تخطٍ إلى المحتوى

Son Hedef

الفصل 15 · قراءة 2 دقيقة

Son Hedef

الفصل 15

Bölüm 15

Güvenli evin geniş salonunda loş bir sessizlik hâkimdi. Alya, deri koltuğa boylu boyunca uzanmış, ayaklarını koltuğun kolçağına dayamıştı. Ağzındaki çilekli lolipopu hafifçe damağında çevirirken tavanı izliyor, parmaklarıyla havada sanki görünmez bir kirişi geriyormuş gibi ritmik hareketler yapıyordu.

Meltem ise iki monitörün karşısında, bir elinde soğumuş kahvesi, diğer elinde kulaklığıyla dönen koltuğunda fırıldak gibi dönüp duruyordu. Klavyenin tıkırtısı bir anlığına durdu ve Meltem başını arkaya çevirip Alya’ya baktı.

"Sen gerçekten delisin, biliyorsun değil mi?" dedi Meltem, gözlerini devirerek. "Adamın çalışma masasına ok saplamak ne demek Alya? Üzerine bir de lolipop çöpü bırakmışsın! Vecdi şu an konağında terör estiriyor, sinek uçsa korumalarına ateş ettiriyor."

Alya gözlerini tavandan ayırmadan gülümsedi; şekerin çıtırtısı sessiz odada yankılandı. "Tam da istediğim şey buydu Meltem. Korku, insanın en büyük zaafıdır. Vecdi korktuğu zaman hata yapar, hata yaptığı zaman da açık verir. Babamın arkasından iş çeviren o masadaki herkes sırasını bekleyecek."

Meltem derin bir nefes verip monitörlerden birini Alya’ya doğru çevirdi. Ekranda emniyetin telsiz dökümleri ve marinadaki olayın kapalı dosyası görünüyordu.

"Peki ya şu bizim takıntılı komiser?" dedi Meltem, ses tonunu ciddileştirerek. "Baran Tekin dün gece seni korudu resmen. O sokaktaki çatışmayı kayıtlara 'çete kavgası' diye geçirmiş, senin attığın oku da delil torbasına koymamış, saklamış. Sence bu adam ne yapmaya çalışıyor?"

Alya koltukta doğrulup bacaklarını altına topladı. Ağzındaki lolipopu parmaklarının arasına alıp ekrandaki telsiz kodlarına baktı. Gözlerinde ne alaycı ne de öfkeli, sadece dikkatli bir parıltı belirdi.

"O kuralcı bir polis," dedi Alya, sesi ilk kez bu kadar sakin ve derindi. "Beni kanunla alt etmek istiyor. Bir mafya liderinin onun hayatını kurtarmış olmasını gururuna yediremiyor. Delili sakladı çünkü beni kendi elleriyle yakalamak, o kelepçeyi kendi takmak istiyor."

"Ve sen de ona bu oyunu oynaması için fırsat veriyorsun," diye homurdandı Meltem, klavyeye birkaç sert vuruş yaparak. "İki taraf birden peşinde Alya. Bir yanda seni öldürmek isteyen mafya konseyi, diğer yanda seni parmaklıklar ardına tıkmak isteyen bir cinayet masası başkomiseri."

Alya lolipopunu yeniden ağzına atıp ayağa kalktı, gerinerek masadaki yayına doğru yürüdü. Kompozit gövdenin pürüzsüz yüzeyine parmak uçlarıyla dokundu.

"İki tarafın da unuttuğu bir şey var Meltem," dedi Alya, dudaklarının kenarındaki o vahşi tebessümle. "Bu oyunda hedef tahtasını tutan onlar değil. Yay benim elimde olduğu sürece, oyunun kurallarını da oku nereye atacağımı da ben belirlerim."

نهاية الفصل

1 تعليق