تخطٍ إلى المحتوى

SIR

الفصل 9 · قراءة 8 دقيقة

SIR

الفصل 9

9

Sabahleyin telefonumun çalması ile uyandım. Telefonu açıp baktığımda oyuna yeni bildirim gelmişti. Bu bildirimleri kapatmam gerekiyor. Üstümü değişip yemek yedikten sonra evde fazla oyalanmadım. Okula doğru giderken telefonuma bakmayı akıl ettim. Sınıf grubundaki mesajları okumaya başladım.

Derin: Başkan nerde?

Derin'in yazdığını görünce mesajlarda daha üste çıktım.

Simay: Yarın mı?

Batu: Evet, okul yine gezi düzenliyor.

Ben geziyi mi unutmuştum? Dünkü konuşmalar bakılırsa baya unutmuşum. Ne kadar mükemmel bir başkanım (!)

Bahar: Mesajları yeni gördüm. Her gezi saati 10 da oluyor. 10 da okulda olmanız yeterli.

Mesajı yollarken gözüm saate kaydı. Eğer gezi varsa ben okula boşuna erken gidiyorum. Okulun kapısına gelince durdum. Okula mı girsem yoksa boş verip eve mi dönsem? Neyse, gezi için bilgi toplamak daha mantıklı geldiği için okula girdim. Daha sınıfa geçmeden koridorda birer öğretmen görüp yanına gittim. "Hocam gezi mi var?" Diye sordum, bizim derse girmediği için hoca hakkında bilgim yoktu. "Bu gün 12/A için var." Dedi, gülümseyip teşekkür ederek yanından uzaklaştım. Hiçbir şey öğrenemedim. Zaten bizim gezi olduğunu biliyorum.

Sınıfa girdiğimde Gaye'yi gördüm. Tek başına sınıfta oturuyordu. Gaye de iyicene Oğuz'a benzedi. "Günaydın." Deyip sırama geçtim. Kızı sevmesem de 'günaydın' demeden sınıfa girmek istemedim. Gaye kafasını bana çevirip baktı. Alaylı bir yüz ifadesi ile yanıma gelip Barlas'ın yerine oturdu. "Nasılsın Bahar'cık?" Diye sordu. Bu kız benle konuşuyorsa dünya tersine dönecek demek. "İyi, sen?" Diye sordum ama soruma cevap vermek yerine sağ elimi tutup bilekliğime baktı. Şans bilekliği diye bahsedilen bileklikti. Fazla özelliği yoktu ama inanıp taktığım için pek çıkarmazdım.

"Bilekliğin ne güzel." Dedi, gülümseyip teşekkür ettim. Sınıfa Barlas ve Ege gelince derin bir nefes alıp verdim. Sonunda kurtuldum şu kızdan. "Günaydın." Diyen Ege'ydi. Gaye kalkıp kendi yerine geçti. Barlas ise bana boş bir ifade ile bakarak yanıma geldiğinde. "Ne konuştunuz?" Diye sordu Barlas, bilekliğime bakıp ardından Barlas'a baktım. "Önemsiz." Dedim. Gözüm Barlas'ın bileğine kayınca 'Gaye' yazdığını gördüm. Demek Gaye bilerek benim bileğime baktı. Resmen psikolojik oyun bu!

"Bileğinde neden Gaye yazıyor?" Diye sordum. Barlas bana bakıp sırıttı. Bana yaklaşıp "Noldu kıskandın mı?" Diye sordu. İstemsizce göz devirdim. "Ne münasebet?"

"Ne münasebet?" Sesini inceltip beni taklit eden Barlas'tan başkası değildi. "Kabul et, kıskanıyosun." Diye ekledi Barlas, yüzünü buruşturup kusuyor gibi hâl aldım. "Gaye'yi mi?" Dedim igneyeci sesimle. Barlas kahkaha atarken bir sey demeden önüme döndüm. Ege ve Gaye yanımıza gelince ikisine de tip tip baktım. Gaye Barlas'ın omzuna dokunup omzunu eliyle temizliyordu. "Barlas bi çekilsene." Dedim. Barlas bana yol verince sıradan çıktım.

Öğretmen masasına geçip sandalyeye oturdum. Ege yanıma gelince ona baktım. "Konuşalım mı Bahar?" Diye sordu. Benimle ne konuşacaktı ki? "Konuşalım." Dedim. Ege sınıftan çıkınca afalladım. Ben de sınıftan çıkıp yanına geçtim. Ege duvara yaşlanmış beni beklediğini gördüm. Galiba benimle konuşacağın konuyu Barlas ve Gaye'nin duymaması lazımdı.

"Benden nefret ediyor olabilirsin ama ben Simay'ı çok seviyorum." Dedi, Simay hakkında mı konuşacaktık? "Sana karşı bi nefret falan etmiyorum." Dedim. Ege kaşlarını yukarı kaldırıp 'ciddi misin?' dercesine baktı. "Benim yüzümden Simay ile aranı bozuk tutmanı istemiyorum." Dedi, Simay gibi yakın arkadaşım olan biri ile iki günlük sevgilisi için aramı mi bozuyorum? Dışarıdan böyle gözüküyorsa, gerçekten iğrenç bir durum. "Kimse için Simay ile aramı bozmuyorum." Diye söyledim.

Ege bana karşı alaycı bir bakışla "Emin misin? O zaman Simay niye üzülüyor?" Diye sordu. Simay ile olan arkadaşlığımı benden fazla önem düşüyormuş gibi davranması o kadar sinir bozucu ki. Şu an Ege'ye kafa, göz almamak için kendimi zor tutuyorum. "Simay ile benim arkadaşlığım bizi alakadar ediyor. Simay'ı sevgilisisin diye bizim arkadaşlığımıza karışma hakkını sana kimse vermiyor." Diye söyledim. Derin bir nefes alıp verdikten sonra cümleme devam ettim. "Ayretten Simay'ı bu kadar seviyorsan ondan uzak durursun." Dedim.

Ege karşımda durup bana görünce sinirle kaşlarımı çattım. Simay buna fazla yüz vermiş. "Sizin o meşhur olaylarınızdan ve senin bu gereksiz özgüvenin sinirimi bozdu." Dedim. Ege ciddi olduğumu anlayınca normal bir yüz ifadesi ne geçip bana baktı. "Olayları Simay bilmeyecek Bahar." Dedi, anlaşılan bunların başında olan her kimse ondan fazlasıyla korkuyorlardı. Yanımıza Barlas ve Gaye gelince kollarımı göğsümün orada bağladım. "Simay bilmeyecek." Dedim.

"Neyi?" Diye sordu Barlas.

"Gereksiz olaylarınızı." Diye cevap verdim.

Zaten sinirliyim bu olay beni iyicene geriyor. "İstersen anons yap." Diye uyardı Gaye. Şu kızın saçını başını yolabilir miyim? Ege'ye bakıp "Eğer Simay'ı seviyorsan onu kendinden uzak tut aksi takdirde bu olaylarınızı Simay'a anlatmaktan hiç çekinmem." Dedim, Barlas bana kaşlarını çatıp bakarken "Bahar abartma." Diye uyardı. Alt dudağımı yalayıp Barlas'a baktım. "Hatırladığım kadarıyla sen benim bu olaylarda olmamı istemiyordun. Şimdi de ben Simay'ın bu olaylarda olmasını istemiyorum." Dedim.

Daha fazla konuşmak yerine sınıfa geçtim. Sırama oturup telefonla ilgilendim.

Ege cidden sinirimi bozmaya başlamıştı. Simay'ı çok düşünüyorsa benimle konuşmak yerine, başta kendini onun hayatından çıkarabilirdi. Kendi hayatına bakmadan gelmiş beni uyarıyordu. Sınıfa Barlas, Gaye ve Ege gelince, telefondan başımı kaldırmadım. Kendimi suçlu hissetmiyorum konuşurken ama şu an, sebepsizce barlas'a karşı kendimi kötü hissetmemiştim. Sıkıntıyla nefes verdim.

Sınıfın çoğu gelmişti. Tuhaf olan ise hepsi bana bakıp gülüyorlardı. Bugün kabul günümdü anlaşılan. Birine sinirle patlamazsam iyiydi.

Göz ucu ile Barlas'a baktım. Her zamanki gibi yüz ifadesi sertti. Acaba bu kadar somurtmaktan yorulmuyor muydu yüz kasları? Barlas ile göz göze gelince bakışlarımı kaçırdım.

Sınıfa Derin girdi. Çok neşeli görünüyordu. Derin hınzırca gülümseyerek yanıma geldi ve oturdu tek kaşımı kaldırıp, ona baktım. "Hayırdır?" Diye sordum. Derin imayla göz sürdü bana. "Asıl sen hayırdır Bahar hanım? Bu ne hız, okul çalkalanıyor." Dedi sırıtarak Derin. "Anlamadım." Acaba yine farkında olmadan ne yapmıştım?

Derin konuşmak için dudaklarını araladığı sırada, Batu'nun sesi doldurdu sınıfı. "Buraya baksın herkes arkadaşlar!" Diye bağırmıştı sıralardan birinin üstüne çıkıp. Herkes dikkatini Batu'ya çevirdi. "Yeni çiftimizi ilk ben tebrik etmek istedim huzurlarınızda." Dedi gülerek ve es verdi. O sırada sınıftan 'Ooo' diye bir nida koptu.

Batu eliyle herkesi susturup, seslice boğazını temizledi. "Sayın başkanım Bahar, okulumuzun gizemli yakışıklısını yola getirmiş ve sevgili olmuşlar. Ee bizede hayırlı olsun demek düşer." Dedi, Barlas ve bana bakarak. Şaşkınlıkla dudaklarım aralandı. Ne demişti o az önce? Has...

Barlas ile aynı anda birbirimizd baktık. Bir anlığına bu söylentinin gerçek olmasını dilemiştim içimden. Anında gözlerime yerleşen parıltıyı sildim. Barlas'da benim gibi şaşkındı.

Barlas bir kaç adımda yanıma geldi. Bakışlarında rahatsız edici bir soğukluk vardı. Ne zaman sınıfa geldiğini görmediğim Simay yanımıza geldi ve Barlas ile bana baktı. "Neler oluyor? Okulun itiraf sayfası yıkılıyor. Biri sizin çok yakın fotoğrafınızı çekmiş." Derken aynı zamanda elindeki telefonla fotoğrafı açıp bana uzattı.

Barlas benden önce telefonu alıp fotoğrafa baktı. Kaşları derince çatıldı ve telefonu bana uzattı. Fotoğraf aile yemeğine gittiğimiz gün terasta biz yakınken, kapı tarafında gizlice çekilmiş bir kareydi. Yutkundum ve telefonu Simay'a geri verdim.

Bunu kim çekmişti bilmiyorum ama içimden bir ses okuldan biri olmadığını söylüyordu çünkü o gün okuldan biri restorantta olsa görürdüm. Yinede emin olamıyorum çünkü Barlas ayarlarımı bozmuştu. Onun olduğu ortamda tuhaf çekilde dikkatim dağılıyordu ve tek odağım Barlas oluyordu. Sınıfa hoca gelince herkes susmuş ve yerine geçmişti. Yerime geçtim. Sevda hoca en sevdiğim hocalardan biriydi, coğrafya hocasıydı.

"Gezi otobüsümüz kapıda çocuklar. Geç döneceğiz geziden, bilim fuarına gideceğiz sonrasında size serbest zaman tanıyacağız eğlenmeniz için. Oradan herkesi evlerine bırakacağız o yüzden arabaları olanlar, isterse arabalarıyla bize eşlik edebilirler." Deyip kısa bir açıklama yaptı ve sonra yoklamayı alıp sınıf defterini imzaladı. Sınıf yavaş yavaş boşalmaya başlamıştı. Oğuz bugünde raporluydu ama yarın okula gelecekti. Artık kaçacak bir bahanesi kalmamıştı.

Barlas, "Konuşalım." Deyip bana cevap hakkı tanımadan, arkasını dönüp yürümeye başladı Barlas. Gözlerimi devirip, eşyalarımı topladım ve peşinden yürüdüm. Beraber bahçeye çıkıp, arabasına yürüdük.

Kapıyı açıp bana baktı. "Bin." Kollarımı göğsümde bağladım ve yükümü sağ ayağıma verdim. "Sen hayırdır ya? Az ye uşak tut. Emir veremezsin bana." Diye cırladım. Barlas yüzünü buruşturdu. "Sese bak, sabır sebebi." Diye homurdandı. "Sadede gel." Dedim sakin olmaya çalışarak. Açtığı kapıyı işaret etti kafasıyla.

Oflayarak bindim. O da sürücü koltuğuna geçti ve arabayı çalıştırdı. "Ee 'konuşalım' dedin?" Diye sordum merakla. Bana kısa bir bakış atıp yola döndü. "Sen dert etme. Ben halledeceğim şu saçma söylentiyi." Dedi sıradan bir şeyden bahsediyor gibi. Bu kadar mı rahatsız olmuştu benimle adının anılmasından? "Sorun yok." Diye mırıldandım pürüzlü çıkan sesimle.

Bakışlarımı camdan dışarıya çevirdim. Sebebini bilmediğim bir şekilde moralim bozulmuştu. Belki de sebebini biliyordum ama bilmiyor gibi yapmak daha kolaydı. Her zaman kaçmak kolay olanıydı ve ben kolay yolları seçerdim. Barlas aniden arabayı kenara çekip durdurdu.

"Bahar?" Yüzüne bakmadım.

"Hı?" Diye mırıldandım.

"Yüzüme bak." Bakmadım.

Uzanıp elini çeneme koydu ve yüzümü kendine çevirdi. Gözlerimiz birbirine değdi. Bir anlığına sağrı gördüm. Gözlerinde, kendi gözlerimdeki parıltıyı gördüm sandım.

Sözleri acıyla harmanlamasaydı kalbimi, gerçekten olduğuna yemin ederdim o parıltının ama hayır, değildi gerçek. "Sana uzak dur aptallık etme dedim ama sen otele geldin. Aptal mı? Yoksa cesur mu? Diye arada kalmıştım o gün ve bir cevap bulamamıştım. Şuan bana aşık olmaya falan başlıyorsun aptal olduğuna konusunda emin olacağım. Ben ve sen diye bişey asla olamaz ve olmayacak. İçi boş hayaller kurma o kafanın içinde. Sonra üzülen sen olursun uyarmadı deme." Sözleri bitince zorla yutkundum. Bıçak kadar keskindi sözleri. Ve o bıçaklar kalbime saplanmıştı sanki.

"Dünya üzerinde tek sen kalsan ben yine sana aşık olmam Barlas Ataman." Sesim istediğim gibi güçlü çıkmıştı. Cevap vermesine fırsat vermeden arabasından indim. Arkamdan inip seslendi ama dönüp bakmadım. Geçen taksiyi durdurup bindim. Peşimden geldiğini biliyordum ama dönüp bakarsam yüzümdeki yıkılmış ifadeyi görürdü. Taksi çalışınca, Barlas geride kalmıştı.

Evime gidip direk odama geçtim. Uyumam ve düşünmemem gerekiyordu. Düşünürsem, düşerdim ve zor kalkardım. Uzun sıcak bir duş aldım. Su bedenimi gevşetmişti. Halim olmadığı için bornozla yatağa girdim. Uyku beni kolları arasına alırken, aklımdan geçen tek şey Barlas'ın sözleriydi.

نهاية الفصل

1 تعليق