Skip to content

Son Hedef

Chapter 2 · 1 min read

Son Hedef

Chapter 2

Bölüm 2

Aynadaki yansımasına bakarken vişneli lolipopun ambalajını tek harekette yırttı. Üzerine geçirdiği siyah deri ceket, bileklerine sardığı esnek koruyucular ve postallarıyla, cenaze yasından çok bir hesaplaşmaya hazırlanıyordu. Belindeki özel kılıfına iki adet fırlatma bıçağı yerleştirdi; katlanabilir kompakt yayını ise sırt çantasının gizli bölmesine sabitledi. Şekerin çubuğunu dudaklarının kenarına kaydırıp hafifçe gülümsedi. Karadağ ailesinin yeni lideri, onların beklediği o boyun eğen kız çocuğu olmayacaktı.

Konseyin toplandığı tarihi taş malikânenin kapıları, Rıza’nın eşliğinde sertçe açıldı. İçerideki puro dumanı ve fısıldaşmalar, topuklarının mermer zeminde çıkardığı ritmik sesle anında kesildi. Masanın etrafında oturan yaşlı, takım elbiseli adamların bakışları bir anda kapıya kilitlendi. Başta Vecdi Sancak olmak üzere, masadakilerin yüzünde alaycı bir şaşkınlık belirdi.

"Buraya çocuk parkı mı sanıp geldin küçük hanım?" dedi Vecdi, elindeki puroyu kül tablasına ezerken. "Babanın koltuğu sana birkaç numara büyük gelir. Masanın adabını öğrenene kadar evinde yas tutsan iyi edersin."

Vecdi’nin arkasındaki iki iri yarı koruma, Alya’nın üzerine doğru bir adım attı. Sağdaki adam, Alya’yı yakasından tutup dışarı fırlatmak amacıyla hamle yaparak sert bir sağ yumruk savurdu.

Alya başını sadece birkaç santim yana eğerek yumruğu boşluğa düşürdü. Adam dengesini toparlayamadan, Alya onun savrulan kolunun altından akıcı bir hareketle kaydı. Adamın arkadan gelen sol kroşesinden hafif bir yaylanmayla kaçındıktan hemen sonra, rakibinin momentumunu kullanarak dirsek eklemine sert bir baskı uyguladı. Duyulan tok kırılma sesiyle birlikte adam dizlerinin üstüne çöktü. İkinci korumanın savurduğu tekme ise Alya’nın geri adımıyla tamamen havayı yardı; Alya dönerek adamın bacağına bastı ve onu saniyeler içinde yerde etkisiz hale getirdi. Tek bir darbe dahi almamıştı.

Nefesi bile hızlanmayan Alya, ağzındaki lolipopu parmaklarının arasına alıp masanın başındaki boş deri koltuğa doğru yürüdü. Sandalyeyi çekip rahatça oturdu ve bacak bacak üstüne attı.

"Adabı bilmem Vecdi," dedi Alya, şekeri yeniden ağzına götürürken. "Ama masanın sahibinin kim olduğunu hatırlatmak için buradayım. Konuşmak isteyen sıradaki yumruğunu hazırlasın."

End of chapter

1 comments