Kalabalığın uğultusu uykusunu böldü. Arkanya’ya geldiklerini anlamıştı. Krallığın başkentini ilk kez görüşü değildi bu, 5 yaşındayken tiefling mi insan mı olduğunu görmeleri için denetçilere görünmek için gelmişti. Başketin sokaklarında her ırktan canlıyı görmek mümkündü. İnsanların hükümdarlığını kabul eden her tür diye düzeltti düşüncelerini. Tieflingler ve elfleri bu sokaklarda görmek imkansızdı.Araba durduğunda burdan sonrasını kendi başına gitmesi gerektiğini biliyordu. Taç akademinin öğrenciler için yapılmış 4 girişi bulunuyordu. Diplomat, büyücü ve şövalye eğitimi alanlar ve sınavına girenler ayrılmıştı. Dördüncü kapıysa kraliyet mensuplarına özeldi. Altından sarmaşıklarla kaplı kapının en üstünde güneş gibi parlayan bir taç sembolü bulunuyordu. Akademinin isminin nerden geldiğini tahmin etmek zor değildi.Büyücüler için olan kapıya doğru yürümeye başladı. Kapının etrafında bazı büyüler yazıyordu. Biraz okuyunca bunun hile önlemek amaçlı koruyucu büyüler olduğunu anladı. Üzerindeki tılsımların aklına gelince içi ürperdi. Tılsımlar büyü değildi ve gayet yaygın kullanıyordu. Üstelik annesi böyle büyük bir sorunu göz ardı etmezdi.Bunları düşünürken bir düzine şövalyenin taç kapısına set oluşturduğunu gördü.Bu durum herkesin dikkatini çekmişti. Adalia’da onlar gibi durup izleme ihtiyacı hissetti. Kraliyete ait olduğu her halinden belli gösterişli bir arabanın kapısı açıldı. Arabadan güneş gibi saçları olan bir oğlan indi. Adalia’nın yaşlarındaydı. Okula kabul seramonisi için gelmiş olmalıydı. Arabadan inip doğrulduğunda kıyafetlerinin kraliyet için çok sade kaçtığını düşündü Adalia. Kralın istemediği evlilikler yapan çocuklarından olan dolayısla çok önem verilmeyen bir torunu da olabilirdi. Kral epey yaşlıydı bu gayet mümkündü.Belki de mütevazi bir presti. Şövalyeler saygı duruşuna durduğunda konumunun o kadar da küçük olmadığını anladı. Güneş saçlı çocuk gözlerini kapıdan ayırmadan şövalyelere selam verdi ve kararlı adımlarla kapıya doğru yürüdü. Gözleri de saçları gibi sarıya kaçan kahverengiydi ve parıldıyordu. Büyülü bir manzaraydı, istemsizce nefesini tuttu. Geçit bitince adeta hipnoz olmuş kalabalık dağıldı. Herkes kendi işine döndü. Adalia da öyle. Derin bir nefes alıp kapıdan geçti. Sorunsuz ilerlemişti. Karanlık koridordan geçip büyük bir salona çıkmıştı. Devasa büyüklükte 4 camla aydınlanıyordu bu salon. Ortadaki arena 3’e bölünmüştü. Her alanda birer şövalye, diplomat ve büyücü sınav oluyordu. Görevlinin adeliayı oturttuğu yer kendi gibi büyücü adaylarıyla doluydu. Tam karşıda diğer izleyenlerden çok daha yukarıda bir izleyici platformu vardı. Burda öğretmenler ve sınavı değerlendiren kişiler oturuyordu. Yan taraftan bir gürültü koptu. Şövalyelerden biri seçilmişti ve oturdukları yerden “Ryan, ryan” tezahüratları geliyordu. Şövalyeler genelde birbirlerini tanırdı. Sonuçta krallıkta kılınç eğitimi alabileceğin belli başlı yerler vardı ve bir taç şövalyesi olmak istiyorsan öncesinde de iyi bir temel eğitim almak şarttı. Büyücüler ise genelde birbrilerini tanımazlardı. Ortak bir alanları yoktu. Etrafına göz gezdirdi çoğu söz büyüsü yapan eğitimli büyücülerdi.İki tür büyücü vardı; çalışarak ve kitaplardan öğrendiği sözleri ezberleyerek büyü yapanlar. Bir de Adalia gibi sözsüz şekilde doğasından gelerek yapanlar. Birinci grup tahmin edilebileceği gibi çoğunluktaydı. Arenaya bir büyücü çıkarıldı, neyle mücadele ettiğini sadece o görebiliyordu. Seyirciler sadece büyücüyü ve tercih ettiği büyüleri görebiliyordu. Sahadaki büyücü pek maharetli sayılmazdı birkaç savunma büyüsü yapıp duruyordu.Diplomatların sınavı en sıkıcısıydı. Birçok denetmen o tarafta toplanmıştı. Adaya sırayla sorular yöneltiyorlardı. Tarn’nın da bir zamanlar orda bu sorulara yanıt vermiş olması Adalia’ya komik geliyordu. Babasını orda hayal dahi edemezdi. Yerine geçerken görevlinin eline tutuşturduğu kağıda baktı. Sırasıyla kurallar yazıyordu.
Taç Akademi Büyücü Kabul Sınavı Şartnamesi;
- Ölüm büyüleri yasaktır.
- İstenilen görevi gerçekleştirmek için yarım saatiniz vardır.
- Sınav çıkışında başka bir adaya sınav içeriğiyle ilgili bilgi verilmesi yasaktır. Tespit edilmesi durumunda her iki aday da akademiden afaroz edilir.
Kağıda parmağını basıp büyülü yemin etti. Sınava girerken görevliye verecekti. Sırasını beklerken salonda bir hareketlenme oldu. Herkes en yukarda duran platforma bakıyordu. Prens yerine oturduğunda hareketlilik son buldu. Arenadakiler bile kısa bir anlığına duraksamıştı sanki. Bu açıdan Prens sanki direkt karşısında oturuyor gibiydi.Gözleri birer kehribar gibi parıldıyordu. Üzerinde beyaz bir pelerin vardı. Pelerini kraliyet armasının olduğu hoş bir broş süslüyordu. Fazla uzaktaydı ama Adalia gözlerini alamıyor daha fazla detay için prensi inceliyordu. “Adaila Lockt”dedi tok bir ses. Hemen kalkıp mühürlediği kağıdı denetmene verdi. İyi şanslar dedi denetmen. Adalia başını sallayarak “Teşekkürler”dedi ve arenaya ilk adımını attı.