تخطٍ إلى المحتوى

Leyla

الفصل 3 · قراءة 8 دقيقة

Leyla

الفصل 3

3.Bölüm

Sabah sabah Uyuyordum telefonum çalmaya başladı söve söve açtım Egemen'di bizim evin önündeymiş, camdan baktım gerçekten kapıdaydı hızla üzerimi giydim ve dışarı çıktım bana çiçek almıştı. Nereden öğrenmişti adresi, Aslı söyledi kesin.

Ne işi olduğunu sordum, tek dediği canım istedi geldim dedi. Allahtan babam bakkala gitmişti ekmek almaya. Çiçekleri alıp odama koydum. Bu çiçek ne demekti, arkadaşına çiçek alır mıydı? Birde Egemen ve kırmızı gül.

Tam çıkıyordum babam geldi. "Kızım kahvaltı et öyle git" dedi okulda edeceğimi söyledim.

- Formanı giyseydin bari kızım.

- Bugün sivil gitmeye karar verdim baba

Egemen'le beraber konuşarak yaya okula yürüdük. Sınavlar olduğu için bir anlaşma teklif etti, sınavda ben ondan yüksek alırsam o bana hediye alacakmış eğer o benden yüksek alırsa ben ona, çok güzel teklifti kabul ettim.

Baya tipli ve havalıydı onla gezmek ve onla görünmek beni hem mutlu ediyor hem gururlandırıyor. Yavaş yavaş okulun bahçesine gelmiştik, herkes bize bakıyordu İrem ve Masuk çatlıyordu öfkeden, Egemen Aslı ve arkadaşlarının yanına gitti, ben de sınıfa çıktım.

Sınıf dağınıktı bazıları bir birine kitap atıyordu, bağırdım ve durdurdum, hepsi çocuktu sanki o ara zil çaldı. Sırama geçtim ders matematikti Hasan Hoca gecikmeden geldi. Aslı şakasına "Sınav olunca geç kalmıyor" dedi büyük bir kakaha attım. Hasan Hoca bana sert bir suratıma baktı.

Ve hemen vakit kaybetmeden sınava başladı. Yavaş yavaş yapıyordum ki Egemen bana seslendiğini duydum. Kopya istiyordu şakasına, hoca kızar diye cevap vermedim. Telefonuna durmadan mesaj geliyordu. Hızla sınavı yapıp çıktı.

Nereye gittiğini merak ettim ve arkasından hızla sınavı yapıp ben de çıktım. Düşük almak umrumda pek değildi çünkü Egemen'in bu çıkışı iyi değildi.

Egemen koridorda koşuyordu resmen. Arkasından gittim, bahçeye çıktı bende ardından çıktım.

Gökhan ve Aylin'in yanına gitti. Bir şey olucağını tahmin ettim ve bende yanlarına gittim. Biraz süre ağız dalaşı yaptılar sonra Gökhan, Egemen'e bir tane sert yumruk attı. Aralarına girmeye çalıştım ama olmadı Egemen deliye dönüp Gökhan'a saldırdı. Korktum araya giremedim.

Aylin de bana vurdu.

Bende dayanamayıp vurdum. Aslı, Demet ve Ozan da çıkınca iyice karıştı ortalık. İrem, Çiçek ve Cem de çıkınca büyük bir kavga çıktı.

O ara bizim sınıftan Hasan Hoca, onların sınıftan Ezgi Hoca çıktı. Araya girmeye çalıştılar ama olmadı. Diğer hocalarda gelince ayırdı. Onlar dayak yediler biz az dayak yedik. sınıfa soktular bizi.

Okul bu kavgalara alışmıştı galiba, azarladı Hasan Hoca. Yerimize oturduk ama öfkemiz geçmiyordu. Hasan Hoca bize, Ezgi Hoca da onlara tentürdiyot verdi.

Tenefüste sınıftaydım bir ses yankılandı Hızla sınıftan çıkıp baktım. Çiçek 9. Sınıf bir kızdan haraç istiyordu.

Aşırı sinirlendim hızlı adımlarla yanına gittim, "Gücün sadece küçüklere mi yetiyor" dedim onun tek dediği "Sana da yeter" yapılı bir kızdı benim kadar uzun değil ama baya yapılıydı. Dış görünüşüne güveniyordu.

Bana vurdu bende karnına tekme attım oracıkta dizleri üstüne çöküp ağlamaya başladı sesine Ahmet Hoca geldi olayı anlatınca bana değil Çiçek'e kızdı. Ama kıyafetime baktı dikkatini çekmişti bu sefer kıyafetime kızdı. Özür dileyip sınıfa geldim.

Sabah giymemiştim okul formamı, Egemen fark etmemişti.

Sinirliydim ama içim rahatladı. Dışarı çıktım o ara Çiçek, İrem'e beni anlatıyordu sanırım hiç takmadım ama urğaşmakta istemiyordum ama onlar istedi.

Bir günde iki kez kavga ettim, sakin biriydim kavga bilmezdim okula geldim kavgacı oldum. Ne oluyordu bana böyle? Gerçe 2. Si kavga sayılmaz. Benden yapılı kızı tek vuruşta ağlattım, rezil oldu.

Ayla Çelik: Daha bi' aşık.

İçim rahattı zil çalmıştı oturdum sırama o sıra Cengiz Hoca geldi, sınıfa yeni bir kız gelmişti adı Zeynep'ti iyi birine benziyordu siyah saçlı orta boylu bir kızdı yüzü pürüzsüzdü güzel bir kızdı camın yanına oturdu. Fizik dersini çok severim.

Tenefüs olunca herkes dışarı çıktı ben kalıp uyudum sırada, Aslı beni öyle görünce hiç çağırmadı. Yorgundum uyudum.

Baya zaman sonra bir ses geldi gözlerimi açtığımda kapıya Osman Hoca'yı gördüm yanıma gelip:

- Dün gece uyumadın mı?

Evet hocam dedim, sonra uyu sormak için geldim deyince sinirim bozuldu. Uykum kaçtı zaten onun yüzünden.

Sınıftan gitti korktum çok sert bağırdı diğer öğrencilerde merak edip geldi hiç bir şey anlamadılar tabi. Osman Hoca hep öyleydi, her zaman kızmak için bağırmazdı. O ara zil çaldı herkes bir bir sınıfa geliyordu, tam ben dışarı çıkmaya heveslendiğimde.

Ders yine Cengiz Hoca ileydi. Benim için güzel diğerleri için kötüydü. Egemen sinirliydi İrem onlara çatmış herhalde.

Hocada geldi ders Başladı Aslı ile Egemen aralarında sohbet etmeye başladı Egemen'in yanında oturduğum için hoca sanıyordu ki ben konuşuyorum bana kızıyordu Egemen ve Aslı bana bakıp gülüyordu.

Hoca inanmıyor en sonunda onların sesini duydu bu sefer onlara çok sert bağırdı şimdi ben onlara güldüm.

Zil çaldı hoca baya kızdı, ders işleyememişti bile haksızda değildi.

- Sizin yüzünüzden dersi anlatamadım.

Dedi ve gitti bizim gurup dışarı çıktık hemen İrem bankta oturuyordu bizi görünce yanımıza geldi.

- Gıcık kadrosuda çıktı, şu Egemen'in peşinden gidiyorsunuz ya pes. Dedi, sanki kendi iyi gerizekalı.

- Kendine bak gerizekalı. Dedim.

Ben bile havalara giriyordum. Aslı'nın vermesi gereken cevapları ben veriyordum ne oluyorsa bana.

Gittiler sınıflarına bu İrem denen kız çok gıcık.

Masuk gözeme takıldı oturmuş bizi izleyip gülüyordu çok sinir bozucuydu. Aslı ile sınıfa çıktık. Aslı'ya İremi sordum.

Babasını ve annesini kaybetmiş, bu çok kötü durum olsa gerek.

Bu kadar sert gıcık olmasının bir sebebi varmış demek, hep bakıp yargılıyordum. Aslı anlattı küçük yaşta anne ve babasını kaybetmiş ve şuan amcası bakıyor, gözetiyormuş. İntihar etmek istemiş ama küçük kardeşi varmış o yüzden vazgeçmiş. Çok kötü bir şey, amca seni sever mi veya sen güvenebilir misin ki?

Görünüş saklayan bir duvar gibidir aşmak lazım.

Yaptığı yanlış ama kötü bir hayatı varmış bana böyle bir şey olsa yıkılırım.

Kız Aslı'yı görünce korktu tipi bir az tehlike biri gibi görünüyordu. Aslı ve Zeynep aynı boydaydı ben bir az uzundum dalgalı saçım vardı kahferengi.

O ara sınıfa Ersin Hoca geldi bize zil çaldı dedi ama çalmadı meğerse zil bozulmuş. Sınıftaki herkesi toplamamı istedi dışarı çıkıp herkesi çağırdım Egemen yoktu dışarda Demet'e sordum kantine gitmiş.

Gidip baktığımda oturmuş beyefendi çay içip kek yiyordu. Yanına gidip hocanın çağırdığını söyledim umursamadı hiç. Hoca merak edip kantine geldi Egemen'i öyle görünce çok kızdı sınıfa çağırdı o zaman yerinden kalktı Beyefendi.

Ama ceza olarak elindeki çay ve keki kantine bıraktırdı tenefüste almasını söyledi baya güldüm. Hoca, Egemen ve ben üçümüz sınıfa çıktık dersin az da olsa bir azı gitmişti.

Ersin hoca baya kısaydı çok ciddiye kimse almıyordu. Oturduk o anlattı ben uyudum, uykumu getirdi. Ders esnasında uyudum, hoca fark etti ama bir şey demedi şanslıydım.

Tenefüste uyandığımda Egemen baş ucumda bana bakıyor bir yandan da dörtüyordu. Uyandım

– Gel kantine gidelim hem ben keki çayı alayım hem sana bir şey ısmarlayım.

— Gerek yok sağol.

— Hadi var gidiyoruz.

— Yarım kekeni al.

Böyle diyince kaşlarını çattı. Çok komikti ama. Zorla kaldırdı ve kantine gittik, kantinci keki ve çayı bir kenara koymuştu. Banada çay ve kek ısmarladı.

Leyla:

— Güzelmiş teşekkürler.

Egemen:

— Rica ederim ne demekte, kek mi güzel yoksa benim ısmarlamam mı?

Leyla:

— Seninle her şey güzel, sen hep böyle misin?

Egemen:

— Nasıl yani?

Leyla:

— Tuhaf sert görünüyorsun ve!

Egemen:

– Evet ve ne?

Hiç neyse boşver dedim ve rezil olmaktan kurtuldum. Oda allahtan uzatmadan tamam dedi.

Yanlışlıkla ağzımdan çekici ve yakışıklısın diyicektim son anda tuttum.

Yedik ve çıkıyorduk kantinden ki o ara Ezgi Hoca geldi kantine.

— Erkek arkadaşlarından besleniyorsun oh ne güzel. Dedi imalı.

— Hayır hem erkek arkadaşım değil, bu nasıl bir cümleydi. Dedim sert çıkarak.

— Ne alakası var ben ısrar ettim ısmarlayım diye hocam. Dedi Egemen.

Egemen baya kızmıştı hocanın dediğine kantinden çıktık sınıfta oturduk, Egemen aklına takılmıştı sordu niye öyle söyledi diye ve bilmediğimi söyledim. Okula yeni gelmişim beni tanımıyor gıcık gıcık konuşuyor.

Zili yapmıştılar çaldı millet gelmeye başladı. Ozan sınıfta tek ikimizi görünce şey dedi:

— Arkadaşlık yalan gerçekler yan yana. Dedi.

Yok öyle bir şey dedik, Ozan gülünce hala imalı imalı, Egemen sert çıkıştı.

Ozan susup sırasına oturdu Aslı bizi böyle gördüğüne kızmıştı. Sanırım Ersin Hoca geldi ders başladı.

Hoca ders anlatırken bizde gizlice telefona bakıyorduk eski fotoraflarını gösteriyordu Egemen küçükken bile aynı görünüyordu dikkat çekiyordu.

Sonunda hoca fark etti yanımıza gelip uyardı bizde bir daha yapmadık. O ara zil çaldı hızla dışarı çıktım, dışardaki kapıya Masuk yaslanmış benimle konuşmak istediğini söyledi. Oda Egemen tehlikeli biri ondan uzak dur diyord, benim iyiliğimi düşünüyormuş tanımadığı halde.

Tersledim, Yanından ayrıldım banka oturdum. Egemen geldi bir süre sonra yanağımdan öptü neden yaptı bunu bilmiyorum. Masuk'a karşı onu savunduğum için hoşuna gitmiş ve bu yüzden öpmüş.

Her kızı savundu diye öpme huyu yokmuş ama beni öpmek istiyormuş. Bu neydi şimdi ödül müydü, Kendini ulaşılmaz mı sanıyor? Yüzüne söyledim, özür diledi, teşekkür amaçlı olduğunu söyledi. Baya tersledim.

İçeri gitti tuhaf oldum öpmesi hoşuma gitmedi değil ama tepki mi koymam lazımdı. Yoksa korktuğum şey başımamı geliyor. Of ne diyorum ben. Arada ağzımdan laf kaçırıyorum, çiçeğini kabul ediyorum kendime engel olamıyorum. Bende sınıfa çıktım hava soğumuştu.

Aslı, Ozan, Egemen ve Demet kalorifer yaslanmış konuşuyordu ben gelince sustular.

Sevmek göz ve gönül için önemlidir.

Egemen her şeyi anlatmıştı sanırım Aslı sinirliydi.

– Bu kızı niye öpüyorsun sen sapık mısın? Diye çıkıştı Aslı.

Egemen:

— Küçük mevzuyu büyütmeyin.

Leyla:

- Sana ne oluyor Aslı, Egemen'i mi seviyorsun? Diye çıkıştım.

Arkadaşıymışta o yüzden kızmış, sanki arkadaşı diye çocuğun sahibi.

Leyla:

– Bende ay Egemen beni öpsün demiyordum meraklısı değilim.

Egemen:

— Özür diledim zaten Leyla.

Ozan sinirlendi Tamam yeter büyütmeyin deyince herkes sustu.

Leyla - ben çay alıcam istiyen var mı?

Ozan - Yok sen kendine al.

Hızlıca merdivenleri inerken zil çaldı takmadım devam ettim inmeye, karşıma Recep hoca çıktı, sınıfa gitmemi söyledi, iki dakika kantine gitmeye zor izin aldım.

Hızla inip iki çay aldım ve sınıfa çıktım. Hasan Hoca'laydı akılılık edip çayın birini ona aldım sınıfa girdim tam kızacakken

— Hocam size çay aldım. Deyince gülümsedi, gözlerini kısarak "Aferin bu sefer yırtın teşekkürler geç sırana" dedi.

Aslı Tebrik etti.

Yavaşça sırama geçtim dersi sıkıcıydı ama mecbur dinledim.

Tenefüs olunca lavaboya gittim tabi her zaman ki gibi İrem, Aylin ve Çiçek'te oradaydı. Bulaştılar ama cevap vermedim.

— Egemen'le ne iş hemen çocuğu kapmışsın. Dedi İrem Gülerek.

İrem bu ahlaksız şeyi deyince dayanamayıp tokat attım ve çıkıp sınıfa geldim peşimden geldiler. Aylin sınıfın kapıyı örtüyordu İrem ve Çiçek'te üzerime geliyordu.

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.