تخطٍ إلى المحتوى

Lanet

الفصل 6 · قراءة 10 دقيقة

Lanet

الفصل 6

5. Bölüm: Rüya mı? Gerçek mi?

“Gerçeklik algıları karışır bazen insanın bu durumda tek çözüm geriye dönüp neler olduğunu hatırlamaktır” " Işık uyandı Baba gözünü açtı!" Dedi tanıdık gelen bir ses. Gözümü yavaş yavaş açıp kapatıyordum ışık çok parlaktı başım feci ağrıyordu. Nerdeyim ben? Hastanede mi? En son kolye mi arıyorduk bi anda güçlerimin ortaya çıktığını sonra karanlıktan bir sesin seslendiğini hatırlıyorum. Peki sonra, sonra noldu da ben hastane odasındayım. " Neden ve ne zamandır burdayım ?" Sesim çok kısık çıkıyordu boğazım kurumuştu ne zamandır uyuyorsam yıllardır su içmemiş gibiydim. Yavaşça vücudumu ve kafamı oynattım boynuma baktığımda kolye boynumdaydı eski pasından eser yoktu tamamen yenilenmiş gibiydi işte yeni bir soru işareti. " Kolyeyi bulup getirdiklerinde bi anda bayıldın ve üç gündür burdayız hiç uyanmadın ama baya rahat uyudun sana sarılıp uyamaya çalıştığımda beni aşağı ittin . " Dedi Işıl. Üç gün mü? Nasıl o kadar uyayabilirim ki ? Hem kolyenin gizemini çözmüştük bu kolyeyi nasıl yeniden boynuma takmalarına izin verebilir. " Aşkın hayalet görmüştü etkisinden çıkabildi mi? " Diye sordum merakla. Ancak Aşkın da dahil odada bulunan herkes bi anda gülmeye başladı. Bi tek annem gülmüyordu. (Yine naptı acaba? ) " Noldu ya niye gülüyorsunuz hepiniz ordaydınız. Kızın yüzünü buz kesmişti. Korkudan kitlenmişti hani. Aşkın hatırlamıyor musun? " Dedim inanamıyarak Aşkın’a bir umut baktım ama hayalet görüp onunla konuştuğunu söyleyen kız bile bana gülüyordu. " Ne hayaleti bayılırken kafanı fazla hızlı çarptın galiba. Ben böcek görüp bağırdım. Hatta sen annenle kavga etmiştin. Doğum gününde verdiği kolye çok değerli bir mücevherden yapıldığı için onu bulmanı isteyip bağırmıştı sana. " Dedi Aşkın. Ben şizofrenim galiba . Yere çöküp korkudan titreyen kız ben böcek gördüğüm için bağırdım diyo çıldıracağım. "Ya Aşkın tuvalete girer girmez hayalet gördüm diye anlatmaya başlayan sen değil miydin? Şizofren miyim ben arkadaş? Öyleysem beni direk yatırın o zaman bi akıl hastanesine! " Dedim. Annem ağız ucuyla : " Onu da yapacağım bir gün. " Dedi. Dibim de olduğu için sadece ben duydum. Hah yatırabiliyorsa yatırsın. Bakalım kim kimi akıl hastanesine yatırıyor hodri meydan efendim. " Kanka iyi misin sen? Şizofren olduğunu söylemiyoruz ama bayıldığın zaman kafanı sert çapmış olabilirsin. Hem hangi insan hayaletleri görebilir ki?" Dedi Aşkın. Hemen ardından. " Yani akıl var mantık var kim hayaletleri görmüşte bizim beyinden sakat görecek. " Dedi Elisa. Aşkın tip tip baksa da ağzını açmadı. Kafam iyice karıştı. Doğru söylüyorlardı belki de ben yanlış hatırlıyor olabilirim. Ancak aklıma direk Işıl' ın arkadaşları geldi sonuçta onlar da ordaydı. " Ya Işıl' ın arkadaşları da ordaydı hani şaşırıp kalmışlardı. " Dedim bunu da gerçek değil derlerse ben arıycam akıl hastanesini. " Sen iyice kafayı yedin galiba benim o gün arkadaşlarım hiç eve gelmedi. Doktor falan mı çağırsak? " Dedi Işıl . Tamam anlaşıldı bugün kabul günüm ya da bu sadece bir rüya. Belki rüyadayımdır ha kendimi cimcikledim. Hayır bu bir rüya değil kesinlikle kafayı yedim. Son bir umutla: " İyi de annem onların yanında onu rezil ettim diye bağırıp çağırdı ya sonra kavga ettik bu yüzden. " Yüzlerin de bir şey arıyordum doğru söylüyorsun diyerek onların hatırlamasını bekledim ancak yine umutlarım suya düştü. " Baştan her şeyi açıkladıktan sonra doktoru çağıracağım. Siz cezadan sonra geldiniz ve yemek hazırlamak için mutfağa yönelince annem okuldan aradıklarını Erkan Hoca' ya neden saygısızlık yaptığını sordu. Sen de saygısızlık yapmadığını söyledin ancak annem inanmadı sonra da kavga çıktı. Aşkın okulda cezadan dolayı tuvalete giremediği için bana söyleyerek tuvalete çıktı. Sonra da hamam böceği görüp bağırdı. Tabii sen bağırmaktan gittiğini bile fark etmedin. Sonra yanına gittik ve böcek çoktan gitmişti. Annem kolyenin olmadığını fark etti ve onu bulmanı istedi. Okula gittik ve ikili olarak aramaya başladık. Elisa ve Aşkın birden atölyeye girdi. Onların girmesiyle bi ışık süzmesi etrafta gezinmeye başladı. Tam güvenlik geldi diyecektik ki sen bir anda ağzının içinde bir şeyler mırıldanarak bayıldın ve üç gündür burdayız. Anladağını umuyorum ben doktor çağırmaya gidiyorum" Dedi Işıl bunu söyledikten sonra doktor çağırmaya gitti. İnanamıyorum gerçekten inanamıyorum. Her şeyi ben mi aklımda kurdum. Okulun daha ilk gününden başıma gelenlere bak. O zaman okulda ortaya çıkan güçlerim falan hepsi benim akıl ürünüm kolyenin gizemi hepsini ben uydurmuşum. Ben içimde fırtına koparırken odaya bir doktor geldi. Çarptığım yere yavaşça dokundu ve diğer kontrollerimi yapıp yatağa oturdu. " Nasıl hissediyorsun kendini bi sıkıntın var mı? " Diye sordu doktor. Delirmiş gibi. " Kafamı çok sert çarptıysam bişeyleri tamamen yanlış hatırlama ya da bu üç gün içinde rüya görme olasılığım ne kadar ? “Dedim yüzüme aptal bir ifade takınarak. Doktor yavaşça gülümsedi ela gözleriyle ve kıvırık dalgalı arası saçlarıyla güzel bir kadındı . " Yani aşırı derece de hızlı çarpmışsan belki olabilir. Ancak kafanın arkası biraz morarmış o kadarcık şeyden hafıza da bi sıkıntı olacağını sanmıyorum . Rüya görmeye gelirsek. Görmüş olsan bile onun rüya olduğunu anlarsın ya da en azından gerçek halini kesinlikle hatırlarsın. " Dedi ve gözünü kolyeme dikerek kafam iyice karıştı rüya görmediysem ve hafızam da bi şey yoksa neden dediğimiz şeyler uyuşmuyor. Ya onlar yalan söylüyor ya da ben. " Canını sıkma bir şeyi yanlış hatırladığını düşünüyorsan birkaç güne kadar her şey yerine oturacaktır merak etme." Dedi kolyeme tiksinen bir bakış daha attı ve kapıdan çıkmaya yeltendi. Ancak kapıyı kapatırken sanırım beynim bir oyunuydu ama kadın bi anda yok oldu. Tamam buna kafa yormayacağım çok yorgunum bu yüzden halisünasyon görmüş olabilirim. Sıkıntı yok Işık sakin ol. Bir an önce eve gidip tamamen dinlenmem gerekiyor. Sonra bunu düşünebilirim olaylar yeterince karışık. " Kontrolleri yapıldıktan sonra taburcu olabilir" Diyerek içeri bu sefer erkek bi doktor girdi. Garip olansa gelen kadın doktorun zaten kontrollerimi yapmış olmasıydı. " İyi de gelen ela gözlü kahverengi saçlı doktor zaten kontrollerimi yaptı bi daha neden kontrol yapıyorsunuz ki " Dedim. Bu cevabı aldıktan sonra kadının toz olup uçmadığından emin olabilirim. " Bizim hastanemizde öyle bir kadın doktor yok ki " Dedi doktor. Evet demek ki o gelen kadın da bir şey var bu da bir hayalet vakası hayırlı olsun. " Nasıl olur doktor bey gelen kadın kimdi o zaman bura akıl hastanesi de değil hastalardan biri önlük giyip bizi kandırsa" Dedi annem korkuyla. Adamı böyle korkuturlar işte oh olsun. " İsmini falan söyledi mi içeri girmeden önce " Dedi doktor telaşla yani telaşlanması normal sonuçta hastanelerinde üçkağıtçı bir doktor var yani. " Çağırmaya gittiğimde sanki çağırılmayı bekler gibi odanın biraz uzağında telefona bakıyordu ben ilk başta mola da olduğunu sandım. İsim kartında Dilan Rona yazıyordu. " Dedi Işıl. Vay be kadının ismi güzelmiş , güzelmiş de kadın hayalet mi tek sıkıntı o şuan eğer aklımı peynir ekmekle yemediysem toz olup uçtuğunu uydurmuyorumdur. " Hayır öyle bir kadın bu hastane de çalışmıyor. Neyse bunla sonra ilgileneceğim iyice kafanız karışmadan sizi taburcu edelim. " Dedi doktor. Daha ne kadar karışabilir ki. ☀☀☀ Oh be artık kendi odamdayım. Evet annemle babam alışverişe çıktı bizim kızlar evlerine dağıldı ve Işıl da çok yorulduğu için uyuyor. ( ay canım ya üç gün başımdan hiç ayrılmamış uyusun prensesim .) Evde olaylar yaşandığı sırada neler olduğunu hatırlamak için ilk başa dönüp her şeyi birbirine oturtmak zorundayım. Evi olduğu gibi bırakıp geldilerse Işıl'ın arkadaşlarının bulaşıkları hala mutfaktadır. İlk işim mutfağa bakmak .Eğer doğru söylüyorlarsa mutfakta hiç bir bulaşık olmamalı. Hah tam tahmin ettiğim gibi bulaşıkları hala orda. Demek ki ben doğru hatırlıyorum. Kolyeyle ilgili konuştuğumuz her şey doğruydu o zaman kolyeyi çıkarttığım zaman güçlerimi kullanabilir hale gelebilirim. Ne kadar güçlüyüm bunu merak ediyorum. Şimdiye kadar hayvanlarla konuştum , yanımıza hayalet geldi ve telekineziye benzer bir gücüm var. Ya gerisi daha fazlası var mı acaba? Ancak aklıma bir şey takıldı çocukken annem kolyeyi taktıktan sonra Işıl hayvanlarla konuşabildiğimi unutmamıştı. İkinci kez takınca neden herkes her şeyi unuttu. Bi dk ya iyi de kolyeyi daha takmamışken unuttular Işıl parlayan bir ışık olduğunu söylemişti o zaman bu kolye birileri benimle ilgili şeyler öğrendiği için yaşanan şeyleri normalleştirerek beyinleriyle mi oynadı? Bu mümkün nasıl mümkün olabilir ya kafam hala almıyor. Kafam gerçekten daha çok karıştı. Kolyenin bir çeşit tılsım olduğunu düşünsem bile annem bu kolyeyi neden yaptırdı ya da nerde yaptırdı soru işareti de annemden her şeyi beklerim yani . Işıl'ın " Işık niye tek başına mutfaktasın yoksa yine hayalet mi gördün" Demesiyle yerimden sıçradım. Haha çok komik kolyeyi çıkarsam hatırlar mı acaba? Diye düşünürken " Işık sana diyorum huhu iyi misin? " Dedi Işıl beni düşüncelerimden uyandırarak. " Ha iyiyim açım da yemek hazırlamaya gelmiştim siz arkadaşlarım o gün hiç gelmedi dediniz ya bu bulaşıklar kimin diye merak ettim annem misafir gelmediği sürece bu bardakları çıkarmaz çünkü" Dedim bulaşıkları göstererek hadi kolye bulaşıkları da yıkasın. " Oha annem o bardakları nasıl çıkardı lan çok garip" Dedi Işıl evet küçük ikizim yola gel yola gellll. " Dimi ya çok garip iki saattir bunu düşünüyorum gel bana yemek yap. " Dedim hafiften gülerek annem gelmeden Işıl'a biraz da olsa hatırlatmam lazım. " Ne istersin hahhhh bakışlarından ne istediğin anlaşılıyor. " Dedi Işıl'ım. Karpuz , salam, kremalı, ve Rus salatalı sandviç. Tamam midem bozuk olabilir ama napabilirim o kadar güzel oluyor kiii. " Işıl kolyeyi boynuma kim taktı" Dedim gayet masum bir şekilde konudan konuya atlamada ustayım biliyorum. " Ben taktım noldu ki? " Dedi aptal ikizim. "Merak ettim annem mi takmanı söyledi? "Dedim kesin o söylemişti. " Yooo sen kolye kolye diye mırıldanıyordun ben de taktım. " Dedi Işıl ağzıma karpuz tıkarak. Allah'ım neden herkesin kardeşi zeki de benim kardeşim bu kadar aptal nedennnn ancak annemin söylemedğine şaşırdım doğrusu. " Başka bir şey mırıldandım mı peki? " Dedim. Kolyeyi mırıldandıysam başka şeyler de mırıldanmış olabilirdim sonuçta. " Hmm ah evet bayılırken lanet mi lütuf mu? Diye bir şey arada benim adımı da mırıldandın zaten hiç yanından ayrılmadım . 7. Yaşımızı kutladığımız gün hastalandığın zaman da aynen böyle olmuştu. Garip ve bunu düşündüm yıllar sonra niye aynısı oldu diye ancak bir cevap bulamadım neyse al bakalım midesi bozuk prenses. " Dedi Işıl. Yemeğimi önüme koydu düşünceli bir şekilde ve uyumak için yukarı çıkacağını söyledi alnıma öpücük kondurup gitti. Yavaş yavaş da olsa hatırlayacak en azından doğum günümüzde olanları hatırlıyor bu da bir gelişme. Kolye baya asil bir şey gibi gözükse de tılsım gibi o yüzden belki onun hakkında bir kitap ya da en azından ufak bir bilgi bile bulsam işime yarar herhalde. ☀☀☀ Babamın sadece bana verdiği anahtarla küçük kütüphanemize girdim. Annem bilerek girmemize izin vermemişti. Yine de babam kitap okumayı sevdiğim için gizlice beni buraya sokardı. Hazır Işıl uyuyorken ve annemgil dışardayken istediğim gibi girebilirim. Bir bakalım tılsımlar tılsımlar aha buldum. İyi de bu kitabın hiç alakası yok ki kolye yerine direk tılsım işaretleri var bu değil offf. Değerli taşlar yazıyor bir de buna bakalım . Oha yok artık Boynumdaki taş Kırmızı Beril mi? Vay be bundan dünya da sadece bir kaç tane var ve bunu tılsım yapmak için mi harcamışlar kim yaptıysa aptalmış. Neyse bunu buldum da şimdi napacağım. Kolyeyi çıkarsam anlaşılır mı acaba? En iyisi kolyeyi odamda çıkarmak. Birden kitabın içinden eski bir resim çıktı eskiye benziyordu ancak resmin üstünde shopla renklendirme yapıldığı çok belliydi resimdeki kız benden daha büyük duruyor ama yeşil elbisesi ve görünüşü aynı bendi. Kim acaba ayrıca benzirliğimiz çok şaşırtıcı neyse bu kızın kim olduğunu bulmayı sonraya bırakıcam kapıyı kilitleyip çıktım. Odama geçip yavaşça kolyeyi çıkardım hmm hiçbir şey olmadı hadi telekinezi deneyelim gözlerimi kapattım derin nefes derin nefes Işıl'ı ve heykeli tuttuğum akşam ki gibi elimden mavi ışıklar çıkmasını hayal ettim. Enerji akışını hissetmeye başladım sanırım. Gözlerimi açtım enerji akışını yatağa çevirdim EVET EVET! Başardım başardım görülse ancak inanılacak bir durum bu mavi enerjinin dışarı çıkmasıyla yatak şu an havada duruyor. Vay be hoşuma gitti bu. Bi anda kapı açıldı annem elinde tavayla iğrenerek bana bakıyordu hemen kolyeye yeltendim o sırada resimdeki kız karşımda belirdi: " Onu takmanı hiç tavsiye etmem" dedi ve kayboldu. Annem " Ben sana kolyeyi çıkarma demedim mi? Diyerek elindeki teflon tavayı kafama fırlattı. ☀☀☀

نهاية الفصل

0 تعليق

لا توجد تعليقات على هذا الفصل بعد. اكتب أول تعليق.