تخطٍ إلى المحتوى

Son Dalga

الفصل 1 · قراءة 5 دقيقة

Son Dalga

الفصل 1

İşler Karışıyor

Kendimi yorgun bir şekilde dekorların kenarında duran koltuğa bıraktım. Çekimler için tam on üç elbise giymiş ve her biriyle ayrı ayrı çekim yapmıştık."Bugünlük bu kadar çekim yetmez mi?" Şirketin müdür yardımcısı bana ters bir bakış attı. Şirketin müdürü babamdı bu adama ne oluyordu? "Ben yoruldum devam etmeyeceğim!" Oturduğum yerden kalktım,masanın üstünde duran çantamı aldım." Böyle bir lüksün olduğunu zannetmiyorum." " Bende seni dinlediğimi zannetmiyorum! Burada kuralları ben koyar ben yıkarım,seni de ilgilendirmez!" Hızla stüdyodan çıktım. Şirkette ne kadar insan varsa hepsi bana dik dik bakıyordu. Yüksek ihtimalle ne kadar şımarık olduğumu düşünüyorlardı, beni buna iten onlar olmasına rağmen...

Otoparkta duran arabama bindim,motoru çalıştırıp otoparktan çıktım. "Kolay gelsin." "Teşekkürlerler Birge hanım size de kolay gelsin." Arabayı kendi evimin güzergahında sürdüm. Babamın evine gitsem yemeyeceğim azar kalmayacaktı. Zaten bir hafta sonra annemin yanına gidecektim. Kafamdaki düşüncelere öyle dalmıştım ki neredeyse önümdeki arabaya çarpıyordum. Arabayı durdurup aşağı indi. " Aç lan şu camı!" Tamamıyla panikledim. " Delikanlıysan açarsın!" Delikanlı falan değildim. Ama arabası önümde durduğu için hareket edemiyordum. " Yetti artık!" Adam arabasına gitti,arkadan sopa çıkardı. Ne yapacağını anlamakla rabadan inmem bir oldu." Orada dur bakalım!" Tam arabaya gelirken duraksadı. "Ne o şaşırdın mı? Şimdi senden bütün hıncımı çıkartabilirim. Ya arabana biner basar hidersin ya da belanı bulursun seçim senin." Adam hiç düşünmeden arabasına bindi ve gözden kayboldu. Bende arabama binip kazasız belasız eve vardım.

Kapıyı açmamla birlikte kedim Duman bacaklarıma dolandı. "Merhaba bebeğim, özledin mi anneni?" Duman'ı kucağıma aldım ve kapıyı kapattım. "Sen şimdi içeri geç ben üstümü değiştirip geliyorum anneciğim." Birde bu kıyafetle eve geldiğim için azar yiyecektim. Şaka gibiydi. Üzerime rahat birşeyler giyip mutfağa geçtim. Duman'ın boş olan mama ve su kabını doldurdum. Bir tencereye kaynaması için su koydum. Dolaptan makarna paketini alıp tezgaha koydum. İçeri geçip televizyonu açtım, bugün en sevdiğim dizi yayındaydı. "Hadi Duman anneciğim şu televizyonun önünden çekil. Duman çekilmeyince yerimden kalkıp onu kucağıma aldım. Henüz haberler vardı ki bir haber dikkatimi çekti. "Şimdi son dakika haberine gidiyoruz. Ünlü manken Birge Hanoğlu trafikte bir adamla kavga etti." Telefonumun çalmasıyla odağım telefonuma kaydı. Arayan tabiki de babamdı. "Alo efendim babacığım." " Eve gel,seni bekliyorum." Ardından telefonu yüzüme kapattı. Mesaim başlıyordu. Ayrıca haber de saçmalıktı. Mutfakta yemeğini yiyen dumana son kez baktım, ocakta kaynayan suyun altını da kapatıp evden çıktım.

"Ama baba çok yorulmuştum, bunu zaten dile getirip çıktım. Robot değilim ya. Ayrıca kavga mevzusu da tamamen abartı, sadece dalmıştım önümdeki arabaya çarpacak gibi oldum ama frene bastım. Adam arabasını durdurdu, arabamın camını zorladı, ben açmayınca sopa ile geldi. Bende korkarak arabadan indim ve onu uyardım. Görüntülerde de gözüküyor adamın elinde sopa var." Babam anlattıklarıma karşı bir süre duraksadı. "Keşke beni aramayı tercih etseydin." Derin bir nefes aldım," Arasaydın açmayacaktın,çünkü hep işin var." Babamın kaşları an bir şekilde çatıldı. "Ben modelliğe devam etmek istemiyorum, üniversitede sırf sen istedin diye moda tasarım okudum. Bir şirket açarım,batarım da çıkarım da." "Tatlım böyle bir işe girişemezsin,sen sadece korkak birisin." Sinir bütün vücudumunele geçirmişti." Sen öyle san. Annem sana niye katlanamamış çok belli sen zavallı adamın tekisin!" Koşarak evden çıktım, arkama bakmak bile istemiyordum. Anlaşılan kasabaya bir hafta erken dönecektim. Arabamı evin girişine bırakıp apartmana çıktım. Kapıyı hızla açıp odama gittim. Dolabımda ne varsa hırsla bavuluma doldurdum, Duman'ın eşyalarını da küçük bir çantaya koydum. Dumanı da taşıma çantasına alıp evin ışıklarını söndürdüm. Bütün sessizliği bozan karnımın guruldaması oldu. Ama biraz beklemesi gerekiyordu. Kapıyı açmamla babamın korumalarından biri karşımda belirdi. "Aceleyle nereye Birge hanım?" "Seni hiç alakadar etmiyor,şimdi çekilmönümden yoksa seni bir böcek gibi ezerim!" Adam dediklerlme gülmekle yetindi." Siz mi?" Ah erkekler kadınları küçümsemeyi ne kadar da seviyorlar. "Sen istedin." Bavulum ve eşyaları kenara koydum, parmaklarımı kütlettim ve karanlıkta gördüğüm kadarıyla komodinin üstündeki vazoyu aldım. " Aaaa baba?" Adam arkasına döndüğü gibi vazoyu kafasına indirdim. İyi uykular. Bu onu ufak bir süre bayıltırdı. Eşyaları alıp kapıyı kilitledim. Aşağı inip hemen arabamı çalıştırdım. Kahretsin! Bilet almamıştım.

Açlığa daha fazla dayanamadığım için arabayı bir kafeteryaya çekmiştim. Hem çorbamı içiyor hem de uçak bileti arıyordum. Bu gece saat üç. Daha beş sat vardı ama en erken saat de bu saatti. Mecbur biletimi aldım. Bazen kaytarıp buraya geliyordum. Tüm yemekleri enfes yapıyorlardı. Babama çok sert çıkışmıştım,ama beni küçümesemişti en nefret ettiğim şey. Ayrıca bir şirket de kurabilirdim. Ona ne kadar güçlü olduğumu göstermeliydim. Bir kere hırs yapmıştım. Çorbayı bitirip hesabı ödedim ve arabaya bindim. "Duman, annem keyfin yerinde mi?" Yanıma döndüğümde Duman 'ın çoktan uyuduğunu fark ettim. Arabayı çalıştırıp havalimanına sürdüm. Ben gelene kadar uçuşa iki saat kalmıştı. Yorgun bir şekilde havalimanı koltuğuna oturdum. Duman yavaş yavaş gözlerini açıyordu. Çantamdan kulaklıgı takıp rastgele bir şarkı açtım. Şarkı dinlersen zaman daha çabuk geçerdi.

Sarsılarak uyuduğum yerde uyandım. Beni sarsan tabiki de babamdı. "Ne işin var burada?" Kaşlarım çatıldı. "Asıl senin ne işin var burada?" Babamın peşimi bırakmayacağını tahmin etmiştim. "Nereye gidiyorsun?" " Annemin yanına var mı bir diyeceğin?" "Benden habersiz." " Evet,ben reşit bir bireyim. Senden habersiz istediğimi yaparım ve buna karışamazsın." "İleride bu sözlerin yüzünden çok pişman olacaksın." "Keşke sende pişman olsan..." Babam söyledimlerimle beraber yanımdan uzaklaştı. Havalimanını terk etmeyeceğini çok iyi biliyordum. Benden uzakta ama beni görebileceği bir yere oturdu. Saate baktığımda uçuşa az kalmıştı,eşyalarımı alıp koridorda yürümeye başladım. Babamın arkamdan geldiğini hissediyordum. Daha fazla dayanamayıp arkama döndüm. " Sen nereye acaba?" " Hayatımın kadınının yanına." Ufak bir kahkaha patlattım. "Annem seninle boşandı baba." Dudağının kenarı kıvrıldı. "Annen olduğunu kim söyledi? Sonuçta bekar bir erkeğim." Şok dalgası bedenimi ele geçirdi. Babam ise yanımdan geçip gitti. Peşinden hızla ilerledim. "Şaka yapıyorsun değil mi?" "Ben reşit bir bireyim bana karışamazsın." "Ben senin kızınım,bilmeye hakkım var." Babam dudaklarını büzdü ve yürümeye devam etti. Öyle olsun. Ondan hızlı yürüyüp uçağa bindim. Bakalım söyledikleri doğru muymuş? İki üç kişiden sonra uçağa babam bindi. Ciddi olamazdı. Bana göz kırpıp arkaya ilerledi. Bu kadın da kimdi? Kafamın karışıklıkları ile beraber uçak havalandı. Can sıkıntısıyla pencereden dışarı baktım. İstanbul küçücük gözüküyordu. Anlık bütün bedenimi annemin özlemi sardı. Beni göreceğine sevineceğinden emindim. Arkadaşlarımı da özlemiştim. Bu uçuşun hemen bitmesini isterdim.

Gözleimi araladığım sıra uçak inişe hazırlanıyordu." Pardon derin uyuyorsun uyandırmak istemedim." Sesin sahibine baktım. Kumral benim yaşlarımda bir çocuktu. "Sağol." Gülümseyip önüme döndüm. Yçak iniş yaltı dışarı çıktım. Sonunda temiz havaya ulaşmıştım. Annemi arayıp geldiğimi söyledim ve bir taksiye bindim.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.