Bölüm 1: Rastlantı
Havalar gün geçtikçe daha da soğuyordu ve şu anki sıcaklık tam da Aren'in istediği gibiydi. Keşke hep böyle kalsa diye geçirdi içinden. Kaldırıma geçtikten sonra çantasını sırtından çıkarıp elinde taşıyarak yoluna devam etti.
Yere dökülen yapraklar üzerinden geçile geçile kaldırımla bütünleşmiş hale gelmişti. Bu kaldırımı gün içinde genelde çocuklar okula gitmek için kullanıyordu ki bu kadar yoğunluktan sonra bu hale gelmesi yadırganmazdı. Yakında görevliler gerekli temizliği yapardı
Aren, kaldığı evin bahçesine gireceği sırada verandada oturan ev sahiplerini gördü. İkisi de bir şeyler içip havanın kararmasını bekliyordu. Onlar da Aren'i görünce gülümseyip el salladılar.
Paul ve Margaret; 70'lerin başlarında, oldukça tatlı bir çiftti. Evlenen çocuklarının odasını Aren'e kiralayarak ona oldukça büyük bir iyilik yapmışlardı.
Aren, Türkiye'den buraya geldiğinde ilk başta annesinin yanında kalmaya başlamıştı ama üvey babasıyla pek iyi anlaşamadığı için ayrı bir eve çıkmak istemişti. Bakındığı evler genel olarak bütçesini aşıyordu ve istediği gibi bir iş bulma konusunda da sıkıntı yaşıyordu. Bu yüzden daha ucuz olacağı düşüncesiyle oda tutmaya karar vermiş, detaylı araştırmasının ardından bu çifte denk gelmişti.
Aren, yanlarına gittikten sonra onlarla biraz sohbet edip odasına çıkmak için eve geçti. Ebeveyn odası hariç evdeki diğer tüm yerleri rahatça kullanabiliyordu. Bazen kendisini sanki bu evin küçük çocuğu gibi hissediyordu.
Ev 2 katlıydı. Üst katta ebeveyn odasıyla birlikte banyo ve Aren'in odası vardı. Alt katta ise geniş bir salon ve mutfak bulunuyordu. Bodrum katını kiler olarak kullanan ev sahipleri, yaptığı bazı yiyecekleri ve çeşitli aletleri orada muhafaza ediyordu.
Aren, güzel bir duş aldıktan sonra kendisini yatağa attı. Bugün iş için birkaç yerle görüşüp ardından annesiyle alışverişe çıkmıştı. Annesi onun bu şekilde kalmasını istemese de oğlunun sorun çıkmaması için böyle bir şey yaptığını biliyordu. Aren'in kendisiyle kalması için boşanmayı bile düşünmüştü ama Aren buna gerek olmadığını ve kendisiyle ilgili bir durum olduğunu söylemişti. Annesi, Sarah, Aren'e her türlü konuda destek oluyordu. Özellikle Aren ona eşcinsel olduğunu söylediğinde Sarah asla kötü bir tepki vermemiş ve onu her şekilde sevdiğini söylemişti.
Aren'in annesi ve babası, o üniversitenin başlarındayken boşanmıştı. Annesi boşandıktan sonra Türkiye'de kalmak istemeyip doğduğu ülkeye dönmeye karar vermişti ve Aren'e de onunla gelmesini teklif etmişti. Fakat Aren okulunun sıkıntıya uğramaması için babasıyla Türkiye'de kalmıştı. Üniversiteden mezun olduktan sonra bir süre daha babasıyla yaşamıştı ama babasıyla da fikir olarak pek anlaştığı söylenemezdi. Ayrıca Türkiye'de kalmak için herhangi bir sebebi yoktu. Kendisini daha rahat hissedeceği için annesinin yanına gitmeyi tercih etmişti.
Burada daha yeni olduğu için henüz arkadaş çevresi yoktu. Aslında Türkiye'de de pek sosyal birisi değildi ama iletişim konusunda oldukça başarılıydı. İnsanlarla iyi anlaşıp kendisini çok kolay sevdirebilirdi.
Telefonunu aldıktan sonra onu daha iyi anlayabilecek kişilerle tanışmak için indirdiği uygulamaya girip profilleri gezmeye başladı. Arayışı birisiyle birlikte olmak değildi. Sadece tanışıp çevresini genişletmek istiyordu. Çoğu kişi uygulamayı birliktelik için kullansa da karşısına onunki gibi bir arayışta olan insanlar da çıkabilirdi ve onlar sayesinde yaşadığı yeri daha iyi tanıyabilirdi.
Profilleri geçerken karşısına görünüş olarak ilgisini çeken birisi çıktı. Normalde dış görünüşü baz almasa da adamın sarı saçlarına eşlik eden mavi gözleri tıpkı bir zamanlar Aren'in sahip olmak istediği gibiydi. Bu kişide diğerlerine göre daha çekici gelen bir şey vardı ve nedense Aren bir yerden onu tanıyormuş gibi hissediyordu. İsmi Joe idi ve onun gibi 24 yaşındaydı. Adamın yüzünü dikkatlice inceledi. Gerçekten hiç yabancı gelmiyordu ama kimi anımsattığını da çıkaramıyordu. Bir ünlü olabilir miydi? Sanmıyordu.
Joe'nun profiline detaylıca bakmaya başladı. Yemek yapmayı ve masa tenisini seviyordu. Masa tenisi detayını görünce sanki eksik parça yerine oturmuş gibi Aren her şeyi hatırladı. 14-15 yaşlarında, yaz tatilinde annesinin çocukluk arkadaşı; oğluyla yurt dışından Türkiye'ye gelmişti ve 1 ay Arenlerin evinde kalmışlardı. Aren ve Joe oldukça iyi anlaşıp sabah denize girdikten sonra akşamları masa tenisi oynama alışkanlığı edinmişlerdi. Aradan yaklaşık 10 yıl geçtiği ve o zamanlar daha çocuk oldukları düşünüldüğünde adamın kim olduğunu çıkaramaması normaldi. Ayrıca ismini de Joe diye hatırlamıyordu. Arkadaşlıklarının neden devam etmediğini bilmiyordu ve onun da erkeklerden hoşlandığını hiç beklemiyordu.
O olduğunu kesin bir şekilde doğrulamak için hemen annesine arkadaşının oğlunun isminin ne olduğunu sordu ve aldığı cevap durumu kesinleştirdi: İkinci ismi Joe idi.
Profili beğenip beğenmeme arasında kaldı. Acaba o da Aren'i görse hatırlayacak mıydı? Joe'nun arayışında tek seferlik bir şeyler istediği yazıyordu. Onu beğenmiş olması Aren'i de bu isteğe çıkan bir duruma sürükler miydi?
Aren çok fazla düşünmemek için profili beğeniverdi ve o sırada eşleşme gerçekleşti. Joe önceden onu beğenmişti! Heyecanlanmaya başladı. Yıllar sonra birisiyle bu şekilde denk gelmek... Umarım elime yüzüme bulaştırmam diye geçirdi içinden.
Normalde ilk adımı atan birisi değildi ama ondan mesaj beklemek yerine yazmaya karar verdi.
"Merhaba." yazdı gayet sıradan bir şekilde. Mesaj gittikten birkaç dakika sonra Joe çevrim içi oldu ve mesaj görüldüye döndü.
O da bir şeyler yazarken Aren için zaman sanki durmuş gibiydi.
"Selam, beni hatırladın mı?" diye mesaj geldi Joe'dan. Aren üstü kapalı bir şekilde hatırlayıp hatırlamayacağını öğrenecekti ama Joe direkt soruvermişti.
"Evet, böyle denk düşmek çok garip."
Joe, mesajı görür görmez tekrar yazmaya başladı."Arayı kapatmamız gerek. "Buluşmak ister misin?" diye sordu.
Aren buluşmayı duyunca biraz gerilmişti. Önceden tanıdığı birisi olsa bile ne zamandır Joe ile görüşmemişti ve mutlaka bir şeyler değişmişti. Bir de bu buluşma normalden biraz farklı bir atmosfer içerecekti. Ne olacağı belli değildi. Aklına buluştuğunda ya durum istediği gibi gitmezse düşüncesi geliyordu ki onu engelleyip "Olur. Ne zaman?" yazdı.
Joe mesaj sayfasında bekliyor olsa gerek mesajı hemen görmüştü."Bu akşam yemek yiyelim mi?"
Aren bu kadar hızlı olacağını düşünmemişti ama "Nerede ve saat kaçta?" yazarken buluverdi kendini.
"Telefon numaranı verirsen yeri ayarladıktan sonra seni ararım." yazdı Joe.
Aren telefon numarasını verdi ve tekrar görüşmek için anlaştıktan sonra hazırlanmaya geçti.