Skip to content

Kurtuluş

Chapter 1 · 2 min read

Kurtuluş

Chapter 1

⁰

Güne güzel güzel başlamak isterdim. Fakat başlayacağım bir gün yoktu.

Annemi yaşatmak için çalışmak zorundaydım. Ama annemin yaşamaya karşı pek bir istediği yoktu.

Biliyorum evet, annemi sevmediğimi düşünebilirsiniz aksine annem 'hayattaki' sevdiğim sayılı kişilerdendir.

Ama bende annemin yerinde olsam daha fazla acı çekerek yaşamak istemezdim.

Niye mi yaşatmaya çalışıyorum?

Hah, annemdi çünkü!

Seviyordum, kendi canımdan çok.

Ne kadar yaşatmaya çalışsam da yakında vefat edeceğinin farkındaydım. Kendimi buna alıştırmaya çalışıyordum.

Babamdan sonrasını kaldıramadığını farkındaydım. Benim de pek kaldırabildiğim sayılmazdı.

Sadece beni kimse görmemişti.

Ben niye hep göz ardı edilen olmuştum.

Benim babam şehit olmuştu.

Babaannemin çocuğu,annemin eşi, onun,bunu, şunu olabilirdi.

Beni ilgilendirmezdi.

O benim canımdı ve benim canım gitmişti.

Kimseden görmediğim ilgiyi babam verirdi. Babam sayesinde herkes bana iyi davranırdı. Bense bunu babam şehit olduktan sonra fark etmiştim.

Benim babam, herkes için ölmüştü.

Evet. Şehitler ölmezdi.

Kıdemli Üsteğmen Mert COŞKUN ölmezdi.

Ama benim babam ölürdü.

Mert COŞKUN ölürdü.

Ölmüştü de zaten.

Babam ölünce herkes arkamdan çekilmişti. Boşluğa düşmüştüm.

Babamın yokken bile varlığı hep hissedilirdi.

Ama babam şimdi tamamen yoktu.

Geri gelemezdi, gelmeyecekti.

Geri gelebilse canımı bile verirdim ama ölüler diriltilemezse benim babam geri gelmeyecekti_

Acıydı ama gerçekti.

İnsanı hayata bağlayan hayaller değil.

Gerçeklerdi.

Çoğu zaman gerçekler ise göz ardı edilirdi.

🌛🌛🌛

Annemin gereken ilaçlarını alıp eve gittim. Normalde hastanede kalması gerekirdi. Ama annem öleceğinin farkında olduğu için evinde ölmek istemişti. Babamla kaldıkları yerde...

İlaçlarını da acı çekerek ölmesini istemediğim için alıyordum ama geçen fark ettiğim şeyle hayal kırıklığına uğramıştım.

Annem ilaçlarını almıyordu...

Eve gelince anahtarımı cebimden bulup kapıyı açtım. Annem elinde babamın resmi ile uyuyakalmıştı. İlaçlarını başucuna koyup odama geçtim. Zar zor aldığım bilgisayarımın başına geçtim. Birkaç yabancı sitelerden para kazanmak adına istediği yazılımları yazıp gönderdim.

Gönderilen para ve işe göre yapıyordum.Dolarla ödendiği için kazandığım para Türkiye'de daha yüksek oluyordu.

Birkaç işi hallettikten sonra bilgisayarı kapattım.

Saat daha 16.02 erkendi. Yazılım yettiği için ek işten çıkmıştım.

Biraz kestirsem olurdu. Yorganı kafama çekip gözlerimi kapattım.

🌛🌛🌛

Gördüğüm kabusla hemen annemin yanına gittim eğilip nefesini kontrol etttim. Yaşıyordu.

Kim annesinin nefesini sürekli kontrol ederdi ki?

Kendi canından vazgeçen birini bu denli sevmem saçmalık mıydı?

Cansız annem için kendi hayatımdan vazgeçmiştim.

Annemse bunlara kördü.

Ama annem hep aynıydı. Babam varken de yokken de.

Annem vardı ama yoktu.

Babamsa yokken bile vardı.

Yaşamak zordu.

Yaşatmak daha zordu.

En zoru ise yaşamaya çalışmaktı.

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.