تخطٍ إلى المحتوى

PULSAR

الفصل 3 · قراءة 2 دقيقة

PULSAR

الفصل 3

2. Bölüm | İncir (et-Tîn)

- Yorum: Tîn Sûresi (1-8) -

‎

‎~ Sonsuz merhamet sahibi ve bağışlayan Allah'ın adıyla. ~

‎

‎{1-5} “İncire, zeytine, Sina Dağı'na ve şu emîn beldeye yemin ederim ki.”

‎İncir, zeytin ve Sina Dağı; coğrafi anlamlarının dışında insanın varoluşsal hallerini temsilen kullanılmış olabilir. Emin belde yani Mekke-i Mükerreme ise hem İslamiyet öncesi hem de sonrası için barış ve güven bölgesidir. Bu güven yemin ile güçlendirilmiş, bu sayede ayetlerin doğruluğu ve anlaşılırlığı açıkça ifade edilmiştir.

‎

‎– İncir (Tîn): Yapısı çok çekirdekli olan bir meyvedir. İnsan zihnindeki ve ruhundaki sonsuz potansiyeli; insanın başlangıçtaki ham, çok katmanlı ve karmaşık yapısını sembolize edebilir. Aynı zamanda çabuk deforme olabilen, yani hassas bir yapısı vardır. Bu da insanın kırılgan başlangıcıyla eşleşebilir.

‎

‎– Zeytin: Olgunlaşması zaman alan, sıkıldıkça yağı açığa çıkan bir meyvedir. İnsanın zamanla, o zamanın getireceği sabırla ve deneyimleyeceği zorluklarla olgunlaşması; içindeki o "özü" arayış hali şeklinde okunabilir.

‎

‎– Sina Dağı: İnsanın kendi iç dünyasında zirve noktasına çıkışını, yani saf bilinçle hakikate ulaştığı idrak halini temsil edebilir.

‎

‎– “Biz insanı en güzel biçimde yarattık.”

‎

‎– İnsan için, olabileceği olasılıklar arasındaki en güzel olasılık seçilmiştir. Ve o olasılıkta var edilmiştir.

‎

‎– “Sonra onu aşağıların aşağısına indirdik.”

‎

‎“Ahsen-i Takvîm” ve Potansiyel İlişkisi

‎

‎– İnsanın başlangıçtaki en üst seviye (maksimum) potansiyelinden, en alt seviye (minimum) potansiyeline geçişine atıf olabilir. Çünkü insan biyolojik olarak zaten "en güzel" halinde kalır (yaşlansa bile insan formundadır). Demek ki buradaki geçiş ya da düşüş (Esfel-i Sâfilîn) fiziksel bir düşüşten ziyade; ahlaki, zihinsel ve potansiyel bir düşüştür.

‎

‎– En minimum seviyeye düşebilme ihtimali ise insanın sabit bir varlık olmadığını, bu iki uç arasında salınan dinamik bir varlık olduğunu göstermektedir. İnsanın tekrardan maksimum seviyeye dönebilmesi için çaba sarf etmesi gerekir.

‎

‎{6} “Fakat iman edip salih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır.”

‎– İçtenlikle inanıp tasdik edenlerden iyi ve doğru eylemlerde bulunanlar için yoğunluğundan hiçbir şey kaybetmeyen, bitmeyen bir karşılık vardır. İnsan kimi zaman fark etse, kimi zaman fark etmese bile bu karşılık her iki dünya için de geçerlidir.

‎

‎{7} “Artık bundan sonra, ceza günü konusunda seni kim yalanlayabilir?”

‎– Eğer insanın bu yolculuğu ve dünyadaki ahlaki düzeni görülüyorsa, o karşılık gününün varlığını yadsımak için elde ne gerekçe kalacaktır? Bu ayet, karşılık gününü yadsıyanların da hakikati idrak etmeleri umuduyla yapılan bir sorgulamadır.

‎

‎{8} “Allah, hüküm verenlerin en üstünü değil midir?”

‎

‎– 7. ayette karşılık gününü yadsıyanlara da yönelik yapılan sorguyu, desteklemek amacıyla yeniden bir soru yöneltilmiştir.

‎– İnsan bir karar verirken birden fazla kez düşünmelidir, eğer bir söz söyleyecekse de düşündükten sonra söylemelidir. Çünkü insan yanılabilir. Fakat yanılma ihtimali Allah için söz konusu değildir. O, söz söyleyenlerin en güveniliri ve karar verenlerin en adilidir.

‎

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.