Skip to content

Plajda Aşk

Chapter 3 · 7 min read

Plajda Aşk

Chapter 3

Yeniden buluşma

O gün Kader ve ben olanların üzerine konuşamadan uyuduk. Yorgunluk ve heyecan, yeni bir aşk, hepsi bir arada geliştiği için hâlimiz kalmamıştı ve öyle bir uyumuşuz ki akşam anca uyandık. Anlaştığımıza göre bu akşam da sahilde buluşacaktık ve anlaştığımız saate sadece iki saat kalmıştı. Annemin hazırladığı akşam yemeğini hızlı hızlı yedik. Abim yine arkadaşlarıyla buluşmak için evden çıkmış ve annemde yemekten sonra plajda tanıştığı kadının evine davetli olduğu için yarım saate çıkacakmış. Biz de denize gideceğimizi anneme söyledim ve onayladı. Dün gecenin nasıl geçtiğini sordu , ben de " normal bir akşamdı annecim, bildiğin üzere arkadaş edindik ve hep birlikte sahilde takıldık" dedim. Sözlerimi onaylaması için Kader'e kaş göz yaptım ve o da " Evet Sema teyzeciğim, güzel bir akşam geçirdik ve denizde yine o arkadaşlarımızla buluşacağız nasıl iyi çocuklar bil bilsen" diyerek bana ortak oldu.

Meraklı olan annem " Nerelilermiş sordunuz mu" Diye irdelemeye çalışıyordu. Söze ben girdim" çocukların biri buralıymış , diğeri ise Muĝla'dan geliyormuş ama oralı mi bilmiyorum ayrıca ne önemi var ki"? dedim.

Sadece meraktan sordum ama neyse kızım kendinize dikkat edin keyfinize bakın diyerek hazırlanmaya başladı. Onbeş dakika sonra da evden çıktı. Evde artık kaderle yanliz kalmıştık ve bir yandan hazırlanırken bir yandan da dün gecenin dedikodusunu yapmaya başladık. Kader'e her şeyi bir bir anlattım. Benim kalbimi çalan hırsızın bana söylediği her bir cümleye kadar anlattım. Kahvemden içişini bile...

Sonra o anlatmaya başladı. Bende meraklıydım , onlarınki nasıl , hangi cümleyle başladı merak içindeydim ve Kader'de başladı anlatmaya...

"Sahilde ayrı yönlere dağıldıktan sonra epey bi hiç konuşmadan yürüdük. Açıkçası ben arkadaş olma yönünden bakıyordum ona ama o bir anda elimi tuttu ve benimle çıkarmısın? Dedi ve bu çok aniydi. Şaşkınlık içindeydim ama o da benim gibi biraz hayatı tiye alan bir tipti , bu belliydi ve bendeki bu tavrı da anlamış olmalıydı ki böyle kolay olmuştu teklif edişi. Bende "neden olmasın" dedim ve gülüşmeye başladık. Daha sonra beni kucağına aldı ve sahilde deli gibi koşturdu, uçurdu beni resmen. Nasıl gülüyoruz , nasıl eğleniyoruz bi bilsen!"

Kader bunları anlatırken benim bile gülesim geldi. Çok mutlu olmuştum arkadaşım adına. Belliydi ki ikimizde çok keyifli ve kıymetli zaman geçirmiştik. Kurduğumuz arkadaşlık yönünden de öyleydi. Mehmet'i tanıdığım için gerçekten inanılmaz mutluydum. Hayatıma bir günde renk katmıştı, şimdi yalnızca onu düşünüyordum ama o kadar sıcak olmaya başlamıştı ki oda , bir anda bu düşünceleri buhar gibi üfleyip gerçeğe döndüm, baktım ki klima kapanmış. Hemen açtım çünkü daha evden çıkmamıza bir saat vardı , kaldı ki hazırlığımız devam ediyordu. Bu sefer hazırlıklı gidecektik, daha bakımlı, süslü ve ( yedek tişörtlü) :).

Mehmet telefon etti bana ve pansiyonun önünde olduklarını söyledi . Hemen hazır olan çantalarımızı yanımıza aldık ve parmak arası terliklerimizi ayağımıza geçirip evden çıktık.

Saçlarımı açmıştım, daha güzel göründüğümü düşünüyorum böyle. Uzun ve siyah saçlarım belime kadar geliyordu, omzumda ise plaj çantam, üstümde bikinim ve bu açık görüntüyü kapatmak için pareom vardı.

Neredeyse aynı, sadece değişik renklerle kombinini tamamlayan kader'de böyle giyinmişti. Bir anda kapının önünde Mehmet ve Atakan'ı gördük. Allahım nasıl heyecanlı ve utangacım. Gören de dün geceyi beraber sabahlamadık sanır. Neyse gözlerinde güneş gözlükleriyle, kafalarında şapka ve şort tshirt giymiş olan bu iki erkek bizi gülümsemeyle süzüyordu.

Yanlarına yaklaştığımda, " gidelim mi" dedim ve Mehmet'in elini tutup önden yürümeye başladım. Kader ve Atakan'da bizim arkamızdan "sanırım bize gülüyorlardı" yavaş yavaş yürüdüler. Yürürken kaçta uyandığımı sordu bana Mehmet. Bende gülümseyerek " sadece iki saat önce " dedim.

"Baya yorulmussun "diyerek sırıttı bana. Bende güldüm ve sen kaçta uyandın ki? Dedim . "Sen uyanmadan bir saat önce" dedi ve ikimizde bastık kahkahayı. Nasıl komik , nasıl esprili allahım. Biz böyle konuşa konuşa yürürken sahile gelmiştik bile. Dörtlü grup olarak şenzlog kiraladık ve eşyalarımızı güzelce sakladıktan sonra ondan geriye doğru saymaya başladık. İlk önce denize atlayan kim olcak oynuyoruz güya. Sorsan birinci olana ödül yok:)

Süre bittiğinde hepimiz denize doğru koşturduk ve neredeyse hepimiz aynı anda daldık suyun dibine.

Her geçen saniye daha da eğlencemiz artıyordu. Birbirimizin yüzüne su fırlatıyor, nefes tutma yarışması yapıyor, denizin içinde birbirimizi kovalıyor, yüzme yarışması yapıyorduk. Deniz gayet kalabalıktı, vıcır vıcır insan sesleri kaynıyordu her yerde. Sahilde el ele tutuşup yürüyen çiftler , bebeklerini ilk kez denize sokmaya çalışan anne babalar, midye şu kadar , simit bu kadar diye bağıran satıcılar, allahım herkes nasıl da mutluydu. Suda oynaşmak çok güzeldi ve hiç çıkasımız yoktu ama karnımız açıkmıştı ve sıvı almamız gerekiyordu çünkü epeydir buradaydık. Ortak kararla denizden çıktık, ıslak mayoları, kuru olanlarla değiştirdik ve beache oturduk. Ben kendime hamburger söyledim ve ben ne yersem aynısını yiyeceğini söyleyen Mehmet'e hamburger istedi. Diğerlerinin ne yediklerini hatırlamıyorum çünkü o an pek de dikkat etmemiştim. Benim tüm dikkatim Mehmet'in üzerindeydi. Yemek yiyiş tarzı o kadar modern, o kadar uslupluydu ki bir kez daha hayran olmamak elde değildi. Benim yediğimin aynısını sipariş etmesi de ayrı incelikti tabi. Gerçekten beni etkilemeyi başarmıştı artık bu anlaşılıyordu, ama ben onu etkileyecek ne yaptım hâla anlamıyorum. Tuvalete gitmek için masadan kalktım ve bana eşlik etmek istediğini söyleyerek Mehmet'de masadan kalktı. Tamam , tamam çok ince bir insan bilmem kaçıncı kez daha anladık bunu .

Birlikte gittik ve kısa sürede birlikte tekrar döndük masamıza. Herkes yemeğini bitirdiği için Mehmet hesabı ödedi ve tekrardan denize girmek için kalktık masadan.

" Bugün de burada sabahlayalım mı" Diye bir fikir atıldı ortaya. Bunu diyen Atakan'dı. Bende hemen fikrimi söyledim ve" neden olmasın" dedim. Hepimiz dün geceki gibi mükemmel bir zaman geçirmek istiyorduk , bunun için hevesliydik belliydi. Yeni yaz, yeni arkadaşlıklar, yeni heyecan ve yeni bir aşk. Bu duyguları bir arada yaşamak için kimler nelerini vermezdi muhtemelen. Bu yüzden yaşadığımız mutluluğun tarifi yoktu ve tadını çıkarmaktan başkası nankörlük veya aptallık olurdu.

Ben annemi aradım ve durumdan haberdar ettim. O da zaten arkadaşıyla gece gezmesine çıktığını söyledi yani o an pek de umurunda olduğumuzu sanmıyorum . Burada geçireceğimiz son altı günümüz kalmıştı, Mehmet bunu biliyordu, bu yüzden her saniyeyi beraber geçirmek istiyorduk. Sonrasında ne olur bilinmez, uzak mesafe ilişkisi mi yaşarız, ayrılırmıyız bilemiyorum yine de ileriyi düşünerek şu anı bozmak istemiyorum . Mehmet'te aynı şeyi düşünüyor olmalı ki sonrası hakkında konu açmıyordu.

Yine gece olmuştu ve insanlar evlerine veya başka yerlere gitmişti, etrafta kimse kalmamıştı, dünkü gibi gurup halinde yolları değiştirdik ve bu sefer onların gittigi yöne biz , bizim gittiğimiz yöne Kader ve Atakan gitti. Terliklerimizi çıkardık ve yalınayak sahilde yürümeye başladık. Deniz arada bir dalgalanıyor ve ayayağımızı ıslatıyordu. O nemli hava gitmiş, yerine temiz oksijen ve esinti gelmişti. Yürümekten yorulduğumuz için oldugumuz yere ,kuma oturduk ve birbirimize sarılıp denize taş atmaya başladık.

"Bugün başka bir güzeldin" dedi Mehmet sert ve erkeksi sesiyle. Utanmıştım ve yanaklarım kızarmıştı sanırım ama cevap vermem gerekiyordu. " teşekkür ederim, sende ayrı bi yakışıklısın" dedim ve yine gülümsedim. O da teşekkür etti ve ellerimi ellerinin arasına aldı. "Ben sana aşık oldum Sinem, ister inan ister inanma ama aklımı başımdan aldın , daha önce böyle hissetmişmiydim bilmiyorum tek bildiğim bu geçici bir his değil" dedi ve gözlerimin içine , gözünü kırpmadan uzun uzun baktı. O baktıkça ben gözlerimi kaçırdım , dilimi yutmuştum sanki , konuşamıyordum, cevap veremiyordum ne oluyordu bana? Bu halimden anladı şükür ki ellerini bu sefer kaşlarıma götürdü . Ne alaka bilmiyorum ellerini yüzümde gezdiriyor ve kaşlarıma, gözlerime dokunuyor, uzun uzun beynine kazırcasına yakından bakıyordu. O an kalbim daha hızlı atmaya başladı , güm güm çarpıyordu, sürekli gözlerimi kaçırıyor ve başka yerlere bakıyormuş gibi yapıyordum. Nihayet kalp atışlarım normale döndüğünde bir cevap vermeye hazırdım. " hislerimiz karşılıklı Mehmet, bende hislerime bir ad bulamıyorum ama sanırım benim hissettiğimin adı da aşk olmalı , yoksa neden bu kadar hızlı atar bu kalp? Neden bu kadar kısa sürede akıldan çıkmaz bir sima? " aklımdan geçeni döktüm söze. Ben bile kendi söylediklerimden etkilenmişken o neden etkilenmesin? Muhtemelen daha da çok kalbini kazanmıştım , göz bebekleri büyümüş, gülümsediği için gamzeleri ortaya çıkmış, sırıtmaktan otuz iki dişi de meydana çıkmıştı. Bende en az onun kadar şapşal aşık gibi görünüyorumdur, tahmin edebiliyorum ama o an hiçbir önemi yoktu bunun, açığa çıkan hisler tüm söküğü kapatıyordu. Ay'ın ve yıldızın gölgesi yine yeniden denizin üstüne bir resim misali yansıyordu, uzun süre bu manzaraya eşlik ettik ve orada öylece uyuyakalmışız...

Beğenip ,yorum bırakmayı unutmayın, sevgiyle ve kitapla kalın ❤️

End of chapter

1 comments