Her zamanki gibi stresli, morarık göz altıyla, istemeden okula gittim. Lise sonun 2. Döneminin ilk günüydü. Asla ve asla heyecanlı değildim. Okula yeni kişiler gelmişti belliydi zaten. Müdür boş boş konuştu. İstiklal marşını okuduk. Ben sınıfa geçtim. Sonra öğretmen geldi yanında iki tane öğrenci vardı. Biri kız diğeri ise erkekti. Öğretmen konuşmaya başladı:
-Evet çocuklar 2. Döneminiz hayırlı olsun. Sınıfa yeni öğrenciler geldi. Bu mert diğeri ise güneş.size kendilerini tanıtsınlar.konuşmaya ilk önce mert başladı:
-Selam ben Mert Demirtaş. Manisa'dan geliyorum. Buraya gelme sebebim babamın taini idi.
Dedi hemen ardından yerine oturdu. Mert kısa kesmişti. Güneş çıktı ardından:
-Merhaba ben Güneş Sarmaşık.buraya İzmir'den geliyorum.buraya gelme sebebim 5 tane okul değiştirmiş olmam.ama yanlış anlaşılmasın güneş gibi parlak giyinirim, hep gülümserim.iyi dürüst ve akıllıyımdır. Şimdiden tanıdığıma memnun oldum.
Bu kız benim için fazla nazik,fazla şekerdi.sonuçta 18 yaşındayız. Bu kadar çocuksu olmak ne bileyim...
Sonra ona sordum:
-Ama Güneş her zaman gülümsemez, geceleri nerede? , hani yok?
Güneş bana hemen cevap verdi:
-Bulutların arkasında hala gülümsüyor o.
Dedi ben hiç konuşmadım. Ardından öğretmen "Bu sınıfa yeni bir düzen yapmalıyım"dedi herkes ya yu öf gibi şeyler söyledi.bense hiçbirşey. Maalesef ki güneş benim yanıma geçti. Aramızdaki konuşma şu şekildeydi. Güneş:
-Selam adın ne?
-merhaba ben doğa
-hımm ne güzel bir isimin var. Nereden geliyor?
-Annem küçükkende tabiat isimlerini severmiş şu, ada, kumsal gibi ama o tabiat ismini koymak istemiş yani doğa.ismimden memnunum.
-ne güzel arkadaş olalım mı?
-benim çok az arkadaşım vardır, ama zaten konuşuyoruz. Otomatik arkadaş olmuyor muyuz?
-Hayır arkadaş uzun süreli her gün konuşulan muhabbetlerin ilişkilerine denir.yani daha zaman var. Olsun her gün muhabbet edersek kanka bile oluruz. Ben seni çok sevdim.
Dedi ona biraz ısınmıştım. İyi birine benziyordu.
Ardından ben:
-bende seni sevdim. dedim.
Sanırım ilk defa gerçek bir arkadaşım olmuştu. Her tenefüs beraberdik. Kantine gidiyoduk, birbirimize kendimizden bahsediyorduk, gülüşüyorduk. Çok mutluydum o gün. Eve gelene kadar. Girdim eve babam mışıl mışıl uyuyordu. Abim ders çalışıyordu. Annem daha gelmemişti. Ben yatağa attım kendimi. Telefon oynamaya başladım. Annem saat 6'da sızlanarak geldi her zamanki gibi "aayy çok yoruldum ben Allahım sen yardım et ya nuri niye suyu kaynatmadın makarna yapcaktım ben. bi kerede bana yardım etseniz şaşarım öf ya"dedi beni çağırdı yanına gittim. "Kız gibi yardım etsene ben söylemesem hiçbir şey yapmicaksınız. Masayı hazırla hadi hadi. "
Sonra babam kalktı o da " Öf be yine ne mırıldanıyosun. Bizde yorulduk.kaç mal götürüp getirdim ben haberin var mı senin?" Dedi ben böyle şeyleri duymak istemiyordum. Ama sanki inadına yapıyomuş gibi yanımda konuşuyolardı bunları.
İçimden keşke şuan yanımda Güneş olsa dedim
Gerçekten onu sevmiştim.Bir an önce yarın olmasını istiyordum.Güneşe yaşadıklarımı dertlerimi dökmek istiyordum.ıOna güvenebileceğimi düşünüyordum. O gün yemekte hiçbir şey konuşmadık.Hemen yatağa girdim. Uyumuşum zaten.