تخطٍ إلى المحتوى

mesafe

الفصل 2 · قراءة 2 دقيقة

mesafe

الفصل 2

Bin piksel,tek ruh

Emir’in odası, sadece bilgisayar kasasının fan sesi ve loş bir masa lambasının sarı ışığıyla doluydu. Üniversite birinci sınıfın ağırlığı, masasının üzerindeki kalın kitaplardan belli oluyordu ama o an kitaplarla değil, ekranın sağ köşesinde hızla akan sohbet satırlarıyla ilgileniyordu. Yayında sadece otuz kişi vardı. Kimisi ders çalışıyor, kimisi sadece arkada çalan indie şarkılar eşliğinde uyumaya çalışıyordu. Emir, kulaklığını düzeltti ve kumral saçlarını karıştırarak ekrana yaklaştı. Az önce yazdığı "Sessizlerin de anlatacak çok şeyi vardır aslında." cümlesi, ekranda asılı kalmış gibiydi. Kullanıcı adı sadece "Aden"di. "Haklısın Aden," dedi Emir, sesi mikrofona çarpan bir fısıltı gibi döküldü. "Bazen en çok bağıranlar hiçbir şey söylemez ama susanların içinde fırtınalar kopar. Hoş geldin, nihayet sesini—pardon, harflerini gördüğüme sevindim." Aden, ekranın diğer ucunda, İstanbul’un bir semtinde, yatağının içinde büzülmüş nefesini tutuyordu. Esmer parmakları telefonun kenarını sıkıca kavramıştı. Ailesi yan odada uyuyordu; dünyadaki tek sığınağı bu küçük ekrandı. Emir’in sesindeki o samimi tını, kalbinin ritmini değiştirmeye yetmişti. On altı yaşındaydı ve hayatı boyunca kuramadığı bağı, hiç görmediği birinin sesinde bulmuştu. Canlı yayını kapattıktan on dakika sonra Emir, platformun özel mesaj kutusuna bir bildirim düştüğünü gördü. Aden: "Hoş buldum. Yayında söylediklerin... Yani sessiz kalmak bazen bir tercih değil, bir zorunluluktur. Sesimi duyuracak kimsem olmadığını düşündüğümde buraya geliyorum." Emir, sandalyesinde arkasına yaslandı. On dokuz yaşındaydı, hayatın gerçekleriyle yeni yeni tanışıyordu ama bu kısa cümledeki o olgun ve hüzünlü tonu hemen sezmişti. Klavyesine dokundu: Emir: "Artık duyacak biri var. Merhaba Aden. Ben Emir. Sadece 'Emir_V' değil, gerçekten Emir. Bu saatte ayakta olman sınav stresi mi, yoksa sadece uykusuzluk mu?" Aden: "İkisi de. Ama en çok da kaçış. Kendi hayatımdan, odamın duvarlarından, beklenenlerden... Sen neden buradasın? Sadece şarkı çalmak için mi?" Emir: "Yalnızlığı bölüşmek için belki de. Şehir dışındayım, üniversite için geldim. Kimseyi tanımıyorum, sadece bu ekranın arkasındaki insanlar gerçek geliyor bazen. Komik değil mi? Yanımdaki insana yabancıyım ama sana, şu an bu mesajı yazarken kendimi çok yakın hissediyorum." Aden, gelen mesajı defalarca okudu. "Kendimi çok yakın hissediyorum." Bu cümle, aradaki yüzlerce kilometreyi bir saniyeliğine yok etmişti. Aden: "Komik değil, Emir. Belki de insanlar birbirini gözleriyle değil, kelimeleriyle tanımalı önce. Görünüş yanıltır ama cümleler... Cümleler yalan söyleyemez." Emir: "O zaman bana bir cümle ver Aden. Bu gece uyumadan önce aklımda kalacak, sana dair bir cümle." Aden bir süre bekledi. Penceresinden dışarıdaki karanlığa baktı. Sonra parmakları hızla hareket etti: Aden: "Gökyüzü her yerde aynı ama biz altındaki farklı yalnızlıklarız." Emir, bu mesajın ardından ekranın ışığında gülümsedi. "Farklı yalnızlıklar..." diye mırıldandı. O gece ilk kez, sadece bir profil fotoğrafından (siyah saçlı, uzaklara bakan bir kız silüeti) ibaret olmayan birinin varlığını ruhunda hissetti. Aden’in esmer tenini, onun 16 yaşındaki masum ama yaralı kalbini henüz görmemişti. Ama o gece, imkansız bir bağın ilk ilmeği o loş odada atılmıştı.

نهاية الفصل

5 تعليق