Skip to content

O kız..

Chapter 5 · 3 min read

O kız..

Chapter 5

Gün batımı

En azından alexandranın nereye gittiğini bilmek hakkım değilmiydi?hayır alexandra beni sever bunlarla aklımı karıştırmamalıyım dedim kendi kendime

O günden sonra günler çok sıkıcı olmaya başlamıştı alexandra artık yoktu renkler yoktu şarkılar yoktu öyleki gün olurdu ki ateş saçlarından kıvılcımlar çıkardı şimdi hiç biri yoktu artık yıl sonu gelmişti şehirden ayrılmanın zamanı üniversite için ankaraya gitmem gerekiyordu ailemden uzaklaşmam gerekiyordu üzgündüm yanımda olmalarını isterdim ama mümkün değildi tekrar gün batıyordu artık gün batımlarını sevmiyordum alexandra yoksa ne önemi vardı gün batımı alexandranın olmadığı yeni bir günün başlangıcı demekti benim için öyleki artık gitmem gerekiyordu vakit gelmişti valizimi hazırladım yola koyuldum

Üniversiteye geldim sonunda yolda gelirken yolu izleyerek eski anılara daldım ne kadarda mutluydum oysaki değerini bilemedim bir ev tuttum eve geldim tam o sırada neden bana arkadaşlık etmesi için bir kuş almıyordum hayvanlara küçüklükten beri hep ilgiliyimdir bir kuş aldım ben anlattım o dinledi kuşumun ismini sırdaş koydum öyleki anlatabileceğim sadece o vardı ertesi günü okuldan çıkıp eve giderken gözlerimin önünde bir olay oldu

Gözlerime inanamadım bir kaza panikledim koştum yerde yatan bir kız bu..bu alexandra bembeyaz teni kanlar içindeydi başımdan aşşağıya kaynar sular dökülmüştü sanki alexandrayı tekrar mı kaybedecektim hayır onu hastahaneye yetiştirmeliyim yolda giderken bu sefer göz yaşlarıma engel olamadım tutamadım kendimi korkuyorum bir yandan dua ediyorum onu tam bulmuşken kaybetmek istemiyorum sonunda hastahaneye geldik alexandrayı ameliyata aldılar ameliyat uzun sürdü ya onu kaybedersem ne yaparım diye düşünürken doktor çıktı içeriden çok kan kaybedildiğini kana ihtiyaç duyulduğunu söyledi onun için kanımın son damlasını vermeye hazırdım sonunda ameliyathaneden çıktı ameliyat iyi sürmüştü fakat uyanmasını bekliyordular alexandranın baş ucunda beklerken gözlerini açtı alexandra "leo" dedi kısık sesle

Alexandra tanrıya şükür gözlerini açtın dedim gülümsedi alexandra.tam o sırada kapı açıldı içeriye..alexandranın annesi girdi şasırdı beni görünce ancak gelebilmişti alexandranın başını okşadı öptü nazik bir şekilde bana bakarak

Leo? Dedi soru sorarcasına

Alexsanra annesine dönerek "anne beni leo kurtardı o olmasaydı belkide burda olamazdım"dedi

Öyle deme alexandra dedim alexandranın annesi bana dönerek

leo demek borcunu ödedin ha?dedi gülümseyerek

Alexandranın annesine dönerek efendim ben size borcum olduğunu bilerek yardım etmedim alexandraya , alexandra benim için kıymetli ve değerli birisi asıl ben teşekkür ederim dedim.bu gece alexandranın yanında annesi kalacaktı tam kalkacakken alexandra kolumu tuttu ona baktım bana "teşekkür ederim leo" dedi

Gülümsedim eve geldiğimde aklıma takılan birşey oldu alexandrada bu zamana kadar görmediğim birşey farketmiştim bakışları.. eskisi gibi değildi garipti sanki.. benim bakışlarıma benziyordu düşüncelere dalarak uyudum ertesi günü okul yoktu alexandrayı görmeye gittiğimde doktorlar taburcu edilebileceğini söyledi kalbim ferahladı derin bir oh çektim alexandrayı evine bıraktım dinlenmesi için ertesi günü okula birlikte gidecektik sabah oldu hazırlandım çıktım bu şehire geldiğimde hiç sevmemiştim burayı dedim alexandraya neden? Dedi çünkü sen yoktun dedim gülümsedi artık varım dedi.başımı salladım okuldan çıktığımızda gün batımını izlemeye gittik benim izlediğim en güzel gün batımıydı bu rüzgar hafifçe esiyordu tenime diğer yanımda alexandra birlikte yürüyoruz

Sonrasında oturduk alexandra birşey söylemek istiyor lakin çekiniyor gibiydi "alexandra bir sorun mu var"?dedim bana bakarak "leo sana söylemem gereken birşey var" dedi.

Evet dedim.

-leo uzun zamandır düşündüyordum bunun kötü bir fikir olduğunu düşünüp söylemek istemedim ama görüyorumki kader bizden yana..

alexandra ne demeye çalışıyordu ne çıkacaktı dudaklarının arasından pûr dikkattle onu dinliyordum alexandra durdu gülümsedi

alexandra çekinmene gerek yok dedim gülümseyerek

-leo ben senden hoşlanıyorum

...duyduklarım gerçekmiydi kalbim yerinden çıkacak gibi olmuştu göz bebeklerim büyüyerek alexandraya;

-alexandra bende senden hoşlanıyorum hemde uzun zamandır..dedim.

Alexandra beklemiyordu ve tam o anda..

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.