Ela anlatıyor
Aslan gecenin sonun da kaybeden taraftı. Partiden çıktığında ben de peşinden gittim. Kaldırıma oturmuştu. Yanına oturdum "İşler iyi gitmedi sanırım."
"Nerde hata yapıyorum emin değilim. Yani onun doğru kişi olduğundan bile şüpheleniyorum artık." Derin bir nefes aldım. "Aşk garip bir şeydir. Onu arayarak bulamazsın. O seni bulur. Ve onu gördüğünde belli bir ana kadar anlamazsın ona karşı hisettiklerini." Gökyüzüne baktım. Ve aklıma geleni söyledim.
"Göğe kaldır başını, yıldızlara doğru.
Ve deki onlara, 'sizden daha parlak biri var mutlaka.' Ve biliyorum kader sizi karşılaştırıcak mutlaka." Aslan'ın elinden tutup ayağa kaldırdım ve gözlerinin içine baktım. " Görünce onu anlarsın. Doğru kişi olduğunu. "
Aslan'ı yavaş yavaş dans ettirmeye başladım. "Bir his doğar içine, tarif edemezsin. Çünkü biliyorum karşılaşacaksınız mutlaka. Biraz sabret, her şey olucak tesadüften ibaret. Anlarsın onu görünce sen..."
Aslan elimi dahada sıkı tutup beni döndürdü ve şarkıya devam etti. " Mutlaka var, yıldızlardan daha parlak biri. Çünkü biliyorum. Kader karşılaştırıcak bizi.
" Ona eşlik ettim." Anlarsın onu görünce, sen sabret yeter." Yüzlerimiz bir birine çok yakındı. Ve gözleri daha da parlıyordu. O sırada yanımıza Mete geldi. "Oğlum fena aldatıldın ha." Aslan gülümsedi ve bana baktı. Gözleri artık daha parlaktı. "E artık tamamen ayrılmanızın vakti gelmişti. Hadi bu ayrılığı o kızın gözünün içine baka baka kutlayalımda nasıl birini kaybettiğini anlasın." Dedi Mert kolunu Aslan'ın omzuna atarak.