Skip to content

Kurt

Chapter 8 · 7 min read

Kurt

Chapter 8

8

Uzay koşup geceyi düşmekten son Anda kurtarır.

Uzay: Sana koşma dedim dimi ben hiç beni dinlemiyorsun.

Gece: Şey Uzay telefonun düştü. Aşağıya sanırım kırıldı.

Uzay: Boşver sen iyisin dimi.

Gece: Ben iyiyim de gitti. Senin yeni aldığın İphone 7s plus

Uzay: Gece burda bekle bişeylere çarpma devirme kırma ben aşağıdan telefonu alıp geliyorum.

Gece: Ayyyy kırılmış mı? Aşağı doğru eğilip bakarak sorar.

Uzay: Bekle oraya geliyorum.

Gece: Tamam

Uzay: Merak etme kırılmamış sadece kırılmaz ekranı biraz çizilmiş o kadar. Ama bu seni yemeyeceğim anlamına gelmiyor dedi. Kurta dönüşerek

Gece: Uu-zay korkuyorum özür dilerim tamam bi daha telefonunu ellemek yok diye düşündü içinden

Uzay gülerek insana dönüştü. Seni artık nasıl korkutacağımı buldum. Bi daha istemediğim bi şeyi yap o zaman sorarım sana

Gece: Ya tamam bi daha yapmayacağım söz.

Uzay: Tamam Hadi sen kafanı da çizmeden aşağıya inelim

Gece: Tamam dedi. Üzülmüş bi tavır takınarak

Uzay: Gel buraya şaka yaptım. Buradaki battaniyeyi üzerine örtelim de üşütme gel şöyle de oturalım.

Gece: Sen yanımdayken üşümüyorum ki.

Uzay: O değilde sen o kadar yükseye nasıl çıktın bi anda acaba sende maymuna mı dönüşebiliyorsun?

Gece: Ya hayır ne maymunu sende Öykü gibi.

Uzay: Öykü de anlamış kuzenini işte hımm bu arada Öykü demişken Deniz ve Öykü tartışmışlar. Şimdi konuşmuyorlar bize de hiç belli etmediler.

Gece içinden geçirdi. Demek Öykü ondan bu kadar üzgündü.

Gece: Öykünün morali ondan bozuktu demek ki.

Uzay: Deniz bana her şeyi anlattı. Aslında bizim okulda dostumuz olduğu kadar düşmanımız da var. Öyküyü korumak için bi kızla konuşuyor şimdi kızın adı da Lamia onu kıskanmış olmalı. Kız hem kurt uzaktan öyküyü korur hemde benim eski dostlarımdan birisi. Öykü, Deniz ve Lamia'nın gülüşüp konuşmalarını yanlış anlamış olmalı.

Gece: İyi de Öykü her ne kadar cana yakın görünse de duvarları olan soğuk bi çocuktur aynı zamanda küçükken kardeşinin ölümüne sebep olduğunu düşünür hep hatta psikolojik destek bile aldı. Kızı kıskanmış olabilir.

Uzay: Nasıl oldu peki

Gece: Öykü ve kardeşi aynı odada kalıyordu. Anne ve babası uyurken evde bilinmedik bi nedenden dolayı yangın çıkıyor ve kardeşini bulamıyorlar ne dirisini nede ölüsünü. Ben hep küçük kız kardeşini birilerinin o yangından kurtardığına inandım. Ama o yan yana yatarken onu kurtaramadığını söyledi. Öyküyü yanan evden çıkardıklarında ise baygındı.

Uzay: Acaba dediğin gibi olabilir mi? Kardeşinin adı neydi? Ben bunu bi araştırayım belki bi iz buluruz.

Gece: Uzay gerçekten mi? Dedi heyecanla

Uzay: Belki bi yetimhaneye verilmiştir. Veya bi aile sahiplenmiştir. Bulabiliriz Gece bi kaç tanıdığım var onlara haber veririm. Araştırırız.

Gece: Kızın adını Ece koymuşlardı. Hatta bu ismi Öykü bulmuştu. Hem benim ismime yakın hemde bana benzettiği için eğer yaşıyorsa belki de o da ailesini arıyordur.

Uzay: Evet güzelim geç oldu. Gel seni yatıralım. Yarın bu konuyu konuşuruz. Tamam mı? Yarın okul var biliyorsun.

Gece: Tamam yarın konuşalım. Sizin okulu sevdim.

Merdivenlerden Sessizce aşağıya inip camdan içeriye girdiler. Uzay Geceyi yatağına uzandırıp üzerini ince pikeyle örttü

Uzay: Tatlı rüyalar en güzel Gecem.

Gece: İyi geceler ayın karanlık yüzü.

Uzay pencereden çıkarken Gece yüksek sesli bi şekilde

Gece: Rüyanda beni görmeyi unutma.

Gece yanındaki baş ucu lambasını kapatır ve uyur.

Deniz: Ya nerde bu çocuk arıyorum ulaşılmıyor acaba başına bi şey mi geldi.

Aradığınız kişiye ulaşılmıyorSinyal sesinden sonra mesaj bırakabilirsiniz.

Ya başlayacam senin sinyaline şimdi Öyküye sorsam Gecenin yanında mı diye cevap vermeyebilir. Neyse ben yine de bi sorayım Hızlıca Öykünün numarasını tuşladım.

Öykü: Alo Deniz

Deniz: Öykü ben sana bi şey sorucam

Öykü: Tamam sor ne soracaksan

Deniz: Uzay Gecenin yanında mı? Saatlerdir ona ulaşamıyorum. Bakmadığım yer kalmadı

Öykü: Bilmiyorum Gece ablamın odasına bakıp sana haber veririm.

Deniz: Öykü çabuk ol lütfen

Öykü: Tamam

Öykü Gece'nin odasına gider. Ve Gece uyuyordur. Yanında kimse yoktur. Deniz'i arayıp haber verir.

Öykü: Gece ablam uyuyor Uzay abi burada değil. Sen kaç saatir ulaşamıyorsun ona

Deniz: En son Gecenin yanına gelecekti saat 9 gibi o saatten belli ulaşamıyorum.

Öykü: Şarjı bitmiş olabilir.

Deniz: Olamaz çünkü bana haber verirdi. Öykü oraya gelebilir miyim? Kendimi iyi hissetmiyorum

Öykü: Dün gülüştüğün kızın yanına gitmeye ne dersin hem çok iyi görünüyordunuz.

Deniz: Ya saçmalama ben o kızla özel bi şey konuşuyordum. Onunla ilgiliydi. Onun sorununu çözünce mutlu oldu gülümsedi. Öykü bu kadar zaten seni görünce konuşmak istedim. Ama sen gittin.

Öykü: Tamam Deniz. Ben Gece ablayı uyandırayım arayalım beraber sen de gel bizi al.

Deniz: Tamam minik kuşum.

Öykü: Görüşürüz.

Diyerek telefonu kapatsa da sanki uzun zamandır bu kelimeyi duymamış gibiydi. Annesi de hep minik kuşum derdi ona hemen Gecenin odasına gidip onu uyandırdı.

Öykü: Gece abla uyan Gece abla.

Gece: Öykü ne oluyor.

Öykü: Abla sessiz ol ve sakin ol Uzay abi Deniz abinin yanına gitmemiş ve ona ulaşılamıyormuş.

Gece: Ne sen ne diyorsun.

O sırada içeriye Göksel yenge girer.

Göksel: Kızlar ne oluyor? İyi misiniz? Der kaygılı bi surat ifadesiyle.

Gece: Şey Göksel yengecim sakin ol bi şey olduğu yok sadece Uzay yani benim erkek arkadaşım ona ulaşamıyoruz.

Öykü: Deniz var onun kuzeni beni aradı. Evinde yokmuş ondan merak ettik.

Gece: Yengecim biz gidip baksak sen bizi idare edebilir misin? İçim rahat etmez yoksa

Göksel: Kızlar abiniz uyanırsa ben ne diyeceğim biliyorsunuz bu konuda sinirlidir. Sevmez böyle şeyleri

Gece: Biliyoruz ama içimiz de böyle rahat etmeyecek. Lütfen hem kapımızı kilitler anahtarları sana veririz. Zaten sabah olmak üzere bi kaç saate hava aydınlanacak o saate kadar buluruz. Hemen döneriz.

Göksel: Kızlar tamam ama çabuk dönün abinizi oyalamak için bahçede yürüyüş yapmak istediğimi söyleye bilirim ancak biliyorsunuz doğum yakın fazla hareket etmeme izin vermiyor.

Gece: Biliyorum yengem biliyorum. Sen sadece bi kaç saat idare et o uyanmadan dönmüş oluruz.

Göksel: Tamam kızlar Allah'a emeanetsiniz dikkatli olun.

Öykü: Deniz geldi.

Gece: Camdan atlayacağız hadi yenge sende kilitlersin kapıyı.

Göksel: Tamam kilitliyorum.

Gece: Deniz kaç saatir yok ya başına bi şey geldiyse onu hemen bulalım lütfen

Öykü: Gece abla sakin ol hem yengemi de zor durumda bırakmadan dönmemiz lazım.

Gece: Haklısın.

Deniz: Ya nerdeyse bütün ormana baktık kızlar sizin de eve gitmeniz gerekiyor artık okul saati yaklaştı abiniz sinir küpüne dönmüştür. Ben annemden izin alırım okula gitmeyiz onu ararız yine siz bi abinize görünün de

Gece: Doğru vallaha ne ayaklarımda yürüyecek derman kaldı. Nede abime hesap verecek gücüm.

Öykü: Tamam biz eve dönelim okul için hazırlanalım bulacağız onu merak etmeyin.

Denizin arabasına doğru gittiler. Deniz arabayı hızla sürüp kızları evine yetiştirdi. Kızlar odaya girdiğinde üzerlerini değiştirip yedek anahtarla kapıyı açtılar Yavuz da aşağıdan onlara bağırıyordu.

Yavuz: Kızlar okul vakti daha uyanmadınız mı. Hadi kalkın artık biraz da yarına bırakın uykuyu.

Gece: Geldik abi geldik

Öykü: Abi sucuklu yumurtamı yaptın. Çok severim bilirsin.

Yavuz: Bilmem mi?

Gece: Göksel yengem nerde?

Yavuz: Akşam sancıları varmış biraz uyuyamamış. Şimdi bahçede yürüyüş yapıp uyuyacak. Durun siz ben gidip onu çağırayım

Gece: Abi ben çağırırım sen dur.

Bahçeye koşarak gider.

Yavuz: Kız koşturma düşeceksin diye arkasından bağırır.

Göksel: Gece öldüm öldüm dirildim. Buldunuz mu?

Gece: Bulamadık be yengem ama olsun belki okula gelir. Abim çağırıyor sofrayı hazırlamış.

Göksel: Tamam gidelim.

Kahvaltıda Gece fazla bi şey yemez Göksel ve Öykü bunu fark eder ama Yavuz'a çaktırmazlar.

Yavuz: Hadi kızlar kahvaltınız bittiyse çantalarınızı alın okula gidelim geç kalacaksınız.

Öykü ve Gece: Tamam der aynı anda üst kata gidip çantalarını alırlar. Aşağıya inip evden çıkarlar. Okula geldiklerinde ise abileri onlara biraz para verir.

Gece parayı almaz. Öyküye verir. Yavuz Gecenin küçüklükten gelen huylarını bilir. Ve sonra gider.

Yavuz gider gitmez. Deniz gelir. Deniz: Annemden izin aldım ama üç ders saati izin verdi.

Gece: Hiç alamamaktan iyidir. Yakındaki hastahane ve kafelere gittiler. Bulamayacaklarını anladıklarında okula geri döndüler.

Uzaydan ayrı iki gün geçirdim ona ulaşamadım. Deniz Ve Öykü ile her yerde onu aradık ama bulamadık Hatta Dolunay gıcığının evine bile gittik. Orada da yoktu. Sevgili günlük nerede bulacağımı bilmiyorum ve kendimi onsuz yapayalnız hissediyorum. O benim karanlığımın ışığı sadece o aydınlatsın istiyorum.... O benim aydınlık yanım onu kaybetmek istemiyorum.

Gözyaşlarımı silip çekmeceyi açtım ve günlüğümü yerine bıraktım yarın için okul kıyafeti hazırladım. Siyah tişört, siyah pantolon, siyah kapişonlu ve siyah çantam.

Çantamın içine bi kaç kitap ve defter yerleştirdim. Sonra picamalarımı giyip uyudum. Sabah hiç bir şey olmamış gibi abimin hazırladığı kahvaltıyı yemeye çalıştım. Belki okula gelir diye erkenden okula gitmek istiyordum. Bu yüzden kahvaltımı hızlı bi şekilde yiyordum. Abim hazırlandığında Öykü ile beni aşağıya çağırdı. Ve arabayla okula bıraktı. Okula gidince kimseyle konuşmadan sınıfıma hatta sırama gittim.

End of chapter

0 comments

No comments on this chapter yet. Write the first one.