Skip to content

Son Hedef

Chapter 1 · 1 min read

Son Hedef

Chapter 1

Bölüm 1

Vişne aromalı lolipopun ekşi tadı Alya’nın damağında erirken, eski deponun loş ışığında gerilen kirişin tok sesi yankılandı. Otuz metre ötedeki ahşap sütuna bağlı adam, göğsünün bir parmak yanına saplanan karbon okun rüzgârıyla titredi. Alya şekeri yanağına yuvarlayıp hafifçe kıkırdadı; yayını indirmeden önce hedef tahtasının merkezini işaret eden kırmızı halkaya baktı. Adalet dediğin şey mahkeme salonlarında tozlanırken, burada bir nefes kadar keskindi.

Ağır demir kapı aniden gıcırdayarak açıldığında içeriye dolan rüzgâr Alya’nın pembe saç tutamlarını savurdu. Rıza, yıllardır görmeye alışık olmadığı bir solgunlukla eşikte duruyordu. Karadağ ailesinin en soğukkanlı tetikçisi, sanki sırtında koca bir şehrin enkazını taşıyormuş gibi ağır adımlarla yaklaştı. Gözlerini yerdeki oklardan ve hedefteki adamdan kaçırarak başını öne eğdi.

"Alya," dedi Rıza, sesi boğazında düğümlenen sert bir fısıltıdan farksızdı. "Babanı kaybettik."

Zaman o saniyede dondu; yayın gerginliği havadaki sessizlikle birleşti. Alya ağzındaki lolipopu yavaşça çıkardı, dudaklarının kenarındaki o alaycı tebessüm bir anlığına silinir gibi oldu ama hemen ardından gözlerine daha vahşi, kestirilemez bir parıltı yerleşti. Cihan Karadağ gibi bir devin yatağında huzurla ölmediğini ikisi de çok iyi biliyordu. Şehrin altındaki fay hatları kırılmıştı ve konseydeki sırtlanlar çoktan leş kokusunu almış olmalıydı.

"Kim yaptı?" diye sordu Alya, sesindeki dinginlik yaklaşan fırtınanın habercisiydi.

"Henüz net değil, içeriden bir pusu olduğu söyleniyor. Masadaki herkes toplandı, senin gelmeyeceğini ve masanın başsız kaldığını düşünüyorlar," dedi Rıza, ceketinin içindeki silaha gayriihtiyari dokunarak.

Alya lolipopunu yeniden ağzına attı, yayını sırtındaki askıya takıp Rıza’nın yanından geçerken omzuna hafifçe vurdu. "Yanılıyorlar Rıza. Masanın bir başı var ve o baş, birazdan sırtlanların boynunu kırmaya gidiyor."

End of chapter

1 comments