bu nasıl mümkün?” Efe cevap vermedi. Fotoğrafa tekrar baktım. Yüzümdeki ifadeyi görünce içim ürperdi. Sanki fotoğraf çekildiği anda bir şey biliyormuşum gibi görünüyordum. “Ben bunu neden hatırlamıyorum?” diye fısıldadım. Efe bana doğru bir adım attı. “Çünkü o gece çok korkmuştun.” “Sen nereden biliyorsun?” “Çünkü seni oradan ben götürdüm.” Başımı kaldırdım. “Ne?” Efe'nin gözleri gözlerimdeydi. “Mina kaybolduktan sonra seni okulun arka tarafında tek başına buldum.” Birkaç saniye konuşamadım. “Bana ne oldu?” “Sadece ağlıyordun. Sürekli aynı şeyi söylüyordun.” “Neyi?” Efe'nin yüzü ciddileşti. “'O gördü.' diyordun.” O an zihnimde bir görüntü belirdi. Karanlık bir koridor. Mina'nın eli. Bir kapının arkasından gelen ses. Sonra Efe'nin yüzü. Başım ağrımaya başladı. Masaya tutundum. “Lara?” Efe hemen yanıma geldi. “İyi misin?” “Bir şey hatırladım.” “Ne?” “Mina'nın bana bir şey verdiğini.” Efe sessizce bekledi. “Ne verdi?” “Bir kâğıt.” Gözlerimi kapattım. “Üzerinde bir isim vardı.” “Kimin?” Gözlerimi açtığımda Efe bana bakıyordu. “Senin.” Efe'nin yüzündeki ifade bir anda değişti. “Benim mi?” Başımı salladım. “Evet. Ama isminin yanında başka bir şey daha yazıyordu.” “Ne?” Cevap vermeye çalıştım ama hatırlayamadım. Tam o sırada kütüphanenin kapısından bir ses geldi. İkimiz de aynı anda döndük. Kapı kapalıydı. Efe sessizce işaret ederek geri çekilmemi söyledi. Birkaç saniye sonra kapının altından küçük bir kâğıt içeri itildi. Efe kâğıdı aldı. Açtığında yüzü gerildi. “Ne yazıyor?” diye sordum. Kâğıdı bana uzattı. Üzerinde tek bir cümle vardı: “Lara'ya gerçeği söylersen, Mina'nın başına gelenleri sen de yaşarsın.” Kâğıdı elimde tutarken Efe'ye baktım. “Bunu kim yazdı?” “Bilmiyorum.” “Ama biri bizi izliyor.” “Evet.” Birkaç saniye sessiz kaldık. Sonra Efe bana baktı. “Lara, bundan sonra tek başına dolaşma.” “Bana emir verme.” “Emir vermiyorum.” “Öyle konuşuyorsun.” “Çünkü başına bir şey gelmesinden korkuyorum.” Bu cümleyle sustum. Efe de sustu. Aramızdaki sessizlik birkaç saniye sürdü. Sonra hafifçe gülümsedi. “Bana hâlâ güvenmiyorsun, değil mi?” Başımı iki yana salladım. “Hayır.” “Güzel.” “Güzel mi?” “Evet. Bana tamamen güvenseydin, bu kadar dikkatli olmazdın.” İlk kez istemsizce gülümsedim. “Sen gerçekten garip birisin.” “Bunu daha önce söyleyen olmuştu.” Tam o sırada telefonum titredi. Ekrana baktım. Mina'nın numarasıydı. Mesajı açtım. “Efe'ye dikkat et. Sana söylemediği son bir şey daha var.” Mesajı okuduktan sonra yavaşça Efe'ye baktım. O da yüzümden bir şey olduğunu anlamıştı. “Ne oldu?” Telefonu ona uzatmadım. “Hiç.” Efe başını eğdi. “Yalan söylüyorsun.” “Sen de söylüyorsun.” Birkaç saniye birbirimize baktık. Sonra Efe kutuyu kapattı. “Yarın sana her şeyi anlatacağım.” “Neden yarın?” “Çünkü bugün okuldan çıkmadan önce yapmam gereken bir şey var.” “Ne?” Efe kapıya doğru yürüdü. “Mina'nın kaybolduğu gece çekilen kamera kayıtlarını bulacağım.” Ben de arkasından gittim. “Ben de geliyorum.” Efe durdu. “Hayır.” “Neden?” “Çünkü bu sefer tehlikeli olabilir.” “Artık geri dönmeyeceğim.” Efe birkaç saniye yüzüme baktı. Sonunda başını salladı. “Tamam. Ama yanımdan ayrılmayacaksın.” Kütüphaneden birlikte çıktık. Koridorda yürürken telefonum yeniden titredi. Ekrana baktığımda bu kez mesaj yoktu. Sadece bir fotoğraf vardı. Fotoğrafı açtım. Fotoğrafta ben ve Efe kütüphaneden çıkarken görünüyorduk. Fotoğraf birkaç saniye önce çekilmişti. Altında ise şu yazıyordu: “Yakınlaştığınızı görmek güzel. Çünkü ikinizden birinin bana ulaşması an meselesi.” Telefonu kapattım. Efe'ye hiçbir şey söylemedim. Ama o anda bir şeyi fark ettim. Mina'nın kaybolmasıyla başlayan bu hikâyede artık yalnızca gerçeği aramıyordum. Efe'ye karşı hissetmeye başladığım güven de beni korkutuyordu. Çünkü bu hikâyede güvenebileceğim tek kişinin bile aslında benden sakladığı bir sır vardı.

نهاية الفصل

1 تعليق