Skip to content

Nota

Chapter 17 · 2 min read

Nota

Chapter 17

♥︎

Behlül anlatıyor

Zaman geçmek bilmiyordu. Gözlerimin önüne sürekli aynı sahne geliyordu. Diğer kardeşimin cesedini bulduğumuz an. "Behlül mermer zeminden kalkıp koltuklara oturmaya ne dersin." Cidden düşündüğü bu muydu. "Rahatını bozduğum için özür dilerim Mete! İstersen eve gidebilirsin." İstediği zaman eve gidebilirdi onu tutan yoktu. Başımı dizlerimin arasından kaldırdım. Mete sırtını duvara yaslamış yere bakıyordu. "Senin yaptığın tek şey gülümsemek. Başka hiç bir şey yaptığın yok. Ölümle ilgili ne bilirsi..." yere sertçe vurdu. "Sakın o cümleyi tamamlama. Ben gerçek hayat ne biliyorum tamam mı? Neden hep gülümsüyorum biliyormusun? Çünkü eğer birinin son görceği kişi bensem son hatırası kavga olmasın, mutluluk olsun diye. Herkes ölümü yatağında huzurla bulmak ister. Ama bu yalan. Her kes o kadar şanslı değil. Ve eğer daha da şansızsan, ölmezsin. Ölen kişinin kanı tüm vücudunu kaplar ve asla unutamıyacağın bir anın olur. O anı aklından çıkmaz asla. Sürekli aklında kalır ve hayatını zehir eder." Başını kaldırdı. Bunları söylediği halde hala gülümsüyordu. Ve bu gülümseme beni ürkütmeye başlamıştı. Bir anda suratıma bir şey çarptı. "Dürüm isteyen var mıydı? " yüzüme çarpan şeye baktım. Bir torba. Sema elindeki diğer iki torbayı Meteye verdi. "Aslan reisimiz nerde?"Diye sordu. Sahiden Aslan neredeydi. Sema' nın telefonunun bildirim sesi koridorda yankılan dı. Sema telefonuna baktı ve öyle kaldı. "Mete Aslan'ı gördün mü?" Diye sordum. Mete "En son kafeteryadaydı. Sabah." Neredeydi bu çocuk? Sema bir anda dans etmeye başladı. "Gece beni evine davet etti yarın için. O ye. Biliyordum beni unutamadığını o ye. Hemde yarın en sevmediği gün. Doğum günü! " kardeşim yoğun bakımdaydı ve o cidden bunu mu düşünüyordu? " Bir de benim yazdığım şarkılara laf atıyordun." Sema telefonunu bana doğrulttu." Onu bunu boş verde bana bunun doğru olduğunu söyle." Telefonunun ekranını açmamıştı salak. Şimdi onunla uğraşamazdım. "Doğru." Diyip geçtim. Öyle bir zıpladı ki tavana çarpıcak tı az daha. En azından birimiz gerçek anlamda Mutluydu.

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.